Reklam
Bugun...


YAZARLIKTA DA RAKİP OLDULAR!
Hukuk yolunda yıllarca karşı karşıya gelen ve savundukları davaları da yarış halinde olan Ardahanlı iki Avukat bu kez yazarlıkta yarışmaya başladı.Gazeteci Fakir Yılmaz'ın amcası olan Av. Casim Yılmaz ve ezeli rakibi Ardahanlı Avukat Emin Azeri Avukatlık yaptıkları süre içinde yaşadıkları anıları kitaplaştırdılar. Av. Yılmaz Ferah isimli roman kitabı çıkarırken, yıllarca birlikte aynı saha da kendisiyle yarışan Av. Azeri'de Ardahan ve Yöresi İlginç Olaylar adlı bir kitap çıkardı.

YAZARLIKTA DA RAKİP OLDULAR!

AVUKAT ŞİİR, EMEKLİ DELİ BEHİCE'Yİ YAZDI!
AVUKAT ŞİİR,
 
EMEKLİ DELİ BEHİCE'Yİ YAZDI!
*Arşiv Haber 10/09/2019 Tarihli Haber
1-7 Ekim Günlerine İstanbul Maltepe'de düzenleyeceği yeni bir ARDAHAN'I TANITMA GÜNLERİ öncesi oluşturulmaya başlanan Ardahan Kültür Sokağında 2 yeni yazar ve kitapları olacak. Ardahanlı Avukatlardan Adem Çimli O RH-NULL adlı şiir kitabı Sözcü Gazetesinin haftanın kitapları arasında yer alırken yine Ardahanlı olan emekli memur Engin Kasap'ta Ardahan'ın simgelerinden olan Molokan kadın Deli Behice'nin hayatını anlatan bir kitap derledi.

 

Ölüverdin ellerimde

Adem Çimli'den 0 Rh Null. Ne yaşadığına yandım senin, Ne de yaşadığım sensizlik. Kalbine gömdüm. Gömülmesi gerek ne varsa. Tılsımını yitirdiğinde sahip olduğun çirkinlikler. Öylece ölüverdin ellerimde. Ellerin kadar güzel ve sıra dışıydı öksüzlüğüm. Ben kırılan cam parçalarıydım, Dudaklarını keserek döküldüm. Adını onur koydum yaptıklarımın, ağlayamadım. Ben aşklarımı kâğıt gemilerde yüzdürdüm. Kura Nehri'nin en tenha yarında. Bir ölmek için geçerdim. Göz alabildiğine ela ve geniş gözlerinden Bir de sevişmek. Şakaklarında sevdalandım sana. Sen yoktun yatağımda. Ölmeni… (Cinius Yayınları)

Kitap hazırlığımı bitirdim, bu sabaha karşı İstanbul yolcusuyum, birsüre aranızda olamayacağım, dilerim tekrar görüştüğümüzde kitabımın sayfalarından seslenirim.
.........Şimdilik sevgiyle,güzellikle kalın.

kitabın giriş bölümü..
--------------------------------------------------------------

Başlarken,

1964 Ardahan Halilefendi Mahallesinde Nurali ( Merdali ) oğlu Goncagül’ den doğma Engin KASAP.

1971 Kasım ayı, 32 yaşında bir baba vefat etti, ardında 26 yaşında bir eş, 6- 4 yaşında iki oğul ve kundak da bir kız çocuğu yetim kaldı.

Hiçbir gelir olmadan tek göz bir oda, penceresiz bir ev, merek, ahır ve bir avludan ibaret,

Velhasıl hayat devam etti, açlığın, yokluğun en iyi tanığı oldular. En yakınlarında ki insanların vefasızlığını, kötülüğünü gördüler.
Dostları, akrabaları da vardı vefalı, iyilik sahibi.
Gün geldi ağladılar, gün geldi güldüler, lakin namerde muhtaç olmadan onurla, gururla ayakta durmayı bildiler.

