Reklam
Bugun...
Hürriyet’in Hürriyeti..


Selmi Yılmaz Kadınca
selminazo@hotmai.com
 
 

Bugün bizim de gazetemizde yer alan Hürriyet Gazetesinin Başkan Erdoğan’a yönelik ele aldığı açık mektubu okurken içim acıdı desem inanın..
Çünkü bir gazeteci bir gazetenin devletin imkanlarını elinde tutan iktidarın, gücün karşısında nasıl bir durumda olduğunu en iyi anlayandır..
Hürriyetin, ‘SAYIN CUMHURBAŞKANI’NA SESLENİYORUZ’ başlıklı Başkan Erdoğan’a yönelik ele aldığı açık mektubu okurken en çokta son satırları beni derinden etkiledi..
Çünkü resmi bir evrakı yazarken devletin 50 A 4 kağıdını harcayanların haber ve yorumlarımızdan rahatsız olup, bize yönelik, ‘Nokta virgülü koyamamışsınız, yada daha önce yaptığınız habere benzer haberi yine yazmışsınız’ diyerek baskı uyguladığı memleketin en ücra köşesinde ki gazete ile tüm dünyanın yakından bilip, okuduğu gazete aynı sıkıntılarla karşı karşıya olan bir ülkede gazetecilik yaptığımızı bir kez daha anladım..
Delik deşik edilen, hatta Başkan Erdoğan’ın başkan olduğunu unutup, bir parti lideri gibi mitinglere çıktığı şu günlerde artık dinlenilmeyen Anayasa’ya konulan, ‘Basın Hürdür, Sansür Edilemez’ lafının ne kadar özgür olduğunu da ortaya koyan Hürriyet Gazetesinin hiçte Hürriyet’te olmadığını gördüğümüz açık mektup ardından hem başkandan, hem de başbakandan gelen zılgıtlarda acı veren diğer acı bir olay..
Evet, ‘Sayın Cumhurbaşkanı... Eğer kastınız, Anayasa’nın güvencesi altında olan basın özgürlüğü, ifade özgürlüğü, eleştiri özgürlüğü gibi haklarımızı kullanmaktan korkmak ise... Bu özgürlükleri hiç korkmadan savunacağımızı bilmelisiniz.’ diye biten Hürriyet Gazetesinin dünkü başkana açık mektubu biz gazetecilerin yaşadığı hali anlatmaya yeter, artar bile..
 
*Basının İşbirliği..

Gerçek demokrasi de 4. kuvvet olarak adlandırılan ama Türkiye gibi ülkelerde başta iktidarın olmak üzere birilerinin borazanlığını yapmaktan öteye gitmeyen basın bugünlerde bir hayli zorda..
Çünkü bu ülkeye özgürlük getirdiğini söyleyip, kendisini eleştireni yalaka ve havuz basın aracılığı ile baskı altına almış bir iktidar, bir de başkan var..
Ve o zorda olan basının var olan direncini daha da arttırmak için güç birliği yapmalı, zaman, st gibi yalandan ‘Özgür Basın, Özgür Medya’ diye bağırmadan samimice, el ele vermelidir..
Bunun yapılabileceğini ve başta ulusal basın, muhalefet olmak üzere çoğumuzun çokta önemini bilmediği yerel basını ekranlarına taşıyan bugün Ardahan’da olan FOX TV ve ‘Çalar Saat’ programın yönetmeni, yapımcısı, sunucusu ve İl, İl dolaşan ekibi ortaya koymuştur..
Ulusal ile Yerel Basını buluşturan, bunun akabinde sırçalı köşklerde değil, yerelde, yerinde haber sunan FOX TV ve İsmail Küçükkaya’nın sunduğu ‘ÇALAR SAAT’ adlı haber programı istenirse ulusal ve yerel basının işbirliği yapabileceğini ve halk adına daha da güçlü olacağını ortaya koyarken, birileri halen bu güzelliği görmemesi acı verici değil mi?
Ülke genelinde olduğu gibi Ardahan’da da yaşanan bu sorunun iki kalıbı, bir top kağıdı tasarruf sananlar bilsinler ki basının iş birliği öyle değil, gönülden, meslektaşın yanında yer almaktan geçer.
Çünkü iki gazetenin birleşmesi ile hem kendini, hemde meslektaşlarını batırma hesaplarını fırsat bilenler şunu bilmeli..
Bu iş, yani gazetecilik samimi birleşmeler ve ekonomik özgürlüğün yanında, FOX TV ekibi gibi gönülden yapılandır..


Bu yazı 1131 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR

Ardahan'da ki Seçim Sonuçlarını Nasıl Değerlendiriyorsunuz?


YUKARI