Bugun...
SAYMAZ’LA NEYİN KAVGASINI VERDİM?


Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var
fakiryilmaz323@hotmail.com
 
 

Önce 6'lı masa sonra Millet ittifakı olan iktidara talip siyasi oluşumun mübarek ramazan ayında millet sofrasına dönmesiyle birlikte başta siyasiler olmak üzere stk’lar ve ailelerin mübarek ayın atmosferi içinde art arda verdikleri iftar yemeklerinden birindeydim. 


Millet ittifakının Cumhurbaşkanı adayı Kılıçdaroğlu ve masanın diğer ortaklarının Gelecek Partisi İstanbul İl Başkanlığının organize ettiği iftar yemeğine katılmadan önce aynı gün gazeteci kızım Özlem Şeyma Yılmaz’la birlikte hazırlayıp, Tempo Tv’de canlı olarak sunduğumuz ‘Gazetecilerle Gündem’ adlı programımıza katılan ve programa katıldığı zaman Cumhurbaşkanı adayı olabilmesi için gereken 100 bin oyun 76 binlerde olması ve programımız biterken bizim de 2 saatlik çağrımızın katkısı olduğu acaba diye düşündüğümüz bir sırada hem de pazar günü olmasına rağmen programımızın bitimi esnasında 100 bini bulmuştu.
Ve 14 Mayıs'ta yarışacak olan Cumhurbaşkanı adaylarının 4. sü olmayı başaran Sinan Oğan’a yani 4. adaya gereken katkıyı sunmanın rahatlığıyla gittiğimiz Millet Sofrasında sanki o adaymışcasına hiçte etik olmayan ve İmamoğlu ile Yavaşla birlikte boy boy posterler bastırtıp sanırım hem de İBB'nin imkanlarıyla yol kenarlarında bulunan reklam panolarına astıran Akşener hariç Millet İttifakını oluşturan 6’lı masada oturan Kılıçdaroğlu ve Davutoğlu’yla ayak üstü de olsa kısa sohbet etme imkanı buldum.


Yakaladığım imkan ile iki lider ve diğerleriyle sohbet edip, aşağıda anlattığım fikrimi kendilerine aktardıktan sonra son beşiğim Nazo kızımın da bulunduğu masama dönerken karşılaştığım meslektaşım İsmail Saymaz’la Kılıçdaroğlu ile Davutoğlu’na anlatmaya çalıştığımın devamını aktarırken gazeteci Şeyma’da Saymaz’la olan sohbetimizi vücut dilimizin her hareketini art arda fotoğraflıyordu.
Saymaz’la yaptığım sohbet esnasında Şeyma’nın çektiği fotoğraf karelerinin birisini whatsap durumumda paylaşır, paylaşmaz görüp yorum yazanların hemen hemen hepsi ‘Saymaz’la niye kavga ediyordun?’ sorusunu soruyorlardı.. 


Gülümseyerek cevap verdiğim takipçilerime ‘Yok öyle bir şey ya.. Kavga ettiğimizi nereden çıkarıyorsunuz.. Meslektaşım olması yanında arkadaşım olan Saymaz’la kavga etmedik. Ama bir konu hakkında ateşli tartışma yaşadık..’ diye cevap verirken aslında biz gazetecilerin hayat boyu hep aynı tartışmayı yaparken kavga ettiğimiz sanılır. Ama bu kavganın siz halk için olduğunu ve hepimizin daha güzel  bir ülke için, gerçek demokrasi için kısacası toplumun yararına olduğunu da anlatamayız. Çünkü anlatmaya çalıştıklarımızın çok da anlaşılmadığını ya da anlaşılmak istenilmediğini veya kulak ardı edildiğini, Davutoğlu ile 6’lı masanın liderlerine ve Cumhurbaşkanı adayları Kılıçdaroğlu’na anlatmak istediklerimizin ‘He, evet, haklısın, dikkate alacağım..’ denilerek geçiştirilmesi gibi.
Evet gelelim Saymaz’la kavgamıza pardon tartışmamıza. Millet sofrası adlı iftar yemeğinde karşılaştığım ve bu konuda benden daha büyük kitleye seslendiği için bir yazı yazmasını istediğim İsmail Saymaz’a bu partilerin yani AK Parti başta olmak üzere millet ittifakının, iktidarı oluşturan partiler gibi neden seçimi alacak olan isimleri partilerine davet edip aday göstermediklerini sormasını ve sorgulamasını istiyordum. 
Yani toplum nezdinde yeri olan, yerelde tanınan, yaşadığı bölgenin sorunlarını bilen, seçmen üzerinde etkisi olan biz gazetecilerin de içinde olduğu insanları yani toplum liderleri diye bilinenleri, önderleri, partilisi olmasa da neden bunları çağırıp, ‘Gel bizden aday ol’ demediğini  sormasını ve sorgulamasını istiyordum. 
Çünkü 20 yıldır iktidarda olan ve Anayasa'ya, tartışmalı diplomasına rağmen 3. kez Cumhurbaşkanı olmak isteyen AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan her seçimde bunu yapıyor. 


Örnek mi ?..
Dün, HDP ile "Barış Süreci' adı altında bir araya gelen bugün ‘Millidir’ dediği HÜDAPAR ile bir araya geliyorsa ve Saffet Kaya'nın da içinde olduğu küskünler dahil ideolojisini taşımadığını bildiği insanları geri çağırıp, ‘Gel aday ol’ diyorsa CHP, İYİ Parti, Gelecek Partisi, DEVA, Saadet Partisi ve HDP neden bunu yapmaz, yapamıyor diye sormasını, sorgulamasını istediğim Saymaz ve biz, sözüm ona aydınlar tüm partilerin yani siyasetde yer alan aktörler ‘Sen milletvekilliğine başvurdun mu?’ diyeceklerine ‘Bu toplum lideridir, O toplum önderidir, Aydındır, Saymaz ve benim gibi 'gazetecidir' daha ilerisi şeyhtir, dededir, imamdır, molladır biz seçimi bununla alırız’ demeli ve bunlara benzer kimlikleri davet edip, aday göstermelidir..
Ve eğer seçimi gerçekten almak istiyorlarsa bu kimlikli, kişilikli insanlara hemen şimdi 8 Nisan'a kadar acil davet çıkarmalıdırlar.' diyordum..
Evet, önce Davutoğlu'na sonra Kılıçdaroğlu’na bu fikrimi söyledikten sonra fotoğraf karesine bakıp,  'Niye kavga ediyorsun?' denilen meslektaşım Saymaz’a bu fikrimi aktarıp, anlattım hem de iftar yemeğini doyasıya yiyecek vakit bulamazken..



Bu yazı 1377 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR

BUGÜN ULUSAL VE YEREL GÜNLÜK BİR GAZETE ALDINIZ MI?


YUKARI