Reklam
Bugun...
KARA TAKSİM Mİ, KANLI TAKSİM Mİ?..


Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var
fakiryilmaz323@hotmail.com
 
 

Tarihler: 1 Mayıs 1977
Kanlı 1 Mayıs veya 1 Mayıs Katliamı, 1 Mayıs 1977 günü Taksim Meydanı'nda kutlanan İşçi Bayramı'nda 34 kişinin hayatını kaybetmesi ve 136 kişinin de yaralanması ile sonuçlanan ve hala unutulmayan, her 1 Mayıs'ta yeni olayların yaşandığı ve tartışmaların hala devam ettiği yer Taksim..

Yıl: 2013.. 27 Mayıs
61. Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti'nin, İstanbul'un Beyoğlu ilçesinde bulunan ve sadece umumi hizmette kullanılmak koşulu ile tapuda İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne tahsis edilmiş olan Taksim Gezi Parkı'na İstanbul 6. İdare Mahkemesi ve 2 Nolu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu kararı olduğu hâlde Topçu Kışlası'nı Taksim Yayalaştırma Projesi çerçevesinde imar izni olmadan yeniden inşa etmesini engelleme eylemi olarak 27 Mayıs 2013 tarihinde iş makinelerinin parka girmesinin ardından başlayan ve sosyal medya aracılığıyla  kısa süre de tüm yurda yayılan ve Ali İsmail Korkmaz gibi onca insanın ölümüyle hala tartışılan olaylar zinciri..
Hem de ülkenin darbe ile ilk tanıştığı ve başbakanı, bakanları olan insanının idam edildiği kara tarih olan 27 Mayıs'ta yine Taksim..

Ve yine İstanbul Taksim..
İstanbul Beyoğlu'nda bulunan İstiklal Caddesi'nde bir patlama meydana geldi. Taksim'den girildiğinde yürüyerek yaklaşık 6 dakikalık mesafede olan bir noktada gerçekleşen patlamada hayatını kaybedenler olurken çok sayıda kişi de yaralandı. Bu yazımı yazdığım dakika verilen son resmi bilgilere göre bölgeye çok sayıda sağlık ve polis ekibi sevk edilirken patlama nedeniyle 4 kişi olay yerinde 2 kişi de hastanede olmak üzere 6 kişi yaşamını yitirdi. Patlamada 2'si ağır 81 kişi yaralandı. 
Ama bu kez sosyal medya kısıtlanmış ve ülkemizi derinden üzen son yaşanan bu kahpe gelişme 'terörü bitirdik diyen içişleri bakanı tarafından değil, valiyle bizzat görüşen cumhurbaşkanı ve yardımcısı ile bizim verdiğimiz haberler dışında tüm haberler dezenformasyondur diyen iletişim başkanlığından geliyor.
Evet, bugün Gazeteci Özlem Şeyma Yılmaz ve Siyasalı bitirmiş ama okul bittikten sonra onca üniversiteli gibi okuduğunu hayata geçirecek bir alan bulamayıp, yılmamış ve işsiz kalmayayım diye gazeteciliğe sarılırken sevmiş Şebnem Nas ile TEMPO TV'de canlı olarak sunduğumuz programı bitirip, eve dönerken gelen bir telefonla 'Taksim'de patlama olmuş, dikkat edin' uyarısını alıyor, haberin içeriğini öğrendikçe sponsorumuz Mahir Aktaş'ın desteğiyle konuk ettiğimiz güzel sesli sanatçı Azbey ile yaptığımız programımızın hoş, seda içinde bitmesinin yaşattığı sevinç kursağımızda kalıveriyor.


Ve o meydan da bulunan bir zamanlar İstanbul'un en yüksek binalarından olan ve sanırım bina, yer, arsa, alan olarak Çocuk Esirgemenin olan önündeki pala bıyıklı sima ile birçok filme konu olan The Marmara Etap aklıma geliyor.
Çünkü 27 Mayıs Darbesi ardından devam eden darbeler silsileleri arasında bulunan 12 Eylül Cuntasının Darbesi ardından 83 ineğimizi satarak geldiğimiz ve bugün patlayan kahpe bomba ile yeniden gündeme gelen İstiklal Caddesinin karşısındaki Tarlabaşı'nda bulunan bir binayı otele çevirmeye çalışırken 1 Mayıs'ı unutmayan ve odalarında sıkıldığı iddia edilen kurşunlarla birçok devrimcinin canına mal olan o otelin ihalesine girmiş rahmetli babamın o oteli ellerinden çıkarmak istemeyenlerin tuttuğu mafya bozuntuları ile kavgasını hatırlıyor ve bugünkü gibi kan revana bürünmüş haliyle kendisini ancak yanımıza attığını bir kez daha hatırlıyor daha çok üzülüyorum.
Ve... Yaşanan son kanlı olaydan kısa süre sonra ele aldığım bu yazımın adını 'Kara Taksim' mi, 'Kanlı Taksim' mi koysam diye düşünürken yaşananların resmî açıklamasını yaptıktan sonra yaşananlara rağmen önemli olan toplantıyı bu moral bozan alçak saldırıya rağmen iptal etmeyi gerek görmeyip, "TRK" özel uçak ile aynı gün saat 19.00'da 17'nci G20 Liderler Zirvesi'ne katılmak üzere Endonezya'nın Bali kentine hareket eden AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan gibi,  olaylara sabır ve sükunetle bakmak gerektiğini bende düşünüyorum.
Çünkü suçun, güzelim Taksim'in adından değil, karanlık oyunların oynadığı arka perdede olduğunu düşünüp, rahmetle andığımız insanlarının acısıyla tüm ülkenin sabır içinde 2015 ve sonrasındaki olaylara benzer acıların bizlere yaşatılmak istenebileceğine dikkat etmesi gerektiğini hatırlıyor, hatırlatıyorum...



Bu yazı 1268 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
Henüz anket oluşturulmamış.
YUKARI