Reklam
Bugun...
Onun bir gözünü çıkar, benimde ikisini!


Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var
fakiryilmaz323@hotmail.com
 
 

3 Yıl önce ele aldığım ama güncelliğini kaybetmediği için, bir iki ekleme daha yaparak, yeniden yayınladığım bu “tekrar” gibi yazımı okumadan önce namussuzluk ve alçaklık yapanlara ve bunu kendilerine meslek edinenlere sesleneceğim.
Çünkü dün bana yaptıklarını, bugün yeni yönetime de yapmaya çalışan birkaç alçağın yaptıklarını, yapılanları benimle paylaşıp, aslında kendi alçaklıklarını saklamaya çalışırlarken, hepimiz için değerli olan ve kimsenin babasının olmayan stk'nın ulusalcı bazı faşist beyinli siyasinin etkisinde kalıp, “içinde helva var” misali görevi alan yeni yönetimi de yormaya başladıklarını üzülerek görmekteyim.
Ve diyorum ki; size de hitap eden aşağıdaki yazıyı bir kez daha okuyun ve az olsun yaptıklarınızdan utanın.
Ve belki benimde size benzediğimi düşünmeyin ve benden bu alçaklıklarınıza, “Eden kendine ederr” diyerek dün bana yaptığınız namussuzluklarınıza destek beklemeyin…
Evet; “Çiğ süt emmiş kardeşim” denilerek geçiştirilen onca olayı yaşadığımız hayat denen yolda en çok da, “yeter ki onun bir gözü olmasın da istersen benim iki gözüm olmasın” diyenlerden çok çekenimiz var bu dünyada…
35 yıla yaklaşan gazetecilik hayatımda verdiğim mücadelenin bir diğer önemli örneğini de ülkenin en büyük metropolü olan İstanbul’daki Ardahan Dernekler Federasyonunda 6 yıldan fazla bir süreçte verdiğim mücadelenin vicdan rahatlığı içinde olan biri olarak Ardahan olan iki gözümün, birinin olmaması için iki gözünü feda eden namussuzlarla çok uğraştım.
Gazetecilik mesleğim esnasında ilk ofset makineyi Ardahan’a getiren, ilk günlük gazeteyi çıkaran, ilk renkli gazeteyi çıkaran ve onca kişiye bugün hala ekmek yediği gazeteciliği öğretirken, o gün yaşadıklarımın aynısını stk başkanlığında da yaşadım.
Resmi ilan almamam için başıma getirmediklerini bırakmayanlar, dilimden, görüşümden dolayı beni jurnalleyen aynı namussuzların daha çoğunun metropolde olduğunu gördüğüm ARDAFED Başkanlığım sırasında, bana kalmadı ise de onlara da birçok alanda diz çöktürüp, taviz vermediğime tüm Ardahan şahit oldu.
Gazetecilikte tüm engellere karşın her ilçede gazete çıkarmayı başardım, yerelde olduğu gibi, ulusalda birçok önemli habere imza atıp, Başbakanlık Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü Jüri Özel Ödülünü, Metin Göktepe Gazetecilik ödülü gibi birçok önemli ödüller alırken, aynı namussuzların beni kesmek, engellemek için bir gözümün kör olması için iki gözlerini feda etmeye çalışıp, alçakça iftira ve “çamur at izi kalsın” yollarını hep denediler.
Haksızlık, alçaklık, hukuksuzluk, adaletsizlik neredeyse ona karşı koyduğum, koymaya devam etiğim 34 yıllık gazetecilik hayatım boyunca hiçbir siyasi partiye resmi üye olmama karşın hepsinin doğrusunu savundum. Yanlışını görünce de “benim görüşüm” demeden acımasızca hepsini eleştirip, yol gösterdim.
Barıştan, kardeşlikten yana olmamı götürüp, terörize etseler de, ben düşüncelerimden taviz vermedim, alçaklıklara karşı dik durdum, haksızlıkları deşifre edip, kamuoyunun gözleri önüne serdim.
Başörtüsünün yanında olurken onun siyasi amblem olarak kullanılmasına karşı koydum, bugün bir partinin genel başkanı ve cumhurbaşkanı olan Erdoğan dâhil kimsenin bir şiir, bir yazı, bir şarkı yazdığı için tutuklanmamasını savunurken, onların iktidar olduğunda unuttukları demokrasiyi, insan haklarını, eşitliği hep savundum, savunmaya da devam ettim.
Vali, kaymakam demeden işini yapmayan, görevini savsaklayan, aldığı maaşı hak edemeyen onca beceriksizle savaştım, resmi ve hakkım olan ilanların kesilmesi, onca tazminat dahil, ağır bedeller ödesem bile çoğunu Ardahan’dan yolcu ettim.


