Reklam
Bugun...


GAZETECİ FAKİR YILMAZ KURA NEHRİNİ ULUSLARARASI HABER KANALLARINA TAŞIDI!..
Yarın Tempo TV'de Ardahanlı Milletvekillerini konuk edecek olan Gazeteci Fakir Yılmaz'ın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Azerbaycan ziyareti öncesi önemli röportajı Azerbaycan radyosu A-Live de ilk haber olarak verildi.

GAZETECİ FAKİR YILMAZ KURA NEHRİNİ ULUSLARARASI HABER KANALLARINA TAŞIDI!..

SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..

Gazeteci Fakir Yılmaz Cuma Günü Saat: 20.00-22.00'de 'de TEMPO TV'de 

Her Cuma günü saat:20.00-22.00'de ekranlarınızda..

Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..

https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw

Yıllardır su sorunu yaşanan Ardahan Göle İlçesi sınırları içinde bulunan ve Kura Nehrinin olduğu gibi Kars'ın içme suyunun kaynağı olan Allahüekber Dağlarından doğup, Göle, Ardahan ve Hanak Ovalarına, Çıldır Kanyonlarına hayat verdikten sonra Gürcistan üzerinden Azerbaycan Hazar Denizine kadar ulaşan uluslararası bir su kaynağı olan Kura Nehrinin yönün değiştirilip, Çoruh Barajına akıtılması planı tartışıladursun aynı zamanda Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı olan Gazeteci Fakir Yılmaz ile Ardahan eski Milletvekili Ensar Öğüt sorunu Özgürlük Radyosu, Radio Free Europe aracılığıyla uluslararası ile konuyu bir kez daha ve bu kez dünya gündemine taşıdı.
Gazeteci Fakir Yılmaz'ın bir kez daha ve dünya gündemine taşıdığı Kura Nehri sorununu izlemek için TIK'layın..  https://www.facebook.com/476870882437771/videos/306387001135499

KURA NEHRİNİN KARADENİZ'E
TAŞINMA KARARINA ONAY!
arşiv haber 03/11/2020 tarihli habr/yorum
AVUKAT KATILMAYINCA! İlk kez rahmetli Erdal Durak'ın gündeme taşıdığı, Gazeteci Fakir Yılmaz'ın sürekli olarak haber ve yorumlarında gündemden düşürmediği, Ardahan kamuoyunun yapılmasına karşı olduğu Kura Nehri üzerine kurulacak ve suyunun büyük bölümünü Karadeniz'e taşıyacak olan Beşikkaya HES Barajına mahkemeden onay çıktı. Ardahan Ovasını kurutacak olan Beşikkaya HES Barajının yapılmaması için açılan dava kayıpedildi. Böylece Kura'ya gem vurulmasına ve suyunun çalınmasına onay çıkmış oldu.
DAVACI VEKİLİN AVUKATI DAVAYA GİRMEYİNCE DAVA KAYIP EDİLDİ!
Kura Nehri’nin Beşikkaya barajını yaparak tünel vasıtasıyla Çoruh Nehri’ne aktarılmaması için başlatılan hukuk mücadelesi kaybedildi.
Devlet Su İşleri tarafından geliştirilen proje ile Kura Nehri’nin yönünün değiştirilerek Karadeniz’e aktarılması için ihale yapılmış, bu ihale Ardahan’ın alehinedir denilerek durdurulması için  yargıya taşınmıştı.

Alınan bilgilere göre Erzurum 1. İdare Mahkemesi’nin 30.01.2019 gün ve 2017/132 Sayılı kararının hukuka, yüksek yargı kararlarına aykırı olmasından dolayı temyizi ile bozulmasına yönelik davanın kabulü ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi için hukuk mücadelesi davaci tarafın Avukatı da davaya katılmayınca Kura Nehrine HES Barajı yapılmaması için açılan dava da sonuç vermeyip, Ardahan adına alehte sonuçlandı.

.MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw

Çayır-Ova!

Önce Çayır nedir, Ova neye benzer diye bu iki kelimenin anlamına bakmak için şu an akıllara bile gelmeyen, okul çantalarında artık olmayan o kalın sözlüklere değil, iki parmak hareketiyle Google amcaya sorup, bir bakalım 'Çayır nedir?', 'Ova nedir?' diye.

