Reklam
Bugun...
HDP'liler alınırken CHPli Belediyeler İzler..


Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var
fakiryilmaz323@hotmail.com
 
 

Cumhurbaşkanının 81.250₺, E. Cumhurbaşkanının 32.500₺, E. Başbakanların 24.328₺, E. Milletvekillerinin 15.210₺, Vaiz/imam Maaşı(9/1) 4.042₺, Öğretmen Maaşının (9/1) 3.982₺, Mevcut Asgari ücretlinin 2.020₺ aldığı ülkemdeki muhalefetin artık adlarından bile bahsedilmeyen ama Hak İş Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı ve Özçelik İş Sendikası Genel Başkanı Yunus Değirmenci'nin kendisine 1 milyon 300 bin liraya süper lüks BMV makam aracı aldığı, Maaşı da 50 bin lira civarında olduğunun ortaya çıktığı başkanlarının bol maaşlar aldığı sendikaların, hatta 'ekonomik kriz var' deyip, trafiği tıkayan yolları ve AVM'leri dolduran günlük bir gazete alıp, okumayan vatandaşın bu konuda olduğu gibi bir çok konudaki sessizliğinin devam ettiği şu günlerde ülkemde yaşanan diğer bir önemli konu da seçilmişlerin, seçilmişlere sahip çıkmamasıdır..
Sanki ABD ile savaşa girmiş gibi bir davranışla yapılan anlaşma ardından bu kez de Rusya ile yapılan görüşme sonunda alınan karar ile ateşkesin olduğu ama şehit haberlerinin gelmeye devam ettiği Suriye ve Güneydoğuda yaşananları izlemekle yetinen CHP ve diğer muhalefet partilerinin sesinin iyiden iyiye çıkmadığı şu günlerde dikkatimi çeken diğer bir konu da HDP'li seçmenden oy alıp, şu an yerel makamlarda oturan CHP'li belediye Başkanlarının sessizliğidir..
Başta, geçtiğimiz günlerde yıllarca başkanlığını yaptığı partinin İl Örgütünün parasal hesabını vermeden yapılan kongrede yerini, son genel seçimlerde aday göstermediği bir avukata teslim etmek zorunda kalan HDP'li İl Başkanının, 'Anamın akrabası' diyerek, parti tabanına ve ileri gelenlerine sormadan gizli anlaşma yapıp, aday çıkarmayarak, kazanmasına vesile olduğu şu anki CHP'li Ardahan Belediye Başkanı ve Ardahanlı olan İstanbul Bakırköy, Esenyurt, Şişli hatta akrabalarının hepsinin HDP'li olan AK Partili Kocaeli Dilovası Belediye Başkanı olmak üzere belediye başkanlarının Suriye sınırında yaşananların gölgesinde kalan HDP'li Belediye Başkanlarının önce görevden alınmaları, ardından tutuklanmaları karşısındaki sessizliği benim olduğu gibi HDP'li seçmen ve kendisine ulusalcı değil, solcuyum diyen seçmenin de dikkatini çekmekte.
Askerliğin, savaşın, çatışmanın ne olduğunu çokta anlamayan, algılamayan kadın muhabirlerle birlikte yürütülen bir enformasyon ile sanki bölgede yaşananların tarafı, muhatabı değilmiş gibi Suriyeyi ve yönetiminden haber vermeyip, İŞİD'le yapılan mücadelede bir zamanlar birlikte hareket ama bir anda terörist olarak ilan edilen YPG/PKK'yı başkaları üzerinden muhatap alındığı da saklanırken iç bölgede de diğer ilginç bir durum yaşanıyor.
Çünkü bir taraftan,'Bölgeden çekildim' diyen diğer taraftan 'bölgede zafer elde ettik' diyen ABD ve Suriye'nin koruyucusu olan Rusya üzerinden YPG/PKK'yi muhatap alan bir anlayışın zafer naraları arasında ülke içinde adına operasyon denilen gelişmelerle seçmen tarafından seçilenlerin çeşitli suçlamalar ile önce görevlerinden alınıp ardından tutuklamalarıyla sürüyor..
Ve ardından seçilmişlerin tutuklanmalarına seyirci kalarak, gerek sınır ötesinde gerekse ülke içinde üstü kapalı olsa da yaşananlara destek verdiği alenen görünen CHP'nin Belediye Başkanlarının bu yönde hiç bir şey dememeleri, onlara oy yönlendiren ve başta İBB'nin iktidar partisinden alınıp, kazanmalarına neden olan HDP'lileri olduğu gibi CHP'yi de, CHP'li Belediye Başkanlarının sol bakışlı seçmenin yanında sağ seçmeninde hedefine girmişler gibi..
Ve yapılacak olan bir seçim de bunun muhalefete değil, iktidara yarayacağını şimdiden anlamış olan bir seçmen kitlesinin oluştuğunu da görmekteyiz.
Evet, Hava alanının güvenlik bölgesi adı altında uçuşlara kapatıldığı ve uzun süredir uçakların uçmadığı görülmek istenmeyen ve 'bölünmesine karşıyız' dense de, Irak'tan sonra Suriye'nin Kuzeyinde de yeni bir alanın'Uluslararası Güvenli Bölge' adı altında açıldığı ve bu açılmanın Irak'ta ki gibi yeni bir alan mı yoksa 'BOP planının bir karesinin daha tamamlanması mı? diye tartışıla dururken ülke içinde yaşanan siyasi gelişmelerin başını HDP'li seçilmişlerin görevden alınıp, tutuklanmaları ile devam ede dursun son yerel seçimlerde tabanı ve hatta son seçimler de TRT'ye çıkarılan kardeşi üzerinden verdiği mesajlara rağmen Öcalan'ı bile dinlemeyen HDP'li yöneticilerin yönlendirmesi ile seçimleri kazanan CHP'li Belediye Başkanları neden bu konuda bir açıklama, bir söz, bir demeç yada tavırda bulunmazlar?..
Bilmem ama son yerel seçimlerde aldıkları HDP/CHP ve İYİ Parti/Saadet Partisi oyları ile seçilir, seçilmez adına Barış Süreci denen süreçten sonra yine tabana, taraftara, seçmene sorulamadan kazılan çukurlar dolayısıyla bozulan ve buzdolabının buzluğunda tutuklu olduğu ileri sürülen süreçte bir çok yerde indirilen T.C.'leri belediyelere yeniden asan CHP'li Belediye Başkanlarının umurunda olmayan konuların başında gelenin, kendileri gibi halktan, seçmenden oy alarak, yasal yollardan seçilen HDP'li Belediye Başkanlarının görevden alınmalarına, ardından tutuklanmalarına karşı içine girdikleri kuzu sessizliğidir..
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun grup toplantılarında yaptığı konuşmalarının arasına sıkıştırdığı HDP'li Belediye Başkanlarının görevden alınıp, tutuklanması konusu, CHP'li Sezgin Tanrıklu'un dediği gibi ne CHP Genel Merkezinin ne de CHP'li Belediye Başkanlarının gündeminde hiç ama hiç yok..
Ve bunu gören HDP'li seçmenin kendilerine, 'CHP'ye oy verin' diye yönlendiren HDP'ye ve oy verip seçilmelerine vesile oldukları CHP'li Belediyelere tepkisinin iktidara yaradığı da alenen görülmekte.
Ve bu görünen başta yeni bir başkanlık seçimi ve belki de her an alınacak bir karar ile her an ilan edilip, birlikte yapılacak olan genel ve yerel seçimlerde fetoyu unutup, ulusalcıların çekim alanına giren iktidar partisi AK Parti'ye yarayacağını da şimdiden görüyor gibiyiz.
Zaten hükumetin istediği de bu ve bu durum öylede olacak gibi..
Ha bu arada meslektaşım Gazeteci abim, Ali Tarakçı'nın attığı twitler yukarıda anlatmak istediğimizi ve bu ülkede yaşananları ortaya koyar gibiydi.
İşte o twitler..
**ypg ve pyd önce abd'nin kontrolünde 120 saat, şimdide 150 saat içinde rusya'nın kontrolünde çekiliyor. soçi'de harekete nokta konuldu. önce abd ile devriye atıyorduk. şimdi rusya ile. yazın bi kenara birkaç ay içersinde suriye ordusu bölgenin tamamında olacak.
 
