Reklam
Bugun...
Kırmızı Işıkla Hayat!


Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var
fakiryilmaz323@hotmail.com
 
 

Orospu Kırmızı kitabına konu olan olayların etkisinde kalıp, kendimi de o olayların içinde bulan bir okur olarak, her cumartesi yazıya döktüğüm iç dünyamı anlatmadan önce, dış dünyaya bağlanıp, kendimi meşgul etmek istesem de, içimde ki kırmızı ışığın bir türlü yeşile dönmediğini fark edip, arkamda durup ikide bir kornaya basan arabanın gerdiği sinirlerimin esiri oluyorum…
Halbuki onun gözlerininde gördüğü kırmızı ışığın birazdan sarıya sonrada yeşile döneceğini ama “sabrın sonu selamettir” sözünü hatırlamadığı gibi, sol yanımda bulunan kalp gibi k harfiyle başlayan ve “geçersen cezayi yersin” diyen kamerayı da görmez kornaya basma sabırsızlığıyla…
Sağ ayağımın, üzerinde durduğu fren pedalını bırakıp, gaz pedalına basma arzusunu tetikleyen acı ve kulak delen kornanın, kırmızı ışığın nasılsa sönüp yeşile döneceğini ve gitmek istediği yere illaki gideceğini hesaplayamaz..
“Ya sabır” söylemini algılayamazken…
Ateşinde kırmızılaştığını ve yaktığını bilmiyormuşçasına gülün ve gece elbisesinin kırmızılığından hoşlanırken “tehlikeli alan, girilemez yer, dikkat” diye adlandırılan kırmızının iki kişi veya ülkeler arasında bile çizgiye döndüğünü, çok sevdiğimiz kırmızı bayrağın bile dalgalanıp durduğunu, kırmızı noktayı koymadan önce virgülünde olduğunu düşünemeyiz…
Kırmızı ışığın az sonra Sarı'ya, daha sonrada yeşile döneceğini ve gidilen yolun er geç bitip, bir yerde buluşacağını düşünemediğimiz gibi…
Yakıcı sıcakların yaşandığı bir anda karşısına çıkan ve sizi serinleteceğini iddia edip, elinde tuttuğu bıçağıyla “Kan kırmızısı Karpuz ister misin?” diyen seyyar satıcının bile iç dünyanızı anlıyormuşçasına size baktığını gördüğünde, bir an o bıçağı alıp, vurmayı düşündüğün yerinde kırmızılaşıp son noktayı koyacağını hiç hesaplayamayız…
Çünkü hayatınız boyunca yaşanan bazı anlar frene basmamıza neden olurken, depodaki benzin ya da gazın enerjimiz gibi tükenmediğini gören gözlerin, beynimize yolladığı sinyalle, duygularla dolu kalbin aldığı emir üzerine gaza basma arzusuyla, aldığımız yol boyunca önümüze çıkacak olan kırmızı ışıklar, fren ve gaz gibi, “Gidiyorum gündüz gece” diyen Aşık Veysel’in söz ve ağıtlarıdır aslında kırmızı ışıklarla dolu hayatımız…


Bu yazı 1260 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR

YouTube ArdahanTV Kanalımızı İzliyor musunuz?


YUKARI