Deli Deli Olma ..
Gönderen Fakir - Nisan 23 2009 - 17:27:13
Deli Deli Olma/Cemal Yeşilyurt

Bugünler de sinemalarda gösterimde olan '' Deli Deli Olma '' adında bir Türk filmi var . Başrollerini Tarık Akan ve Şerif Sezer paylaşıyor .

Bir film insanın yüreğini bu kadar mı avucuna alır , sıkar ?

Önce filme emeği geçen herkese , Türk Sinemasına bir şahaser kazandırdıkları için teşekkür edelim .

Filmde öylesine mesajlar var ki , herbiri başlıbaşına bir konu olur .

Gerçek bir Kardelen mi görmek istiyorsunuz , ya da bir Kardelen 'i yaşamak mı istiyorsunuz , gidin görün bu filmi .

Böylece günümüzde Kardelenlere gönül verenlerin uğraşlarının ne kadar yüce bir amaç olduğunu da anlayacaksınız .

Film öte yandan bilinmeyen , ya da pek az bilinen bir gerçeği de ilk defa beyaz perdeye aktarıyor .

Malakanlar gerçeğini .

93 Harbi sırasında Rus Çarı Malakanlar Kavmini Kars ' a sürgüne gönderir.

Bağlarından , köklerinden koparılan bu insanlar, kendilerinden tamamen farklı bir ırk arasına salınır .

Ama , bunlar barışçıl , savaşa karşı olan , Ortodoks olmalarına rağmen katı kuralları olmayan ,kilise kullanmayan , din anlayışları yumuşak , hoşgörülü ve sevecen insanlar ...

Yerleştikleri yörede kısa sürede sevilip , saygı uyandırıyorlar .

Dedik ya oldukça barışçılar .

Başka özellikleri de var . Kaşar peyniri ve gravyer peynirini bunlar yöre insanına öğretmişler .

Balcılık alanında oldukça ihtisas sahibiler .

Değirmencilikte ustalar .

Su kenarlarına kurdukları değirmenlerle yıllarca o yöre insanlarının buğdaylarını öğütmüş , una çevirmişler .

İşler , güçleri bal , süt , peynir , un üretmek ...

Zaten isimlerini de sütten alıyorlar .

Malako Rusça ' da süt demek . Malakan , süt ile ilginen kişi anlamında .

Sanatsal alanda da faaliyetleri var .

Kukla oynatcılığı ve Karagöz - hacivat oyunlarını muhteşem bir şekilde icra ediyorlar .

Bunlardan biri de bizim komşumuzdu .

Çocukları Vova arkadışmdı ve ikimiz de henüz 7 yaşındaydık . Annesi ölmüştü , babasıyla yaşıyordu . sapanlarımızı , topaçlarımızı , çemberlerimizi hep bu sapsarı saçlı , mavi gözlü bıcır çocuk yapar bizlere hediye ederdi .

Bir sabah uyandığımda Vova bahçede yoktu .

Bir daha da ne onu , ne de babasını görebildik .

Eşyaları öylece kalakalmıştı .

Bir Karagöz sanatçısı olan babanın sandığı da öylece kalmıştı , götürülmemişti .

Belli ki apar - topar götürülmüşlerdi .

Çocuk olduğumuz için anlamıyorduk , ama kulağımıza , '' bunları milli emniyet teşkilatı topladı götürdü ... '' sözcükleri çalınıyordu .

Mahalle çocukları onlardan kalan sandığı açıp , içindekileri sağa , sola saçmaya başladılar .

Kuklalar , karagöz ve Hacivatlar ile diğer figürler birkaç gün içinde çocukların ellerinde paramparça oldu .

Oysa hepsinin çok kıymetli sanatsal değeri vardı . Hepsi binbir emekle tahtadan oyulmuştu . Bir tane büyüğümüz de , biz çocuklara mani olmadı .

Hatta kimileri :

'' Oynayın ula ... Gavurun oyuncaklarını buldunuz beleş , oynayın durun ... '' diye kahkaha atardı .

Oysa , sinemanın , tiyatronun olmadığı o ilçede , o kuklalar ile Karagöz ve Hacivat , uzun kış gecelerinde kimbilir kaç yıl , kaç gece insanları eğlendirmişti .

Yine de Malakanlar o yöreye müthiş bir hoşgörü alışkanlığı bırakıp , gittiler .

Yöredekiler belki onların tam olarak kıymetlerini anlamadılar, ama onlara saygıda ve sevgide pek bir kusur etmediler .

Tarık Akan işte bu filmde böyle bir Malakan ' ı canlandıryor .

Zaten Türkiye ' de artık yoklar . Kars yöresinde bir tane var sanırız .

Farklı ırklar arasında nasıl sıcacık bir dostluk kurulur , nasıl yürekler kimi zaman bir atar , bu filmde görmek olası .

Böyle şeylere öyle çok ihtiyacımız var ki , ne pahasına olursa olsun ; mutlaka bu değerleri korumalıyız .

Bu anlamda film , gerçek bir sanat eseridir .

Emeği geçenleri tekrar kutlarız .
cemal_yesilyurt@mynet.com