Reklam
Bugun...
ÖNDER AKSAKAL DEMOKRATİK SOLU TEMSİL EDEMEZ-2


Ayşe Hazal Beytaş Ayşeden Bakış..
222
 
 

İlk yazıda, Ecevit’ten bir aktarım yaparak partiler, dernekler hakkındaki kararların var olan yasalar çerçevesinde ancak ve mutlaka mahkeme tarafından verilebileceğini belirtmiştik. Ne yazık ki, Önder Aksakal’ın bu konudaki anti-demokratlığı sadece HDP ile sınırlı kalmıyor. Çok net bir şekilde kendini sadece savcının değil hakimin yerine de koyarak hükmediyor.

“Aksakal, "CHP'nin isminin HDP ve FETÖ ile anıldığını" savunarak, bunların birer iftira değil, vaka olduğunu söyledi” (agy)

Hani dil sürçmesi denebilirdi eğer daha ileri gidip şunu söylemesiydi.
"CHP'nin 12 Eylül sonrası yeniden açılması Türkiye'nin en büyük talihsizliklerinden birisidir. Bunu ilk gören DSP'nin kurucusu Bülent Ecevit olmuştur."
Bugüne kadar söylene gelen bir söz vardır, gerçi bu sözün lafzı edilmiş ama asla özüne önem verilmemiştir. Ancak, söz konusu DSP ve Ecevit olduğunda; bu söz hem lafzıyla hem de özüyle tutarlı bir şekilde dile getirilmiştir.

“Siyasi partiler demokrasinin vaz geçilmez unsurlarıdır.”
O kadar ki, bizzat Ecevit 12 Mart ve 12 Eylül darbelerinin karşısında durmuş, siyasi partilerin kapatılmasına ve liderlerin tutuklanmasına şiddetle karşı çıkmıştır. Gerçi kendisi de nasibini almış özgürlüğünden olmuş, gözü gibi baktığı partisi -ki cumhuriyeti kuran partidir-kapatılmıştır.

Önder Aksakal bu bilgiye nasıl ulaşmış bilmiyoruz ama Şahsen 30 yıldır DSP içinde olan ve Ecevit’leri çok yakın takip eden birisi olarak  Ecevit’in özellikle böyle bir söz söylediğini duymadım. Bu konuda ne bir belge nede  bir şahitliğimiz  var. Önder Aksakal o sıralar ANAP’ta siyaset yaptığı için bilmeyebilir, biz hatırlatalım 12 Eylül sonrası kurulan parti CHP değil SODEP ve  Halkçı Parti’dir. SODEP’i kuranlar daha sonra SHP olarak yola devam etmiştir. CHP’nin 2. Kez siyaset sahnesine çıkması çok sonradır. O sırada DSP çoktan kurulmuştu.

Siyasi yasakların kalkmasıyla CHP birçok parti girişimin ardından kurulan bir parti olmuştur. Bu partinin eskisiyle ne kerte ilişkili olduğu ayrı bir tartışma konusudur. Ancak, CHP eskisinden farklı olarak artık partilerden bir parti olarak doğmuştu ve tutup tutmayacağı o gün itibariyle çok belli değildi. Ecevit itirazlarını CHP’ye değil o parti içindeki bazı kişilere yapıyordu. 

Kendisine yapılan genel başkanlık tekliflerine sıcak bakmayarak demokratik sol düşüncenin ayrı bir kulvarda yürüyüşünü başlattı. Eğer CHP’nin kuruluşuna karşı çıksaydı kendine gelen “astığın astık, kestiğin kestik” türünden olağanüstü yetkilerle donatılmış genel başkanlığı kabul eder bu yolu tümden kapatırdı.

Bugünkü DSP’de partinin Kurucu Genel Başkan’ı ve Ecevit’in hem hayat hem de dava arkadaşı Rahşan Ecevit’i yok sayma ve onu sadece “Ecevit’in bizlere bir emaneti” diyerek önemsizleştirme eğilimi var. Bunun en büyük kanıtı hem İstanbul İl Kongresinde hem de Kurultay’da parti adına yapılan İstanbul İl Başkanı, Divan Başkanı ve Genel Başkan’ın konuşmalarında ve parti anonslarında şu ifade aynen geçmiştir “Partimizin kuramcısı ve kurucu Genel Başkanı Bülent Ecevit…”. Bu sözüm ona Ecevit’i payelendirirken Rahşan Ecevit’i yok sayma girişiminden başka bir şey değildi. Ancak büyük bir ikiyüzlülükle, özeleştiri yapmadan Rahşan Ecevit’in cenaze töreninde nihayet kendisini anarken “Kurucu Genel Başkan” sıfatını kullanmayı lütfettiler.

Bu konuda söylenecek daha çok şey var ancak burada akla gelen şu soruyu sormadan edemiyoruz.

Nasıl oluyor da “12 Eylül sonrasında CHP’nin kurulmasının en büyük talihsizlik” olduğu bilgisi Önder Aksakal’da bulunurken Rahşan Ecevit’te bulunmuyor.

Bu söz için son olarak en önemli şahidi çağıralım. Bakın Bülent Ecevit bu konuda ne diyor?
Yasaklar kalkıp CHP açıldığında, Ecevit Önder Aksakal’ın tam zıt istikametinde bir ifadede bulunuyor.
“DSP evladım, CHP baba ocağımdır.!”

Niçin Önder Aksakal üzerinde duruyoruz, bütün kabahatler onda mı? Elbette hayır, o DSP’nin çözülüş ve başkalaşım sürecinin son halkası. Onun için devam edeceğiz. Kendisine yine de bir teşekkür borçluyuz. Onun dedikleriyle ve yaptıklarıyla bir insanın demokratik sol düşünceden ne kadar uzakta olabileceğini görüyoruz. 

Asıl şaşılacak şey, kendisine demokratik solcu, Ecevitçi diyenlerden hala destek alabiliyor olması. Yoksa…



Bu yazı 1403 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER

ücretsiz iş ilanları

VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR

Ardahan'da ki Seçim Sonuçlarını Nasıl Değerlendiriyorsunuz?


YUKARI