Reklam
Bugun...
EYVAH! YİNE KEMAL DERVİŞ!


Alper AKÇAM Doktor'ın Köşesi
alperakcam@gmail.com
 
 

Duydunuz, hatta ekranlarda gördünüz sanırım. Memleketin dağını taşını, toprağını deresini satmış servetlerine servet katmış AKP politikalarından İllallah demiş halkımızın umudu olarak 7 Haziran seçimlerine hazırlanan CHP’nin Genel Başkanı Kılıçdaroğlu Kemal Derviş ile önemli bir görüşme yapmış!
Seçimden sonra iktidar olursa, memleketin ekonomisini ona emanet edecekmiş!
Aman arkanızı duvara verin, kendinize sahip olun. ABD emperyalizminin Ortadoğu'daki bazı politikalarına direnen DSP-MHP koalisyonunun başındaki Bülent Ecevit de 2001 yılında 20 yıldır emperyalizmin finans kalesi olan Dünya Bankası’nın yetkili yerlerinde çalışan Kemal Derviş ile görüşme yapmış ve ekonominin iplerini bu beyin eline teslim etmişti. Beyzademiz, Rahşan hamfendinin sağ kolu Hüsamettin Özkan ve İsmail Cem ile işbirliği yaparak Türkiye politikasına AKP’nin kapı açıcısı Yeni Türkiye Partisi’ni kurmuş ve topraklarımız 2002 yılından sonra din tacirlerinin kıyakçılığında yolgeçen hanına dönmüştü. Türkiye kanlı bir senaryonun içine sürüklenmeye başlamıştı. 2002 seçimlerinde CHP milletvekili olmuştu Derviş bey de; artık anlamı kalmamıştı bizdeki vekilliğin… Ne önemi vardı bu yoksul topraklarda yaşayan insanların verdiği oyların diyerek ve halka saygısızlığın en yüksek örneklerinden birini göstererek 2005 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni terk edip yeniden ABD’ye, emperyalizmin hesap işlerine göçmüştü.
Kılıçdaroğlu’nun ağzından önce Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olarak duymuştuk Kemal Derviş’in adını. Kabul etmedi o zaman sanırız. Garantisi yoktu çünkü! “Devrimci Kemal” sıkıştıkça ya nefesini toplayamayan sağ politika kalıntılarına kucak açıyor, ya ABD ve onun uzmanları ile dirsek temasına geçiyor, ya da patron temsilcileriyle gizli görüşmeler yapıyor. Böyle devrimcilik olmaz sayın genel müdürüm! 
1993 yılında Cumhuriyet Gazetesi’nde dizi olarak yayınlanan “SSK Himmet İstemiyor” başlıklı dizi yazımdan sonra bu genel cerrah kulunuzu arayıp, “Nasıl önerirsiniz böyle bir şeyi, nasıl çıkarırız eczaneleri hastane binaları dışına” diye sormuştunuz. Ben de Türk Eczacılar Birliği ve eczacı odaları ile görüşerek işi kolayca çözebileceğinizi, SSK hastanelerindeki o kuyruklara, o insanlık dışı duruma bir an önce son vermeniz gerektiğini söylemiştim. Yapamadınız. Bakın, beğenmediğimiz AKP iki günün içinde devrimci sayılabilecek bu ve benzeri birçok karara imza atmayı becerdi ve en büyük halk desteğini önceki yıllardaki sağlık politikalarından aldı. 
Birkaç yıl önce Ardahan’da Dursun Akçam Kültür Sanat Günleri çağrısı için yanına gittiğim bir Cumhuriyet savcısı gözyaşları içinde anlatmıştı babasını SSK kuyruklarında nasıl yitirdiğini. Yerden göğe hak vermiştim kendisine…
O telefon görüşmemizden sonra, Kırıkkale lisesinden sınıf arkadaşım Bora Yorulmaz’ın Mersin’den bölge milletvekili iken her ikimizin de çalıştığı kurumun en tepesine geçmiş, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olmuş Aydın Güven Gürkan ben yanındayken çağırtmıştı sizi. Bir Avrupa ülkesi olmak isteyen ve “meslek hastalığı bildirimi” verememe ayıbı taşıyan ülkemiz için somut öneriler taşıyan bir dosyayla bakanla birlikteydim. Size bağlı İSGÜM Genel Müdürlüğü birkaç personelini ayırarak işyeri hekimleri ile yeni ve özel bir bilgi sistemi üzerinden bağlantı kuracak, düzenli bilgi toplayarak bir süre sonra da değerlendirip yayınlama olanağı bulacaktı. Bunu da yapamadınız. Aydın Güven Gürkan da o görüşmeden birkaç gün sonra bakanlıktan ve o günleri izleyerek yaşamdan ayrıldı.
Böyle devrimcilik olmaz Kılıçdaroğlu. Bu anlayışla, ancak kronik muhalefette eyyamcılık ve emperyalist politika batağında boğulma olabilir… Anadolu’nun en ücra köşesinde bile birkaç üyesini bulabileceğin, insanca direncini sürdüren namuslu halk temsilcilerinin partisine yazık ediyorsun.
Partiyi Atatürk çizgisinden sapmış bularak ayrılan bazı “ulusalcı” ve halk tabanı olmayan vekiller karşısında sana hak verdik, birçok olaydan sonra yaptığın konuşmayı, aldığın tavrı alkışladık ama, bu Kemal Derviş görüşmesi ve patron sınıfı temsilcileriyle yaptığın gizli dirsek temasından sonra bardak taştı; değil “devrimci”, “evrimci” bile olamayacaksın sanırım. 
Bak devrimcilik için Latin Amerika’ya. Beş on yıl öncesine kadar emperyalizmin sık sık yaptırdığı askeri darbelerle yüz binlerce insanına kıydığı, soyup sömürdüğü Latin ülkeleri emperyalizmin burnunun dibinde ona kafa tutmayı beceriyor. Chavez’den Morales’e kendi yerli kültürlerine ayak bastılar çünkü; ülke zenginliklerini Dünya Bankası temsilcilerine değil kendi halklarına emanet ettiler… 
Ekonomi sizin abarttığınız kadar zor bir alan değil Kılıçdaroğlu… Yeter ki kimden yana olacağınıza karar verin! Hem Dünya Bankası, hem yoksul halk olmaz!
Görün bakın… Siz böyle kafa kumda devrimcilik yaptığınızı sanırken etrafımızda kan gövdeyi götürüyor. Mezhepler, kültürler, diller kavgasında emperyalizm parsayı topluyor. 
Bakın türkülerle andığımız, yedi yıl askerlik yaptırdığımız Anadolu çocuklarının kemiklerini bıraktığımız Yemen’de neler oluyor. Bir yanda Şii İslam politikalarının liderliğine soyunmuş, Zarrafların, aydınlarımızı katleden Tevhid Selam örgütünün iplerini elinde tutan İran, diğer yanda Sünni İslam’ı Ortadoğu vurucu gücü olarak kullanan ABD ve kuyrukçusu Arap şeyhleri. Suudi Arabistan’ın ABD Büyükelçisi Abdül bin Ahmet el Cubeyir, dört Körfez ülkesinin de aralarında bulunduğu 10 ülkenin "Kararlı Fırtına" adlı operasyona katıldığını söyledi. ABD yönetiminden daha sonra yapılan açıklamada operasyona destek geldi. Dubai merkezli El Arabiya televizyonu, Suudi Arabistan'ın Yemen'deki Şii Husilere yönelik operasyona 100 savaş uçağı ve 150 bin asker ile katıldığını bildirdi.
Kurtarıcınız Dünya Bankası, kahramanınız ABD, ve ona biat etmekte yarışan her soydan, her boydan yerli politikacılarımız… Bakın ki nasıl kardeş kanı döküyor, döktürüyorlar…
Devrimcilik lafla olmuyor Kılıçdaroğlu. Beyaz Enerji’den Hizbullah soruşturmasına kadar birçok gizli soygunu, kanlı oyunu açığa çıkarmış zamanın İçişleri Bakanı Saadettin Tantan senden kat kat daha fazla devrimciydi…
Yukarı tükürsek bıyık, aşağı tükürsek sakal. Ya da iki ucu boklu değnek…

Lafla devrimcilik olmuyor Kılıçdaroğlu, o iş lafla olmuyor!



Bu yazı 2473 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR

Ardahan'da ki Seçim Sonuçlarını Nasıl Değerlendiriyorsunuz?


YUKARI