Bu yaşamdan öykü çıkar mı bilmem, hatıraları yazmak güzel olacak, en çok da kara kız seni yazmalı, anam gözleri az gören, kara kuru bir kadın, tezek topladık çayırlardan, komşulara ırgat gitti, tahıl yıkadı, yün yıkadı, temizliğe gitti.

Aklımız erdi, elimiz iş tuttu çalıştık, çoban olduk, ırgat olduk, komşuların ahırından hayvan pisliğini taşıdık, at arabası koştuk, çobanlık yaptık, hayvan pazarında su sattım, doyana kadar içmek 25 kuruş, Çekirdek aldım kavrulmamış, sacı ders çevirip, tuzladığım çekirdeği kavurdum sattım.

Ayaz gecelerinde üşüdüm, ağustos ta tırpan çektim.
Ha birini sevdin mi derseniz. Sevdim be, ben mahallem deki yaşıtım bütün kızları sevdim, hiçbirine kıyamam, kız kardeşim kadar kıymetli, onurlu, namuslu kızlar, hiçbirine karşı cins olarak bakamadım, yüreğimizde leke yoktu.

Ben öyküler, denemeler, makaleler yazarım, öykülerimin, yazılarımın kahramanları aramızdaki insanlar.
Olayları biraz kurgulayarak, birikmiş hatıraları ölümsüz kılacak cümlelere dökerim.

Ara sıra da şiirler yazarım, hüzün bulutları dolaştığında yüreğimde şiir olur kelimeler,

yani kura nehrinin coştuğu bahar aylarına benzerim.
Sol yanım ağrır haksızlığa, adaletsiz yaşama isyanım bundandır.
Oğuzların Orta Asya dan göçtüğü binlerce yıllık tarih sayfasından Kaman- Kıpçak boyundan Halilefendi Mahallesin yurt bellemiş, yaylak olarak Gamere yaylasına çıkan bir topluluğun ferdiyiz.

Yani biz bize çok benzeriz, aynı halaylar da oynadık, aynı acılar da ağladık.

Ekmeğim ben, evlerin avlularında kurulmuş fırınlarda komşu kadınların bir araya gelip ortaklaşa yaktıkları ateşte piştim.
Buğdayım ben, bin bir emekle ambarlara, ya da kuyulara doldurduğumuz, Ot yığınlarıyım, keskilerle kesip mereklerin damlarından aşağı döktüğünüz.

Deniz Gezmiş’in idama giderken sevgiyle bakışı, Çe’nin Bolivya ormanlarında ayak izleriyim. Üzerine yürüyen tanklara rağmen onurlu duruşunu bozmayan Çin’li direnişçi, Yılmaz Güney’in sürü filmindeki haki kabanı, başındaki elde dokuma yeşil külahıyım.
Nazım Hikmet’in ‘‘Anadolu’da ki Çınar ağacı’’ şiirini okuyan Alparslan Türkeş’in saf ve temiz Türk olmak idealiyim.

Mustafa Kemal ATATÜRK’ün ve Silah Arkadaşlarının kurduğu, emanet ettiği bu ülkede onurla, gururla Ne Mutlu Türküm Diyene ilkesiyle, çağdaş, demokratik bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım.

Sömürüye, Kapitalizm’e, faşizm’e karşıyım. İnsanı dışlayan, sevgisiz ve ruhsuz yaşamlar direten sistemler yerine bir yaşlının dayandığı baston, yetim bir kız çocuğunun baba özlemi, rahmet ve bereket bekleyenin içten duasıyım.

Ben toprağım, alın teriyim, Tarlada çalışan köylünün nasırlı elleri, fabrika da tütün saran kızların al yazmasıyım.

Yarım asrı geçen bir ömürde biriktirdiğim, damıtarak süzdüğüm yaşamdan aklımda kalanlar, kimselere söyleyemediğim, yıllardır yazılarımda, konuşmalarımda dile getirdiğim insana olan inancımı, insana olan sevgimi ve bir Ardahan’lı olarak aidiyet bağımı, özlemlerimi yazıyorum.

Bir Kamu Kurumundan emekli oldum, şimdi hayata kaldığımız yerden devam.

