Reklam
Bugun...
İstanbul'a açılacak kanal..


Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var
fakiryilmaz323@hotmail.com
 
 

Başta sürekli göç veren Doğu ve Güneydoğu olmak üzere yatırım yapmaktansa her gün göç alıp, tıkanan metropollere yeni göçlerin yaşanmasına kanal açan devlet anlayışı, AK Parti iktidarında da devam edecek gibi..

Evet, Başkan Erdoğan tarafından bizzat açıklanan ve adına '' Çılgın proje'' denilen, muhalefetinse '' gerek yok'' dediği ''Kanal İstanbul'' projesi ile İstanbul'a yeni bir göç kanalı da açılmış oldu.
Belediye başkanı iken göçü engellemek adına neredeyse ''pasaport çıkarılsın'' diyen başkanın böyle bir proje ile özelikle de doğu ve güneydoğu'da olmak üzere ülkenin diğer kentlerinde bulunanlara, '' Haydi çıkın gelin İstanbul'a, bakın size bir de kanal açtım'' diyordu.
Ülkenin bir çok yerinde kapatılan, kapanmak üzere olan, üretim durduran onca fabrika ve yatırımın yanında, ''köylüsünün banka borçları dolayısıyla haciz altında kıvranıp, arazilerinin haczedilerek icraya çıkarılması, yabancı ortaklı bankalar aracılığı ile satılan Gürcistan ve Ermenistan'a komşu Ardahan'daki TİGEM'i, Ardahan-Et'i, Doğu kapısı kapandığından bu yana göçün devam ettiği Ermenistan'a komşu olan Kars'taki Yem, Un, Süt fabrikalarını yeniden açıp, insanların doğduğu yerde doymasını sağlarım'' diye düşünmeyen zihniyetin, ''Tasınızı, tarağınızı, yorganınızı alın trafikten, gecekondudan, kapkaçtan, cinayetlerden tıkanan İstanbul'a gelin'' demesi ne kadar mantıklı acaba?..
İstanbul'da yaşayanlara yönelik değil, İstanbul'a yeni geleceklere yatırım olarak algılanabilecek olan bu ve buna benzer projelerin başta trafiği olmak üzere hiç bir sorunu çözeceğine inanmadığım gibi büyük bir doğa katliamınına da yol açacağı da şimdiden tartışılan konuların başında gelmekte..
Kanal İstanbul'un, İstanbul'a yeni bir göç kanalı açacağını anlamak zor bir şey değil..
Çünkü Batman'da çıkan petrolü burada kurulacak tesislerde işlemektense, Kocaeli'ne, İzmir'e, Kırıkkale'ye kurulan tesislere taşıyan zihniyet nasıl göçü tetiklemişse, Kanal İstanbul'da buna benzer bir zihniyetten öte bir şey değil ..
Bakın daha açıklanır, açıklanmaz bölgede ki arazi fiyatları tavan yapmış, Doğu ve Güneydoğu'ya beklenen yatırımcıların gözü bu bölgeye çevrilmiştir..
İşte bu zihniyetle köyleri boşalan, beldeleri kapanan, şehirleri ilçeye dönen bölgeden yeni göç dalgaları tetiklenmiş ve ''Haydi Kanal açıyoruz, sizde  İstanbul'a gelin" denmiştir..
Evet; Ardahan'ın Ilgar dağını delmek için bin bir engel getiren, kura projesini değiştirip, suyunu çalmak için Karadeniz'e kanal açan, Ardahan/Ardanuç yolunu 20 yıldan fazladır bitiremeyen, 80 km uzunluğundaki Ardahan-Kars yolunu bölemeyen, Sahara dağını delemeyen zihniyet yeni göç dalgalarının düğmesine basmıştır 'Kanal İstanbul' projesiyle..
**İntiharlar Araştırılmalıdır ..
İntihar vakalarının en çok yaşanan iller arasında olan ülkenin sınır kentinden yeni hayatlara sarılmak için göç devam ederken kalanların içinde kaldıkları bunalımlardan kendilerini kurtaramayıp hayatlarına son vermeye devam etmesi İstanbul'a yeni kanallar açmaya çalışaların olmak üzere kimsenin çok da umurunda olmadığını görmekteyiz..
Son olarak İstanbul Esenyurt'un Belediye Başkanının memleketi de olan Ardahan'ın Göle ilçesinde bir genç kızın hayatına son vermesi ve en son olarak da Çıldır ilçesine bağlı Semihaşakir (Terekemeçayıs) köyünde meydana gelen ve bir gencin kendisini asarak hayatına son vermesiyle son bulan intihar olayı ile Ardahan'da ard arda yaşanan intihar olaylarına bir yenisi eklenmiş oldu.
Başta Göle'de olmak üzere bölgede yaşanan bu olayların nedeninin masaya yatırılması ve tüm dinlerin reddetmesine karşın insanların niye bu yolu seçtiğine bakılması gerektiğini düşünürken, sosyal etkinliklerin yok denecek kadar az olduğu bir kentte yaşanan bu bunalımın nedenini mutlaka araştırmak gerekir.
Kapalı bir toplumda yaşama stresi içinde bunalıma giren ve intiharı seçerek hayatına son veren insanların işsizlikten mi, yoksulluktan mı, yoksa bir başka nedenle mi intihar ederek hayatlarına son verdiğinin araştırılıp, bulunması ve bunun çözümü için çare aranması gerektiğini düşünüyorum.
Çünkü küçük bir il olmasına karşın büyük sorunları olan Ardahan'da bu kadar intiharın yaşanması ciddi bir olaydır.
Ortalama  son üç ayda iki insanın kendisini astığı bir durum karşısındayız.
İnsanların bunalıma girip, kendi hayatlarına son vermesine neden olan nedenleri araştıracak olan kurumların bu önemli konuyu araştırıp, nedenlerini, sebeplerini bulması ve bu yönde ortaya konacak çalışma ile yeni intiharların engellenmesi gerekir.    
Başta yerel yöneticiler olmak üzere tüm yetkililer bu önemli konununun üzerine  eğilmeli ve nedenlerini, sebeplerini ortaya çıkarmalıdırlar. 
Başta gençlerin olmak üzere insanların neden intihar ettiğini bulup, gerekli önlemlerin alınması için atılacak olan adımla yeni intiharların engellenebileceğini düşünüyorum.
Bunun içinde gerekli kurumların hemen harekete geçmesi ve bu kadar küçük bir kentte bu kadar intiharın neden yaşandığını bulmak, araştırmak gerekmektedir.
Bu önemli konu araştırıldığı takdirde sorunun yıllardır yaşandığını ve son 10 yılda onca insanın intihar ederek hayatına son verdiği görülecektir.
 Çünkü insanların  intihar ederek yaşamına son vermesine neden olanı bulmak ve bunun önüne geçmek sosyal devletin en önemli görevlerinden biri olduğunu bilmek ve buna göre hareket etmek gerekmektedir.

Bunu da yapacak olan intihar olaylarını normal bir adli vaka olarak görüp, rutin bir şeymiş gibi bakmamak ve bunu mutlaka araştırmak gerekiyor.



Bu yazı 1313 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER

ücretsiz iş ilanları

VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR

Ardahan'da ki Seçim Sonuçlarını Nasıl Değerlendiriyorsunuz?


YUKARI