Reklam
Bugun...
Yazıyor, Yazıyor Diyemedikçe....


Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var
fakiryilmaz323@hotmail.com
 
 

Son Valiler kararnamesi ardından başta ve çoğunlukta yerel gazeteler olmak üzere bir çoklarının 'Kral Öldü, Yaşasın yeni Kral' manşetleri attıklarını, kiminin ise gelene 'paşam', gidene 'poşam' dediği bir sürecin yaşandığını görmekteyiz..

Havuz, yandaş, hatta Kral'dan daha çok Kralcı denilerek yalakalıkla suçlanan ulusal basın ve medyanın yanında Mahalli Basın, Yerel Medyanın da içinde olduğu basın ve medyanın son yıllardaki olağanüstü değişimine baktığımızda 'yazıyor, yazıyor' diye haykıran gazetelerin yaşanan bu duruma karşı direncini de görmekteyiz..
Ulusal'da aynı manşetlerle çıkan, vatan-millet-sakarya edebiyatı ile mehter marşı çalan onca besleme basın ve medyanın etkisinde kalıp, kendilerini ona benzetmeye çalışan mahalli basının şu son günlerdeki manşetlerine bakınca suçun büyüğünün basın ve medyadan korkan, onları ayakta tutan gazetecileri çeşitli suçlamalarla sabahları kapılarını çalıp, alan, tutuklatan iktidarın bile güldüğünü ve hatta benim gibi kızdığını da görmüyor değilim..
Çünkü iktidara yakın, ihale alan iş adamlarının oluşturduğu havuzda haber ve manşet hazırlayan ulusal medya ve basının hediye olarak kamu kurumları olan kuruluşlarda aldığı reklamların kaymağı ile onca  borazanlığına karşın oluşturamadıkları kamuoyunda yine de oy kaybına uğrayan iktidarın bürokratlarına yaranma yarışı içinde bir Mahalli Basın ya da diğer adıyla Yerel Basın görmekteyiz..
Bunun da nedenine baktığımızda vatandaşın, millettin, halkın yani diğer adıyla okurun 'günlük bir gazete' almaktan yoksun oluşu dolayısıyla yazdıklarını, çektikleri görüntüleri izletip, reyting alamadıkları için iktidarın ve onun bürokratlarının elinde olan resmi ilanlara mahkum olan ulusal ve mahalli basın görmekteyiz..


Kendisini devlet yerine koyan bir iktidarın valilerinin elinde olan resmi ilanlar dolayısıyla 'Yazıyor, yazıyor' diyemeyen, yazdıkları ve görüntüledikleri ciddiye alınmayan bunların tam karşısında bu işi yani gazeteciliği hakkıyla yapanların direnci ve bu dirence verilen desteğin oluşturduğu havanın estirdiği rüzgarla bugün oylarının %30'lara kadar düştüğü ileri sürülen bir hükumetin bir an önce durum değerlendirmesine gidip başta Dünya ve Avrupa Kriterleri olmak üzere Anayasanında 4. kuvvet diyerek yanında olmaya çalıştığı gerçek gazetecilerin ellerinden alınmak istenen özgürlüklerin işe yaramadığını da algılamalıdırlar..
Ahmet Altan'ların, Nazlı Ilıcak'ların ve isimlerini saymaya kalkarsam köşeme ayrılan yerin ve sayfaların yetmeyeceği kadar gazetecinin tutuklanıp, hapse atıldığı bu ülkede 'Yazıyor, yazıyor' sesi duyulmadıkça özgür basından, demokrasiden, insan haklarından ve en önemlisi halkın haber alma özgürlüğünden bahsedilemez..
Hem de Ergenkon denen operasyonlar ardından iktidarın tutumundan değil meslektaşlarının yüzünden hapsedildiğini ileri sürüp şu an tutuklu bulunan gazetecileri konuşmaktansa iktidar sözcülüğüne ve akil adamlığa soyunan Nedim Şener'lerin, mehter marşı çalan Tan'ların, kendisini iktidarın ortağı, akil adam yerine koyup, 'parti kapatılsın' diyen Perinçeklerin ve resmi ilanlar yetmez, aldıkları cezalar affedilir beklentisi içine girip, kıvırtan oncalarının attığı, 'Kral Öldü, Yaşasın yeni Kral' manşetlerine rağmen..



Bu yazı 1281 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER

ücretsiz iş ilanları

VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR

Ardahan'da ki Seçim Sonuçlarını Nasıl Değerlendiriyorsunuz?


YUKARI