Reklam
Bugun...
Bu Ülke Hepimizin Ama..


Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var
fakiryilmaz323@hotmail.com
 
 

Gazetecilik mesleğinin yanı sıra sivil toplum örgütçülüğü, televizyon programcılığı yaptığımız ülkenin, daha güzel, daha iyi ve gerçek anlamda demokrasinin yerleştiği bir anlayışla yönetilmesini arzular, anlatmaya çalışırız.
Ve bu süreçte iyiye iyi, kötüye kötü demeyi de unutmaz, çekinmez var gücümüzle haykırırız. Çünkü bu ülkenin sadece birilerinin değil, hepimizin olduğunu anımsatır, ülkemizden vazgeçmeyiz. Tabi bunları yaparken söylediklerimiz, haykırışlarımız birilerinin hoşuna gitsin veya gitmesin diye değil, hepimizin özlemini çektiği, Avrupa diye imrendiğimiz dünya ülkeleri gibi refah içinde ekonomik, sosyal, siyasal, kültürel özgürlüklerle yaşadığı bir ülke arzuladığımızdandır. 
Bu arzumuzu gönülden, kalpten hissetmeyenlerin, her yazdığımızı ve haykırışımızı sağa, sola, geriye, ileriye çekerek kendisince yorumlaması ve bizi bir kalıpta görmek isteyişiyle de sıkça karşılaşırız. Bunun en bariz örneği bu ülkeye toplumsal barışı getiren kardeşliği hatırlatan, ekonomiyi dağa taşa değil,  cebimize alım gücümüze yansıtan ve masası Dolmabahçe’de tekmelenen, ismine Barış Süreci denen süreçte söylenenlerin bugün teröriste, haine, karşıta, sempatizana, örgüt üyesine dönüşmesidir.
Başkanımızın hala tebrik telefonunu açmayan, okyanus ötesi başkanın S-400’leri aldığımız başkana katil demesine benzer bir süreçte, kendisi gibi düşünmeyen herkesi katil, hain ilan eden bu anlayışın kendilerince kalıba koydukları bizlerin, aslında “hepimizin” denen bu ülkenin gerçekten hepimizin olduğunu haykıran ve kabına sığmayanlar olduğunu anlamaz yada anlamak istemezler.


Bunun en son örneği geçtiğimiz gün bir televizyon kanalında yöneticiliğini yaptığım “Gazeteciler ile Gündem” adlı programdaki konuklarımla söyleyişimiz esnasında, Gergerlioğlu’nun ve partisinin başına gelenlerin aslında samimiyetsiz ve tek yönlü bakanların yüzünden yaşandığını anlatmaya çalışmama “ya gerek yoktu, oralara girmesen daha iyi olur” diyerek, bilerek veya bilmeyerek beni etki altına alıp, özgür basın yok denen ülkede, kendince sansürlemek istemesinden bir kez daha anlıyordum.
Halbuki o dostumun demokratlığı, ulusalcı gözle dünyaya bakışı değil mi bu ülkenin toplumsal barışını bozan, geren, kürt olmayana şiir marş adı altında illa ki “ben kürdüm” dayatması...
Kısacası bu ülke hepimizin derken tek başına 90 bin oy alan bir millet vekilinin doktorluk unvanından sonra, vekillik unvanını da alıp, partisini kapatmak için harekete geçenlere “Dün de siz aynı suçlamalarla kapatıldınız,  hapse atıldınız yapmayın” demeleri gerekirken, dönüp biz diyenleri de susturmak istemeleri iki yüzlülüğün daniskasıdır.
Ve aynı bakışın, dün TC’leri indiren, Habur’da barış türküleri eşliğinde halay çekenlere de, yani bugünki iktidarın üzerinde de aynı baskıyı yapmış, Dolmabahçe Sarayının masasını yıktırmamışlar mıydı?
Çünkü kalıpta olanlar bizler değil, mevcut iktidarında hala tanımadığı bu iki yüzlülerdir. “Bu ülke hepimizin deyip, sadece kendilerinin sananlar.”



Bu yazı 1432 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR

YouTube ArdahanTV Kanalımızı İzliyor musunuz?


YUKARI