Reklam
Bugun...
Dün yazılanların bugünü..


Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var
fakiryilmaz323@hotmail.com
 
 

Önce Irak, sonra Suriye ardından 'Arap Baharı' denilip Ortadoğu yetmedi Arap adası, sonra Libya ve şimdide Yunanistan ile yaşanan gerilim ile devam eden dış politika, içte uçan dolar, korona, İnce'nin çıkışı ile devam eden erken seçim ve partiler arasında oluşturulmak istenen ittifak tartışmaları ile meşgul olan ülke dün yaşananları, yazılanları bugün aynen yaşamaya devam ediyor.
Ermenistan'ın Azerbaycan'a saldırma niyetinin Lübnan'da patlayan bombanın gölgesinde kaldığı gibi ülke gündemi de dün yaşananların bugünün versiyonu ile tekrarlandığını görmek anlamak için aşağıdaki iki arşiv yazımı yeniden yayınlamak ve okumak yeter, artar bile..
Çünkü okuma özürlü olduğumuz kitaplar başta olmak üzere dün yazılıp, arşive kaldırılanların bugün yaşananların asıl arşivi olduğunu  anlatır gibi aşağıda ki yıllar önce ele aldığım, bugün anlamını kaybetmeyen
İşte o iki yazım;

**Konuşturan Fotoğraflar..

35 yıla yakındır aralıksız günlük yazı yazan biri olarak hızla, her an, hatta her saniye değişen gündeme yetişmekten zorlanan bir gazeteci olarak yaşanan gelişmeler konusunda benim de görüşlerimi bekleyen okurlarım, 'Şu konu da yazacağın yazıyı merakla bekleriz' dediklerinde sıkça o gün yazmayı düşündüğüm yazımı bir dahaki yazıma bırakmak zorunda kalıyorum.

Okurumun bu yöndeki sorularından rahatsız olmadığım gibi takip edilen bir yorumcu olarak sevindiğimi belirtirken, dün facede yazan bir okurumun bu yöndeki merakı dikkatimi çekti.
AKP'nin kuruluş yıllarında olduğu gibi Ergenekon, Balyoz Operasyonları ardından son genel seçimlerde ve sınır ötesi hareket öncesi ardarda ortaya çıkan fotoğraflar, ses kayıtları konusun da görüş ve yorumlarımı merak eden okurum Öcalan ile BDP'li Bengü Yıldız'ın deniz fotoğraflarına nasıl bir yazı yazacağımı merak ediyordu.
Tamda İran'dan dönen valinin bir fotoğraf yarışması düzenlemeyi düşündüğü bir sırada sorulan bu soru önemli, bir o kadarda düşünülmesi gereken hassas bir konuydu.
Çünkü soruyu soran okurumun hiçte iyi niyetli olmadığını anlamak için kurnaz olmaya gerek..
Onun asıl amacının BDP'yi yıpratmak, yeni bir strateji ile birlikte sınır ötesi operasyona başlamaya hazırlanıldığı bir süreçte beni de tuzağa çekmekti..
Ancak bu sorunun sorulduğu saatler sonrası gittiğim Çıldır yolu boyunca konuyu uzun uzun düşündüm.
AKP'nin iktidar olmadan önce ard arda ortaya çıkan ses kayıtları, Göleli hemşehrimiz Ali Kalkan'ın da içinde bulunduğu görüntüler, Bugün kü başbakanın 'Sayın Öcalan' dediği radyo konuşması ve onca fotoğrafın manşete çekildiği günleri hatırlamama neden olan o fotoğraflar, sesler, görüntüler, manşetler ve üç ay önce kurulmasına karşın Anayasayı değiştirecek çoklukta oy alıp, iktidar olan AKP ..
Ardından Ergenekon, sonra Balyoz Operasyonlarının ana kaynağı olan kayıtlar, belgeler, fotoğraflar ve görüntüler..
Yani kısacası uygulamaya konulmak istenen projelerin ana kaynağı teknoloji ve onun ortaya çıkardığı belge, bilgi, ses ve görüntüler önceden basın ve medyaya sızdırılıyor, ardından da operasyon tamamlanıyordu..
Son genel seçimlerde radikalleşip, milliyetçi oylara hitap eden Recep Tayyip Erdoğan'ın bu çabasına yetiştirilen MHP'li kurmayların aşk ve seks kokan görüntülerini de unutmadığımız bir sırada sınır ötesi geniş çaplı bir operasyona hazırlanıldığı şu günlerde BDP'nin hedefe konulduğunu da anlamıyor değiliz.
Tatile çıktığında insanların olduğu gibi denizi bile kara çarşaflarla kapattıran Erbakan'ın bile tehlikeli gördüğü öğrencilerinin iktidarı esnasında, 'Çek görüntüyü, ver basın ve medyaya rakibi yıprat' kampanyası ve oyununun tuttuğu bir sırada önce Öcalan'ın ardından Takvim Gazetesi'nde çıkan BDP'li Bengü Yıldız'ın fotoğrafları okurumu olduğu gibi beni de düşündürmemiş değildir.
Evet, Atatürk'ün deniz fotoğraflarını andıran Öcalan ve Bengü Yıldız'ın deniz sefası fotoğraflarını eğer ben bulup, yayınlasaydım kesin bugün 'özel hayata karıştın' diye bizzat Ardahan Başsavcısının hazırlayacağı iddianame ile yargılanırdım.
Çünkü özel hayatın gizliliğinin Anayasa güvencesinde olduğunu belirtip, işine geldikçe davranılan bir ülkede yaşadığımızı son olarak Çıldır ilçesinin eski kaymakamı ile bir doktorun özellerini yazdığımız için yargılanıyoruz, hem de özelden çıkıp, herkesin bildiği bir tutanağı yayınladığımız için ..
Neyse Öcalan'ın ve Bengü Yıldız'ın deniz fotoğrafları hakkında nasıl bir yorumda bulunacağımı merak eden okurumun bu merakını gidermek için ele aldığım bu yazımı biraz daha uzatırsam bu okurum gibi pusuda bekleyen ve beni de tuzağa çekme hesabı yapanların oyununa gelmiş olurum.
Çünkü merak edilen fotoğraftakilerin hiçte öyle boş adamlar olmadığını, dokunmak değil, bakanın bile her an suçluyu övme suçundan yargılanacağı bir ülkede yaşadığımızı bir ben bilirim, birde onca sür'atle aleyhime biten davalarım ..
Kısacası Atatürk'ün, ardından Öcalan'ın sonrasında Bengü Yıldız'ın fotoğraflarına bakınca bir iç çekip, ‘ulan bu yılda denize giremedik’ diyerek hayıflandığımı okurum ve herkes iyi bilmeli ..
Çünkü deniz güzel, deniz özlemdir ..
İçine birde aşkla ve heyecanla  girdin mi muhteşemdir. sevgili okurum, sende gir ve bir poz çektir, bana gönder bende seni yayınlayayım.
Korkma yıpranmazsın, tam tersi puan alır, başta facede olmak üzere her yerde beğenme rekoru kırarsın.
Çünkü insanlar güzel anılarla anıldıkça sevilirler bilesin..



Bu yazı 1071 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER

ücretsiz iş ilanları

VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR

Ardahan'da ki Seçim Sonuçlarını Nasıl Değerlendiriyorsunuz?


YUKARI