Bugun...


ÖLÜ EKMEĞİ VARNA’DA ÖDÜL ALDI!
Bulgaristan’ın Varna şehrinde düzenlenen uluslararası film festivali ana yarışma seçkisi içinde yer alan Ardahanlı Sinema Yönetmeni Reis Çelik’in Ardahanlı Yazar Dursun Akçam'ın kitabı 'Ölü Ekmeği' adlı kitabında esinlenip, çektiği son filmi ÖLÜ EKMEĞİ (Food ForA Funeral) ödülle döndü.

ÖLÜ EKMEĞİ VARNA’DA ÖDÜL ALDI!

MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 
“Love Is Folly” adıyla bilinen ve 28.si düzenlenen Varna Uluslararası Film Festivali’nde çeşitli ülkelerden 12 filmin yer aldığı ana yarışma bölümünde Eleştirmenler Ardahanlı Yazar Dursun Akçam'ın bölgede yaşayan insanların yaşamşarını ele aldığı, 'Ölü Ekmeği' adlı kitabında esin alan ÖLÜ EKMEĞİ filmi yönetmeni Ardahanlı Reis Çelik’e verildi. 
Salgın nedeniyle festivale gidemeyen Yönetmen Reis Çelik, Varna’da düzenlenen ödül törenine bir video mesaj gönderdi. Ödül töreni sırasında yayınlanan video mesajda, “Corona salgını nedeniyle Varna’ya gelemedim. Yaşadığımız dünyayı çok kirlettik. Sadece dünyayı değil, kalplerimizi de kirlettik. Bir çiçeğin ve temiz bir aşkın filizleneceği çok az yer kaldı. Sosyalist lider Dimitrov: Faşizim Üzerine Tezler kitabında,"Arsız kapitalizm, sermaye üzerinden faşizmi her alana yaymak istiyor. Çiçeklerin renklerini ve hatta kalplerimizdeki aşkın üzerini bile kirletmek istiyor." demişti. Ne yazık ki dünya şimdi bu noktada. Ben bu filmde unuttuğumuz temiz bir aşk masalı anlatmaya çalıştım. Varna bunu anlar. Çünkü Varna aşıkların kalplerini orada unutup gittiği bir şehirdir. Ünlü şairimiz Nazım Hikmet sürgün hayatında Varnada yaşamış ve sonra Moskova’ya gittiğinde "Kalbimin yarısı İstanbul'da , yarısı Varna'da kaldı” demişti. Önce kalbimizi temizleyelim aşka yer açalım. Sonra aklımızı temizleyelim doğada çiçeklere ve diğer canlılara yer açalım. Yoksa insanlığı ve dünyayı kaybediyoruz. Festival adını “Love is Folly” yani “Aşk Aptallıktır” adlı Bulgaristan’ın ilk aşk filminden alır. Evet aşk aptallıktır. Ama AŞK doğayı kirletmez, silah satmak için savaş çıkarmaz, sermaye yapmak için diğer canlıların yaşam alanlarını işgal etmez. Dünyayı kurtaracak tek şey içimizde yeşerteceğimiz sevgidir. Varsın Aşk Aptallık Olsun” Sözleriyle tamamlayan Reis Çelik’in video mesajı büyük bir coşkuyla karşılandı.

REİS ÇELİK’in SON FİLMİ ÖLÜ EKMEĞİ’nin 

ANA YARIŞMASINDA YER ALDIĞI 

VARNA FİLM FESTİVALİ“Love is Folly” NİN 

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK İLE İLGİNÇ BAĞLANTISI ORTAYA ÇIKTI 

Bulgaristan’ın Varna kentinde düzenlenen Uluslararası Varna Film Festivali “Love is Folly” adlı film festivalinin ana yarışma bölümüne Türkiye’den Reis Çelik’in son filmi ÖLÜ EKMEĞİ davet edilmişti.

