Reklam
Bugun...
22:54 | ARDAHAN'DA 30 AĞUSTOS..      22:54 | Yılmaz: ittifaklarda yer almadıklarını ve almayacaklarını söyledi.. Yılmaz: 35'i ezdi kazandı!      22:54 | GAZETECİ, GAZETECİ KIZIYLA REKTÖRÜ KONUK ETTİ..      22:54 | Çıldırlı taksiciyi ”Hızlı gitmedi” diye öldürdüler!      22:54 | YEMEK YAPMAYI BİLİYORSAN AL PARKA GEL! GÖLE OKULLARI TAŞIMALI GAZ İLE ISINACAK!..      22:54 | VALİLİĞİN TESİSİNİ SAHİPSİZLİK, BELEDİYENİN TESİSİNİ HIRSIZLAR TALAN ETTİ!, CHP'Lİ BAŞKANIN AMCA OĞLU MHP YÖNETİMİNDE.      22:54 | "KİMSE HAYATINDAN MEMNUN DEĞİL"       22:54 | ARDAHAN LİSESİ YIKILACAK, POSOF LİSESİ GÜÇLENDİRİLECEK!..       22:54 | Çiftçi sokağa çıkma yasağından muaf!..      22:54 | ÇILDIR'IN 1 KÖYÜNÜN TÜMÜ, DİĞER 1 KÖYÜNDE BİR AİLE KORONA KARANTİNASINA ALINDI!      22:54 | ONLAR ÇALDI, GÖL ÇATIRDADI!      22:54 | DEVLET BABA DA KEPENK KAPATI!..      22:54 | MİLLETTEN ZİYARET, VEKİLDEN SES YOK!      22:54 | Bağdeşenleriler Biraradaydılar..      22:54 | İstihdamda Doğu'nun Birincisi Ardahan Oldu..      22:54 | ARÜ ÖĞRETİM ÜYESİ DİGOR'DA AİLECE KAZA GEÇİRDİ..       22:54 | AİLENİZİN BİR PARÇASI İLKE OTOMOTİV      22:54 | 18 bin öğrenciye bin 300 Öğretmen.. Ama 1 Müdür Yok!      22:54 | ARDAHAN BEKLENEN YAĞMURLA ISLANDI!..      22:54 | ARDAHAN'DA ARTIYOR!, POLİS VE JANDARMA DEVREDE!.. ÖĞRENCİLEREDE AŞI!     
IŞIK KAPISI KAPANIRSA!..


Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var
fakiryilmaz323@hotmail.com
 
 

Meslektaşım olmasının yanında benden daha mektepli olan Selma Kara hocam, 'Asıl aşk yukarıda gönderdiğim yerde Fakir Bey..' diyerek ölümden dönüp, morgdan çıktığım Erzincan'da, Erzincanlı annenin çocuğu saz yapan ustanın geleneksel saz yapım hikayesini anlatan röportaj/haber linkini atıyor bana.

Bende Selma hocam yorumumu bekler diyerek acele ederek ve başlamak üzre olduğum cumartesi yazıma başlamadan hemen 'Işık kapısı..' başlıklı yazının olduğu linki tıklıyor ve okumaya başlıyorum..
Okurken daralan nefesimle, okudukça duraksayan ve de sol yanım gibi ağırlaşan parmaklarımın verdiği sızı ile 'yeni bir cumartesi yazısı yazsam mı yazmasam mı?' diyor ve kendimi frenleyip, 'bendeki bende, içimde kalsın' derken bir taraftan yazıyı okuyor diğer taraftan yeniden yazmaya başladığımı fark ediyordum.
Ve 'Işık kapısı' başlıklı yazıyı ağır, ağır,  her satırını anlamaya çalışarak okurken diğer taraftan yazının içindeki satırları çaktırmadan çalıp, pardon alıp aslında Selma Hoca'nın haber sitesi bultentv de röportaj/haber olan yazının anlatmak istediği haline çeviriyordum, hem de özlenen sevgiliyi okşarcasına hızlanan parmaklarımla klavyeyi dövercesine..
Ve devam ediyordum, Işık kapısını okudukça uzman bir çevirmen gibi evirip, çevirerek yazmaya devam ediyordum...
-Evet, onun daveti üzerine Işık Kapısı’ndan ışık hızıyla içeri girdim. Belkide; 'Aslında konuşmak, tanışmak isteyen biri sadece' diyerek birazda isteyerek davetini kabul ettim. Ve 'nasılsa biraz kalır ayrılırım' diye düşünürken..
Ve karşımda duran bana bakan sevgi dolu o güzel gözleriyle, gülümsemesiyle beni o denli etkiledi ki, bir anda frenleyemediğim bir hisle “sende kalabilir miyim?” sözleri dökülüverdi ağzımdan...


