Reklam
Bugun...
İMF’nin Kapısı Çalınacak mı?


Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var
fakiryilmaz323@hotmail.com
 
 

 

Bugünlerde yine sıkıntılar yaşadığımız ekonomi ile ilgili yaşadığım bir tartışmayı yazıya dökmek isterken 2016 yılında ele aldığım ama güncelliğini kayıp etmeyen üç başlıklı bir yazıma rastladım..
Ve hiç dokunmadan ama bir iki güncellemeye ile  sanki bugün yazmışım gibi yeniden yayınlamanın gerektiğini düşünerek, bugün kü köşeme de misafir ettim..
İşte o sanki bugün yazılmış 3 yıl önce ele aldığım o hala güncelliğini koruyan yazılarımdan biri daha..
Her geçen gün daha da daralan ekonomiyi düze çıkarmak için yoğun bir tempo ile mesai yapan Başkan Erdoğan ile emrindeki hükumet adeta dağa, taşa düşmüş bir dolar arıyor.. 
Gerçi daha bir kaç ay önce ve halen 1 doları olanın fetocu diye yakasından tutulup, içeri atıldığını da unutmadık ya neyse.. 
Evet, Başkan konuşmaları ile emrindekilerle birlikte bu günlerde harıl harıl 1 doları aradığı şu günlerde kimsenin dillendiremediği şu, 'İMF’nin ne iş yaptığını ve nerede olduğuna da bakmak gerekmez mi?'
Çünkü Başkan ve hükumette biliyor ki; doların bir büyük kısmını da aidatını öderken, ‘Borcunu ödedik’ diyerek hava attığımız İMF’nin verdiği akıl ve de paralar ile dünyanın bir çok ülkesinin ekonomisini ayakta tutmakta. 
Durun, durun hemen de ‘Bak bak işte hain, güçlü ülkemizi götürüp, İMF’nin kucağına atmak istiyor’ demeyin hemen.. 
Vallahi bende ne ayakkabı kutusunu dolduracak dolar, nede fetonun diye sağa sola atılan 1 dolarlar yok..
Sadece bugünlerde harıl harıl aradığımız yeşilim dolarların kimde olduğunu ve bizim ülkemizin de buraya üye olduğunu, aidat ödediğini hatırlatmak istedim.. 
Çünkü Başkan Erdoğan’ın da bu gün, yarın dün borcumuzu ödedik dediği İMF’yi nasıl dillendireceğini sizde göreceksiniz.. 
Evet, ülkenin geçtiği şu dar boğazı geçmek için sağa, sola düşmeden, artık ekonomisiyle, siyasetiyle iç içe olunan ülkelerle ilişkileri bozmadan ve en önemlisi kendilerine hayrı olmayan Şengay, mengaylarla zaman kaybetmektense üyesi olduğumuz dünyanın dolar bankası olan bir kaç milyon doları borç almak en doğrusu bence.. 
Nasılsa güçlü bir başkan ve hükümet var.. Borcumuzu yine öderiz de mi?.. 
 
**Yeni bir çıkış gerekli.. 
 
Doların alıp başını gittiği, Başkanın bu gidişatında bir darbe teşebbüsü olduğunu konuşmaya başladığı şu günlerde gezip, dolaştığım ülkenin en büyük metropolü İstanbul'da satılık fabrika, kiralık iş yeri satışında olağanüstü bir artış yaşanmakta.. Parası olanın Ardahan'ın dondurucu soğuklarından dolayı değil, şaşkınlığından ve de ne yapacağından dolayı donup kaldığı şu günlerde işsizlik de başını almış gidiyor.. 
Yani 2019 yılının ilk yarısının sermayesinin şu beş altı ayda yenildiğine dikkat çekilen ülkede durum ve vaziyetin hiç de iyi olmadığını ben değil, tek başına ülkeyi idare etmesine karşın suçlu başkasıymış gibi sağa, sola kızan Başkan Erdoğan'ın kendisi bizzat söylemekte.. 
Ve yeni bir çıkışın gerektiğini de söyleyen yine aynı Başkan Erdoğan.. 
Peki bu çıkışı ben mi yapacağım yoksa KHK'lar ile saat başı karar çıkartıp, önüne geleni içeri attıran, halkın seçilmişlerinin yerine kayyum atayan, 'dolarları bozun' diyerek esnafa fırça atan Erdoğan'mı? 
Tabi ki Başkan bu çıkışı yapmalı.. 
O çıkışın de ne olacağını dünkü yazımda bir kez daha belirtmiş, barış sürecinin yanı sıra Avrupa ile, Suriye ile, Irak ile bir an önce barış sağlanmalı derim.. 
Hatta daha ileriye giderek ısrarla üzerinde durduğum ve bu ülkenin 30-40 yıl önünü açacağına inandığım bir genel aftır bu çıkış.. Çünkü morallerin bozulup, yıkıldığı an yen çıkış yapılmalı.. 
 
**Yeni Bir Barış Süreci Doları Düşürür.. 
 
Hayatında doları olmamışla ile ayakkabı kutucuklarına dolarları dolduranların her geçen gün daha da yükselen doları aşağı çekmek için ortaya attıkları saçma sapan fikirleri görüp, okudukça memleketin geldiği son noktayı da görmekteyim.. 
Dünyayı güldüren bu saçmalıkları ortaya atanların doların neden bu kadar fırladığına bakmadan ve suçlunun kim ya da kimler olduğunu sorgulamaması da ayrı bir dert.. 
Ve düşünmezler ki; Bu ülkede 2 yıl süren bir barış sürecinde Merkez Bankasının rezervlerinin dolarlarla dolduğunu, hatta İMF’ye ödenen aidatı bile ‘borcumuzu ödedik’ diye hava attığımızı hatırlamazlar.. 
Ve son bir kaç yıldır yine dağ taşa atılan onca bombanın dolarla alındığını da sanki bilmez ve anlamak istemezler.. 
Evet, sorunu çözmek için saçma sapan çözümler üretme yoluna gidenler buradan bir de ben sesleniyorum.. 
Bırakın artık dünyayı bize güldürmeyi de lütfen artık kendinize gelin.. 
Ve çözümün iç barış kadar, dış barışta da geçerli olduğunu anlayın artık.. 
Çünkü doların ateşinin 7 Haziran’ı beğenmeyip, barış sürecini buzdolabına kaldırıp, ülkeyi 1 Kasım’da yeniden seçime götürenlerce yakıldığını ve bu ateşin eş başkanlarınında aralarında bulunduğu HDP’lilerin içeri atılmasıyla devam ettiğini niye anlayıpta saklamak istersiniz? 
Yoksa bilerek mi yapıyorsunuz da millet, ‘Baba ekonomi elden gitmesin’ deyip, başkanlığınızı mı onaylayacak sanırsınız? 
Ha unutmadan bende fikrimi söyleyeyim.. 
Yeni bir barış süreci doları olduğu gibi bu ülkenin üzerinde hesabı olanların oyununu bozar diye düşünüyorum.. Ve sadece doları ve makamları, kırmızı koltukları olanlar düşünsün derim.. 
Not:
Biz dolarsız yaşamayı, direnmeyi biliriz..


Bu yazı 1087 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER

ücretsiz iş ilanları

VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR

Ardahan'da ki Seçim Sonuçlarını Nasıl Değerlendiriyorsunuz?


YUKARI