Reklam
Bugun...
Ben gazeteciyim..


Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var
fakiryilmaz323@hotmail.com
 
 

Sistemi kurulduğu gibi devam eden dünyaya gelen insanların doğmadan önce omuzlarına verilen görevlerini en iyi şekilde yerine getirerek doldurdukları yaşam denen alanda lider yada sade bir vatandaş olarak herkes kendisine düşen görevi yapar ve yapmak zorundadır.

Robot döneminin yaşandığı şu süreçte insanın her dediğini yaptığı için insan denen canlının yerini alacağından korktuğumuz mekaniklerin yanı sıra dünya denen bu alanda bulunan her canlıya yani ağaca, bitkiye, hayvana hatta taşa bile görev verildiğini ya unutur ya da bilmezden geliriz.
Çünkü bu dünyada herkesin kendisine verilen görevi en iyi şekilde yerine getirmesi için gayret ettiğini ve çark denen dünyanın çarkını hep aynı yerde ve sapmadan döndürmeye çalıştığını çoban da olsan bilmek gerekir..
Evet, bu dünyada bana verilen asıl görevimin gazetecilik olduğunu bile bile zaman zaman o görevin dışında başka ve doğarken bana verilmeyen görevleri de zorunlu olarak üstlenmenin getirdiği yoğunluk, yorgunluk ve unutkanlıklar dolasıyla asıl işim olan gazeteciliği zaman zaman aksatsam da asıl görevimi bana hatırlatan, ''işine dön'' denen gelişmeleri de aksatmamaya çalışırım yaptığım haber ve yorumlarımla..
Ve asıl görevime her dönüşümde yaşadığım hazzı hissettikçe 'Evet benim asıl işim olan gazeteciliği yapmam gerekir' dedirten son olay;ulusal ve yerel basının yanı sıra sanal ortam denen İnternet'i sarsan, Ardahan'ın Damal ilçesindeki yaşanan bir olayı haber olarak vermem oldu.
'ATATÜRK'ÜN SİLUETİNİN YANSIDIĞI KÖYE CİN İNDİ İDDİASI' başlıklı o haberi bu kadar yankı bulacağını bilerek hareketle ve hararetle yaparken haberimi teyit etmek ve en doğrusunu vermek için sarfettiğim mücadelenin bazılarınca sağa, sola hatta başka yerlere götürülmeye çalışıldığını da görüyordum, asıl mesleğimin ve görevimi yani gazeteciliğimi bir kez daha hatırlarken..
Evet, 'Özel Haber/Fakir Yılmaz' diyerek altına bir kez daha imza attığım o haberin yayınlanması ardından kopan kızılca kıyametin aslında benim aksattığım mesleğime dönmem ve bana verilen asıl görevi yapmam gerektiğini de bana anlatıyordu.
Çünkü benim gazeteci olduğumu ve yerelde olduğu gibi ulusal da gündem oluşturduğum 34 yıllık gazetecilik hayatımda yeni haberlere imza atmam gereken görevimi hatırlatıyordu Ardahan Haber denen Ardahanlının, Ardahan ile ilgili ilk haberi okuduğu sitem olan www.kuzeyanadolugazetesi.com adlı sitemin o gün 50 bine yakın ziyaretçi bulması ardından yerel ve ulusalda geniş yer bulmuş ve tartışmaya neden olmuştu..
İstanbul'da olmama karşın Ardahan'da gazeteciyim diye geçinip, gördüklerini haber olarak algılamayıp, resmi kurum sitelerinde kopyala yapıştır taktiği ile haber yapanlara son golüm olan o haberin ne kadar doğru olduğunu ve bu haberin asparagas, kötü, habere konu olan alanın aleyhine neden olduğu şeklindeki saçmalıkları es geçip, işime asıl mesleğim gazeteciliğe dönmem gerektiğini bir kez daha anlıyordum, habercilik, gazetecilik görevini almış bir insan olarak alanım olmayan yerlerde dolaşmanın yanlışlığını bir kez daha anlarken..
Ama alanım denmeyen o alan da yani stk'cılık alanında ki boşluk dolayısıyla aldığım ikinci görev olduğu anlaşılmasa da başta kazcılar olmak üzere İstanbul'daki Ardahan diasporasına ve bir çok alçağa, haine, arkadan vurana, dost bildiklerinin kazığına, dün demediklerini bırakmayanlarla birlikte hareketle sözde kıytırıktan istifalarına, çekilmelerine, çekinmelerine, özel, tüzel yaşananlara 'ne olmuş ki' diyerek sarhoşlara, çakallara, sanal kalemşörlere, kırık yumurtacılara, pığaslara, hasta soyguncularına, altını ıslatanlara, aydın diye geçinip, aslında beynen karanlık olanlara, oturdukları koltuklardaki emeklerimizi es geçenlerin çok geç olmadan hem de yarın eşekten düşmüşcesine olacaklarını unutanlara ve saymayı bile kendileri gibi gereksiz gördüklerime rağmen son 4,5 yılda stk denen alanı da ortaya koyduğum çalışmalarla doldurmaya çalışırken gazeteciliğim gibi severek yaptığımı da bilirim.
Buna neden olanında asıl görevim olan gazeteciliğimin yanı sıra toplumun diğer bir kanayan yarası olanı omuzlarıma isteyerek almam ve birilerine rağmen o görevi de alnımın akıyla,şerefimle,namusumla ve tüm imkansızlıklar ve kahpeliklere karşı en iyi şekilde yerine getirmemin verdiği zevkti..
Çünkü bu dünyaya gelirken sadece OT gibi yaşayıp ölmektense gazetecilik gibi stresli olan stk ve diğer sorumlulukları da yapmak her insanın harcı değildir. Yaptığım çalışmalarla gurur duyuyorum. Ben gazeteciyim derken..



Bu yazı 1178 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER

ücretsiz iş ilanları

VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR

Ardahan'da ki Seçim Sonuçlarını Nasıl Değerlendiriyorsunuz?


YUKARI