Çünkü kim ne derse desin aşk, sevgi, karşıdakinin karşılıklı gülümsemesi ardından bir anda her olayın, olgunun ta içine kadar girmeye sizi zorlar ve bir anda orada, o anda yani güzel başlayıp, kötü biten kabus mu, rüyamı bilmem ama o anlarda kendimi buluveriyorum...
İşte o an sevgi ve aşk dürtüsüyle bir an açtığınız o Işık Kapısı’nda biraz daha fazla kalma isteği artar ve o anlaşılmaz duyguyla o anki ve sonrasında yaşanacakları düşünmeden o kapının ardında olduğunu sandığınız huzurdan kopmama isteği bir anda oluşur, 'Belki de aradığım ışık bu' diyerek..
Ve daha yeni tanışmış olduğunuz, karşınızdaki güzel dudaklarını öpme adına karşıdaki bakışların çıkardığı izinle kontrol dışı uzanan elinizle güneş sarısı, ay çiçek bakışıyla bir anda yaklaşıp, fısıldadığınız öpülesi kulakların duyduğu nefesin ateş gibi iki tarafı da yaktığını anlarsınız.
Gerçi çok klasik olacak ama bir duyguda 'dikkatli ol unutma modern dünya denen şu dünya sırtlanlar dünyası' der gibi. Çünkü yaşam boyunca yaşadıklarınız dolayısıyla duygularınızın esiri olup, bir anda bilmeden,her zaman, her an karşınıza insan kılığına girmiş olan sırtlanlara da hakaret ettiğini unutma' diyor o çok güvendiğiniz 6. hisleriniz..
Buna neden olan ise yani muhtemelen insan 'hem seni seviyorum..' deyip ardından bir anda hayatına girip, Ay'dan bile görünen Çin seddi dahil yapıldığı gibi kalmayan, er, geç illa ki bir çatlak yönü bulunup sonrasında geçilemez denilenin o anda işgal edilip, talan edildikten sonra yakılıp, yıkılan kaleleri virane bırakıp, ardına bakmadan gidilen onca planlı kötülüklerin aklınıza gelmesindendir...
O yazıda anlatılmak isteneni biraz daha açmam gerekirse yani Işık Kapısı’ndan içeri girildikten sonra yaşananlar, o an huzurlu ve dışarıdaki ağaç, evdeki fincan, sazlar, hayvancıklar, uçuşan sinekler, daldaki dutlar kadar çok lezzetli ve hayalindeki cennet kadar güzel bir an..
Ve aynı zamanda o an insana huzur verirken bir anda alınan bilinmeyen, anlaşılmaz bir karar ile hepsinin bir anda yok olacağını da hesaba katmak gerekir kötü bir rüyadan uyanırmışçasına şok olmadan..
Ve yine 'Nihayet açıldı..' diye sevindiğin Işık Kapısının bir anda yüzüne, kalbine kapanıp, tüm ortamı olmasa da kalbinin içinde olduğu hayatını karartacağını da unutmamak gerekir diyerek bitirdiğim yazıma 'Fakir bey aşk varsa akıl yoktur' diye bir cevap geliyordu adeta arkasına bakmadan ve benim cumartesiyi pazara bağlayan bir gece daha uykusuz bırakan sabahın 04'ünü bulan yazımla vereceğim cevabımı beklemeden giden Selma hocadan..



Bu yazı 1144 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR

YouTube ArdahanTV Kanalımızı İzliyor musunuz?


YUKARI