Reklam
Bugun...
DEMİRSPORLU OLMAK…


Alper AKÇAM Doktor'ın Köşesi
alperakcam@gmail.com
 
 

Önce, kız ve erkek öğrencilerin yan yana gelmelerine karşı ünlü polisiye önlemleriyle, açıklamalarıyla, kafasının tepesini örtmeye çalıştığı o zifiri boyanmış saçlarıyla, yine boyalı ve badem bıyıklarıyla, Sakarya Valisi iken  elde silah verdiği FETÖ karşıtı pozlarıyla, meydan okumalarıyla, arkasından hakkında açılmış FETÖ soruşturmalarıyla bir zamanlar televizyon ekranlarında ve gazete sayfalarında epeyce boy göstermiş eski Adana Valisi Hüseyin Avni Coş ile ilgili olarak, Adana Demirsporlu bir taraftar aracılığıyla gelen bir anlatı parçasını paylaşayım.

Bir Demirspor maçında Adana Valisi de şeref locasındaki yerini alır… Vali beyimizin geldiğini gören amigo tezahüratın biçimini ve içeriğini değiştiriverir.

“Ooooo, Vali Beyimiz de gelmiş,”

Seyirciler hep bir ağızdan;

“Hoş Gelmiş, Hoş Gelmiiiş,”

Vali yerinden kalkar yapmacık bir tevazuyla seyircileri selamlar, kibirle yerine oturur.

Amigo devam eder;

“Bıyıklarını da bükmüş,”

Seyirci;

“Ooooo, ne zaman bükmüş,”

Amigo:

“Dün bükmüş,”

Seyirciler:

“Dünbükmüş, dünbükmüş,”, “Dünbükmüş, dünbükmüş…”

Vali beyimiz yine bizahmet ve kibrini bozmadan yerinden kalkıp tribünleri selamlar ama, gülüşmelerden, kahkahalardan, yüz ifadelerden başka bir şeylerin dönmekte olduğunu anlar, yerinden kalkıp locayı terk eder. Maç bitene kadar da tezahürat devam eder.

“Dünbükmüş, dünbükmüş…”

Demirspor Cumhuriyettir… Demirspor, demiryolları boyunca Anadolu’nun en ücra köşelerine kadar uzanan ve hayatı temsil eden akasya ağaçlarıdır; Demirspor, gece gündüz hayata neşe katan serçe sesidir… Demirspor, sarıya boyalı istasyon binalarını bekleyen kapkara gözlü hüzünlü çocuklardır; Demirspor tulumbadır, çeşmedir, gece gündüz akan kaynak suyudur; Demirspor pilli radyolardan yükselen türkülerdir; Demirspor soğanlı yumurtalı lavaş ekmektir… Demirsporluluk haksızlıklara, adaletsizliklere karşı direnmektir; Demirsporluluk sapına kadar delikanlılıktır; Demirsporluluk kardeşliktir; ekmeği son lokmasına kadar paylaşmaktır; son nefese kadar dayanışmaktır…

Onun içindir ki, kader, sürgünlerden ve açığa alınmalardan sonra adına sonradan deli lakabı eklenecek bu genel cerrahın yolunu Karabük’e düşürdü, orada Demirsporlularla tanıştırdı, buluşturdu…  31 yaşından sonra lisans çıkartıp Karabük Demirspor’un resmi futbolcusu oldu. Tam 15 yıl, futbolcu, takım kaptanı, yeri gelince kulüp başkanı, daha olmadı çalıştırıcısı olarak o lacivert mavili formaya gönlünü, yüreğini koydu. Onun içindir ki, sabahlara kadar süren ameliyatlara, akşamlara kadar yüzlerce hastaya bakmalara, yorgunluğa, uykusuzluğa aldırmadı, muayenehanesini kapattı, antrenmana en önce o gitti; dizindeki ağrılara, yırtık menisküse aldırmadan, sabah akşam ilaç içerek, en önde o koştu, hiç antrenman kaçırmadı, antrenman yoksa Çamlık’ta koşmaya çıktı… Amatörlerin oynayabileceği bir saha olmadığından, yıllarca sabah 5’te kalkan isli ve fareli trenlerle deplasmanlara gitti…

Birlikte delikanlılığın, mertliğin, dayanışmanın kitabını yazdı Demirsporlular. Şalter Kemal adlı öykü kitabı oldular; iz bıraktılar…

Dizimdeki ve kalçamdaki protezlerde onurla taşıyorum Demirspor adını…

Selam olsun Demirsporlar’a, selam olsun Demirsporlulara, selam olsun Cumhuriyet’in, adaletin, mertliğin, kardeşliğin ve dayanışmanın sesine…



Bu yazı 1398 defa okunmuştur.

Reklam

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR

Başkanlık Ne Getirir?


YUKARI