 21-30 Ağustos tarihleri arasında ve 28.si düzenlenen festival adını, ilk Bulgar aşk filmi olan “Love is Folly” (Aşk Aptallıktır) orijinal adı  Lyutovta e Ludost olan bu filmden alıyor. Mustafa Kemal’in adı da İşte bu filmle birlikte anılıyor.  1914-15 tarihleri arasında çekilen filmin gerçekleşmesinde, o denemde Osmanlı Devleti’nin Sofya Askeri Ateşe olan Mustafa Kemal in katkıları olduğu ortaya çıktı. Filmin yönetmeni Vassil Dimov Hacıgendov, Mustafa Kemal ile iyi dostlar. Bu filmin çekimini Türk Büyük Elçiliği en güzel mekan olarak belirleniyor. Mustafa Kemal bu izni sağlar ve ilk Bulgar Aşk filmi “Love is Folly” çekimleri başlar. Tam bu dönemlerde 29 Ekim 1914 tarihinde Osmanlı İmparatorluğu savaşa girince sefirlikteki çekimler durdurulur. Bir rivayete göre ise yönetmen ile başka bir siyasi konuda tartıştıkları için .Film yarım kalmıştır. Yönetmen Mustafa Kemal’ı ikna eder.Sofya sefiri Fethi bey (Okyar) Mustafa Kemal’in yakın arkadaşıdır. Tekrar rica eder ve filmin çekimleri tamamlanır. Tamamlanan bu film ilk Bulgar aşk filmi olan ЛЮБОВТА Е ЛУДОСТ  “Love is Folly” dir.Yada orijinal adıyla Lyubovta e Ludost. 

MUSTAFA KEMAL ANISI NASIL ORTAYA ÇIKTI ? 

ÖLÜ EKMEĞİ filminin yönetmeni Reis Çelik davet edildiği Varna festivali tarihinin perde arkasını öğrenmesini şöyle açıkladı. 

“Pek bildiğim bir festival değildi. Filmin ilk gösterimini Tokyo Film Festivali ana yarışma bölümünde açtıktan sonra, davet gelen her festivale filmi göndermek istemiyordum. Altın Portakal Festival Direktörü Ahmet Boyacıoğlu’nun tavsiyesi ile gelen davete evet yanıtı verdim. Daha sonra yönetmen arkadaşım ve o festivale katılmış olan Mehmet Eryılmaz ile sohbet ederken Mustafa Kemal hikayesini ilk o duymuş. Festivalde tanıştığı bir Bulgar  tarih Profesörü konudan bahsetmiş. Daha sonra ben eski gazetecilik alışkanlığımla araştırdığımda biraz daha detaylar ortaya çıkmış oldu. 

Genç ve yetenekli subay Mustafa Kemal 1913 yılında Sofya’ya askeri ateşe olarak atanmıştır. Cephelerde olmaya alışık bir askerken böyle bir görevle vazifelendirildiği için sıkılan Mustafa Kemal yeni bağımsızlığını almış olan Bulgaristan’ın entelektüel çevresiyle tanışmıştır. O  zaman hızla yaygınlaşan sinema dünyasından bir yönetmenle tanışmış ve yakın arkadaş olmuştur. O bir film çekmek istediğini ve bu film için en uygun mekanın Türk Büyük Elçiliği binası olduğunu belirtmiştir.