Ekonomik kaygı taşımadan, Edebi sanatsal yazım kuralları dışında günlük konuştuğumuz gibi, sohbet edercesine, bir arkadaş, bir gönül dostlarının sohbetindeki gibi yazmaya çalıştım.

Yanlışlar, hatalarım için affınızı, bu satırlarda ki bilinmeyene, gizemlere ve olayların akışına dair anlatılanların biraz hayatın içinden alındığını, biraz da kurmaca olduğunun bilinmesini arzu ederim.

Selam, sevgi ve saygılarımla.
Engin KASAP

ARDAFED TETÄ°KLEDÄ°, ARDAHANLI AVUKATLAR ARDAHAN BAROSUNU KURDU!

ARDAFED 2. Ardahan Tanıtım Günleri Yine İstanbul Maltepe'de..
ARDAFED 2. Ardahan Tanıtım Günleri
 
Yine İstanbul Maltepe'de..
*Arşiv Haber 28/09/2019 Tarihli Haber
Geçtiğimiz yıl birincisi yapılan Ardahan'ı Tanıtma Günlerinin ikincisi yine İstanbul Maltepe'de yapılacak. ARDAFED'in organize ettiği Ardahan Günleri ARDAFED'in futbol turnuvası ile birlikte Ardahan İstanbul'da bir kez daha gündemin birinci sırasına oturacak
Ardahan Dernekler Federasyonun İstanbul Maltepe'de organize edeceği 2. Ardahan Günleri yine geçtiğimiz yıl 1. gerçekleşen Ardahan'ı Tanıtma Günlerinin yapıldığı ve 4 günde 1,5 Milyon ziyaretçinin Maltepe de yapılacak.
Yine ARDAFED'in İstanbul Bakırköy Botanikpark'ta organize ettiği Ardahan Festivali ardından düzenlenecek olan 3. önemli dev organizasyon 22-23-24-25 Ekim Tarihleri arasında gerçekleşecek.
**Futbol Turnuvası Başvuruları Devam Ediyor..
İstanbul'da bulunan Ardahan İl, İl.ve ve Köy Derneklerinin çatısı altında bir araya geldiği Ardahan Dernekler Federasyonu, 22-25 Ekim 2018 tarihleri arasında İstanbul Maltepe'de gerçekleştireceği Ardahan Günleri öncesi başlatılan ARDAFED Futbol Turnuvası başvuruları da devam ediyor.
Ardahan'ın BAL liginde temsil eden Serhat Ardahan Spor'a destek amaçlı olarak düzenlenen ARDAFED Futbol Turnuvasının birincisine 5 bin TL., ikincisine 3 Bin TL., üçüncü olacak takıma ise 2 Bin TL. ödül verilecek.

**Bu Takıma Sahip Çıkmak Suç mu?

Para babası Ali Koç’un başkan olduktan sonra Fenerbahçe’nin yaşadığı durum, Milyonerlerin yanı sıra Fatih Terim’in teknik direktörlüğünü yaptığı Galatasaray yenilirken, Erzurum Büyükşehir Belediyesinin tüm kaynakları ile desteklediği Erzurum Spor’un durumu ortadayken ülkenin 3 gümrük kapısı olmasına karşın ithalat, ihracatı yaptıramayan beceriksiz yöneticilerin makamların da gün saydığı Ardahan’ın takımına sahip çıkanları suçlamak ne kadar namuslu bir iş?

Namuslu bir iş değilse o zaman sizde bu takımı bir kaşe ile alıp, sahiplenenlerin önünü kesmek ne kadar namuslu bir iş?

Bunları ve onca sayacaklarımızı sormayanlar neden bu takımın iki maçta yenilgisi ardından küçük bir maddi destekle takıma sahipleneceklerine namussuzca davranıp, takıma sahip çıkanları suçlarlar?

Sizce neden?

Diyelim;
Çünkü koboğ yiyen bir toplum aziz evlatları olduğumuzdan dolayı benim gözüm kör onunda olsun, ben attan düşüt oda düşsün duası içinde olanlarız biz çok namuslular..




Kaynak: ardahan haber

Editör: Ardahan Haberleri

Bu haber 4527 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI