Reklam
Bugun...
BİR SONRAKİ ADIM NE OLACAK?


Osman Kamacı Çizgi
osmankamaci@hotmail.com
 
 

TBMM Başkanı İsmail Kahraman Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bir yurtdışı gezisindeyken görevini yürüttüğü sırada, AYM'nin 54. kuruluş yıldönümü nedeniyle düzenlenen bireysel başvuru konulu sempozyumda " Yeni anayasada laiklik tarifi olmamalıdır, Dindar bir anayasa yapmalıyız,, söyleminde bulundu. Beklenmedik bir anda ortaya atılan bu söylem kamuoyunda malumun ilanı mealinde algılanmış, acaba Türkiye şeriat ülkesi olmaya mı özeniyor endişelerini doğurmuştu. Deyim yerindeyse bu söylemle eş zamanlı olarak yer yerinden oynamış, sivil toplum kuruluşlarıyla muhalefet partileri boş durmamış, anında tepkilerini ortaya koymuşlardı.

           Daha bir kaç ay öncesine kadar Mecliste namusu ve şerefi üzerine Laikliğe bağlı kalacağına yemin eden bir şahsın böyle bir açıklamada bulunmuş olması, ayni tedrisattan geçen kesimlerin kafalarının arkasında bekleyen gerçek niyetleri görmemiz için yeterlidir. TBMM gibi önemli ve milli iradenin oluşturduğu bir mekânda Meclis Başkanının açıklamakta hiç bir beis görmediği bu açıklama, toplumda laikler, anti laikler diye yeni bir kutuplaşmanın fitilini ateşlerken, hiç yoktan toplumu yeni bir gündemle baş başa bıraktı. Sanırım TBMM Başkanı bu gibi hassas konularda sarf edilen her sözün çok büyük sorumluluk gerektirdiğini ya bilmiyor, yâda kadayıfın altının artık kızarmaya başladığını gördüğünden,  bilinçli ve amaca endeksli konuştu. Toplumun Milli birlik ve beraberlik ruhunun ayrışma süzgecinden geçmesini hızla geliştirecek olan bu açıklama, Türkiye'nin Laik ve Demokratik cumhuriyet'ten dinci bir yönetim biçimine dönüştürülmesinin ısınma turları için start mı verilmek istendi, zamanla bunu hep beraber göreceğiz. Belki Türk toplumunun bir kesimi çıkıp  '' Ne olacak yani,  bir adam çıkmış kendi fikrini beyan etmiş ve bu söyledikleri AKP'yi neden bağlasın ki,, diyebilir. Demokrasi denen bir kültürün var olduğu bir ülkede elbette ifade özgürlüğü sorgulanamaz, sorgulanmamalı zaten. Ancak kazın ayağı hiçte öyle değil. Eğer bu söylemin hemen akabinde muhtemel ikinci ve üçüncü dalga hamlelerle Laiklik tartışma konusu olursa ki olacaktır, işte o zaman bu büyük bir yanılgı olur. Dikkat ederseniz hem Cumhurbaşkanı, hem Başbakan, hem de iktidar partisinin diğer temsilcilerinden İsmail Kahraman'ın bu söylemlerini olumsuzlayıcı en ufak bir tepki yok. Adeta tek elden hazırlanmış bir basın açıklaması metni okunurcasına   '' laikliğin tanımı yok, anayasamızda daha özgürlükçü bir laiklik anlayışına yer vereceğiz,, türünden bir karşı söylemde bulunarak, durumu kontrol altına alma refleksini ortaya koydular.

               Türküye Cumhuriyeti Devleti Laik, Sosyal bir hukuk devletidir. Demokratik hoşgörü kültürünün öngördüğü çerçevede her türlü fikir özgürlüğü vardır ve fikirlerin özgür bir biçimde ifade edilmesi kadar da doğal bir şey de olamaz. Ancak, Cumhuriyetin kuruluşunun temel ilkelerinden herhangi biri üzerinde operasyon yapar ve bu ilkeleri siyasi çıkarlarınıza veya bağlı olduğunuz ideolojilerinize alet eder, toplumda yerleşmiş olan yaşam tarzını eleştirel anlamda sorgulamaya çalışırsanız, karşı refleks gelişir ki, bu çok tehlikelidir. Laik ve Atatürkçü görüş vasfını taşıyan Cumhuriyet temsilcileri buna asla ve asla müsaade etmez, Laik ve Demokratik Cumhuriyet gibi kavramları tartışma konusu dahi yapmaz, yaptırmaz.

          Devlet yapısının din, felsefe, kamu eğitimi ve politika konularında tarafsız olmasıyla anlam kazanan Laiklik kavramı neden birilerini bu kadar rahatsız ediyor? Tatbik edilen Parlamenter ve çok partili sistem Cumhuriyet Türkiye'si için en demokratik sistemken, neden tek adam olma özlemiyle yanıp tutuşarak Totaliter ve tekçi zihniyetin egemen olduğu bir sistemin peşine takılırlar, anlamak gerçekten çok zor.



Bu yazı 2906 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR

Ardahan'da ki Seçim Sonuçlarını Nasıl Değerlendiriyorsunuz?


YUKARI