Mustafa Kemal ona yardımcı olur ve gerekli izinleri alır. Filmin çekimlerine önemli katkıları olur. Hatta fikirler bile verdiği ileri sürülür. Bu görevdeyken yarbaylığa terfi ettirilen Mustafa Kemal o dönemde Sofya’da General Kovaçev in kızı güzel Dimitrina ile gönül ilişkisi yaşamaktadır. Aynı dönemde Osmanlı savaşa girmiştir. Filmin çekimlerine verilen izinde durdurulur ve çekimler tamamlanamaz. Hatta yönetmenle Mustafa Kemal arasında çıkan bir tartışmanın da bu durdurmaya neden olduğu ileri sürülür. General babasından Dimitrina yı istemeye giden Mustafa Kemal “Osmanlı ile yarı savaş halindeyiz. Bu evliliğe evet dersem bunu ülkeme açıklayamam” şeklinde  yanıt almıştır. Bu arada rütbesi yarbaylığa yükseltilen Mustafa Kemal, cepheye dönmek için saraya ardı ardına dilekçeler göndermektedir. Öte yandan çekimleri eksik kalan filmin yarım kalmasına gönlü el vermez ve çekimlerin tamamlanması için sefirlikte çalışılmasına tekrar izin çıkarttırır. Bir rivayete göre ise yönetmen Mustafa Kemal i ikna etmesi için gönül ilişkisi olan Dimitrina’dan yardım ister. Mustafa Kemal cephede görevlendirilme  ısrarını sürdürünce 20 Ocak 1915 tarihinde İstanbul’a döner ve  Çanakkale’de henüz oluşturulmaya çalışılan bir Tümenin başına tayin edilerek bu tümeni kendisinin oluşturması istenir. Söz konusu filmde tamamlanmış ve 1917 yılında sinemalarda gösterilmiştir.” 

Uzun yıllar sonrada Varna’da bu filmin adı ile bir festival düzenlenir ve bu günlere kadar uzanır. Yaklaşık 100 filmin gösterildiği ve özellikle açık hava gösterimleriyle tanınmış olan festivalin ana yarışma bölümünde yer alan filmler şunlar. 

Tall Tales, Yönetmen: Attila Szasz, MACARİSTAN 

Ana.ana Simion  Yönetmen:Mihai Malaimare, ROMANYA 

Food for a Funeral, Yönetmen: Reis Çelik, TÜRKİYE 

Our wonderful lives, Yönetmen Fabienne Godet, FRANSA 

Hellene,Yönetmen, Antti Jokinen, FİLANDYA 

Vision, Yönetmen, Fernando Vendrell, PORTEKİZ 

Film gösterimleri açık hava sinemalarında sürdürülen festival 30 Ağustos’ta jürinin En İyi Film ödülünü açıklaması ile son bulacak.  

EDEPLİ, ŞAHSİYETLİ SOYĞUN..
 
