Bugun...
Niye kabarıyorsun be adam?!..


Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var
fakiryilmaz323@hotmail.com
 
 

“Yerelden, ulusala gazetecilik” ilkesi ile e-Gazetelerimizin manşetlerini bağlayıp, ulusal gazete ve tv'lere attıktan sonra gecenin geç saatleri değil, sabahın erken saatlerine doğru, yani depremlerin olduğu saatlere yakın twittirda ki sohbet odalarından birine katılıp, dinlerken uyduğum yatağımda yeniden uyanıp günün yazısına başlamadan ülke gündemini takiple birlikte önce yazılı, görüntülü haberlerimi yaptım, paylaştım.
Sonra sanala geçip, göz atarken tweetlerime, instegramıma, faceme, linkedine, hatta HDP, Anayasa, TC. logolu stk'lardan sonra depremzedelere yer için kapatılan üniversitelere, kapatılması istenen futbol sahalarına, pardon tik tok aracılığı ile gelen mesajlara bakmaya başladım.
Bunları yaparken paylaştığım haberlerin ardından haber messenger mesaj kutusuna baktığımda, tam uyumaya geçtiğim anlarda geldiğini görüp, uyku sersemliğiyle açıp, bakamadığım ama ismini gördüğüm sevgili bir dostumun bana attığı mesajı günün yarısında görüp, okudum ve ilk okuduğumda çokta anlamadığımdan dolayı yeniden birkaç kez daha okumaya çalışırken ne anlatmaya çalıştığını algılayınca, gece yarısı gelen mesajım çok şeyi anlattığı gibi gündemle bağdaştırmaya çalışıldığını anladım.
Çünkü, çadır yetmedi yemek yani ihaşe yetmedi, kan yetmedi, ilaçları para ile satan Kızılay nerede diye eleştirenleri "Terbiyesiz, terbiyesizliğini bırakmaz. Çıkmış bir tanesi “Kızılay nerede” diyor. Be ahlaksız, be namussuz, be adi...” diyerek kızan AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın günler sonra gittiği Adıyaman'da yaşananları ve nerede diye eleştirilen Kızılay'ın da aralarında olduğu kendisine bağlı kurumların deprem sonrası bölgeye birkaç gün geciktiklerini kabul edip, "Maalesef ilk birkaç gün Adıyaman'da arzu ettiğimiz etkinlikte çalışma yürütemedik. Sizden helallik istiyoruz" dediği bir zamanda gelen bu mesajı anlatmaya çakıştığı çok şey vardı.


Evet, “bana özel diye düşünüp, mesajını yayınlayacağım adını versemmi?” diye sormadığım ve “iş insanıdır, boş ver adı sevdiğim bende kalsın” için adını vermediğim o yazıyı yani çoğumuzun fıkra deyip geçtiği ama gülerken kendi haline, halimize, siyasilere gülmesi gereken Nasretttin Hoca katkılı mesaj şöyle…
Hele sizde okuyun sizde anlayın benin böyle algılayıp, anlattığım, sizin nasıl anlayacağınızı, anlatacağınızı merak ettiğim o gece gelip, gündüz okuduğum mesaj şöyle;
Nasreddin Hoca’ya sormuşlar: “Kimsin?”
“Hiç” demiş Hoca, “hiç kimseyim.”
Dudak bükülüp önemsenmediğini görünce,
sormuş Hoca: “Sen kimsin?”
“Mutasarrıf”ım demiş adam kabara kabara.
“Sonra ne olacaksın?” diye sormuş Nasreddin Hoca.
“Herhalde vali olurum” diye cevaplamış adam…
“Daha sonra?..” diye üstelemiş Hoca.
“Vezir” demiş adam.
“Daha daha sonra ne olacaksın?”
“Bir ihtimal sadrazam olabilirim.”
“Peki ondan sonra?”
Artık makam kalmadığı için adam boynunu büküp “Hiiiç.” demiş
“Daha niye kabarıyorsun be adam, demiş Hoca..
Ben şimdiden, senin yıllar sonra gelebileceğin makamdayım.️
Makam, mevki, rütbe, unvan; bunların hepsi cekettir. Ceketi asar bir yere gideriz. Arkamızda sadece insanlığımız kalır ve öldüğümüzde…



Bu yazı 1356 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR

BUGÜN ULUSAL VE YEREL GÜNLÜK BİR GAZETE ALDINIZ MI?


YUKARI