Reklam
Bugun...
CAM GİBİ OLACAKSIN BU HAYATTA, SENİ KIRANI SEN KESECEKSİN...


Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var
fakiryilmaz323@hotmail.com
 
 

Bugünkü yazıma başlamadan önce 52 yıla doğru giden yaşımın verdiği tecrübelerin en sonuncularından birini hatta bir çoklarını 4 aylık süreçte yaşadım, yaşattım desem neler yaşadığımı, yaşattığımı sormayın.. Zaten anlatırsam da köşem yetmez, kitap olur..
Ha tam yazıma başlarken başkanlığını yaptığım Ardahan Dernekler Federasyonu whatsaap gurubuna bir arkadaşın gönderdiği mesaj ve o yazıyı destekleyen resim çok hoşuma gitti..
Zira bu günkü ruh halime öyle uyuyordu ki; Yazımda onu da kullanmaya karar verdim. Yani hem ata sözleri hem o gelen ve beni derinden etkileyen mesaj.. Yani ortaya karışık..
Aşağıdaki atasözleri ve bu insanı hislendiren küçük yazıdaki  birçok önemli sözün anlatmak istediklerini hemen her gün yaşadığımız inkar edilemez bir gerçek. Ve bu gerçekleri yaşadıkça hatırladığımız Atalarımız ve onların söyledikleri sözlerin önemini de bedeller  ödeyerek yaşıyoruz. 
Ve bu bedelleri öderken alınması gereken dersleri de alır heybemize koyar, zaman zaman o heybeye bakıp, yenilerini ekleme ya da eklememe hesaplarını düşünmekten de bir hayli yoruluruz.
Evet bizi yoran heybedekilerini en iyi şekilde anlatan bazı Atasözleri şöyle;
*Çingeneye beylik vermişler gitmiş önce babasını aşmış... 
*Besle kargayı oysun gözünü... 
*Abanın kadri yağmurda bilinir;
-Yani, bir şeyin gerçek değeri, ancak ona çok ihtiyaç duyulduğu zaman iyi anlaşılır.
*Aptal ata binince bey oldum sanır, şalgam aşa girince yağ oldum sanır;
-Görmemiş kişi, rastlantı olarak layık olmadığı bir duruma kavuştuğunda bu durum kendisinin hakkı imiş gibi aptalca böbürlenir. (Bu ata sözü bugün anlatmak istediklerime adeta kaymak)