Bugünkü yazıma neden olan muhabirliğini yapmaktan onur duyduğum ve yaptığım bir haberimin başarısı öne sürülerek aday edildiğim Metin Göktepe Ödülünü aldığım Birgün Gazetesi yazarlarından, meslektaşım Timur Soykan'ın ele aldığı, 'Şahsım Sistemi'nde Bir Şahsiyet' başlıklı yazı ardından kendi gazetem ile haber sitemde yaptığım, 'Ardahanlı Danışman Dolar Milyoneri Oldu' başlıklı bir haberim oldu.
Çünkü meslektaşımın bu hafta ki köşesinde ele aldığı 'Şahsım Sistemi'nde Bir Şahsiyet' başlıklı yazı/yorumuna konu olan kişi benim hemşerimdi..
'Dolar 4.73 TL’den 7.33 TL’ye yükseldi. Yüzde 10.3 olan işsiz oranı her türlü istatistik oyunlarla güya yüzde 13. Genç nüfusun yarısı işsiz. Milli gelirdeki kayıp 125 milyar doları aştı. Ama Korkmaz Karaca’nın fonu çok iyi kazandırdı.' satırları ile devam eden Timur Soykan'ın yorumunu okumanız için sizleri; https://www.birgun.net/haber/sahsim-sistemi-nde-bir-sahsiyet-313052 Birgün Gazetesi linkine yönlendirirken WhatsAapp aracılığı ile bana atılan bir diğer yazı ile sizi baş başa bırakıyor, Timur Soykan'ın ve son yıllarda yaşananlarla ilgili nelerin anlatılmak istediğini aşağıda ki mesajlı yazı daha iyi anlatıyor anlatılmak istenenleri diyerek..
Evet;  Çin’in Guangzhou kentinde bir banka soygunu....
Soygunculardan biri bankadakilere bağırır:
“Kımıldamayın. Para devletindir, ama hayatınız sizindir.”
Herkes sessizce yatar…
Bunun adı“Zihin Değiştirme Kavramı”dır.
Alışılmış düşünce tarzını değiştirmek…
Bu arada müşterilerden bir kadın bir masanın üzerine yatmıştır.
Ama bacaklar ortada... Soyguncu bağırır: “Edebini takın. Bu bir soygun, ırza geçme değil!”
Bunun adı “Profesyonellik ”tir.
İşin neyse onun üzerinde yoğunlaş!
Soyguncular paraları yüklenip eve kapağı atmışlar.
Daha genç olanı (MBA derecelidir) daha yaşlı olanına (ki bu ise 6 yıl ilkokuldan
sonra terk):
“Abi, hadi şu paraları sayalım,” der. Daha yaşlı olanı derki:
“Çok aptalsın be. Bu kadar para oturup sayılır mı? Bu akşam zaten TV haberlerinde kaç para çaldığımızı öğreniriz.”
Buna “Deneyim” derler!
Günümüzde deneyim kağıt diplomalardan çok daha önemlidir.
Soyguncular bankadan kaçtıktan sonra Şube Müdürü, Şube Şefine hemen polisi aramasını söylemiş.Şef demiş ki:
“Durun hele Müdürüm. Alacaklarını aldılar. Biz de bir 10 milyon daha alıp daha
önce iç ettiğimiz 70 milyon dolara ekleyelim, ne dersiniz?”
Buna “Dalgayı yakalamak” derler.
Berbat bir durumu kendi lehine çevirmektir bu!
Müdür der ki: “Yahu, her ay bir soygun olsa harika olurdu. Ne eğlenirdik!”
Buna “Sıkıntılardan kurtulmak”derler.
Kişisel mutluluk işinden çok daha önemlidir.
Akşam TV haberleri bankadan 100 milyon dolar çalındığını açıklamış!
Çaldıkları paranın çok daha az olduğu bilen soyguncular oturup saymışlar parayı… Tekrar tekrar saymışlar.Bakmışlar hepsi topu topu 20 milyon! Çok kızmışlar bu işe:
“Biz hayatımızı tehlikeye atıp 20 milyon çalabildik. Banka Müdürü bir el hareketiyle 80 milyon götürdü. Galiba soyguncu olmak yerine doğru dürüst eğitim görmek daha iyiymiş!”
Bu “Bilgi altından daha değerlidir”demektir…
Banka Müdürü çok mutludur.
Özellikle bir süre önce borsada kaybettiklerini geri alabildiği için.
Buna “Fırsatları kullanmak” derler.
Kazanmak için risk almak gerekir.
PEKİ, SİZCE GERÇEK SOYGUNCULAR KİMLER ŞİMDİ?
- Her gün ışık hızıyla gündem değişirken usul usul zenginleşenlere ithafen -
Doğan Şentürk'e En İyi Yönetmen Ödülü..
Arşiv haber 08/04/2018 tarihli haber/yorumlar
Ardahanlı Fox Haber’i Türk televizyonlarının 1 numarası yapan ve Yılın En Başarılı Genel Yayın Yönetmeni seçilen; yükseldikçe çizgisini, mütevaziliğini, adamlığını hiç bozmayan Türkiye'nin ve Ardahan'ın basın medya habercilikteki gururu Doğan Şentürk, İpekyolu ödül töreninde 'En İyi Televizyon Yönetmeni' seçildi. Bu yıl 14’üncüsü düzenlenen İpekyolu Yılın Altın Adamları Ödülleri İstanbul’da bir otelde düzenlenen törenle sahiplerini buldu. 

Uluslararası Türksoy’la İpekyolu Dergisi ve İpekyolu Stratejik Araştırmalar Derneği’nin birlikte düzenlediği 14’üncü İpekyolu Yılın Altın Adamları Ödül Töreni İstanbul bir otelde gerçekleşti. Ödül töreni; Kazakistan, Azerbaycan, Kırgızistan, Özbekistan, Rusya Federasyonu, Romanya, Bosna-Hersek, Gürcistan, Hollanda, Almanya başta olmak üzere pek çok ülkedeki başarılı isimleri buluşturdu. Törende İş dünyası, kültür-sanat, siyaset, yerel yönetimler, akademi, Türk dünyası gibi farklı kategorilerde belirlenen başarılı isimler ödüllendirildi.

