Reklam
Bugun...
Esenyurt Esiyor..


Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var
fakiryilmaz323@hotmail.com
 
 

Dün ele aldığım ve bu gün ne yazacağımın merakla beklendiği İstanbul'un Esenyurt ilçesinde ki CHP'li, hemşehrim Belediye Başkanı ile Beşi hemşehrim olan AK Partili Belediye Meclis Üyeleri arasında yaşananların merak edildiği şu günlerde ülkenin gerçek mi, su-nimi tam olarak anlaşılmayan Suriye, ABD, Rusya üçgeninin içinde yapılan anlaşma da sona erdi..
Ülkenin en büyük metropolünün en büyük ilçelerinden olan ve önümüzdeki günlerde 1 Milyonluk bütçeyi ve 2020-2025 yıllarına ait Stratejik Planını hazırlayan ama bir vatandaşın şikayeti ardından mahkemenin verdiği karar ile Şehir Planı Programı da iptal edilen Esenyurt'un diğer bir sorunu da Sayıştay'ın Raporu olmasıdır.
Çünkü o raporda yani Sayıştay'ın raporunda belirtilen ve Esenyurt Üniversitesine vakıf aracılığı ile devir edilen arsa gibi içinde Ardahan Kültür Evi'nin de bulunduğu bir çok derneğe verildiği ilan edilen tapusuz alan ve arsasının da geri alınması gerektiğine dikkat çekilmiş.
10 Bin Öğrencinin bulunduğu Esenyurt Üniversitesinin ismini değiştirmek şartı ile Beylikdüzü'ne taşınmasının da teklif edildiğini öğrendiğimiz Esenyurt'ta siyasi rüzgarın gittikçe daha da sert eseceğine işaret eden gelişmelerin altında yatan diğer bir sorunun da bölgede yapılan mikro hemşehriciliğin olduğunu da anlıyordum..
Ve Esenyurt'ta esen rüzgarın yazılarımızda da esmeye devam edeceğini de hissettiğim bir sırada bölgede ki gazeteci arkadaşların önceki idarecilerde ki tavırlarına devam ettiği ve bu esen rüzgara göre davranıp, yaşananları kamuoyuna tam olarak aktarmaktan zorlandıkları da diğer bir sıkıntı olarak Esenyurt ve Esenyurtlunun karşısında dururken böyle giderse gelecek seçimde cadde ve sokaklarını dolduran Suriyelilerin Esenyurt belediyesinde ve yerelinde daha çok söz sahibi olacakları da Başkan ile Meclis üyeleri arasında yaşananlar gibi görünmek istenmeyen diğer önemli bir konu olarak Esenyurtluların karşısında duruyor gibi..
 

**Gündem olamayan cinayet..

 

Sinop'ta yeniden başlatılan kampanya ile 'Yerel Gazetelere Sahip Çıkılması' na işaret edildiği şu günlerde ulusalda olduğu gibi yerelde de gazeteciliğin sadece kıytırıktan haber yapmak yada oradan buradan topladığı haberlerler ile 10-15 gazete basıp resmi ilan almak olmadığını bir kez daha anlıyordum, geçtiğimiz yıllarda yaşanan Ardahan’da işlenen ve iki bayanın ölümü ile sonuçlanan kadın cinayetinin ülkede gündem olamayışından..
Evet haberi yapan arkadaşların o haberi veriş şekli ve içeriği boş olunca iki insanın ölümü ulusalda, hatta yerelde bile es geçilip, görülmedi sözüm ona ‘Kadın cinayetlerine son’ denen ülkemde..
Dikkat ediyor musunuz bilmem ama Fakir Yılmaz’ın İstanbul’da oluşu Ardahan’da ki gündemi de etkilediğini ve yaşanan onca olayın gerektiği kadar gündeme taşınamadığı da bir sebep..
Kendisinin Ardahan’da olmamasına karşın Ardahan’da yaşananları ülke gündemine taşıma çabası en son Gürsel Tekin’in haberi ile bir kez daha görülürken, onun İstanbul’da olması yıllar önce Ardahan’da yaşanan cinayetin de 2 gün içinde unutulmasına neden oldu..
Çünkü o yokken haber yapan arkadaşları 2 cinayeti haber olarak vermektense rutin bir olay gibi servis ettiler.. 

Çünkü iki kadının ölümü de diğer onca sorun gibi çokta önemli değil, vali, kaymakam, müdür, taraflar kızar diyerek..



Bu yazı 1175 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR

Ardahan'da ki Seçim Sonuçlarını Nasıl Değerlendiriyorsunuz?


YUKARI