Darbelere karşı çıkan ilkler arasında yer aldım, dikta yönetimlere hep direndim.
Ve bunu 4 yıl önce aktif şekilde yer aldığım sivil toplum örgütlerimizin üst tabakası olan Ardahan Dernekler Federasyonunda da yaptım.
Göreve ilk geldiğimde yerel gazetelerin üzerinde kahve ve köhne dernek köşelerinde verilen kahvaltılara, yapılan toplantılara karşı çıkıp, Ardahan'lıları lüks otellerle tanıştırıp, onların öz güvenlerini hatırlatmaya çalıştım.
Yetmedi, gidilemez denilen yerlere dernekçiliği taşıdım, çok önemli ziyaretler gerçekleştirip, Ardahan’ı Ardahan'lıları hiçbir siyasi ayrım yapmadan ülkenin yöneticilerine ve dinamiklerine anlatmaya çalıştım.
13 Dernekle kurulan federasyonu bugün 64 üyeli federasyon haline getirdim. Yeni derneklerin, federasyonların kurulmasını teşvik ederek, Ardahan’ın tüm İstanbul’da olmasını sağlamaya çalıştım.
Ülkenin kuzey sınırındaki 3 gümrük kapısına sahip olmasına karşın hala Kars’ın KAI’nin, KAISİAD’ların gölgesinde kalması için çaba gösterilen Ardahan’dan göçün devam ettiğini, yoksulluğun diz boyu olduğunu ve değerlerinin varlığını anlatmak için o kenti, “tanıtım günleri” adı ile düzenlediğimiz dev organizasyonlarla adını İstanbul’un her yerine yazdırdım. Yetinmedim İstanbul’un sıcağında bu büyük kentte bal festivali düzenledim, futbol turnuvaları yaptım.
Bunları ve sayamadığım onca önemli ve etkili işi birkaç samimi, bana inanan, beni anlayan gönüllü arkadaşın, iş adamının bana omuz vermesiyle yaptım.
Ve ARDAFED’i de marka yapmak için çok ama çok uğraşırken, gidip kentin lige katılamaz halde olan ve bugün başkan bulmayan kulübünü, Serhat Ardahan Spor’un yükünü alıp, 3 ay içinde bir kaşe ile aldığımız takımı derleyip, toplayıp, sahaya, lige kattım.
Bu alçakların arasında olan bazı Hoçvan'lıların yaptıklarımızı görmek istemeyip, “Gure Fezo bu ye başkan” kıskançlığı ile “O yapıyorsa bizde yaparız” diyerek sözde sahiplendikleri Hoçvanspor'u bugün lige katamadılar, Hoç-Fed'e üye olan başka federasyona üye olamaz diyenlerin hemen hepsi çöp olup gitti ama hala adam diye piyasada gezerler…
Ve koltuk sevdası, reklam demeden “buyurun, gelin sıra sizde” diyerek bir kaşe ile aldığımız hazır takımı, anlımın akıyla görevi teslim ettim.
Ama bu ve onca saydığım, sayamadıklarımı yaparken nice “Onun gözünü çıkar, benimde ikisini!” diyenlerle olağanüstü bir mücadele verdim.
Teslim olmadım, canımdan, ekonomimden, zamanımdan çok değerli şeyler kaybetsemde, saçlarım olmasa da sakallarım beyazlansa da birilerini tarihin tozlu sayfalarına gömdüm…. Ve ben hala burada, sahadayım...
Bir diğerlerinin geri çekilmesini sağlarken, hala direnenler ise ellerinde bulundurdukları ekonomik ve siyasi güçle hala fırsat arayıp, Ardahan dediğimiz yolumuzdan beni geri çevirmek için fırsat kollamaya, imkânları kesmeye  çalıştılar ve hala çalışıyorlar. 
Yalnızlaştırmaya çalışıp, onca derneğin bulunduğu İstanbul’da “Güçlü Bir Ardahan Lobisi”!çabamızı anlamadılar, anlamak istemediler.
Direncimi kırıp, şevkimi alıp, enerjimi tüketerek, aslında onların da içinde bulunduğu yolu açmak istememi engellediler.
Çünkü dertleri üzüm yemek değil, bağcıyı, develeri ürkütmekti.
Ve Hep, “Onun bir gözünü çıkar, benimde ikisini!” diyerek Ardahan'lıların nasıl birbirlerini yediklerini ortaya koyma çabası içinde olup, bunu başarmaya çalıştılar.
Ama başaramadılar..
Ve ben vicdanen rahat olduğum önemli işler yaptığıma inanarak, Ardahan sevdasıyla, aşkıyla bir tarih yazdığıma inandığım 51 yıllık hayatımın geriye kalanı varsa onu da Ardahan ve Ardahan'lılar için harcamaya karar kılarak, bu görevi de laikiyle yeni bir ekibe teslim etmek, onlarla çalışmak için karar alıp, “Hodri meydan” diyerek ARDAFED’in erken kongreye gitmesi için çağrı da bulundum.
Şimdi gelin onca uğraşa karşın bir türlü çıkaramadığınız gözüme gözüm deyil de ya bayrağı alın, ya da namussuzluk yapmayın. Çeper diplerinde konuşmayarak, fesatlığı bırakın, sonsuzluğa kadar susun dedim ve ulusal faşistlerin aldık diyerek davul-zurna çalarlarken aslında benim kendi isteğimle bıraktığım stk'yı bir iki kişinin cebine koydular.
Ama şunu bilin ve unutmayın ki; O sizin ne namussuzluklar yaptığını gören gözlerimin ikisini değil, birini bir türlü çıkaramadığınız gibi o gözler hem o stk ve diğerlerinin hem de sizin üzerinizde olacak...



Bu yazı 1168 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR

YouTube ArdahanTV Kanalımızı İzliyor musunuz?


YUKARI