Reklam
Bugun...
'AB’ye giden yol Diyarbakır’dan geçer..'


Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var
fakiryilmaz323@hotmail.com
 
 

Anayasasının ve cunta yönetiminin kalıntılarının hala devam ettiği 12 Eylül Darbesi olmuş, rahmetli babamın da aralarında olduğu birçok insan evlerinden, yurtlarından başka yerlere zorunlu sürgün edilmiş, bir o kadarı tutuklanmış ve bazıları da bugüne kadar bulunmayacak duruma sokulup ortadan kaybedilmişti.
Tüm siyasi partiler kapatılmış, liderler tutuklanmazsa da nazikçe zorunlu olarak ikametgâhlarına veya  oraya, buraya gönderilmiş, soldan bir tane, sağdan bir tane denilerek gencecik insanlar yaşları büyültülerek  idam sehpasına çekilmiş, 5 kişilik konseyin ağzından çıkana bakar duruma düşülmüş bir ülke sürecinde Amerika'da olan Turgut Özal diye biri gelip parti kurmak istediğini ve birçok siyasi kimliğin de içinde olduğu parti çalışmalarını Darbeci Konsey üyelerinin onayına sunmuş, uzun süre yaşanan tartışmalar ardından onaylanan Anavatan isimli partisi tüm tarafların büyük bölümünü içinde barındırarak siyasi hayata adım atmıştı.
Özal ile birlikte birçok ismi duymaya başlayan ülke kamuoyu o dönem sahaya çıkan bir çok siyasi gibi Mesut Yılmaz'ın adını da sıkça duymaya başlamıştı. Ve Özal'a bugünkü Erdoğan'ın başardığı başkanlık sistemini getirme arzusu tam olarak gerçekleşmezse de Cumhurbaşkanlığı yolu açılmıştı.
Bunlar olurken adı sıkça duyulan ve kısa adı ANAP olan Anavatan Partisinin içinde de kıpırdanmalar başlamış, Özal'dan sonra kimin genel başkan olacağı yönünde başlayan yarış Mesut Yılmaz'ın başbakan olmasına kadar önünü açmıştı.
‘AB’ye giden yol Diyarbakır’dan geçer’ diyen ve birçok tartışmaya neden olan Mesut Yılmaz'ın sağ görüşlü olmasının yanında dünya görüşünün demokratça olduğu düşüncesi ile bugünkü Rizeli hemşerisi Başkan Erdoğan'ın bir zamanlar gönüllerinde taht kurduğu Kürt seçmenden ve ülke genelinden aldığı destekle şu an ortada olmayan o dönemin bürokrat cumhurbaşkanı Sezer'in attığı Anayasa kitapçığı ile yıkılan ve bugünkü 18 yıllık AK Parti iktidarının önünü açan DSP-ANAP-MHP Koalisyonuna kadar yoluna devam etmişti.
O Mesut Yılmaz bugün HADEP'in hala olduğu binamız da olan MHP Ardahan İl Başkanlığı ile birlikte bulunan ANAP Ardahan İl Binasının açılışına geldiğinde yalnız Ardahan'a değil, Doğu Anadolu'ya ilk ofset makinasını götürüp, silahın değil matbaacılığın kurşun harflerine son veren ve ofset baskı ile gazete basan matbaamızın açılışını da yapmış, benim de ANAP İl Başkanlığı yönetiminde olmamı bizzat önerip, beni partisine dahil etmişti.
Ben de babam sürgündeyken o dönemin ANAP'lı Ekonomi Bakanı Mehmet Keçeciler'in mecliste yaptığı ve rahmetli babam ''Fevzi Yılmazlar Afyon'da sürgündeyken ülkeye demokrasi gelmiş denemez'' konuşmasıyla biten siyasi sürgün döneminin hatırına bu teklife itiraz etmemiş, yer aldığım o dönemdeki Mesut Yılmaz'lı ANAP'lı sürecim çok ama çok kısa sürmüştü.
Çünkü benimde aralarında olduğum Ardahanlı ANAP'lıların bensiz ziyaret ettikleri o dönemin 25 nci Mekanize Tugay Komutanının kendisini ziyarete gelen siyasilere yani Ardahanlı ANAP'lılara makam masasının sümeninden çıkardığı listeyi gösterip, ''Bu listede Fakir Yılmaz ne geziyor?'' demesi ile milletvekili olma hayali ile birçok kamu kuruluşu gibi şimdi ortada olmayan TEKEL'den acilen emekli olup, Ardahan ANAP İl Başkanı olan Yavuz Sayılır'ın komutanın bu serzenişini emir kabul edip, benim ANAP'lı olmamın önüne geçerek, listeden çıkarmış ama kendisinin de siyasi hayatı vekil olamamasıyla kısa sürede sonlanmıştı...
Evet, kendisiyle kısa bir sürecimin olduğu o dönemlerde ki Mesut Yılmaz'ın oğlunu kaybetmesi ile başlayan geri dönüşü ve oğul acısıyla kapanan siyasi hayatı ardından vefatını duymanın üzüntüsünü yaşarken onun dediğini bir kez daha tekrarlayarak yazıma son vermek isterim, bugün unutuldu sanılan ama birçok ana sorunun altında olan Kürt sorununun baş aktörü Diyarbakır'da söylediği ‘'AB’ye giden yol Diyarbakır’dan geçer'’ sözünü tekrarlarken...
Çünkü AB’ye giden yolları bilemem ama Mesut Yılmaz'ın olduğu gibi beni de Mesut Yılmaz'ı da, Özal'ı da asıl ilgilendiren, Türkiye’de demokrasiye giden yollar oldu.

Ve hep bu yolları açmak üzerine devlet adamı olmasının da getirdiği kimlikle demokrasiyi benimseyen, birilerinin hemşerim dediği Rizeli bir kimlikti, bu ülkenin daha iyi bir demokrasiye ulaşmasına çaba gösterenler arasında olan, Allah rahmet etsin dediğim Mesut Yılmaz..



Bu yazı 1596 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR

YouTube ArdahanTV Kanalımızı İzliyor musunuz?


YUKARI