Reklam
Bugun...
Kürtlerin suçu neydi?


SELMA KARA Bülten..
haber@bultentv.com
 
 

Suriyelilerin Türkiye’ye göçü başladığı ilk zamanlarda göç dalgasından en çok etkilenen kentlerin başında Gaziantep geliyordu –gerçi halâ öyle-.

Suriyelilerin henüz ‘ensar’ diye tanımlandığı, bu kadar rahatsızlık duyulmadığı günlerdi o günler.

O günlerde haber için Gaziantepli gazeteci arkadaşımı aradığımda, bana söylediği şu sözler aklımdan çıkmadı:

“Benim annem Kürt ve Türkçe’yi doğru dürüst bilmiyor. Kadın köyden şehire hastaneye geldiğinde yalnız işini görme şansı yok, çünkü Kürtçe tabela yok. Suriyeliler geleli daha iki gün oldu, hastanesinden postanesine Arapça tabelalarla donattılar her yeri. Benim annem bu ülkenin vatandaşı, Suriyeliler kadar değeri yok muydu?”

Gel zaman git zaman, ‘ensar’ denen Suriyelilerin sayısı artıp da üstüne bir de Afganlar eklenince göçmen karşıtlığı sesleri yükselmeye başladı. Yüksek sesle ‘ensar’ diyen derneklerin sesi bile kısık çıkar hale geldi.

Göçmen karşıtlığının iki ana argümanı da şunlar oldu:

  • İşverenler onları ucuz iş gücü olarak gördükleri için bizim insanımız iş bulamıyor,
  • Sosyal dokumuzu bozuyorlar.

2 gündür çeşitli ziyaretler için geldiğim –amacıma ulaştığım söylenemez bu arada- Ağrı da, İran sınırında olmasından dolayı Afgan göçü ile muhatap olan kentlerden.

4 yıl önce National Geographic projesi kapsamında göçleri izlediğimiz Afganlar, her ne kadar Ağrı ya da Van’ı Batı’ya geçiş için geçici bir nokta gibi görseler de, bir kısmı buralarda yaşamaya başlamış. Van’da çoğunluğun Afganlardan oluştuğu mahalleler var meselâ.

Ağrı’da sınır kapısı Doğubayazıt’ta olduğu için, Afganlarla ilk karşılaşanlar da Doğubayazıtlılar oluyor.

Akşamları halen daha şehrin çeperindeki yollarda binlerce kilometreyi aşarak gelmiş Afganları görmeniz mümkün. Ya da Doğubayazıt Otogarına gittiğinizde de kendileriyle karşılaşabilirsiniz.

Hem ilçede hem de ilde sohbet ettiğim insanlar, araya siyaset girince –ki artık memleket seçim havasına girdi- bir şekilde sözü göçmenlere getiriyorlar.

Onların da ana argümanı yukarıda sözünü ettiğim ikisi ama onun dışında Kürt kimliklerinden kaynaklı, Gaziantepli arkadaşımın siteminin aynısı dile getiriyorlar. 

Kendilerine, "Kürt olduğunuzdan dolayı ayrımcılığa uğradığınızı söylerken, Suriyelilerle ilgili neler düşünüyorsunuz?" diye sorduğumda şunları söylüyorlar...

  • “Bizim çocukluğumuz, gençliğimiz asker korkusuyla geçti. Mahalleye asker gelecekti de biz dışarıda duracaktık. Halbuki ne olacak, o da askerlik yapan da kardeşim ama sonra anladık bunu. Kürt olduğumuzdan çok çektik. Ama sesimizi çıkarmadık. Askerliğimizi de yaptık, çalıştık, okuduk, bir yere de kaçmadık. Ama Suriyeliye verilen değer bize verilmedi.
  • Bunlar bizim memlekete ne yapmış, askerlik mi yapmış? Kendi ülkesi savaştayken kaçmış adamdan bu memlekete hayır gelir mi? Bizimkisi ayrımcılık değil, sadece hakkımız teslim edilsin istiyoruz. Yoksa herkes insan.”
  • “Ukrayna’dan kaçanları televizyonda izliyoruz. Hepsi kadın, çocuk, tek tük erkek var. Niye, adamlar ülkelerinde savaşıyor. Bunlar kendi ülkelerinden savaştan kaçmış. Madem öyle sadece kadınları, çocukları gönderselerdi. Kendi ülkesinden kaçanın bize ne faydası olur? CHP’ye hiç oy vermedim ama sırf Kılıçdaroğlu bunları göndereceğim dediği için oy vereceğim. Zafer Partisinin iktidara oynayacağını bilsem ona bile oy veririm, sırf bunlar yüzünden.”
  •  
  • “Biz yıllarca dilimizi konuşamadık. Onlar dükkan açıp Arapça tabelaları astı, kimse bir şey demedi. Ben bir Kürtçe isimle tabela açsam izin verirler mi sen söyle?”
  •  
  • “Gurbete 94’te çıktım. Çalışmadığım yer kalmadı. Şimdi gurbete çıksak iş bulamıyoruz. İşveren düşük ücretli çalıştığı için Afgan tercih ediyor. Ağrı işsizliğin çok olduğu bir yer. Bizim gençlerimiz ne yapacak? Diyorlar ki işsizliğin nedeni onlar değilmiş. Ama bakıyorsun onlar. Düşük ücretli işçi bulunca işveren bizi neden çalıştırsın?”
  • “Benim çocuğum 7 yaşında. Markete yalnız göndermeye korkuyoruz. Suriyelinin 2 yaşındaki çocuğu para diye kırmızı ışıkta cama vuruyor. Bizim kibar yetişen çocuklarla, onların çocukları ileride nasıl mücadele edecek?”

Önceden gelin kaynana aynı evde otururken, evin bireyinden farkı kalmamış olan büyük gelin, iki gün önce gelmiş küçük geline tanınan ayrıcalıklardan rahatsız olur da, “Yıllardır emek verdim, her kahırlarını çektim, benim yaptıklarımın çeyreğini bile yapmaya iki günlük geline verilen değerle benim gördüğüm değere bak.” diye sitem ederdi ya, işte Kürtlerin sitemi ona benziyor.

Büyük gelin ne kadar haklıysa; Kürtler de, “Biz Kürtlerin suçu neydi?” demekte o kadar haklı beyler…

Askerliğini yapmış, aldığı en ufak sakızda bile vergisini ödeyen kendi vatandaşınıza göstermediğiniz ihtimamı, iki günlük göçmene gösterir, politikalarınızı buna göre dizayn etmezseniz, o sitemlerin şiddeti gün geçtikçe daha da artacaktır.

Oy için kapıya gidecek olanlara duyurulur…



Bu yazı 1138 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR

YouTube ArdahanTV Kanalımızı İzliyor musunuz?


YUKARI