Reklam
Bugun...
Başkan Erdoğan'ın devamı için Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem..


Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var
fakiryilmaz323@hotmail.com
 
 

Başkan Erdoğan'ın Başkanlık sistemini ortaya attığı ve birçoklarının söyleyip, cesaretli adımlar atamadığı adına barış süreci denen süreç gibi bir süreçte halka sunulan oylama ile kabul edilen ama tartışmalarının güncelliğini koruduğu başkanlık siteminden geri dönülmesi isteniyor..

Bu tartışmaların başını çeken ve parlamenter sisteme dönülmesini isteyen muhalefetin tek adam, hatta diktatör olarak suçladığı Erdoğan dahil kimsenin sistem gereği %51'i alamayacağı gibi barajı %5'lere veya %1'lere düşürülmüş plan güçlendirilmiş bir parlamenter sistemin ülkeye güven getireceğini tek adamlığı bitireceğini, diktatörlüğün önüne geçeceğini iddia edip, öne sürüp eski parlamenter sistemin güncellenerek geri getirilmesinin mutlak olduğunu belirtmekteler..
Türkiye tarihinde bugünkü iktidar örneği sağ, muhafazakâr kesimi temsil eden siyasetin baş aktörlerinden olan Rahmetli Turgut Özal, Necmettin Erbakan ve Süleyman Demirel gibi isimlerin de Başkanlık sistemini gündeme getirdiğini unutanların başını da yine ayni siyasi görüşe sahip yani sağ, muhafazakâr kesim olması da tartışılması gereken ayrı bir konu..
Ve bu sistemi isteyen asıl kesimin eyalet sistemini isteyen Öcalan'ın bir projesi olduğunu belirtip, karşı çıkanlar da aynı cenahtı..
Ve en önemlisi Türkiye'de Başkanlık sistemi tartışmaları yanlış bir düzlemde yapılıyor. Maksatlı, organize ve bilinçli bir biçimde Başkanlık sistemi tartışmalarının tarihi görmezden geliniyor. Başkanlık sistemi sanki ilk defa bu dönemde gündeme geliyormuş gibi ele alınıyor. Bir algı mühendisliği yapılarak sanki Recep Tayyip Erdoğan kendi şahsına istemiş gibi bir anlayışla olaya basit yoldan bakıp, bir an önce eski sisteme dönülmesi istenmektedir.
Aslında Türkiye Başkanlık sistemini 45 yıldan fazladır tartışıyor. Ve bu tartışmanın altında yatan asıl konu da bugün yeni operasyonlarla çözülecek denen ama 40 yıldan fazladır bir türlü çözülmeyen adına Kürt Sorunu denen sorununu da çözmesi beklenen, yerel yönetimleri güçlendirecek, Ankara'yı rahatlatacak olan eyalet sisteminin yattığı diğer bir gerçek olsa da büyükşehirler sonrası raflarda bekleyen yani eyalet sistemine yol alan bütün şehirler plan ve projesi gibi birçok konu gibi bu konuda çok dillendirilmiyor ya da ortamı bulunduğunda yeri, zamanı gelmesi bekleniyor..
Ve diğer bir ilginç konu ise bugün hala parlamenter sistemi geri isteyen solcu, ulusalcılar olurken bugüne kadar neredeyse tüm muhafazakâr partilerin liderleri 'Türkiye'nin Kurtuluşunun Başkanlık Sistemi' olduğunu dile getirmişlerdir. Tarihsel bir perspektiften bakıldığında bu tartışmaların epey eski olduğu anlaşılıyor. Yaklaşık elli yıldır sosyal demokrat partiler hariç tüm partiler bu konuyu konuşuyor ve bir talepte bulunuyorsa da ben bu meseleyi farklı biçimde ele almak istiyorum..
O farkta bugün Başkan Erdoğan'dan rahatsız olan kesimin parlamenter sistemi geri isterken aslında Erdoğan'ın elini rahatlatmaya ve iktidarına devama çalıştıkları iddialarımızdan biridir..
Çünkü bir taraftan 2023 seçimleri beklenir ya da erkene alınırsa bu sistemle Erdoğan'ın %51'i alıp yeniden başkan olamayacağını söyleyenlerin asıl derdi eski parlamenter sistem gibi bir sistemde oyu %39'un altına düşmeyen Erdoğan'ın başkan olmazsa da ya da eskisi gibi hükümeti kurup  Abdullah Gül gibi bir cumhurbaşkanı olmasını isteyen bir muhalefet ve başkanlık sistemi düşmanı kisvesi altında Erdoğan'ın iktidarının devamını isteyen bir muhalefet ve düşünce var gibi..
Bilmem ama yanlışsam söyleyin..
Söyleyin şu anki başkanlık sitemi gereği %51'i alıp başkan olamayacağı söylenen Erdoğan'da 'haydi geri dönelim parlamenter sisteme' dese kime yarar?..
Bu soruya cevap vermeden önce bu ülkenin siyasi düşüncesi gibi oylarının %37'nin net sağ, muhafazakâr kesimden oluştuğu ve bu oyların bölük, pörçük partilere değil, sağın en güçlü partisine gittiğini de düşünüp, benim düşüncemin yanlış mı, doğru mu olup, olmadığına karar verin derim..
Peki, Erdoğan'ın ve emrindeki bugünkü iktidarın ortağı olan MHP'nin kurucusu Alparslan Türkeş ne demişti?..
Gerçi MHP Lideri Devlet Bahçeli, Başkanlık Sistemi'ne karşı olduğunu söylese de aslında kendisinin de ezbere bildiği 9 Işık isimli kitapta konu başka şekilde ele alınıyor. Türkeş'in daha sonra bu görüşlerini değiştirdiği öne sürülse de bu konuda herhangi bir belge bulunmuyor. Türkeş, 1990'lı yıllarda Özal'ın başlattığı Başkanlık sistemi tartışmalarını sessizce takip etmiş ve bu konuda aleyhte konuşmamıştır. Alparslan Türkeş'in devlet, siyaset ve topluma dair teorilerini açıkladığı kitabında başkanlık sistemine ilişkin görüşleri şöyle:
'Milliyetçi Hareket tek başkan, tek meclis sistemini savunur. Çağımız kuvvetli, adil ve hızlı icra çağıdır. Türk milleti, dünya imparatorlukları kurduğu devirlerde, kuvvetli, adil ve hızlı icra sistemini uygulamıştır. Kuvvetli ve hızlı icra, icra gücünün tek elde toplanmasıyla mümkündür. Bunun için tarih ve töremize uygun olarak, başkanlık sistemini savunuyoruz.'

'İcrayı, cumhurbaşkanlığı ve başbakanlık olarak ikiye bölemeyiz. Her konuda bütünleşmeci olduğumuza göre, icranın başında da bütünleşmeci olmalıyız. Türk tarih felsefesi ve tarihinde icra organı hiçbir zaman bulunmamış yani tek bir başkan tarafından yürütülmüştür. Milliyetçi Türkiye'de de demokratik milli cumhuriyet ilkesi içinde başkan, Türk milletinin yürütme organının tek başı olacaktır. Tek başkan sistemine uygun olarak, yasama organı yönünden de tek meclis sistemini savunuyoruz' dediğine göre biz olaya nasıl bakacağız bilmem ama MHP'nin de er geç şu anki başkanlık sisteminin en büyük eksiği olan eyalet sistemine döneceğini anlatır gibi..



Bu yazı 1970 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER

ücretsiz iş ilanları

VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR

Ardahan'da ki Seçim Sonuçlarını Nasıl Değerlendiriyorsunuz?


YUKARI