Ödül töreni hakkında konuşan İpekyolu Dergisi imtiyaz sahibi ve İpekyolu Stratejik Araştırmalar Derneği Başkanı Seyfullah Türksoy, ’’Her yıl olduğu gibi bu yılki törenimizle de sağlam gönül köprüleri kuruyoruz. Ödüle layık görülen her ismin titizlikle belirleniyor. İş dünyası, kültür-sanat, siyaset, yerel yönetimler, akademi, Türk dünyası gibi farklı kategorilerde belirlenen başarılı isimler 14 yıldır İpekyolu çatısı altında güzel bir dostluk ve işbirliği tablosu sergiliyor. Ülkemizin birlik ve beraberliğe büyük ihtiyaç duyduğu bir ortamda, bu tür etkinliklerin çok faydalı olduğu inancındayım’’ şeklinde konuştu.

Türk Dünyası Hizmet Ödülüne layık görülen TBMM İdare Amiri, Çorum Milletvekili Salim Uslu, ’’Derginin ismi olan İpekyolu’nu biz, İpekyolu demiryolu hattını gerçekleştirmek suretiyle Türk dünyasını birbirine yakınlaştırmak, ekonomik, ticari ve kültürel ilişkileri geliştirmek konusunda adım atmış olmanın keyfini ve şerefini yaşıyoruz. İnşallah yeni dönem Türk dünyasının olacaktır. Türk dünyasında hala özellikle kuzeyimizdeki ülkede azınlık olan Türklerin, giderek asimile edildikleri ya da kaybedildiklerini görmekteyim. İnşallah Türkiye’nin önündeki engeller kalktığında Türki dünyasının kültürel anlamda yeniden birlikteliği ve yeniden dirilişi mümkün olabilecektir. Bunda da en büyük pay Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın olacaktır’’ açıklamasında bulundu.

Törene konuk olarak katılan Avrupa Birliği eski Bakanı Egemen Bağış, ’’İnsanlık İpekyolu’nun önemini yeniden anlamaya başladı. Tarih boyunca İpekyolu’nun en önemli geçiş noktası olan ülkemiz şimdi yeniden bir yıldız gibi parlamaya başladı. Dünyadaki stratejik konumumuz, genç nüfusumuz, enerji kaynaklarına olan coğrafi yakınlığımız, milletimizin çalışkanlığı ve azmi Türkiye’yi farklı bir boyuta taşıyor. Bunu ön gören bu medya 14’üncü yılını kutluyor. İstanbul gibi doğunun en batılı, batının en doğulu, Avrupa’nın en Asyalı, Asya’nın en Avrupa şehrinde böyle anlamlı bir törende bulunmak benim için mutluluk vesilesi’’ dedi.

Yılın Eğitimcisi Ödülünü alan Mektebim’in Kurucusu Ümit Kalko, ’’Bu ödüller, bizleri hedeflerimize daha çok motive eden bir araç. Yayın grubuna çok teşekkür ediyoruz. Bizim yaptığımız çok stratejik bir iş. Eğitim sektörü artık geçmiş dönemlere göre daha ön planda olan bir iş. Özellikle 15 Temmuz darbe kalkışmasında gördük ki; sadece eğitimle bazı şeyler olmuyor. Çünkü bu darbe kalkışmasını kimler yaptı diye baktığımızda hepsinin eğitimli insanlar olduğunu görüyoruz. Ama içlerinde vatan, millet ve bayrak sevgisi yoktu. Demek ki bunlar olmadan eğitim verilirse vatan hainleri ortaya çıkabiliyor. Çağdaş ve muasır medeniyetler seviyesine ulaşabilmemizin tek yolu tabii ki eğitimden geçiyor. Bizim gibi özel okulcuların çok daha büyük işler yapması, çok daha güzel okullar açması ve geleceğe akıl, bilim yolundan gidecek nesiller yetiştirmesi gerekiyor’’ şeklinde konuştu.