**"kürtler kardeşimizdir" sözü vıcık vıcık bir yalanın ve nefretin gizlenmiş halidir. 72 milyon da kardeş filan değildir. bırakın kardeşliği komşuluk bile yapmayacağımız; yaşam tarzlarını, inançlarını, düşüncelerini, dillerini sevmediğimiz milyonlar var.
 
**kürtler, bu ülkenin eşit ve ayrımsız vatandaşları olarak kendilerini hissedecekleri bir hukuk sistemine, sadece kürtlerin değil kendisini ülkeye ait hisseden herkesin farklılıkların koruyacagi teminat altına alınmış bir demokrasiye ihtiyacımız var. kardeşlik sözü bir palavradır.
 
**palavralara değil birbirimizin hukukunu koruyacak gerçek demokratik bir hukuk sistemini kuramazsak, birgün birbirimizi yok edecegiz, unutmayın. birbirinin boğazlarını acımasızca kesen, tecavüz eden, öldüren, yakanlara yakından bir bakın. ve sosyal medyadaki nefret söylemine bakın
 
**sözün özü kürtler kardeşimiz filan değil senin benim gibi bu ülkenin eşit vatandaşlarıdır. olamayınca da, olamayacağını söyleyemeyince de "kardeşimiz" filan. insan kardeşinden nefret eder mi, insan kardeşini bu kadar ötekileştirir mi, insan kardeşinin dilinden nefret eder mi?


Bu yazı 1242 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR

Ardahan'da ki Seçim Sonuçlarını Nasıl Değerlendiriyorsunuz?


YUKARI