Bugun...
ZIK BIRÇI, KARNI DOYMAZ AÇLAR!


Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var
fakiryilmaz323@hotmail.com
 
 

Bir dönem Siyah Beyaz Kocaeli isimli günlük gazetemizi çıkardığımız Kocaeli'nin, Ardahan gibi vilayet olmak isteyen ama yılda ortalama bin kişinin göç etmeye devam ettiği memleketim Ardahan'ın, Kars'ın, o ise  Kocaeli'nin gölgesinden kurtulamadığı Gebze ilçesinden gazeteci meslektaşım İsmail Kahraman'ın başında olduğu ve hala yayınlanmaya devam eden Gebze gazetesinde başyazarlık yaptığım dönemin sözde gazetecileri olanların mavilikten karanlığa doğru gidip, ayağa düştüğünü duyarken bugün de  faili meçhul cinayetler gibi karanlık bir cinayete kurban olan aynı kentin gazetecisi Arslan Güngör'ü aratır birileri.

Bu arada her dönemde olduğu gibi her seçimin gazetecileri bu günlerde yeniden türemeye başladılar. Yani seçimden seçime gazeteci kılığına girip yerden yere vurarak eleştirdikleri kişileri seçim ertesi 'çok yaşa padişahım' diyerek pohpohlayanların başını çekerler. 
İşte bu manzaraların bir yenisini daha yaşadığımız  yeni bir seçime doğru giderken başta aday adayları olmak üzere kamuoyunun çok iyi tanıdığı bunların doyumsuz birer mahluk olmalarının yanında doymayan ve devamlı aç olan gözü doymazlar olduğu da bilinir.


Türkçede 'Karnı doymazlar', Kürtçede ise 'Zık bırçi' denen bu tipler her yerde mantar gibi bitmeleriyle tanınırlar. Tam burada  'Güçlü Bir Ardahan Lobisi' parolası ile ilkini bizzat İstanbul'da yaptığım, milyonları bir araya toplayıp, İstanbul'daki Ardahanlı tarihinde üç, Kocaeli'nde bir Ardahanlının belediye başkanı olmasına karınca kararınca katkı sunduğum ama bugün neredeyse mahalle pazarına kadar düşen memleket tanıtım günlerine dönecek olursak aynı manzaraları görmekteyiz.
Gerçi bayatlamış olan eski hikayeler gibi ortalıkta sürekli görünen bunların bıkkınlık getiren aynı sahnelerle sözüm ona gazetecilik yaparak, dolaşırlarken hemşo sermayesini yiyen Ardahanlı Belediye Başkanları gibi hemşehri sahasında kendileri gibi bedava olan sahte mikrofonlar tutarak, bedava olan sanallarda yaptıkları paylaşımlarla 'bak haberi yaptım, ibanı mı da attım' diyerek bunları tanımayanlara kıytırıktan haberlerle doymayan karınlarıyla kendilerine kananlara inandırırlar.
Bizim gibi gazetecilerin durumunu anlatan en güzel örnek ise geçtiğimiz gün Ankara'daki Bülten tv de 'Gazeteci Ankara' da' isimli programıma konuk olan Orhan Kaya aşağıdaki örneği vermişti.
Kaya'nın "İki bardak düşünelim, bardağın biri vitrinde durur, yılda bir defa tozu alınıp, temizlendikten sonra tekrar vitrine konur. Diğer bardak ise mutfak tezgâhının üzerindedir. Günde 7-8 defa ele alınır yeri gelir çatlar, kırılır, elimizi ağzımızı, dudaklarımızı keser kanatır.

Yani yılda bir tozu alınanlarla tezgâhta ki bardak arasında dağlar kadar fark var'' diyerek bizim gerek mesleğimizi yaparken, gerek  yılda bir tozu alınan karnı doymaz, Zık Bırçi sözde gazetecilerden, pazar tezgahlarında etkinlik yapan tabelacı dernek, cepçi, siyasetçi federasyonlardan ve yarısı resmi yarısı gayri resmi esnafın aidatıyla şehir dışına çıkar çıkmaz keyif çatan başkanlı stk'larından ve Ağustos böceği misali türkücü siyasilerimizden çektiğimiz sıkıntıları çok güzel ifade ediyordu yukarıda anlatmak istediklerimizi.



Bu yazı 1264 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR

BUGÜN ULUSAL VE YEREL GÜNLÜK BİR GAZETE ALDINIZ MI?


YUKARI