Reklam
Bugun...
Babayı anmak ve aramak..


Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var
fakiryilmaz323@hotmail.com
 
 

7 Yıl önce yetim kalmanın ne olduğunu anladığım da nasıl olup da çok ama çok geciktiğimi bugün hala anlamış değilim..
Halbuki fırsat varken bugün yaşadığım pişmanlıkları yaşamayabilir, hepimizin sağken değerini bilmediğimiz sevdiklerimize daha farklı davranabilirdik diye düşünüyorum..
Çünkü hepimizin yani biz çiğ süt emmiş insanların başta babalarımızın olmak üzere bizi el bebek gül bebek büyüten annelerimizin, anne kadar sıcak yüreklere sahip halalarımızın, teyzelerimizin, tırnağımıza bir şey değse yüreklerine ok değmiş gibi ağrıyı hisseden bacılarımızı, birlikte gezip, top koşturup, kavgaları birlikte yaptığımız hatta kız tavlama yarışına girdiğimiz erkek kardeşlerimizi, baba kadar bize yakın olan ve değerli olduklarını anlamadığımız amcalarımızı, dayılarımızı kaybetmeden ne kadar değerli birer varlık olduklarını anlamayız..
Evimizin bereketi olduklarını fark edemediğimiz yaşlılarımızı, biz yokken onlar var deyip, rahatça  çocuğumuzdan uzaklaştığımız da güvendiğimiz eşlerimizi, komşularımızı kısaca sevdiklerimizi kaybettiğimiz zaman dizlerimizi döverken aslında pişman olduğumuzu da kabul etmeme ukalalığı içine gireriz..
Ve onlar sağken değerlerini anlamayıp, öldüklerinde arkalarından ağıtlar dizeriz..
Sağken değerlerini bilmediklerimiz öldüğünde timsah göz yaşları dökerken sıranın bizlere geldiğini de kabul etmeyip, bir kaç gün aradan sonra unutur, hatırlamayız bile..
Evet bugün babamı kaybettiğimin, yetim kaldığımın üzerinden tam 4 yıl geçmiş, beşinci yılı da onsuz geçirmeye hazırlanırken onun kokusunu, sevgisini, bakışlarını ve beni bırakıp gidişini bir kez daha hatırlıyorum 'keşkelerle' dolup, taşan yüreğimle..
7 Yıl önce kaybettiğimde gazetecilik mesleğim gereği öldüğünü, 'İnsan Babasının Öldüğünü Yazar mı?' başlığı ile soğukanlılık içinde habere çevirirken aslında yaslandığım dağın çöktüğünü fark edemediğimi bugün, 7 nci yılda daha iyi anlarken 'keşke yaşasaydı, keşke onunla kavga etmeseydim, keşke onu hiç üzmeseydim, keşke onu hiç sinirlendirmeseydim' desem de çok ama çok geç kaldığımı bir kez daha anlıyorum, dolup, taşan göz yaşlarımı gizlice yanan göğsüme sönsün diye akıtırken..
Çünkü her insanın sevdiklerini kaybettikten sonraki yaşadıklarını ben de yaşadım bugün her yerde arayıp, bulamadığım, babamın ölümüyle..
Ardahan'ın da önemli bir değeri olan Fevzi Yılmaz ile birlikte çok güzel anılarımız vardı, baba oğul ilişkisinin yanında sırdaş, arkadaş yoldaş olsak da her çocukla babası arasında yaşanan tatsız şeyler benle, babam arasında da oldu.
Birlikte çok şeye göğüs gerdik, güldük, eğlendiysek de zaman zaman kavgalarımız, kırgınlıklarımız, bir birimizi üzmelerimiz de olmadı değil..
Ve bugün 7 nci yılında keşkelerle dolu bir sürecin yeniden yaşanmasına imkan verilse o kavgaları, üzmeleri, kırmaları değil, tüm yürek sıcaklığı ile 'Babam benim' diyerek soğuk mezarına değil, ona sarılmayı seçerdim..
Ama ben o şansı 7 yıl önce kaçırdım..
Siz bu yazıyı okuyanlar şans varken başta babanızın olmak üzere yüreğinizin yarısı, yanınızdaki, arkanızdaki dağların önemini bilin..
Bilin ki bu yetim gibi babasının ölümünü kabul etmeyip, 'İnsan babasının öldüğünü yazar mı?' sorusunu yazmak zorunda kalıp, sonradan pişman olmayın.


Bu yazı 1297 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER

ücretsiz iş ilanları

VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR

Ardahan'da ki Seçim Sonuçlarını Nasıl Değerlendiriyorsunuz?


YUKARI