Reklam
Bugun...
ÜSKÜDAR'I GEÇMEK..


Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var
fakiryilmaz323@hotmail.com
 
 

Hatırladığım kadarı ile 'rejim değişti' feryatlarinin koparıldığı başkanlık sisteminin oylamaya sunulduğu ve adına Anayasa Refarandumu' denilen anayasanın değişime uğraması seçiminin akabinde balkon konuşmasına çıkan Başkan Erdoğan'ın başkanlığına yakışmayan bir ağızla dediği 'feto ayakları yatak odalarına girdi' şeklinde ki potu kırdığı konuşmaya benzer bir konuşma yaparken, Atı alan Üsküdar'ı Geçti' demişti..
O çok övünülen köprülerin, tünellerin olmadığı bir zamanda Kanal İstanbul denilen adıyla kardeşi olacak diye baktığımız boğaza komşu Üskudar'ı At ile nasıl geçildiğini de düşündüren 'Atı alan Üsküdar'ı Geçti' hikayesine okuduğumuzda, bunun hikâyeden ziyade alavre~dalavere ile işler yapıp, engeller aştıklarını sananların gerçek yüzünü anlatan bir söz olduğunu da anlamamakda elde değil..
Çünkü bu sözü okuyup, dinlerken başta hemşehrilerini kullananlar olmak üzere siyaseten ve ekonomik olarak bir yere gelip daha sonra arkasına bakmayıp, 'ben kurtardım, altta kalanların canı çıksın' edası ile bir bakışa da şahit olmuyor değiliz..
Bunun en bariz örneği de son yerel seçimlerde seçilir seçilmez kendilerini ulaşılmaz sanan ve 'ben bilirim' diyerek burunlarından kıl aldırmayan tiplerdir..
Çünkü onlar Üskudar'ı geçtiklerini sanıyorlar çevrelerini saran leş kargalarının verdiği akıllarla boğulduklarını anlamazlarken..
Kendilerini kurtardıklarını sananların her zaman acıyan kuyruklarının başkalarının elinde olduğunu da unutup, bir zamanlar ayaklarını bastıkları omuzlardan kısa süre içinde düşüp, ortadan kayıp olduklarını da bilen biri olarak dün manşetlerde, orada, burada, kaz geceleri gibi sözde etkinliklerde zorra ki girdikleri fotoğraf karelerinde olanların pozlar verip, iş yaptıklarını sananların bugün tarihin çöplüğünde kırılmış çerçevelere asılmaya çalıştıklarına da şahit olmuyor değiliz..
Örnek mi? 
Dün kendilerini bulunmaz Hint Kumaşı sananların bugün nasıl paçavra, rezil olup, sağa sola savruldukları ve tutunacak dal aradıklarıda bir gerçektir..
'Kim bunlar?' diye baktığımızda ise o kadar varlar ki; Îsimlerini saymaya kalkarsak kızılca kıyamet kopar..
Ama siz bu yazımı okuyanlar şöyle kendi etrafına bir baktıklarında bunların kimler olduğunu, o listede ki birininde kendisinin olduğunuda görecektir..
Ve ne Üsküdar'ın ne de topal da olsa o bir zamanlar yelesinde tutundukları Atın ortada kalmadığını 'Geçti borun pazarı' denildiğini duyup, tarihi hatalarını anlarlarken..
**İstanbul'u Yeniden Tanımak...
Büyük Şehir Belediye Başkanının, hükümetin tek rakibiymiş gibi gündemin de olan, ülkenin en büyük kenti, metropolü İstanbul’u sadece mevcut başkanıyla konuşan ve “İstanbul’u tanıyorum” iddiasında bulunanlar dahil, çoğumuzun bu şehri doğru dürüst tanımadığını anlamak, algılamak için İstanbul’u bir daha, bir kez daha gezmek, dolaşmak yeter mi bilinmez...
Çünkü İstanbul’u tanıyorum iddiasında  bulunanların her gün değişime uğrayan bir kentin, arka kısımlarını, yaşananları ve yapılanları görmediklerine, bilmediklerine bir kez daha şahit oluruz...
Erzincan’da geçirmiş olduğum trafik kazası sonucu muhattap olduğum ve ara muayenelere gittiğim kemik uzmanlarının bulunduğu, balta limanına giderken, dil ovasının anlamadığı gibi o bölgedekilerinde farkında olmadığını gördüğüm 2. Boğaz Köprü’sünün, süslü boğazını izlerken kendimi kurumaya yüz tutmuş, çokta değeri anlaşılmayan küçük çekmece gölünde buluyorum. Çoğumuzun tanıdığına inanmadığım bu şehri, dolduranların, bu şehrin yöneticileri gibi, kente ihanet ettiklerine şahit oluyorum. 
Buna neden ise başta gelişi güzel yapılaşma olmak üzere bir çok konuda bu tanımadığımız kente gerekli önemi vermediğimiz gibi 20 yıldan fazladır İl Kültür ve Turizm Müdürü’nün olmadığı Ardahan gibi tanıtamadığımızda bir gerçektir.
Çünkü gerçekten bu kent, yaşanamayacak denilen bir şehir olmasına rağmen çok güzel bir kent olduğu gezildikçe daha iyi görülüyor. 
Kentsel dönüşüm adı altında yürütülen çalışmalarla yenilenen bu şehrin gerçek anlamda kendisini yenilemesi ve tanıtılması için hükümet ve belediye başkanları başta olmak üzere herkesin büyük bir kampanya başlatarak önce kendilerini sonra dünyayı bu kentte, bir kez daha dolaştırmalıdırlar diye düşünürken, Ardahan gibi bu kentinde Kültür ve Turizm Müdürünün ne iş yaptığını merak etmiyor değilim..
Çünkü o da Turizm Bakanlığı gibi ortada yok..


Bu yazı 1268 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER

ücretsiz iş ilanları

VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR

Ardahan'da ki Seçim Sonuçlarını Nasıl Değerlendiriyorsunuz?


YUKARI