Reklam
Bugun...
FABRİKA DEĞİL, KARAKOL YAPILIYOR..


Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var
fakiryilmaz323@hotmail.com
 
 

 Doğu ve güneydoğunun beklediği ve işsizliğin yanısıra devam eden göçü durduracak olan fabrikaların zor durumda olduğu bu süreçte, yeni destekler beklenedursun cezaevleri gibi yeni karakol yapımlarına da ara vermeden devam ediliyor.

Amerika'nın Meksika sınırına, Türkiye'nin de Suriye sınırına ve kent merkezlerinde bulunan karakol, askeri ve kamu binalarının etrafına beton bariyerler örerken, Boz Ayının yuvası olan bir çok kış oteli boş olan Sarıkamış ormanlarının ortasına kale gibi karakol yapılıyor. 

Aslında bir haber niteliği taşıyan ama aralarında arkadaşlarımında olduğu Kars basınının görüp, haberleştirmediği ve haberinin başlığı, 'Sarıkamış Karakurt karakolu,  tepeye taşınıyor' olması gerekirken masabaşı gazetecilerin her zaman ki gibi 'ilişkiler bozulmasın' diyerek görmezlikten geldiğini düşündüğüm inşaatı görünce erinmedim, dönüp güzelim yeşil Sarıkamış ormanlarının içinde yapımı devam eden inşaata doğru gittim. İnşaata yaklaştığımda üstü başı kirli bir adamın elinde kürek değil, keleş olduğunu görünce, dağın başında '-Nereye geldim acaba?' diye düşündüm. Beni gördüklerinde inşaatın içinden bana doğru gelen işçileri görünce bir nebze de olsa rahatladım. Keleşi gördüğümde buranın bir askeri bölge değil, keleş kullananların bölgesi mi acaba diye düşünmedim de değil!..
Zira o bölgede geçişlerin yapıldığı da söyleniyordu. 


İşçilerin gelmesiyle ve benim 'gazeteciyim' dememle rahatlayan ortamda çay olmasa da üzeri kirli bardaklarla dolu olan masaya oturduk ve yanımda ki işçiye “Burası cezaevi mi olacak?" diye sordum. Bu sorum üzerine "-Abi çay iç, sen Ardahan'ın neresindensin? Ben de Ardahan'da çalıştım. Damal'da Tanap şantiyesinde çalıştım" diyerek soruma cevap vermeyi unuttu. Ben ise gazetecilik dürtüsüyle sorumu tekrarlarken yanımda oturan eli Keleşli üstü bayağı kirli şahış devreye girdi ve "-Abi ben korucuyum burası da fabrika değil karakol olacak" diyerek gülümsedi.
Ben bu cevap üzerine karşımda duran devasa inşaatı yeniden gözden geçirdim. Dağın başına dökülen bu beton ile başta bölgeye gelmek isteyen Ahıska'lılar olmak üzere en az yetmiş kişiye ev olabilecek beton yığını, pardon beton kaleyi karakoldan ziyade cezavine benzettim. Yani bana göre bu kalenin yeri onbir milyon fidan dikenlerin aradığı, çamların kesilerek yapıldığı alan olması ve içeridekilerin dışardan gelebilecek herhangi bir saldırıyı göremeyecek şekilde yapılmış olmasıydı.

Yani ikiside yanlıştı "-Fabrika değil, karakoldur abi" cevabı doğrulanırken..
Evet memleket kendisini bekleyecek, koruyacak karakollara ihtiyaç duyarken fabrikalar yoktu. Ardahan'dan Kars'a ordan da İstanbul'a doğru yol alırken...



Bu yazı 1427 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR

Ardahan'da ki Seçim Sonuçlarını Nasıl Değerlendiriyorsunuz?


YUKARI