Reklam
Bugun...
BAYRAM HALLERİ…


Alper AKÇAM Doktor'ın Köşesi
alperakcam@gmail.com
 
 

Halkımızın günlük yaşamında dini bayramlar çok önemli birer milattır. Geçmiş zamanlardaki bir olayın tarihi bayramlara uzaklığıyla anlatılmaya çalışılır. İki bayram arasında düğün yapmamaya dikkat edilir... 

Bayram günlerinde M. Bahtin”in deyimiyle “tersine çevrilmiş bir hayat” egemen olur. Tüm dünya halklarının Karnaval-Fiesta– Şenlik günlerinde olduğu gibi insanlar arasında sıcak temas sağlanır, hiyerarşiler olabildiğince silinir, gülme eğlenme ruh durumu öne çıkar.
Ramazan Bayramı”nda yalnızca bir aylık değil, uzun ayların ve zamanların katlanılmış sıkıntıları, kasvet, cehennem korkusu, perhiz, dinsel zorunluluklar yerini yemeğe, içmeğe, gülüp eğlenmeye bırakır. Hayat tersine döner… 
Kurban Bayramı”nda sınıflı toplumların kaymak tabakası tarafından inançları kullanılarak yoksulluğa, ezilmeye, kültürel garipliğe kurban edilmiş halkımız gücünün yettiği hayvanları devirerek, canı çektiği kadar et yiyerek, kavurmalarla gelecek günlerine de et saklayarak kurban iken kurban eden durumuna evrilmiş gibi görünür.
Arife günü Ankara sokaklarında Kurban Bayramı havası alayım dedim. Yolumun üstündeki Çay Yolu seçkinleri fırsat bu fırsat diyerek yazlıklarına, deniz kıyılarına çekilmiş, semti boşaltmıştı. Etimesgut-Sincan”a yaklaştıkça bayram canlılığı kendini göstermeye başladı. Alışveriş merkezleri, sokaklar cıvıl cıvıldı. Herkesi tatlı bir alışveriş telaşı, bayram hazırlığı neşesi sarmış gibi görünüyordu.

Özellikle bu bölgelerden kurbanı memleketlerinde kesmek, yakınlarının mezarlarını ziyaret edip anılarını saygıyla yad etmek, akrabalarıyla gönül hoşluğuyla birkaç gün geçirmek için yola çıkanların uğradığı trafik kazaları da akşam haberlerine yansıyacaktı... Bayram trafiğindeki araçların birçoğu günlük kullanılan araçlar değildir. Sahipleri çoğunluk toplu taşıma araçlarını kullanır. Otomobiller de evin bahçesinde, garajında böyle yolculuklar için bekler. Bayram geldi miydi de, gaz pedalı her şeyin önüne geçer; bir an önce kavuşma telaşıyla ne kural kalır, ne de dikkat…
Etimesgut”ta bir ay önce onarılması için verdiğim ve dört kez gidip yapılmamış olduğunu gördüğüm saatimin durumunu yoklamak için bıraktığım “Garantili” tamirciye gitmem gerekirdi. Benden istediği ücreti hiç ikiletmeden kabul etmiş, emekli olurken “Bursa Çekirge SSK Hastanesi”nden genel cerrah arkadaşlarımın armağan ettiği değerli saati yeniden çalışır duruma getirmek istemiştim. Her seferinde “tamam, yaptım” demiş olmasına karşın saat eve gelir gelmez saat durmuş, beni yeniden Etimesgut yolcusu yapmıştı. Sonunda usanıp saatten vazgeçmemi, ya da bozuk olarak teslim almamı, verdiğim paranın üstüne yatmayı umuyordu belki de… Son gittiğimde kendimce ciddi bir duruş sergilemiş, dükkân sahibi ve onarım masasında oturanın memleket sorguları, iş durumları sohbetlerine katılmamış, sorulan sorulara karşılık asık bir suratla “görevliyim” demekle yetinmiştim. “Ne görevi ağbi?” sorusunu ise yanıtsız bırakırken “anlayın işte, söylenemez” havalarına bürünmüştüm.
Dükkâna girer girmez tanındım, heyecanla karşılandım! Saatim gerçekten de onarılmış, çalışır durumda beni bekliyordu. Kapıya kadar da Bayram mübareklenerek uğurlandım…
Çıkışta, caddenin kenarındaki güleç yüzlü, yoksul kılıklı seyyar satıcıya yanaştım. Tezgâhına bir göz gezdirdim. Çorap almaya karar verdim. Bir adet Vakko (!) bir adet de Piere Cardin (!) markalı iki çift çoraba halkımızı şaşırtacak bir tutumla hiç pazarlık yapmadan istediği 6 TL”yi verdim.

Halkımız öylesine çoğul, öylesine çelişkili ki.. 

Her günümüz bayram gibi geçsin. Seçkinlerimize iyi tatiller diyeyim;
Halkımızın da Kurban Bayramı kutlu olsun!



Bu yazı 2511 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR

Ardahan'da ki Seçim Sonuçlarını Nasıl Değerlendiriyorsunuz?


YUKARI