Reklam
Bugun...
RAHŞAN ECEVİT'İN ARDINDAN


Ayşe Hazal Beytaş Ayşeden Bakış..
222
 
 

KURULTAY VE PARTİ KATİLLERİ

Parti Meclisi’ndeki toplantılarda gelen eleştiriler karşısında dut yemiş bülbüle dönen, ağzını açamayan Önder Aksakal İstanbul İl Kongeresi’nde ve kurultay salonunda çoşmuştu. Sadece ortada kendilerinin kaldığını, parti içindeki ve dışındaki sahte demokratik solcuların bütün çabalarını nasıl ustalıkla bertaraf ettiklerini ve seçimde muazzam bir başarıya imza atarak partinin oyunu nasıl artırdıklarını anlatıyor ama PM’de kendisine hangi eleştirilerin yapıldığına değinmiyordu. “CHP seviciliğine” karşı meydan okuyor ama kendisinin “AKP ve Tayyip seviciliğine” nedense hiç değinmiyordu.

Öyle bir konuşuyordu ki, sanırsınız bu ülke sadece DSP’den ibaret. Oysa, bir Genel Başkan orada partisinin genel politik tutumunu ülke gündemine ilişkin olarak yansıtmalıydı. Önder Aksakal Parti Meclisinde yediği dayağın acısını çıkartmak için parti meclisindeki arkadaşlarına ağır ithamlarda bulunuyor, kendisine karşı mertçe adaylığını koyan Genel başkan adayını üye olmadığı halde Genel Başkan adaylığına kalkışıyor diye eleştiriyor ama üyelik başvurusu yapmış ve aidatını yatırmış olmasına rağmen neden üye yapılmadığına ise nedense hiç değinmiyordu.

Önder Aksakal’ın konuşması sığdı, içeriksizdi ama herşeyden daha önemlisi gerçekleri çarpıtan maddi yanlışlar içeren bir konuşmaydı.

İlk yanlış ki bu fahiş bir yanlışlıktır; Parti Meclisi’ni hiçe sayarak bir kez daha alınmış kararları çarpıttı. Hatırlatmak için bir kez daha altını çizelim; PM İstanbul halkının duygu ve isteğine uygun olarak Erdoğan’ın net yenilgisi anlamında oy kullanmayı kararlaştırmıştı. Bu karar netti, önder Aksakal’ın iddia ettiği gibi PM İmamoğlunu reddetmemiş, sadece alınan kararda isminin geçmesine gerek duymamıştı. Önder Aksakal’ın kendisi haricinde bütün PM üyelerinin oyunu alan bir karar böyle çarpıtılmış oldu.

İkinci olarak değindiği ancak en az ilki kadar vahim olan çarpıtma ise seçimlerde DSP’yi başarılı görmesiydi. Önder Bey’e göre DSP oyunu yüzde 0.98’e çıkarmıştı. Bu orandan hayatının hiçbir döneminde DSP’li olmamış ve asla söz olarak bile böyle bir ifadesi olmamış olan Celal Doğan’ın almış olduğu 240 bin oya denk düşen oran çıkarıldığında bu oran yüzde 0.42’ye düşüyor. Kendi partilerinde yer bulamadıkları için DSP’ye gelen asla DSP’li olmayan diğer adayların aldığı oylar da düşüldüğünde oran bu kez yüzde 0,20 lere kadar düşüyor.

DSP Genel Merkezi’nin sapkın anlayışını ortaya koyabilmek açısından Keşan seçim sonuçları çok çarpıcı. Hani bir zamanlar DSP’nin kalesi var ya; Edirne, onun ilçesi olan Keşan’dan söz ediyoruz. Orada eski ilçe başkanı Yusuf Nalbantoğlu’nun onca uyarısına kulak asmayarak DSP aday gösterdi ve 56 oy aldı. Sonuçta AKP adayı 13 oy farkı ile kazandı. Bu sonucu yalnız başına alan ve her türlü övgüyü hak eden “AKP sever” Önder Aksakal’dır.

Önder Aksakal’dan ricamız Keşan halkına gidip bu başarısını kurultayda kullandığı üslup ve ses tonuyla anlatmasıdır.

Ancak asıl çarpıcı olan bu da değil. Edirne’nin onca ilçesi içinde hiçbir ilçede seçime girmeyen ama sadece Keşen’da seçime giren ve 56 oy alan Önder ve şürekasının bu yaptığının hesabını verecek yerde hesap sormaya kalkışmasıdır. Doğrusu bu davranışa takılacak sıfatı bulmakta zorlanıyoruz. İşte Edirne kalemizle ilgili durum bu. Adam Edirne gibi bir yerde partinin sıfırlanışının hesabını vermiyor, gerçek bir demokratik solcuya sen niye partinin( siz Önderin diye okuyun) kararını dinlemiyorsun diye hesap sormaya kalkıyor.

Önder önce kazandırdığı yeni mevziler için genel olarak solcuların ama asıl olarak demokratik solcuların vicdanını nasıl sızlattığının hesabını versin, sonra istediği kadar bozgunda zafer havası çalsın.

Şimdilerde bu arkadaşımızı ve parti dışı bıraktıkları birçok arkadaşımızı arayıp “ cazip” teklifler yapıyorlar. Seni ilçe başkanı yapacağız, il başkanı yapacağız,seni PM’ne alacağız türünden ancak densizlik olarak nitelenebilecek rüşvetler teklif ediyorlar.

Bunlar şimdi bak Edirne’den başka bir yerden bahsedemediğimizi söylerler. Hemen hemen her yerde manzara bu. Mesela Çankaya dahil, Ankara’nın 15 ilçesinde DSP’nin aldığı toplam oy 375. Kimi ilçelerde biz seçime girmedik diyebilirler. Peki neden kardeşim, AKP’yi kazandırmak için olmasın.