İş Dünyası Onur Ödülü alan Edelstaal Group Yönetim Kurulu Başkanı Turgut Torunoğulları, ’’Bu sene 40 milyona yakın turisti umarım ağırlayacağız. Durum onu gösteriyor. Otelciler olarak bizim hedefimiz için yeterli değildir. Çünkü biz, 80 milyon turiste ulaştığımız zaman başarılı olacağımızı düşünüyoruz. İnşallah 80 milyon rakamını yakalarız. Bu sene bakanımızda bu işe ağırlık veriyor. Hem seyahat acentalarına yakıt yardımı yapılıyor hem de otellere birçok konuda kolaylıklar sağladılar. Umarım bu yıl çok güzel geçecek’’ diye konuştu.

Yılın PR Kuruluşu Kök Medya Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Kılıç ise şöyle konuştu: ’’14’üncü Uluslararası Altın Adamlar Ödülü’nde yılın PR ajansı ödülüne layık görüldük. Açıkçası bu ödülü hak ettiğimizi düşünüyorum. Çünkü 2017 yılında Kök Medya hizmetleri olarak yüzde 300’lük bir büyüme sağladık. Müşterilerimize zamanın ilerisinde ve dünyadaki tüm gelişmelerle birlikte bir hizmet veriyoruz. Bu ödül bize iyi bir moral değeri oldu. 2018’de de çalışacağız ve üreteceğiz. Bütün ekip arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum’’.

Ödüle layık görülen isimler şöyle;

Cesaret Ödülü: 15 Temmuz’un en genç gazisi ve Milli Güreşçi İsmet Eker

Yılın Sanatçısı: Türk Halk Müziği Sanatçısı Esat Kabaklı

Türk Dünyası Hizmet Ödülü: TBMM İdare Amiri, Çorum Milletvekili Salim Uslu

Yılın Belediye Başkanı: Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Zekai Kafaoğlu

Diplomasi Onur Ödülü: Azerbaycan’ın Bosna-Hersek, Sırbistan ve Karadağ Büyükelçisi Dr. Eldar Hasanov

Yılın Başarılı Sivil Toplum Lideri: Dünya Ahıska Türkleri Birliği Genel Başkanı Ziyatdin Kassanov

Yılın Başarılı Meslek Örgütü Lideri: Romanya-Türkiye Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Tamer Atalay Dostluk ve Barış Ödülü: Kazakistan Uluslararası İnsan Hakları Komitesi Başkan Yardımcısı Şahin Nassibov

İş Dünyası Onur Ödülü: Edelstaal Group Yönetim Kurulu Başkanı Turgut Torunoğulları

Azerbaycan’da Yılın İşadamı: Azerbaycan- Türkiye İşadamları Birliği Başkanı Hüseyin Büyükfırat

Türk Dünyasında Yılın Modacısı: Azerbaycan Milli Giyimler Merkezi Başkanı Gülnure Halilova

Yılın Siyasi Analisti: Star Gazetesi Köşe Yazarı Sevil Nuriyeva

Yılın Genel Yayın Yönetmeni: Fox Haber Genel Yayın Yönetmeni Doğan Şentürk

Yılın Eğitimcisi: Mektebim’in Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Kalko

Yılın Mimari Projesi: AKROS İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Koçali

Yılın PR Kuruluşu: Kök Medya Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Kılıç

Yılın Araştırmacı Yazarı: Terörün Gülen Yüzü: FETÖ kitabının yazarı, Azerbaycan Yeniçağ Yayın Grubu Başkanı Agil Alesger

