Reklam
Bugun...
Kim Dost, Kim Düşman?..


Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var
fakiryilmaz323@hotmail.com
 
 

ABD'nin ağır ama planlı adımlarla,  Ortadoğu'da oynadığı satrançta yeni hamleler yaptığı ama bizimkilerin 'Ha işte dediğimize geldi' diyerek sevindiği, 'Güvenli Bölge' tartışmalarının sürdüğü şu günlerde ülkemiz siyasilerinin büyük bölümü tatilde, keyifte..
Başta her konuşmasında, 'Çalışın, şu bizden değil, bana oy vermedi, verdirmedi diyerek hizmetine mecbur olduklarınıza ayrımcılık yapmayın' diyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere önümüzde ki günlerde yaşanacakları görenlerin uyarılarının da göz ardı edildiği bir zamanda, ben bana düşeni en iyi şekilde yapma gayreti içinde bayram sonu yeniden çalışmalarıma start vermek için geldiğim İstanbul'da ard arda iki toplantıyı gerçekleştirmenin heyecanı ile 24 Ağustos'da ki, İş insanlarıyla bir araya gelme gibi planlarıma ve yeni çalışmalara endekslenme gayreti ile bayram tatili keyfi ve tembelliğini üzerimden atmaya çalışıyorum..
Ve yeniden geldiğim ve kolları sıvadığım İstanbul'da bizzat yaşadığım 17 Ağustos Marmara Depreminin 20. yıl dönümünde gerçekleştirdiğimiz, Ardahanlı kadınlar toplantısı ardından WhatsAppıma gelen bir mesajla şaşırırken, bir çoğumuzun dost bildiklerinin asıl düşman, düşman bildiklerinin dost olmazsa da ya yaptıklarını ya seni ve yaptıklarını görmezden gelir, ya da sessiz kalıp, zamanı geldiğinde müdahale eder ve en azından moralini bozmaz olduğunu anlıyordum.
Ama dost bildiklerinin senin yaptıklarını ya çekememezlikten, yada geberdiğinden küçük beyinciklerinin altında sakladıkları pis düşünceleri ile asıl düşman olduklarını ortaya koymaları da bir gerçek.
Çünkü yakınları başta olmak üzere çevresindekilerinin iyi tanıdığı bu tipler sizin dost bildiklerinizin ve cevabını aradığınız, 'asıl düşman kim?' sorusuna cevap oluyorlar..
Evet, 17 Ağustos Marmara Depreminin 20. yıl dönümünde yağan yağmur, esen fırtına, tıkanan trafiğe rağmen aynı gün düzenlediğimiz toplantıda yaşanan güzellikleri tahlil edip, toplantımızın paylaşımlarını yaptıktan sonra eve doğru yol alırken WhatsApp'ı ma gelen uyarı arından gördüğüm mesajla şaşırırken önce gülümsedim, sonra uzun uzun düşündükten sonra o olumsuz mesaja kırıcı olmasın diye nazik(!) bir düşünce ile cevap versem de dostun ve düşmanın kim olduğunu da yol boyunca terazime koyup, ağırlıklarını  da eve gelene kadar ölçmeye çalıştım.
Bulunduğunuz yer ve mevkiyi içine sindiremeyip ama bir şey de yapmayıp, bu tür alçakça mesajlarla moral bozma yoluyla şevkini kırmaya çalışanların dost olmadığını da ve asıl düşmanın içeride olduğunu anlatmaya çalışan, 'Ağacın kurdu içindedir' sözünü hatırlatan bu mesajın ne olduğunu merak edenlerin merakını da gidermek isterim..
Ama o mesajı yazanın, 'amacıma ulaştım' diyerek sevinip, çok büyük iş yaptığını zan eder  diye ciddiye almıyorum.
Yazıma konu edip, ciddiye aldığım yorumlansa da benim gibi bu yazıyı okuyanların da çevresinde bulunanlara bir kez daha bakıp, 'kimin dost, kimin düşman' olduğunu yeniden anlamaları için olduğunu da belirtmekte fayda var düşüncesidir bu konuyu ve buradan da yayınlama gereği duymadığı saçma mesajı..
Çünkü bir çoğumuzun dost, akraba, adam, kadın, insan diye bildiklerimizin aslında içimizde ki değersiz ama sizi, sizin haberiniz olmadan yemeye çalışan sürüngen bir böcek, yani kurdunuz olduğunu unutmamamız gerekir şeklinde bir mesaj olduğunu bilmeniz yeter, artar bile..
 


Bu yazı 1167 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR

Ardahan'da ki Seçim Sonuçlarını Nasıl Değerlendiriyorsunuz?


YUKARI