*Acar tazı çullu da belli olur, çulsuz da;
-Yani, değerli kişi, gösterişi, (benim gibi moda bilmeyen, yemek gibi önüne ne gelirse yiyen, üstüne yakışıyormu, yakışmıyormu diye düşünmeyen) giyim kuşamı olmasa da değerinden bir şey yitirmez; nerede olsa tanınır. 
 *Çanakta balın olsun, Yemen'den arı gelir
-Güzel malı olan kimse, müşteri bulma kaygısı çekmez. Reklam yapmasa bile en uzak yerlerden isteklileri çıkar... 
*Çarşı iti ev (koyun) beklemez
-Başıboş gezmeye alışanlar, disiplinli iş yapmaya gelemezler...
*Değirmen iki taştan, muhabbet iki baştan;
-Birlikte iş görmek, birlikte yolculuk etmek, birlikte yaşamak isteyen karı-koca gibi insanlar arasında öncelikle bir uyumun olması şarttır. Bu uyum da karşılıklı saygı ve sevgi temeline dayanır. Tek taraflı sevgi ve saygı uyumu sağlamaya yetmez, ortada düzen diye bir şey kalmaz, kurulan beraberlikten de hayır gelmez...
*Eden bulur, inleyen ölür;
-Bir durumun nasıl sonuçlanacağı olayın gidişatından bellidir. Birilerine kötülük yapmayı kural edinenler, yaptıkları kötülüğün cezasını eninde sonunda görürler,. Bu dünyada olmasa bile öbür dünyada. Öte yandan inlemekten kurtulamayan ağır hasta da ölür...
*Eğreti ata (el atına) binen tez iner;
-Başkasının malına, yetkisine ve gücüne güvenerek iş yapan yarı yolda kalır. Çünkü kısa bir süre sonra bunları asıl sahibine iade etmek zorunda kalacaktır.
*Ek tohumun hasını, çekme yiyecek yasını;
-Bir işten sağlıklı bir sonuç almak istiyorsan onu sağlam temel üzerine oturt. Nitelikli tohumdan güzel ve bol ürün alındığı bilinen bir şey. Bunun gibi nitelikli insan, nitelikli araç ve gereçle iyi iş yapılır; olumlu sonuç alınır...
*El el ile, değirmen yel ile;
-Nasıl ki bir değirmenin dönüp buğdayı öğütebilmesi için rüzgâra ihtiyacı varsa, insanın da birtakım ihtiyaçlarını karşılaması, işlerini görebilmesi için diğer insanlara ihtiyacı vardır. Çünkü toplum hayatı yardımlaşma esası üzerine kurulmuştur, insan tek başına bütün işleri yürütemez ve başarıya ulaşamaz...
*Faydasız baş mezara yaraşır;
-Mademki yaşıyor, o hâlde bir işe yaramalıdır insan. Ne kendisine, ne de etrafına bir yararı, bir kârı dokunmayan ve ona buna yük olan kişinin yaşaması ile ölmesi arasında bir fark yoktur.
*Gafile kelâm, nafile kelâm;
-Çevresindeki gerçekleri görmeyen, sezmeyen, bilgisiz, dalgın kimseye ne söylense kâr etmez. O, bildiği gibi hareket eder. Dolayısıyla ona söylenecek her söz boşa gider... 
*Giden kağnının gölgesinde oturulmaz;
-Başkasına ait olan herhangi alet veya malzemeden istediğin zaman istifade edemezsin
*Hacı hacı olmaz gitmekle Mekke`ye, dede dede olmaz gitmekle tekkeye;
-Bir işte asıl olan iyi niyet, samimiyet ve içtenliktir. Bunlar olmadan bir işi görünüşte ve şeklen yapmakla o iş gerçekten yapılmış olmaz. Böyle yapılırsa gerçekten iyi sonuç alınıp amaca ulaşılamaz.
*Hamala semeri yük değildir (olmaz)
-İnsana kendi işi ağır gelmez. Çünkü üstlendiği iş ve sorumluluk yaşadığı hayatın tabiî bir sonucudur... Vb~
Ortaya karışık demiştik ya. Evet gelelim o güzel mesaja;
Adamın biri anlatıyor...
Ben lokantada oturmuşken telefonla konuşan bir adam birden sevinç çığlıkları atmaya başladı.
Konuşmasını bitirdikten sonra garsona :
- Burada olanlara hepsine benden pilav üstü kebap ver ! 18 yıl aradan sonra baba olacağım !
Birkaç gün sonra aynı adamı sinemaya giderken elinde 3-4 yaşında bir çocukla bilet kuyruğunda gördüm. Çocuk ona baba diyordu. Adamın yanına gidip o günkü işinin hikmetini sordum.
Adam utana sıkıla olayı anlattı.
- O gün yan masada yaşlı bir çift vardı.
Yaşlı kadın menüye baktıktan sonra eşine: ''keşke bu gün pilav üstü kebap yiyebilsek'' dedi. Kocası da hanımının yanında utanarak ancak çorba alacak paralarının olduğunu söyledi. Bunu duyunca üstüme kaynar su dökülür gibi oldu.
Bende o yapmacık telefon konuşmasıyla onlara pilav üstü kebap almak istedim.
Ben adama :
- Peki niye herkese yemek verdin ?
Adam ciddileşerek :
- Ben bütün malımın gitmesine razıyım ama bir insanın izzeti nefsinin rencide olmasına razı değilim. Eğer o yaşlı adama açıktan yardım etseydim hanımına karşı çok mahçup olacaktı.
Ondan dolayı öyle yaptım !
Sözün özü;
"İnsan kalbinde ne taşırsa dünyayı da öyle görür. İnsan yüreğinde ne taşıyorsa karşısındakine onu verir. İnsan aklında ne taşıyorsa hayatına onu katar..
Evet bugünkü yazımı Atasözlerine bıraktım, belki birileri anlar diyerek..
*Bazı insanlar ayakkabı mağazası gibi her numara var... 
*Herkes birbirini satıyor. Piyasa o kadar canlı... 
*Millet öyle olmuş ki her sakala tarak buluyor... 
*Gidenler sanıyor ki; Kalanlar her gün ağlıyor. Bilmezler ki; Sen radyoyu kapattın diye, şarkılar yarıda kalmıyor... 

Yani noktayı cümlenin sonuna değil, benim gibi gerektiği yerde hemen  koyacaksın...



Bu yazı 1632 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER

ücretsiz iş ilanları

VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR

Ardahan'da ki Seçim Sonuçlarını Nasıl Değerlendiriyorsunuz?


YUKARI