Yılın Köşe Yazarı: Akit Gazetesi Köşe Yazarı Mehmet Koçak

Türk Dunyası Hizmet Ödülü: Önce Vatan Gazetesi Haber Müdürü M. Kemal Sallı

Kazakistan’da Yılın Başarılı Kadın Girişimcisi: Karashash Jetbayeva Ormanovna

Kırgızistan’da Yılın Başarılı kadın Girişimcisi: Ayşe Yusuf

Turizm Sektörü Özel Teşvik Ödülü: Nuray Turizm Başkanı Aynur Guliyeva

Program Sunumu Özel Ödülü: Azerbaycan Hazar TV Letafet Alekberova

Sahne Sunumu Özel Ödülü: Neslihan Maltepe

Ülkemin Çiçekleri Her Biri Bal Damlar..

81 Kentinin her birinin güzel yanının olduğu ülkemin Kafkaslara açılan kapısı olan Ardahan'ın İstanbul'da ki varlığını her alanda hisettirmeye çalışan Ardahan Dernekler Federasyonu olarak yeni bir etkinlik yapılacak.

Metropollerin yanı sıra en küçük şehrin bile 'Gelişiyoruz, Yatırım Yapıyoruz' adıl altında betonlaştırıldığı, insanların olduğu gibi hayvanların bile nefes almaktan zorlandığı bir zaman da kentleirn kıyılarından, köşelerinde kalan yeşillikleri en iyi şekilde değerlendirme çabası içinde ki beleidyelerden olan İstanbul Bakırköy Belediyesinin günde yüz binlerce aracın seyir ettiği -5 yolunun yanı başında ki Botanikpark'ta gerçekleşecek olan bu önemli etkinliğin adı Bal Festival..

Başta yayla turizmi için en güzel doğaya sahip, binbir çiçeğin bal olup insanların damağını tatlandırdığı Ardahan Balı başta olmak üzere üç yanı denizlerle çevrili, doğasıyla muhteşem bir ülke olarak adlandırılan ülkemin 81 vilayetinin çiçeklerinden damlayan balları İstanbul'un Avrupa yakasına akıtmaya çalışacak olan bu önemli etkinlik 4-5 Temmuz'da yapılacak.

Bu önemli etkinliği Bakırköy belegerçekleştirmeyidyesinin yanı sıra Ardahan ve İstanbul'da ki diğer yerel yönetimlerle bilikte gerçekleştirmeyi hedefleyen Ardahan Dernekler Federasyonunun bu önemli iddiası 20 Milyonluk bir kentte bir de ilk olacak.

Çünkü 81 Vilayetin çiçeklerini bir araya toplayıp, başta Ardahan'ın Kafkas arısı olmak üzere çalışma azimleri ile insanlara çok benzetilen arıların elde ettiği balları metropol denen İstanbul'a damlatmayı hedeflenmekte.

Bunun için kolları yeniden sıvayan ve geçtiğimiz yıl yine İstanbul'da gerçekleşen 'Ardahan'ı Tanıtma Günleri' gibi bir ilke imza atmaya hazırlanan kısa adı ARDAFED olan Ardahan Dernekler Federasyonun bu önemli çabası ve çalışması ne kadar başarılı olur?' diye düşünmektense 'Evet, hep birlikte yapabiliriz' denmeli diye düşünüyorum.

Neden mi?

Çünkü bu ülkenin çiçekleri, arılar gibi insanlarınında birlik, beraberlik istediğini bugüne kadar yaşanan onca badireye karşın hep birlikte görüp, yaşadık, el ele vermeyi de başardık.

Bunu bu öenmli etkinikte de başarabilineceğine olan inançla başta Türkye'nin Bal Birlikleri olmak üzere dünyada bal üretiminde 2. olan Türkye'nin önemli bir çalışması ve çabası olacağı diğer bir gerçektir.

İşte bu nedenle diyoruz ki;

'Ülkemin tüm çiçekleri birer bal damlasıdır'

ve bu ballara damlaya damlaya ülkemin tadı gibi tatlı bir etkinli olacaktır.




Kaynak: Ardahan Haber

Editör: ardahan haberleri

Bu haber 8830 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI