Reklam
Bugun...
ANADOLU ALEVİ-BEKTAŞİLİĞİNDE KADIN OLGUSU VE DEMOKRATİKLEŞME


Aysel Guven
ayselguven@hotmail.com
 
 

Ülkemde son yıllarda ötelemeler ve berileşmeler giderek artmıştır. Onun adamı benim adamım, Kürt mü-Türk mü, Alevi mi-Laz mı,… yandaş mı-karşıt mı, kadın mı-erkekmi… Bendensen eyvallah kanun da ödül de senin yok değilsen!.. Orası meçhul değil artık. 

Özellikle on yıllarca sonra bir partinin başına partinin siyasetine uygun birinin getirilmesi Alevileri görünür kılmıştır. Maalesef bu da rant coşkusu içinde olanları, cemaat taassub ayrımını ast sayanların nefret dili ve öfke üslubu ile beslenen kesimlerin alevi kültürüne, alevi vatandaşlara her türlü hakaret zulmü ve ölümü reva görmeleri ile sonuçlanmıştır. Bu yüzden alevi kültürünü ve Aleviliği iyi tanımlama ve tanımak gerekir. Bu noktada yaşamın her alanında olduğu gibi ibadette de kadının erkeğinin yanında saf tutuğu ender kültürlerden biri olduğu için Alevilikte kadına bakış açısına bakmak gerekir.

Geçmişten günümüze insanoğlunun (kadın-erkek) varlık nedenine uygun yaşam sürmesi, yalnızca ışığa yürümesiyle mümkün olduğunu hepimiz tanık olmuşuzdur. Bu ışık kimi kez yüreği titreyen ozanların dizeleri, sazının teli; kimi kez  Ferhat’ın,Veysel'in  yüreği,  kimi zaman da ilmi, bilimi, sağduyu inanç ve vatan sevgisi ile bütünleştirmiş liderlerin yolları; kimi kez ise, varlığını Allah(Hak) yoluna adamış, Hak dostu soylu ve saygın ulularımızın aydınlık yolları olmuştur. Bu ululardan bir de Hacı Bektaşi Veli ve onun öğretileridir. Bu öğretide ne doğulu ne batılı, ne fakir ne zengin, ne kadın ne erkek ayrımı vardır. Alevi öğretisinde cinsiyet ayrımı yoktur; insan vardır.

Hacı Bektaş tassavuf bilgini olması nedeniyle semavi dinler üstü bütün evreni kucaklayan heterojen bir ilke sahibi olup Türk Tassavuf düşüncesinin Piri Ahmet Yesevi’nin yetiştirdiği büyük Türk düşünürüdür. Hacı Bektaş Veli’nin yaşadığı dönemde Türkmen topluluklarında başlıca iki insan tipi hâkimdir: Gâzi ve Veli tipi. Bunlardan birinci gruba girenler ülkeler fethetmişler, ikinci gruptakiler ise, alınan ülkelere yerleşmeyi, yerleşik bir toplum meydana getirmeyi olanaklı kılmışlardır. İsminin sonundaki sıfattan da anlaşıldığı gibi Hacı Bektaş Veli, gazi değil veli tipine girmektedir.

 Hacı Bektaş Veli, Suluca Karahöyük’e yerleştikten sonra orda bir tekke kurarak halkı eğitme ve aydınlatma faaliyetlerine devam etmiştir. Bu aydınlatma faaliyetlerinin başında kadınlar gelmektedir. Alevilerin kadına bakışı sosyolojik bir yaşam gerçeğini yansıtır. Hacı Bektaşi Veli Anadolu Alevi-Bektaşiliğinde kadın olgusuna bakarken kadınların erkeklere karşın özgün sorunları olduğu gerçeğini kabul eden ancak hak ve hukukta insan olmayı esas alır. Anadolu Aleviliği ve Bektaşiliği, hoşgörü kültürünü esas alan, Yunus Emre'nin güzel sözüyle, 72 milleti eşit gören bir felsefe ve dünyaya bakış açısıdır. O nedenle Alevilerin düşüncelerini paylaşmak için Alevi olmak gerekli değildir. İnsan olmak yeterlidir. Aleviliğin asıl büyük ilkesi kadın-erkek eşitliği esastır. Yaşamda birliktelik ön plandadır. Alevilik ve Bektaşilikte her şeyden önce kadın bir insandır, anadır, bacıdır ve eşit kurallar içinde erkeğinin eşi, hayat arkadaşıdır. Bektaşilikte kadının üç konumu vardır. Kadın yaş durumuna göre Ana olup öyle sayarlar, öyle severler. Kadın eştir, kocasının erkeğinin yanında eştir burada karşılıklı saygı-sevgi, temel olarak tarikat geleneğidir. Üçüncü durumda kadın bacıdır eşinin dışında bütün canlarla kardeştir.
           Hacı Bektaş i Velî, Alevîlik-Bektaşilikte kadın-erkek eşitliğini şu dörtlükte ne güzel dile getirmektedir;

"Erkek dişi sorulmaz, muhabbetin dilinde
            Hakk'm yarattığı her şey yerli yerinde
            Bizim nazarımızda kadın-erkek farkı yok
            Noksanlıkla eksiklik senin görüşlerinde"

           Horasan'dan gelip Sulucakarahöyük'te dergahını açan Hacı Bektaşi Veli, bugünkü ifadeyle 'Bilimden gidilmeyen yol karanlıktır'  sözleri ile kadın ve erkeğe izlenmesi gerek yolu açık ve net olarak göstermiştir. Aydınlık bir geleceğe gidilen yolda ilmi, bilimi, sağduyu inanç ve vatan sevgisini bütünleştirmek gerektiğinin bir işaretidir.

