Reklam
Bugun...
Canlı Yayında Deprem!..


Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var
fakiryilmaz323@hotmail.com
 
 

Marmara Depremini, şu an bulunduğum İstanbul'a komşu olan Kocaeli'nde bizzat yaşayan biri olarak bu yaşıma kadar yaşadığım depremin sonuncusu, bir kez ziyaret ettiğim Gakgoşların memleketi Elazığ ve Sümerci Mehmet Yılmaz amcamı toprağına verdiğimiz Malatya'da yaşanıyordu.
Başkan Erdoğan'ın Esed dediğini bir telefonla arayıp, Esad demek yerine briketli evlerle önlemeye çalıştığı Suriye'deki yeni göçün önüne geçmek ve oradaki halkın ihtiyaçlarına azda olsa destek olmak için resmi kurumlara verilen emir ile başlatılan İdlip Kampanyasına bütçesi fazla veren Almanya'nın kadın Başkanına hediye ettiği ayna ile destek aradığı şu günlerde yaşanan Elazığ ve çevre illerinde 6.8 şiddetindeki deprem tüm ülkeyi bir kez daha sarstı, salladı.
TV kanallarının kendilerinin değil vatandaşın cep telefonları ile çektiği görüntüler ve mobessaların çekimleri ile canlı verdiği bu sarsıntı ve sallamayla kendisine gelen toplumun büyük bir kesiminin başta sanal ortam da olmak üzere bir kez daha birlik, beraberlik örneği sergilediğini de görüyoruz.
Bu birlikten faydalanmak isteyen bakanlarında deprem yaşandığı andan hemen sonra sıkça çıktıkları ve 'Sayın Cumhurbaşkanımızın emri' ile diye başladıkları ekrandaki açıklamalarında toplanan paracıkları nerelere harcadığı bilinmeyen Kızılay başta olmak üzere kurumlara yardım toplama imkanı yakaladıklarını görüyorduk.
Bir taraftan başka yere ya da başka kimseye yardım edilmemesini diğer taraftan da Kızılay başta olmak üzere kendilerine yardım edilmesini isteyen İçişleri Bakanının hepsi tıka basa dolu olan cezaevlerinden olan bir cezaevinin de içinde olduğu binaların altında kalan insanları kurtarmaya çalışan ekiplerin en kısa sürede bölgede yer aldığını belirtirken hala ulaşılmayan köylerde durumun ne olduğunu da söyleyemiyordu..
Çünkü 'Ulaştık' denen alanlara gerek kendisinin başında bulunduğu ekipler, gerekse depremi insanların cep telefonlarından, mobesalardan çektiği görüntülerle verebilen ünlü, ünsüz tv'ler gibi masa başında yönetilen bir ülkenin bakanı olduğunu tamamen sağlam beton ile yapıldığı söylenen ama onunda yıkıldığı ortaya çıkan Adıyaman cezaevinin boşaltılacağını söylerken ülke olarak içinde bulunduğumuz durumu bir kez daha ortaya koymaktaydı.
Başta İstanbul olmak üzere ülkenin genelinin sağlam beton denen ama briketten beter bir yapılaşma içinde olduğunu ve adına, 'dönüşüm' deyip, kent yapmaktansa gecekondu evlerle dolu ülkenin yaşanan her irili, ufaklı depremde büyük acı yaşadığını anlayıp, üzülürken bundan sonra deprem alanları başta olmak üzere bu afetlerin hemen ardından nelerin yapılması gerekiyorsa bir türlü yapılamıyor, gerçekleşmiyor, ortaya konamıyordu..
Evet, 1999 yılında günlük Siyah Beyaz isimli gazetemi çıkardığım sırada Kocaeli'nde bizzat yaşadığım depremin bir yenisinin yaşandığı ülkemde masa başında canlı olarak izlediğimiz Elazığ ve Malatya depremleri tüm doğuyu sallarken Tayland'lı bir deprem uzmanının bölgede yeni bir depremin yaşanacağını ve bunun daha büyük olacağını belirtiği de bu depremin hemen arından ortaya çıkıyordu, bize geliştiği söylenen ülkemin bilim ve depremle ilgili şahıs, kurum, kuruluşlar Kanal İstanbul'u konuşurken ya da uyurken..
 


Bu yazı 1237 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER

ücretsiz iş ilanları

VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR

Ardahan'da ki Seçim Sonuçlarını Nasıl Değerlendiriyorsunuz?


YUKARI