Reklam
Bugun...
TÜRKİYE’DE SIRADAN BİR KÜRT DEVLETTEN NE İSTİYOR, NE BEKLİYOR?


RODİ BAZ Rodi Baz
nazlicanylmqzz@gmail.com
 
 

Türkiye cumhuriyeti vatandaşı ortalama bir Kürt Türkiye cumhuriyeti devletinden ne bekliyor, ne istiyor?

Özellikle de bu seçim döneminde beklenti ve talepleri nasıl bir farklılık gösteriyor?

Ne yazık ki bu konuda çeşitli siyasi partilere üye olanlar dahi yeterince ne istediğini bilmiyor yada emin değil. 

Ulus bilinci tam olarak oturmadığı için sık sık fikir değiştiriyor. Duruma göre pozisyon alıyor!

Misal: Dersim, Malatya, kısmen Urfa, Maraş, Elazığ, Kars, Erzurum, Sivas, Erzincan, Ardahan, Kürtlerinin siyasi politik çizgisi sosyalizm ile liberal burjuva sosyal demokrasisi arasında gidip geliyor. 

Kürtler ve din olgusu…

Hatta 90’larda Sovyetlerin dağılmasından sonra bazı bölgelerde dinin siyasallaşması sonucu, Kürt uluslaşması bu sefer ümmetçilikle baskılanarak siyasete yön vermeye başladığı da görülüyor.

Bunun iç çatışmaları körükleyen dramatik sonuçları da oldu. Doğal olarak bu durum Kürtlerde tepkisel, duygusal travmalara neden oldu. 

Sistem dört elle din olgusuna sarılarak görünmez bir duvar çekti. O duvarı yıkmak yada aşmak hiç de kolay olmadı, olmuyor. Onun için de tam olarak netleşemiyor. 

Özellikle 50 yaşın üstündeki Kürtler, içinde bulundukları koşulları hayatın olağan akışı olarak değerlendirip kaderciliği referans alırken, 60’lar sonrası 50 yaşın altındaki bireyler, bilişim teknolojisinin de katkılarıyla, küresel, bölgesel ve ulusal meselelerde daha pozitif bir yaklaşım sergiliyorlar. 

Ancak bütün bu gelişmelere rağmen halen ne istedikleri konusunda net değiller, netleşemiyorlar. 

Çünkü; Kürt ulusal mücadelesinin motor gücü konumundaki siyasi hareket; Kürt ulusalcılığı, Demokratik devrim, sosyalizm ve komünizm ütopyası arasında gelgitler yaşıyor. Doğal olarak bu tabana da yansıyor!

Siyasi olarak netleşemiyor!

Kürtler genel olarak ya çok uçta radikal sol bir çizgi, ya ümmetçi dinci bir çizgi, yada reformist işbirlikçi bir duruş sergiliyor. Bir türlü ulusal bir çizgiye gelemiyor.

Üstelik buna Kürtlerin 4 parçada ve diasporadaki iç çelişkileri de eklenince, gerçek anlamda bir sorunlar yumağına dönüşmüş durumda. Buda Kürtlerde sonu gelmeyen iç didişmelere, çatışmalara neden oluyor. 

Elbette bilişim çağında bilgiye ulaşmanın daha kolay olduğu bir süreçte hiç kuşkusuz sürgüne ve göçe tabi tutulan, fiilen ve ruhsal olarak doğduğu topraklarından kopan ve metropollere sığınan Kürtler için küreselleşmenin yarattığı avantajlar da var. Ne var ki, devletin sistematik olarak uyguladığı asimilasyon, ret ve inkar politikasını aşmada, kendini ifade etmede zorlanıyorlar. 

Kişinin duyguları baskılanarak, düşün dünyalarına ket vurulduğu için bir adım ötesini göremiyor. Bu da hayatının tüm alanlarına yansıyor. Kendisini tam olarak bir yere oturtamıyor, neyi ne kadar istediğini bir türlü kestiremiyor!

Bugün metropollerde yaşayan Kürtlerin durumu maalesef bu…

Medya toplum ilişkisi:

Kendi coğrafyalarında kopmayanları ise daha farklı bir tehlike bekliyor; anadilinde eğitim görmediği için TV’ler ve medyanın ağır baskısıyla bir süre sonra kendi kültürünü mevcut sistemin olağan bir parçası gibi algılayarak, gündelik hayatına yoğunlaşıp unutuveriyor. 

En militan kesimler bile bu büyük ruhsal Med-Cezirlere kapılmaktan kendini kurtaramıyor. Buna bıkkınlık ve yılgınlık da eklenince, kişiler duygularını daha derinlere iterek görünmez kılıyor. Kimlikler flulaşıyor!

Ancak olağanüstü durumlarda üzeri kaşınınca ortaya çıkarak güçlü bir reaksiyon gösteriyor. Kürtler siyasetten hipnotize edilmedikleri sürece ulusal tepkilerini sürdürüyorlar. Yanlış tedavi yöntemleri diğer bir deyimle Yanlış politikalar dirençlerini kırıyor, kararsızlaştırıyor. 

Aidiyet duygusu…

Kürt halkının 2500 yıllık uzun bir halklaşma, uluslaşma serüveni var. Bu da sosyolojik olarak genetiğine kodlanmıştır. Buna aidiyet duygusu da diyebiliriz.İşte Kürd’ü ayakta tutan o güçlü sosyo kültürel ruhsal şekillenmenin yarattığı aidiyet duygusudur. 

Bugün yaşananları böyle okumak mümkün…

Bilişim teknolojisi ve sosyal medyanın Kürtler üzerindeki olumlu gelişmeleri ve yarattığı tahribatları elbette ayrı ayrı ele almak gerekiyor. Bunun için de eğitime, güçlü tarih bilincine, derin bir siyasi öngörüye ve tutarlı bir politik çizgiye ihtiyaç var. Bir kaç cümle ile Türkiye sınırları içindeki Kürtlerin durumu böyle özetlenebilir…



Bu yazı 1131 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
Henüz anket oluşturulmamış.
YUKARI