Çünkü devam eden göç ile kendiliğinden yetişen otların olduğu çayırlar, bin bir çiçekle dolu ovaları beton kentlere tercih ederek, yeşilin diğer adı olan çayırları ve ovaları unutup, ikisini bir araya getirerek, bir taraftan gecekondular diğer taraftan da siteler kurduk.
Evet 'Sen kazan, ben kepçe' diyerek  Marmara'yı dolaşırken bir dönem yani İzmir'de art arda gelen kara haberlerle yeniden hatırlanan depremi yaşadığım Marmara'yı, İstanbul, Kocaeli'ni, Adapazarı ve Yalova'yı dolaşırken bir çoğumuzun hemen hemen her gün yanı başından geçip, yol yönlendirme levhalarını ve yol kenarlarına kadar gelmiş fabrikalarını gördüğümüz ama birçok yerde olduğu gibi içine dalamadığımız Darıca, Dilovası, Hereke gibi Gebze  adının baskısı ve gölgesi altında kalan Kocaeli'nin Çayırova ilçesindeydim..
Neden mi? Tabi ki iş için, tabi ki ziyaretler için ve tabi ki o çayırlarda, ovalarda aradığımız ve bulduğumuzda bizi mutlu eden çiçeği, güzel doğası gibi dostları, arkadaşları, hemşerilerimi görmek için...
Ve bir davet üzerine benim kadar yorgun olan arabamla daldığım Çayırova'ya girdiğimde bir çoğumuzun artık kokusunu, güzelliğini unuttuğu Çayır ve onu oluşturan ovalar aklıma geldi.
Çayır ile Ova'nın ne anlama geldiğine bakıp, öyle yazımıza devam edelim derim.
Çayır; Genellikle düzlük ve taban suyu yüksek otca zengin yer. Toprak uzun süre nemli olduğundan bitki örtüleri sık ve yüksek boyludur. Sık ve yüksek boylu olan bitki örtüleri sıkı bir çim kapağı meydana getirerek toprağı sıkıca tutmakta ve aktif büyüme döneminde yapraklar tüm yüzeyi kapatmaktadır.
Ova; Düzlük; coğrafyada, deniz yüzeyine göre değişik yüksekliklerde olan az eğimli yerlere verilen isimdir. Düzlükler çiftçiliğe yaylalardan veya dağlardan daha elverişlidir. Birikinti ovaları uzun süreler boyunca dağlardan gelen nehirlerin biriktirdiği alüvyonlu topraklarla oluşmuş yeryüzü şekilleridir.
Evet, bu güzel anlamlı Çayırla Ovaları terk edip, metropol dediğimiz kentlere adeta koşarak gelen bizlerin adını bir araya getirdiği iki isimle oluşturduğu Kocaeli'nin bir ilçesi olan ve birçok çayırlığı ve onu oluşturan ovaları yaptığımız gibi beton tarlasına çevirdiğimiz Çayırova'daydım dün..
Güzel kokulu çayırları,kadife yumuşaklığında ovaları aklıma getiren Çayır ve Ovayı   birleştiren Çayırova'nın içine daldıkça şok oluyor, şok oldukça da İstanbul'un varoşları, Adapazarı'nın çoğu demir filizli o çirkin yapılaşmaları ve yüzü soluk binaları ile 99 Marmara depreminde olduğu gibi yıkılan kum binaların altında insanların arandığı gavur (!) İzmir aklıma geliyordu.
Çünkü biz gazeteciler dahil, yerel yöneticilerin bile girmediği kent diye bildiğimiz şehirlerin arka sokaklarının burada yani çayır ile ovanın bir araya getirilmesiyle Çayırova adlı bir şehir, sözde bir ilçe konumundaydı..

