Bugun...
DIŞARIDA ve GAZZEDE KALAN OLMAMIŞ!..


Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var
fakiryilmaz323@hotmail.com
 
 

1812 Savaşından sonra ilk kez  topraklarının başka bir devlet tarafından saldırıya uğraması ardından bu kez de Japonların 7 Aralık 1941 sabahı Hawai adalarının Oahu adasında bulunan Pasifik Filosu ve Pearl Harbor askerî üslerine karşı düzenlediği sürpriz saldırı ile 2. Dünya savaşına giren Amerika'nın bu kez de kendi topraklarında ikiz kulelerine saldırıldığı iddiasıyla girdiği Ortadoğu'dan sonra şimdi de Hamas'ın saldırısı ile Akdeniz'e çökmeye geldiğini görüyor, izliyoruz.


Hamas'ın İsrail'e saldırısını bahane edip, bir zamanlar Japonların batırdığı gemilerinin benzerleriyle  Akdeniz'e gelen aynı Amerika'nın bölgeyi yeniden dizayn edeceği yani BOB denen Büyük Ortadoğu Projesini Büyük Genişleme Projesine çevirip, ablukaya aldığı bölgede İsrail'in yanı sıra sınırlarımızda kurulacağı söylenen ve adının Kürdistan değil, 2. İsrail olacağı söylenen alana göz diktiği günümüzde, Rusya-Ukrayna, Afrika'daki darbeler gibi muhalefeti kendi iç dünyasına kapandığı ülkenin ekonomik ve siyasal sıkıntılarla inim, inim kıvranan iç siyaset de unutulmuş durumda.
Başta son seçimler ardından siyasete ara vereceğini belirtip, TİP Hatay Milletvekili Avukat Can Atalay gibi Anayasa, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararlarına rağmen hapishanedeki koğuşunun köşesine çekilen Selahattin Demirtaş olmak üzere üç yüz bini geçen ve milyonları bulan alilelerinin güçlü bir genel af istediği mahkûmlar olmak üzere binbir sorunla baş başa bulunan ve yerel mahkemeye 'Anayasa, AHİM kararlarını niye uygulamıyorsun?' diyemeyen ama yeni cezaevleri için kolları sıvayan Adalet Bakanlığının olduğu ülkede ise durum çok farklı.


Evet, son yapılan ama ana akım medya, basın denen ama 100. yılında bol faturaların kesildiği havai fişek ve bayraklar gölgesinde kutlayan cumhurun değil anası, babası olacak haberlerden ziyade iktidardan gelen reklam akarları ile havuzlaşan,su gibi akan paracıklarla belediyelerin beslediği basın tarafından ya hiç görülmeyen ya da İçişleri Bakanını öven bir iki gaz verici kelime ile geçiştirilen haberlerle bir çok siyasinin sabahın erken saatlerinde ters kelepçelerle içeri alındığı operasyonlar hala devam ediyor.
İşte tam bunu yani gerçek gündemi, iç siyaseti yazmaya hazırlanırken beni sezen facebook anılarımın 'bekle hele yazma ben sana yıllar önce yazdıklarını hatırlatırım' dercesine önüme getirip, 'Al yeniden yayınla.. Dün yazdın da bir şey mi değişti ki bugün değişeceğini sanıyorsun' diyor gibiydi.
Bende, 1 Kasım 2011 yılında 'Dışarıda kalan oldu mu?' başlığıyla ele aldığım ve onca yazım gibi  adeta bugünleri anlatmışcasına  güncelliğini hala koruyan o yazılarımdan birini tekrar yayınlayıp, yorumunu benim gibi balık hafızalı olduğunu düşündüğüm siz sevgili okurlara bırakıp, diğer haberlerime geçiyorum.


Hem de Gazzede ve Dışarıda kimsenin kalmadığı bir zamanda yazmakla yetinmeyip, dinleyesiniz diye teknolojik kıza seslendirdiğim o yazılarımdan biri daha..
Dışarıda kalan oldu mu?
ABD’nin nasıl, nerede, kimin yaptığı halen bilinmeyen, ortaya çıkarılmayan ve delilleri yok edilen ikiz kulelere yapılan saldırı ardından önce Irak’a ardından tüm Ortadoğu’ya saldırıp, binlerce insanı Guatemala’da toplamasına benzer olayların yaşandığı bir süreci yaşayan Kürt sorununu çözmek için Fetullahdan fetva alan iktidar, KCK adı altında insanları içeri almaya devam ediyor.
Son olarak, aralarında bacım ve Türk Profesörü Büşra Erşanlı, yayıncı Ragıp Zarakolu’nun da içlerinde bulunduğu İstanbul ve Yalova’da 44 kişiyi içeri aldıran zihniyet bu gidişle sorunu tartışacak tek bir Kürdü dahi dışarıda bırakmayacak gibi .. 
5-6 dinci gazetenin manşet ve yorumlarını adeta hükümet programı yapmaya başlayan iktidarın girdiği yolun ne kadar sağlıklı olacağını önümüzdeki günlerde bu operasyonlara verilecek cevapla göreceğiz..


İnsana, ‘Dışarıda kalan oldu mu?’ sorusunu sorduran gelişmelerin yaşandığı bir süreçte barıştan ne kadar bahsedileceğini de düşünürken, barış için kiminle, nasıl bir yol izleyeceğini şaşıran, unutan bu iktidarın da işi polis ve askere havale etmesinin üzüntüsünü yaşıyoruz..
Buna neden ise; 
'Dağda değil, Ova’da yani kendi dünyaları olan Oba'da siyaset yapılmalı' deyip, ovada, şehirde siyaset yapanları topluca içeri aldırmakla çözüm olmayacağıdır..



Bu yazı 1249 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR

BUGÜN ULUSAL VE YEREL GÜNLÜK BİR GAZETE ALDINIZ MI?


YUKARI