Bunlarda ilke milke hak getire.

Bunlarınki tembel öğrencinin davranışına benziyor, adam gibi çalışıp sınıfı geçmek yerine hileyle, hurdayla sonuca ulaşmaya çalışıyorlar.

Velhasılı kelam partinin durumu içler acısı ama onlara sorarsanız dimdik ayakta.

Bugün PM içindeki itirazları “CHP seviciliği” diye niteleyen Önder Aksakal, asıl “CHP sevicisi” olanın kendi selefi olanlar olduğunu ne çabuk unuttu.DSP ileri gelenleri DSP’den umudu kesmiş bir yolunu bulup CHP’den milletvekili seçilme telaşındaydı.

2007 seçimlerinde yaşanan rezalet hala akıllarımızda. SONAR’ı fonlayarak yüzde 10’lara çıkan DSP ne hikmetse seçim sonrasındaki anketlerde tekrar yüzde 1’lere inmişti. Bu cingözler bu sahte başarıya dayanarak DSP’yi CHP’nin sırtından “başarı”lı kılmak istiyorlardı. Bu işin mimarı kurultay katili Masum Türker’di. Aslında yapılan; cinlikle, kurnazlıkla emeğe dayanmayan bir başarının peşinde koşarak DSP’nin temiz tarihini kirletmekten ibaretti. Ancak, başka partileri dolaşarak son olarak DSP’de konaklayan bu zat DSP’nin felaketinde en büyük rolü oynayan kişidir. Asla Masum değildir.

O günlerde sözüm ona DSP’nin seçimlere girmemesine karşı çıkıyor görünerek CHP’ye ve partinin diğer ileri gelenlerine karşı bir koz elde etmeye çalışıyor, kendisininde milletvekili listesinde yer almasını sağlamak için çırpınıyordu.
O günlerin DSP camiasında etkili bir internet sitesi olan Güvercinevi’ni arayarak “benim milletvekili adayları içinde gösterilmemi yazın” diye yalvarıp duruyordu.
Bu “CHP sevicileri”kendi hallerine bakmadan bu ifadeyi bugün başkalarına karşı bir suçlama unsuru olarak kullanıyorlar.

Rahşan ve Bülent Ecevit Masum Türker’den yaka silkiyor, bundan nasıl kurtuluruz diye kara kara düşünüyorlardı. Ancak, türkçesi ve imlası bozuk bu büyük filozof DSP’nin başına bir oturdu pir oturdu. Yaptığı densizliklerin haddi hesabı yoktu. Her yaptığı densizliği partiye iyi bir iş yapmış gibi yutturabiliyordu. Netice’de hala divan başkanı gösterilen bu fiyaskolar kıralı yönetimi sırasında partiyi devraldığı noktadan 10 kat daha düşürmeyi başardı. Hangi yüzle DSP camiasında dolaşabiliyor, bu da evrenin sırları kadar büyük bir muamma.

Kurultay ve parti katili bu zat, son kurultayda da yapacağını yaptı. En üzücü olan şey, demokratik solculukla en ufak işlişkisi olmayan bu zatın demokratik solcular arasında barınmayı hala başarabilmiş olmasıdır. Divan başkanı olarak kurultay cürümlerini sıralamaya gerek yok, kendisine yapılan bir sataşmaya karşı en doğal hakkını kullanan yılların demokratik solcusu bir insana yaptığı terbiyesiz çıkışı mı söylesek, sadece bir delege olan İstanbul İl Başkanı olan kişiye herkesten farklı bir muameleyle bir sattan fazla konuşma hakkı tanımasından mı bahsetsek, karşı listenin sunulmaması için yaptığı can hıraş çabadan mı bahsetsek yoksa partini saygın bir kadın vekilinin konuşmasını engellemesinden mi söz etsek, ne desek bilemiyorum.Aynı şeyi 2005’teki kurultayda da yapmıştı.

Eğer ülkemizdeki politika çirkefini anlamak istiyorsanız bu zatı anlmanız işinizi çok kolaylaştıracaktır. İşte Ecevit’ler bu ve benzerlerinin partiye ve ülkeye yaptıkları zararları kahrolarak izleyerek yaşamlarını noktaladılar.

Gelelim, Masum’un halefi Önder’e; boynuz kulağı geçermiş, şu yurdumun suyu ve toprağı bu türü yetiştirmede son derece bereketli.

Sonuç olarak, Ankara’da kendi aralarında yaptıkları toplantı, gerçek anlamda bir kurultay olmamıştır. Parti yaklaşık 15 yıldır gerçek anlamda bir kurultay yaşayamamıştır. Ne yazık ki, bu duruma onay vermeleri nedeniyle delegeler yanlışlığın tüzel olarak yaşamasına olanak tanımışlardır ve bu suçta pay sahibi olmuşlardır.

Gerçek DSP’ye ihtiyaç her zamankinden fazladır ve demokratik solda gerçek partilerine ulaşma arzusu sürmektedir. Bugünkü haliyle DSP sadece kayıtlarda var olan tüzel bir isimden öte bir şey değildir.

Ancak biz gerçek demokratik solcular davamızdan vazgeçmeyeceğiz, neredeyse yarım yüz yıldır içinde olduğumuz BÜYÜK DEMOKRATİK SOL YÜRÜYÜŞE DEVAM EDECEĞİZ.



Bu yazı 1257 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER

ücretsiz iş ilanları

VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR

Ardahan'da ki Seçim Sonuçlarını Nasıl Değerlendiriyorsunuz?


YUKARI