Kadın ve erkeğe biçilen roller yaşam biçimini şekillendirirken, bir çok kültürlerde kadının aleyhine bir eşitsizliği de beraberinde getirirken Alevi ve Bektaşi öğretisinde esas olan kadının konumunun önde olmasıdır. Hacı Bektaşi Veli'nin yarattığı Kadıncık Ana'dan günümüze gelen kadınların yaşamlarında hep çetin bir mücadele egemendir. Alevi ve Bektaşi kadınların bu çetin mücadelede yollarını açan Hacı Bektaşi Veli öğretisidir. Çünkü Alevi öğretisinde kadın dünyadır, doğurandır. Onu yaratan, doğurgan yaratmıştır. O nedenledir ki; Alevi inancında kadın erkek yaşamın her alanında yan yanadır. Ceme birlikte katılırlar, semahta yan yana dururlar. Kadınlar, erkeklerle kanat çırparlar. Semah sonunda erkek, kadının ayağına değil omuz una niyaz eyler.

Alevilerin yaşam biçiminde tek evlilik esastır. Boşanan erkek ve kadın düşkün sayılır ve Ceme alınmaz. Karısını boşayan erkeğe katı kurallar uygulanır. Oysa, kocasını haklı nedenlerle boşayan kadına daha hoşgörülü davranılır ona kol kanat gerilir. Çok eşlilik yoktur. Ancak kentleşme ile birlikte son dönemlerde Aleviler de boşanma konusunda erkeklere daha hoşgörülü davranmaya başladılar.

Yaşadığımız kültür ve erkek egemen sistem içinde kadın ve çocuklar birçok yönden ortak bir kaderi paylaşmaktadırlar. Kadınlar erkeklere, çocuklar ise yetişkinlere ait mallar olarak algılanmakta ve yaşamlarını bu anlayıştaki bir toplumda sürdürmektedirler. Anneyi çocukla birleştiren sadece annelik rolüdür. Çocuğun doğumundan, bakımından ve eğitiminden kadınlar/anneler sorumludur. Bu sorumluluk, anne olan kadınların toplumsal yaşama katılmalarını sınırlandırmakta çocukların ise; kendi yaşlarına uygun eğitim kurumlardan yaralanmalarını engellemekte ve çocukların geleneksel yetiştirme yöntemleri ile büyütülmelerine neden olmaktadır. Örneğin çocuklar okul öncesi kreş ya da ana sınıflarına gönderilmemektedir. Halbuki Hacı Bektaşi Veli öğretisinde çocuklar kız-erkek demeden okutturulurlar. Çocuklarını yetiştirirken; kız-erkek ayrımı düşünmezler ve yaşam öğretilerinde öyle davranmazlar. Bu nedenle de okuryazar seviyesine bakıldığında okuyan kız erkek rakamlar eşiti zorlayan sayılardadır. Hacı Bektaşi Velî öğretisinde kadın sistemin parçası olduğu için kendi içinde eşitlikçi olmasını toplumsal yaşam için yeterli görmez. Her kesimden insanın aynı ölçülerde olması yanlısıdır.

Alevi inançları, görüşleri ve tarihi kendileri ile bir bütün oluşturur. Bu bütünlük asla birbirini bırakmaz. Bilim, irfan ve insanlık sevgisi üzerine oluşturulan Alevilik Bektaşilik öğretilerine inanan insanların tümünün:

-Hak(Allah)-Muhammed-Ali üçlemesine inanıp iman getirmiş, İslam’ın özüne(Tasavvufa) bağlanmış olmalarının; dört kitabı hak bilmelerinin,

-Hakkı ve halkı sevmeyi, kimseye zarar vermemeyi, olabildiğince’’insanı kamil’’ olmaya çaba sarf etmeyi, bu doğrultudaki öğretiye inanmayı ilke edinmelerinin, temizlik insanın kendi özünün arıtılması,  kendi temiz olmayan asla başkalarını temizleyemez inancına sadakatlerinin;

- Eline, beline, diline sadık, eşine, aşına, işine sahip olmayı insan olmanın temel kuralı saymalarının; yetmiş iki milleti tanrı eseri olarak görerek kardeş saymaları, eşitlikten, kardeşlikten, dürüstlükten, doğruluktan yana olmalarının bir sonucudur.

Bu gün gelinen noktada o yada bu sebeplerle ayrışıma dayalı tehlike sinyallerinin verilmesine rağmen Alevi-Bektaşilikteki sağduyu devam edecektir. Bir çok ayaklanma ateşi yakılmış olsa da, devlet egemenliğinin, varlığını sürdürülmesinde sağlıklı ve ussal çözümler sunarak en büyük katkıyı sunacaktır.

Çünkü Hacı Bektaşi Velî öğretisinde bütünleşme vardır. Ayırımcılığa yer yoktur. Tarihin derinliklerinden bu yana, acılarla yanıp, yakınmalarla bilenmiş ve sınanmış bu toplumun onurlu ve başı dik kadınları (ırk, cins, renk gözetmeksizin) ancak kendi karşıt cinslerinin (erkeklerin) eşit mesafede yaklaşımlarıyla kucaklayıcı ve inandırıcı kayıt ve koşullarda laik ve demokratik bir Türkiye için kendisine düşen misyonun yerine getirmiş olacaktır.

                                                                                                          Dr. Aysel GÜVEN



Bu yazı 2718 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR

YouTube ArdahanTV Kanalımızı İzliyor musunuz?


YUKARI