Reklam
Bugun...
ÖĞRENCİ..


Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var
fakiryilmaz323@hotmail.com
 
 

Değerleri, çekip, gittiklerinden ya da öldükten sonra anlaşılanlardan olan aydınların başını çeken Victor Hugo'nun''… Her kasabada ışık saçan bir öğretmen ve bu ışığı söndürmeye çalışan bir papaz vardır…'' sözlerinin anlamını hatırlatan anların yaşandığı bir sürecin içinde kimin öğretmen, kiminin ise papaz olduğu da bir türlü anlaşılmayan  dünyada bir yılı daha geride bırakmaya hazırlanırken bende yılın son yazılarından birini daha ele almaya çalışıyordum gecenin geç saatlerinde..

Ve yeni bir Cumartesi yazısına hazırlanmadan önce, 'Yıl bitti, okulla doğru dürüst tanışmayan, okudukları okullara gidemeyen küçük öğrencilere ve tüm çocuklara tahtadan yapılmış kızakları hediye edelim' özünde bir haber yaptıktan sonra öğretmenliğin illaki maaş almak, resmi, kamu görevlisi olmak değil her alanda olduğunu düşünüyor ve 'acaba ben de bir öğretmen miyim?' diye düşünüyordum..
Çünkü, gerek kan davalı bir süreçte köyden gittiğim okulda saçlarımı okşayarak beni patlayan kurşunlardan kaçıran Trakyalı kadın öğretmenimi de bana hatırlatan o günden bu yana öğrene öğrene bitmeye doğru yol aldığım hayat denen bu yolda öğrendiklerimi, bir öğretmen olarak olmazsa da 35 yıla yaklaşan gazetecilik mesleğimin güdüsüyle bizlere hayatı anlatan öğretmenler gibi bıkmadan, usanmadan yazarak, söyleyerek bir şeyler öğretmeye çalıştığımı düşündüm gece yarısı telefonuma gelen bir mesajla..
Ki o mesaj kendi dünyamda olduğum bir esnada beni alıp, bir öğretmen edasıyla bugüne kadar gerek yazılarımla, gerek tv programlarımla, radyo yayıncılığımla yada bir sözlü, sanal ortam aracılığı ile mesajlarla ders vermeye çalıştığım birinin ne öğretmen olan babasından, ne dışarıdan aldığı diplomasına kadar kendisini götüren ilk, orta, lise öğretmenlerinden, ne de benim gibi çaylak ama hayatı bizzat yaşayan bir öğretmenden hiç ama hiç ders almadığını düşünüyordum..


Çünkü o mesajı atana 'çok ama çok yakından, gönlümün, kalbimin en sıcaklığı ile dersler verirken hayatın insanları bunaltanlarla değil, onlara can, ruh ve yol gösterenlerle daha iyi yaşanacağını' sıkça anlatmaya çalıştığımı ve yeri geldiğinde arkadaş, dost, kardeş, bölüşen, paylaşan hatta daha ilerisi bir insanlıkla yaklaştığımı ama onun insanlığı bir kenara bırakıp, nedense kin, nefret içinde bir anlayış taşıdığını bana hissettiren hal ve hareketleri ile gerçek insanlığı çok kısa sürede unuttuğunu da anlıyordum.
Evet, derse giren, heyecanla atan kalbiyle 'sevgili öğrencim' diye başlayan bir öğretmen edası ve sıcaklığı ile ele aldığım yeni bir yazıma başlık olan bugünkü 'öğrenci' kelimesini bana hediye eden bol yüzük sever parmakları ile, direksiyonu sallarken kendisi kadar hoş müzikler dinleyen yeni öğrencimden dersler alırken, kendisinin istediği dersleri bu mesajı atana ve bir çok kişiye de vermeye çalıştığımı bana hatırlatan o mesaja bakınca kin ve nefretiyle kendisine ne kadar  zarar verdiğini de üzülerek düşünmüyor değildim.
Çünkü onun bir öğrenci değil, öğrendiklerinin güzellikler olmadığını aldığı derslerin bir çoğunun insanın enerjisini alan, kendisine verdiği zararın başkalarına da verilmesinden zevk alan bir işkenceci kindar, nefret kusan ve gün geçtikçe çukurdan daha aşağı bir mahluk olduğunu ortaya koymaktaydı.
Evet, yine de yeni öğrencilerim olacak deyip, bir çok şeyi bu öğrettiklerimi bir anda silip, atan ve yaşananların hatırı içinde olsa insan olmayı düşünmeyen bu mesajın sahibinin kim olduğunu sorduğunuzu düşünürken bu kez gece yarısı whatsapa gelen bir mesajla gülümsüyorum.
Çünkü inançsızlık içindeyken inancı da anlattığımın normal mesajıma attığı karamsar, kötümser, kin ve nefret dolu mesajı adeta hissetmiş gibi bir anlam taşıması da ilginç, bir o kadar da yazarak anlatmaya çalıştıklarımı yazımı anlatıyordu ve sanki yazı, daha açık, net ve hatta adını, yaşadıklarını anlatanları yazı ve polisimizin hakkını anlatan ve 'Polis 3600 İstiyooooor' mesajıyla biten 'Duyduk, duymadık demeyin' başlığıyla yaşananları alenen anlatan, özel hayatın gizliliğini, merak edilen bir şey kalmasın diyor gibiydi..
'Yok canım o kadar da değil' diyen bir iç güdüyle bitirmeye çalıştığım yeni bir Cumartesi yazımı yeniden gözden geçirip, yorumunu ve anlattıklarını yeni bir öğrencimin anlamasına, siz sevgili okurlarıma birine bırakırken mutluluğun tüm dünya benim olsun demekle değil, 'İçinde ben varım o çok güzel' satırlı, bir mesajla da olabileceğini de ders alıp, derslerin verildiği sınıflardayken çalan zili çalmasam da 'uykum geldi' deyip kapanan gözlerimi dinliyorum.
Ve; Nice güzel, sağlıklı, enerji dolu öğrencilerle, öğrendiklerinizle olmanıza dua edip, yeni bir öğrenciye, öğrenmek isteyenlere, sağlık, mutluluk veren güzel dostluklarla, mum söndüren değil, ışık saçan arkadaşlıklarla karşılaşmanızı ve de 'daha ötesine' diyerek bugünkü 'Cumartesi yazımı' bitiriyorum.



Bu yazı 1220 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR

YouTube ArdahanTV Kanalımızı İzliyor musunuz?


YUKARI