Yani ortasında fabrikalar, kenarlarında gecekondular, yanı başında siteler ve yeni yeni dev marketler ile AVM'lerin çirkin bir yapılaşma ile bir araya getirildiği güzel kokulu çayırların olmadığı, kadife yumuşaklığındaki ovanın asfalt ve betonlaştığı ama kent mi, belde mi, köy mü arka sokaklar mı belli olmayan, belediye başkanının 29 Ekim'in 9 rakamının ortasına konulan nokta kadar küçük bayrak eşliğinde kendi resimleri ile süslediği cumhuriyeti kutlayan dev afişlerle bilboardlarını süslettiği ve  'Yaşam Şehrim Çayırova Yükseliyor' sloganı eşliğinde onca karışıklığa rağmen tertemiz bir belde, pardon şehiri kent yapma adına hizmet vermeye çalıştığını 'Yiğidi öldür ama hakkını ver' bakışıyla görüyordum, E-5'ten girip, otobandan çıktığım, çayır ile ovanın anlamının ortadan kaldırılıp, denizi, doğası, tarihi olan ama fabrikaları ile anılan Kocaeli'nin ilçesi olan Çayıroava'dan..

HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!

 

Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.phpKURA’DAN SONRA ŞİMDİ DE TÜRK GÖZÜ!
arşiv haber 31/12/2015 tarihli haber
Daha önce Kura Nehrinin suyunu Beşikkaya HES Barajı kanalıyla Artvin’e bağlamak isteyen Karadeniz lobisi e siyasileri Ardahanlıların duyarsızlığından faydalanıp, bundan başarılı olunca bu kez Ardahan’ın Gümrük Kapısına göz koydular.

Hem de yıllardır doğru dürüst bir yol yapamayan Ardahanlı idareciler Ardahan’ın Kafakaslara açılan Türkgözü Gümrük Kapısının Karadeniz’e bağlanılması için sürdürülen gizli planı elleriyle uygulamaya koydukları görülüyor.
Bir taraftan Ulgar dağına tünel yapılacağını ileri sürüp, diğer taraftan da Ulgar’ın önünde engel olduğu Posof Türkgözü Gümrük Kapısını Şavşat’a bağlayacak olan yolu yaptıran Ardahanlı bürokrat ve siyasiler Karadenizlilerin Türkgözü Gümrük Kapısını Posof Kol köyü üzerinden Şavşat’a bağlama çalışmaları adım adım  hemde Ardahanlı idareciler aracılığıyla hayata geçirdiğinin farkında bile değiller.
Kol köyü üzerinden Şavşat’a bağlanmak istenen Türkgözü Gümrüğü önümüzde ki yıl yapımına başlanacağı öğrenilen Kol köyü yol kanalıyla Türkgözü Gümrük Kapısının Ardahan, Damal ve Hamak ile irtibatı kesilecek ve direk olarak Şavşat üzerinde Karadeniz’e bağlanmış olacak.

SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..

Gazeteci Fakir Yılmaz'ın Hazırlayıp Sunduğu 'Fakir Yılmaz İle İş Dünyası' adlı programımı izlemek için YouTube ArdahanTV kanalımıza abone olun..

https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw

'Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası' Yaşam TV'de Her Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00'da Yaşam TV'de

İZLEMEK İÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6




Kaynak: Posof Haber

Editör: posof haberleri

Bu haber 9087 defa okunmuştur.

YORUMLAR

mahmut demirkollllu
27-08-2016 22:17:00

ulgar dağının 8 ay kapalı olduğu eski yıllları hatırlarız.1960-70 lı yıllarda atla dahi posoftan damala gitmek çok riskliydi.Posofun her yönden gelişememesini önemli ilk sebebi karayolunun 7-8 ay kapalı oluşuydu.Arada bir greyder boldizer rotattif vs ile yol açılsa bile bir saatiçinde tekrar kapanırdı.Bu sebeple ulgardan yaya gidişlerde çok can kaybı olmuştur.Bu yıla kadar posofun sıkıntısını duyan hükumetler olmadı,vekillerimiz dahi ilgisiz kaldı.40-50 yıldır basında tünel açma işi gündeme geldiyse de ilgilenen olmamıştır..Posof bu sebeple başka kasabalara göç eyledi.Posof devletten para iş ev ekmek istemedi.Hep tünel yapımını talep etti.İnşallah tünel işi tez sonuçlanırda bir büyük dert biter..

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI