Bugun...


YAYLALARDAN SONRA ŞİMDİ DE ARAZİLER SATILACAK...
Amaçları arasında, 'Kanun kapsamındaki uygulama alanlarında, zorunluluk hali ve kanunun amaçları gözetilerek yürütülen tarım arazisinin tarım dışı amaçla kullanım izinleri, satışlar, şerhler ve tahsis işlemlerini yürütmek' maddesinin de olduğu Tarımsal Altyapı ve Arazi Değerlendirme müdürlüğü Ardahan'da satılacak devlet arazilerini tespit ediyor.

YAYLALARDAN SONRA ŞİMDİ DE ARAZİLER SATILACAK...

SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..

Gazeteci Fakir Yılmaz Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV'de 

Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..

MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle..  

Bu haber aşağıda ki linki kopyalayarak izleyebilirsiniz..

https://www.youtube.com/watch?v=x_54lQa4WaQ&ab_channel=ArdahanTV

Daha önce Ardahan'a içme suyu kaynağının bulunduğu Gunzut su yatağına kurulan taş ve kum ocağı gibi birçok tarım alanını taş, altın ocaklarına açan anlayışın devamı olduğu ve son olarak İstanbul'daki değerli arazilerin satışa çıkarıldığı bir zamanda bölge çiftçisinin, hayvan yetiştiricilerinin köy arazisi, yayla olarak kullandığı arazilerin tespit edilip, satılması için çalışma başlatıldı.


Ardahan il Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından Tarımsal Alt Yapı ve Arazi Değerlendirme Şube Müdürlüğü teknik personelleri tarafından 5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun 13. ve 14. maddeleri kapsamında tarım arazilerine yönelik tarımsal veya tarım dışı amaçlı yapı başvurularını değerlendirmek amacıyla arazi sınıf tespiti ve arazi etüt çalışmaları devam ediyor.

İnşaat sezonunun kısa sürdüğü Ardahan’da vatandaşların mağduriyet yaşamaması için iklim koşullarının müsaade ettiği her fırsatta il Tarım ve Orman Müdürlüğü tarımsal Alt yapı ve Arazi değerlendirme Şube Müdürlüğü teknik personelleri tarafından arazi sınıf tespiti ve arazi etüt çalışmaları yapılıyor.

Yaylalar Iğdır'lılara yine satılacak...

Öte yandan geçtiğimiz gün yapılan toplantıda bu yıl satışa sunulacak yaylalarda belirlendi.

Başta Posof'ta olmak üzere bölgede bulunan ihtiyaca fazla arazilerin küçükbaş (koyun) hayvancılığı ile bilinen Iğdır'ında aralarında bulunduğu çevre illerdeki hayvan yetiştiricilerine satılmasına karar verilerek, duyuru ardından ihaleye çıkarılmasına karar alındığı öğrenildi.

MUHTARLAR FIRSATÇI
OT VE SAMAN SATICILARINI ŞİKAYET ETTİ
arşiv haber 20/03/2022 tarihli haber/yorum
Ot ve saman satıcıları Mart ayının soğuk ve yağışlı geçmesini fırsata çevirdi.
İl dışından Ardahan’a gelen ot ve saman satıcıları Mart ayının soğuk ve kar yağışlı geçmesini fırsata çevirdi. Fırsatçılar ot ve saman fiyatlarına yaklaşık yüzde 250 oranında zam yaptı.
Bu duruma sessiz kalmayan Kaptanpaşa Mahallesi Muhtarı Efrail Yıldız, Yenimahalle Muhtarı Murat Atacan ve İnönü Mahalle Muhtarı Müjdat Bölük, fırsatçılık yapan ot ve saman satıcıları hakkında Ardahan Defterdarlığına şikayette bulundular.
Üç muhtarın imzasıyla Defterdarlığa sunulan dilekçede şu ifadelere yer verildi;
“Güneydoğu bölgesi şehirlerinden Ardahan’a saman ve ot getiren kişiler hiçbir şekilde işgaliye, fatura bedeli ödemeden yüksek fiyatlar üzerinden samanı 2 bin 600 TL’ye otun tonunu da 4 bin TL’ye satarak haksız kazanç elde etmektedirler. Bu kişiler yüksek fiyatlarla saman ve otu satması nedeniyle şehrimizde hayvancılık yapan kişileri mağdur ederek hayvancılığı bitirme noktasına getirmektedirler. Şehrimize ot ve saman getiren şahıslar neye göre fiyat belirlediklerini anlamış değiliz. Bu kişiler sattıkları ot ve saman karşılığında her hangi bir fiş, fatura, irsaliye düzenledikleri de görülmemektedir.
Bu nedenle şehrimize (Çevre Yolu) ot ve saman getiren kişilerin tespit edilerek yüksek fiyatlar üzerinden ot ve saman sattıklarından haklarında işlem yapılmasını talep ediyoruz”.
FIRSATÇILAR SAMANADA EL ATTI..
Memlekete kar yağınca saman fiyatları altın fiyatını geçti.
Kış mevsiminin uzadığı bölgemizde kuraklık nedeniyle yaşanan hayvan yemi sıkıntısı çiftçiyi zora sokmuştu. İl dışından gelen saman satıcıları 1000 TL ile başladıkları fiyatları 15 gün öncesinde 1700 TL çıkardılar.
Son yağan kar ve soğuk havayı fırsata çeviren il dışından gelen saman satıcılarından çiftçiye büyük bir darbe daha geldi. Yağan karla birlikte saman fiyatları altın fiyatını geçerek 2500 TL oldu. Bu duruma seyirci kalmanın ötesinde elinden bir şey gelmeyen yaptırım gücü olmayan çiftçi zor durumda.
Yetkililerden bu konuda duyarlılık bekleyen bölge çiftçisi bu artan fiyatlara devletin yetkili kurumlarının müdahale edip dur demesini bekliyor. Zaten artan üretim maliyetlerinden dolayı tarlasını ekmekte zorlanacak olan çiftçiye hayvanını da beslemekten aciz durumda kalma ile karşı karşıya.
Çiftçinin gözü kulağı soğuk ve yağışlı havayı fırsata çevirip samana haksız yapılan zamlara dur diyecek yetkililerde.
HAMİLE KADIN İÇİN SEFERBER OLDULAR..
Ardahan'ın Göle ilçesinde yolu kar ve tipi dolayısıyla ulaşıma kapanan Kalecik köyünde doğum sancısı başlayan hamile kadın, 112 Acil Sağlık ekibi tarafından hastaneye ulaştırıldı.
Kapalı köy yollarının ulaşıma açılması için İl Özel İdaresi ekipleri tarafından çalışmalar sürdürülürken, gelen ihbarlar doğrultusunda zor şartlarda ulaşılan hastalar da hastanelere götürülüyor. Ekipler gelen ihbar üzerine yoğun kar ve tipiden dolayı yolu ulaşıma kapanan Göle ilçesine bağlı Kalecik köyünde yaşayan ve doğum sancısı çeken Fadime Aslanoğlu'na ulaşmak için yola çıktı.
Kar ve tipi nedeniyle yolu kapanan köyün yolu açılarak sağlık ekiplerinin köye ulaşılması sağlandı. Çalışmalar sonucunda köye ulaşan ekipler Aslanoğlu'nu Ardahan Devlet Hastanesine kaldırdı.
Yollarda mahsur kalanların imdadına ekipler yetişti.
Ardahan il genelinde etkili olan şiddetli rüzgar, kar yağışı ve tipi nedeniyle bazı yollarda vatandaşlar mahsur kaldı, imdatlarına ekipler yetişti. Araçların bulunduğu yerlerde karla mücadele çalışması yapan ekipler, kar ve tipi nedeniyle yolda mahsur kalan 33 aracı iş makineleri yardımıyla kurtardı.
İNTERNET İÇİN GÜNEŞİ BEKLEYİN!
TELEFONUNUZ VE İNTERNETİNİZ ÇALIŞMIYORSA MERAK ETMEYİN GÜNEŞİN ÇIKMASINI BEKLEYİN!
Damal ilçesine bağlı Otağlı köyünde yaşayan vatandaşlar telefon ve internet kesintileri nedeniyle başvurduğu Telekom'dan aldıkları cevap karşısında şaşkına döndü. Yetkililer "İnternet ve telefon kesintileriniz köyünüzde güneşin çok fazla olmamasından kaynaklı" dediler.
Ardahan'ın kuzey ilçelerinden Damal'a bağlı 7 köyden biri olan Otağlı köyünde yaşayan vatandaşlar telefon ve internetlerini kullanamadıklarından dert yanıyor. Konu hakkında gazetemizi arayan Otağlı’lar, yaşadıkları sorunları gazetemiz aracılığı ile yetkilere duyurmak istediler. Devlete ait telefon ve internet hizmeti sunan Türk Telekom Şirketinin Otağlı köyünde hizmetlerini aksattığını söyleyen köy halkı, 120 hanelik köylerinde telefon ve internetlerinin haftada bir iki saat çalıştığını iddia ettiler.
Telefon ve internetin olmadığı köyde en büyük sıkıntı ise köyde hastalarının olması durumunda yaşandığını söyleyen köy halkı; "Köyümüz 100-120 haneden oluşuyor. Bu hanelerin çoğunda yaşlı insanlar yaşıyor. Dolayısıyla birçok sağlık sorunları var. Acil bir durum olduğunda ambulansa yada devletin bir yetkilisine telefon ve internetimiz olmadığı için ulaşamıyoruz. Büyük sıkıntı çekiyoruz. 21. Yüzyılda telefon ve internet kullanamıyoruz. Defalarca durumu Telekom'a bildirmemize rağmen bir sonuç alamadık" dediler.
Damal'a bağlı Otağlı Köyünde yaşayanların kâbusu haline gelen telefon ve internet kesintisi nedeniyle Ardahan Telekom Müdürlüğüne başvuran köylüler aldıkları cevap karşısında ise şoke oldular.
Köy sakinleri yaşadıkları sorunun giderilmesi için Telekom'a gittiklerini, yetkililerin "Sizin köyünüzde güneş çok fazla yok. O nedenle telefonlarınız ve internetinizde sorun yaşıyorsunuz. Yazın bir sorununuz kalmaz" cevabı karşısında şaşkına döndüklerini söylediler.
TRARİHİ TURŞU!
Ardahan'da yapılan kaçakçılık pes artık dedirtti. Yolcu otobüsünde, turşu bidonuna gizlenmiş sasani ve grek dönemine ait olduğu değerlendirilen 63 sikke ele geçirildi.
Bir ihbarı değerlendiren Ardahan İl Jandarma Komutanlığı KOM. Şube Müdürlüğü ekipleri, Elazığ’dan şüpheli bir şahsın otobüs ile Ardahan’a tarihi eser getireceği bilgisini aldı.
Ekipler, kimlik bilgileri tespit edilen şüphelinin içerisinde bulunduğu otobüsü Çamlıçatak Köyü Jandarma kontrol noktasında durdurdu. Otobüsün bagaj kısmında yapılan aramada, şüpheli şahsa ait turşu bidonu içerisine zulalanmış vaziyette sasani ve grek dönemine ait olduğu değerlendirilen 63 adet sikke ele geçirildi.
Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı ile ele geçirilen tarihi eserler muhafaza altına alınarak, yakalanan şüpheli hakkında soruşturma devam ediyor.
FUTBOLCULAR İDMANLARA ÇIKMAMA KARARI ALDI!
Bölgesel Amatör Lig’de (BAL) mücadele eden Serhat Ardahansporlu futbolcular idmanlara çıkmama kararı aldı. Ödemeler gerçekleşmezse gerekirse kalan maçlara da çıkmayacaklar.
Serhat Ardahanspor yönetimi vermiş olduğu sözleri yerine getiremeyince futbolculardan boykot geldi. Yaklaşık 2 aydan bu yana ödemelerde sıkıntı yaşayan futbolcular idmanlara çıkmama kararı aldı. Futbolcular eğer hafta sonuna kadar paralarını alamazsa kalan 3 maça da çıkmayacaklar.
Piyasa değerinin altında asgari ücrete yakın bedellerle takıma katılan futbolcuların sezon başından beri maç başı ve primlerini alamadıkları gibi 2 aydır da hiçbir ödeme alamadıkları öğrenildi.
2. Bölge 3. Grupta bu sezon 15 maçta 3 galibiyet, 3 beraberlik ve 9 mağlubiyet ile 9 puan toplayan Serhat Ardahanspor 9. sırada bulunuyor. Serhat Ardahanspor sezonun ilk yarısında ilk maça çıkmadığı için 3 puan silme cezası almıştı.
BAŞKAN KOÇ: “ARDAHAN ÜNİVERSİTESİNİN ŞEHİRDEN KOPUK OLMASI ÜZÜCÜ BİR DURUM”
Ardahan Üniversitesinin şehirden kopuk olması ve Rektör Prof. Dr. Mehmet Biber’in Ardahanlılara karşı olan tutumu AK Parti Ardahan İl Başkanı Kaan Koç’un da tepkilerine neden oldu.
AK Parti Ardahan İl Başkanı Kaan Koç, Ardahanlıların Ardahan Üniversitesine yönelik serzenişlerine destek niteliğinde açıklamada bulundu.
AK Parti Ardahan İl Başkanı Kaan Koç, gazetecilere yaptığı açıklamada; “Cumhurbaşkanımızın her türlü yatırımı yapıp desteği verdiği ve misyon yüklediği, şehrimizin beklentileri olan Ardahan Üniversitesinin içine kapanması, şehirden kopuk olması, yerel unsurlarımızın ( idareci, personel, esnaf vb.) hiçbirini desteklememesi üzücü bir durumdur. Her isteğini gerçekleştirdiğimiz bir kurumdan şehrimizi desteklemesini beklemek en doğal hakkımızdır. Bilinmelidir ki bu konunun takipçisiyiz. Gerekli tedbirleri de alacağız” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 81 ilde de üniversite olmalı ve şehirlerimiz kalkınmalı sözü üzerine çok ciddi bir yatırımla Ardahan Üniversitesinin kurulduğunu hatırlatan AK Parti Ardahan İl Başkanı Kaan Koç, “Hükümetimizce bu üniversiteye istedikleri tüm binalar yapılmış sosyal inşaatlar yapılmış tesisler yapılmış istedikleri tüm akademik kadrolar verilmiş idari kadrolar verilmiş işçi kadroları verilmiş ve Türkiye’nin en güzel kampüslerinden birisi Ardahan’a kazandırılmıştır. Üniversiteden ise genel ve yerel olmak üzere beklentiler oluşmuştur. Genel konulara baktığımızda üniversite makale sayıları, Tezler ve akademik çalışmalarla Her yıl bu anlamda ileri sıralara doğru gitmektedir. Bu konuda başarılı olunmuştur. Ancak Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın yereli kalkındırma Misyonunu da yüklediği bu kurum İle şehrimiz arasında köprü vazifesi görmesi gereken kişiler ne yazık ki bunu yeterli ölçüde gerçekleştirememiştir. Üniversite sadece bir kampüsten ibaret değildir. Şehrin sembolüdür, Ardahan’ın gözbebeğidir. Cumhurbaşkanımızın her türlü yatırımı yapıp desteği verdiği ve misyon yüklediği, Şehrimizin beklentileri olan bu kurumun içine kapanması, şehirden kopuk olması, yerel unsurlarımızın ( idareci, personel, esnaf vb.) hiçbirini desteklememesi üzücü bir durumdur. Her isteğini gerçekleştirdiğimiz bir kurumdan şehrimizi desteklemesini beklemek en doğal hakkımızdır. Bilinmelidir ki bu konunun takipçisiyiz. Gerekli tedbirleri de alacağız” diye konuştu.
SU SAMURU NEHİRDE BALIK YERKEN GÖRÜNTÜLENDİ.
Ardahan'da nesli tükenmekte olan su samuru, Kür Nehrinin buzla kaplı yüzeyinde balıkla beslenirken görüntülendi.
Yüzeyi buzla kaplı Kür Nehri kenarında yürüyüş yapan vatandaşlar, ülkemizde nesli tükenen veya sayıları hızla azalan yaban hayvanları arasında yer alan su samuruyla karşılaştı. Avladığı balığı yemek için buzu kırıp yüzeye çıkan su samurunu görenler, samurun beslendiği anları cep telefonu kamerasıyla görüntüledi. Su samurunu canlı olarak ilk kez gören vatandaşların şaşkınlığı da kameraya yansıdı.
ARDAHAN KAZ ETİ TESCİLLENDİ
Ardahan’ın tescilli lezzetlerine bir yenisi daha eklendi. Ardahan yöresine özgü Ardahan Kaz Eti’ne coğrafi işaret tescil belgesi alındı.
Ardahan’ın olmazsa olmaz mutfak kültüründe önemli bir yeri olan Kaz eti resmen Ardahan’ın oldu.
TÜRKGÖZÜ 2 MAYIS’TA AÇILACAK..
Ardahan Valisi Hüseyin Öner ve yetkililer, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğince (TOBB) Türkgözü Sınır Kapısı'nın modernize çalışmaları nedeniyle kapının yaya geçişlerine uygunluğuyla ilgili inşaat alanında incelemede bulundu.
Yapılan incelemenin ardından Ardahan Valisi Hüseyin Öner konuyla ilgili yaptığı açıklamada, Türkgözü Sınır Kapısı'nın, Ülkemizin ve ilimizin Gürcistan üzerinden Orta Asya ve Kafkaslara açılan önemli bir kapısı olduğunu belirterek, “Bu açıdan geçtiğimiz yıllarda yapılan proje ve ihale aşamasının ardından kapının yenilenmesi için yaklaşık 100 milyon liralık ödenekle inşaat çalışmaları başladı ve şuan devam ediyor. Tamamlandığında hem vatandaşlarımıza, hem dışarıdan ülkemize gelecek olan turistlere daha iyi ve daha kaliteli hizmet verecektir. Aynı zamanda Ülkemizin ticari faaliyetlerden elde ettiği katma değerini arttıracaktır. ”dedi.
Aktaş Sınır Kapısı'nın 5 Mart 2022'de yeniden yolcu geçişine açıldığı hatırlatılan Vali Öner, "Posof Türkgözü Sınır Kapısı ise TOBB, Gümrük ve Turizm İşletmeleri Genel Müdürlüğü (GTİ) tarafından sınır kapısının yeniden modernizasyonu çerçevesinde devam eden inşaat çalışmaları nedeniyle vatandaşlarımız ve ülkemize gelecek olan turistlerin can güvenliği açısından sorun teşkil etmemesi için 2 Mayıs 2022'de yolcu geçişine açılacaktır" ifadeleri kullanıldı.

İnat Newrozu, Nevroz’u..

Sabah işe gelmek için çıktığım binada yan yana kalıyor, aynı binaya girerken selamlaşıyor, çıkarken gülümsüyoruz. 

Bizden çok eşlerimiz daha yakın, daha samimi, çocuklarımız birlikte parkta oynuyorlar.

Aynı çatı altında, aynı binada huzur içinde yaşarız, hepimiz bir birimizin güvencesi olarak gece rahat uyur, sabah huzur içinde çıkarız evlerimizden.
Ben, benim gibi yorulan artık kullanmadığım ama satmayıp, hala evimin önünde tuttuğum GAZETECİ isimli arabamı çalıştırırken, onlar selam verip, işlerine giderler.
Bugünde aynı oldu ama bir fark ile..
Ben Nevroz için kameramı, fotoğraf makinemi hazırlamış, onlar çelik yeleklerini, coplarını.
Yine aynı gülümseme, yine selamlaşma.
Sanki iki tarafta meydan muharebesine gidiyor gibi hazırlıklı, birazda şüpheli.
Ben gazeteci, onlar polis.
Yani her zamanki gibi iki tarafta stresli...
Her iki tarafta aynı binada, aynı evlerde kalmış, aynı suyu içmiş, aynı havayı koklamış olsa da.. Bahar bayramı Newroz'a gidiyoruz, gülüp, halay çekeceğimizi düşündüğümüz ama günlerdir yaşanan gerginlikler dolayısıyla neler olacağını, karşı karşıya gelip gelmeyeceğimizi kara kara düşünürken...
Evet her yıl tekrarlanan, halaylarla değil, ölümlerle, yaralanmalarla sona eren bir Newroz'a daha giderken bu yaşadıklarım gerçek.
Aynı çatı altında oturur, aynı suyu birlikte içeriz ama gerek gazetecilikte gerek dünya düşüncesinde hep karşı karşıya gelir, çatışır, birimiz hak ararken, birimiz cop atarız.
Çünkü biz birbirimize düşmanca bakanlar, aynı ülkede olduğu gibi aynı binada oturmayı bilir, birlikte yaşamayı seçer, eşlerimizin, çocuklarımızın kaynaşmasına müsaade ederiz...
Birimiz penceremize bayrak asarken, diğerimizin siyasi görüşüne de saygı gösteririz...
Ama her nedense alanlarda, çarşıda, resmi işlerde hep karşı karşıya gelir, o binadaki barışı unutur, kardeş olmayı değil, düşman olmayı seçeriz...
Düşünsenize benim gibi aynı binada olmasanız da, yan komşunuz, aynı dolmuşa bindiğiniz, aynı cafe de çay içtiğiniz, aynı lokantanın tabağından yemek yediğinizin biri polis, biri siz değil misiniz?
Polis olmasa da savcı, hâkim, asker, jandarma, istihbaratçı veya devletin bir memuru değil mi o birlikte yaşamayı seçmiş, aynı evde, aynı binada, aynı ülkede yaşarken yıllardır süren inatlar nedeniyle karşı karşıya geldiğiniz..
İşte size son inat.. 
Biri, 'ben Newroz'u kutlayacağım' dedi, diğeri, 'Hayır kutlayamazsın' dedi..
Dünde aynı değil miydi, erken olmazsa da, aynı güne bile izin vermiyorlardı... Ve sonuç meydan muhaberesinde karşı karşıya gelip, kan revan içinde kalıp, yaralanıp, ölüp aynı binaya, aynı eve gelip, aynı suyu içtiğimizi hep unuttuk...
Kim kazanıyor bu yıllardır süren ama çare bulunamayan inatlaşmada, kim kaybediyor bu anlamsız ve de anlaşılmaz inatlaşmada kim?..

Her iki tarafta kayıp etmiyor mu?

      arşiv haber 17/03/2015 tarihli haberARDAHAN’I ARDAHAN’DA YAŞAYANLAR TEMSİL ETSİN
CHP Ardahan Adayı Aslangörür'den açıklama..
2014 yılında yapılan Yerel Seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisinden Belediye Başkan aday adayı da olan Ardahanlı Jeoloji Mühendisi Serhat Aslangörür bu kez de yine aynı partiden Milletvekili aday adayı oldu.

Uzun yıllardır mesleğini Ardahan’da icra ettiğinin altını çizen Arslangörür “Ardahan’ı Ardahan’da yaşayan, Ardahan’ı bilen, soğuğunu kemiklerinde hissedip, sıcak insanlarıyla iç içe olan insanların temsil etmesinden yanayım. Mesleğimi elime aldığım günden bu yana her şeyimle Ardahan’la, Ardahanlı’larla oldum. Ardahan ve ilçelerindeki hemen hemen bütün esnafı tek tek tanırım. Acaba Ardahan’ı temsil etmeye aday kaç kişi bırakın ilçeleri, merkezdeki kaç tane esnafı tanıyor. Ben seçimden seçime memleketini hatırlayanlardan değilim. Ardahan’da yaşayan biri olarak, aday adaylığımın partimizin genel merkezi tarafından dikkate alınacağını umut ediyorum. Bu doğrultuda da Genel Merkezimizin en doğru kararı vereceğine gönülden inanıyorum” dedi.
“Bu Adama Güvenin’ sloganı ile yola çıkan Jeoloji Mühendisi Serhat Aslangörür, milletvekilliği adaylığı konusunda da çok umutlu olduğunu sözlerine ekledi.

      arşiv haber 11/12/01/2007 Günlerinin Haberleri 

www.sonvilayet.net adlı sitemizde günün en son haberlerini okudunuz mu?!..

www.sonvilayet.net

 

 

 

 

Aktör mü, Figüran mı?..

 

 

MİT'in kuruluş yıl dönümü ardından alevlenen yeni tartışmanın ardından düşen uçağın kara kutusuna el koyduğu öne sürülen Amerika'nın Ortadoğu'da gerçekleştirmek istediği Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) adım adım uygulanıyor olması başta Türkiye'de olmak üzere bölge ülkelerde paniğe neden olmaya başladı.

 

 

Gerçi, biz solcuların yıllar önce anlatmaya çalıştığı bu durum dolaysıyla komünist ilan edilip, cezaevlerine, işkence hanelerde süründüğünü de biliyoruz ya neyse burayı bugün sıkışanlar anlasın diyerek geçelim diyorum.

 

 

Amerika'nın bölgede bulunan ülkelerin başına çektiği çuvallarla göz dağı verdiği bir süreci yaşayan Türkiye'nin MİT aracılığıyla vermek istediği mesajın altında yatan diğer bir gerçek ise yine gelip, Kürt meselesine, akabinde PKK’ye takıldığını yakından izliyoruz.

 

 

Türkiye'nin her kızdığında sınır operas

yonu konusunu gündeme getirip, PKK'yi vurma adı altında Kerkük'e sıçrama hesapları, dün yine Bush'un açıklamasıyla engellendi gibi.

 

 

Ancak, o yaka da gelişenler karşısında bir hayli tedirginleşen ve de bir o kadar da paniklenen Türkiye'nin atacağı adımları ön plana çıkmaktadır. 

Çünkü, atılacak adımla birlikte uzun süredir huzurlu olan iç politikayı da yeniden alevlendireceği gibi, yeni çatışmaları da kendisiyle beraber getireceği unutulmamalıdır. Bu nedenle Amerika'nın bölgede oynadığı oyunlara gelinmeden ve en önemlisi kardeşi kardeşe kırdırmanın hesabını bozacak politikalar ortaya konulmalıdır.

 

 

Aksine, Amerika'nın oynamak istediği oyuna ancak ve ancak birer figüran olur kalırız.

fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535.418 32 58

 

 

İki Çılgın Çıldırlı sınırdan AB'ye girdiler ..

 

 

 

 

 

Ardahan'ın Gürcistan ve Ermenistan'a komşu olan ve Aktaş sınır kapısının bulunduğu bölgeye komşu olan Çıldır'ın Aşık Şenlik  beldeli iki kafadar, Türkiye'nin yıllardır beklediği AB'ye kendi hazırladıkları iki projeyle girmeyi başardılar.

Ardahan’ın sınır ilçesi olan Çıldır ilçesine bağlı Aşıkşenlik Beldesinde yıllar önce iş kurmak amacıyla batıya göç eden Necdet Kanbir ve Ufuk Karaçay, bu gün beldelerine iki önemli proje geliştirerek Avrupa Birliğine girdiler.Necdet Kanbir ve Ufuk Karaçay adlı iki Çıldırlı hemşerilerimiz, hayallerini geçekleştirmek için yıllar önce Ardahan’ın Çıldır ilçesine bağlı Aşıkşenlik Beldesi’nden  İstanbul’a göç ettiler. İş yapma umuduyla gittikleri metropolde umduklarını bulamayan iki kafadar, doğdukları yere geri döndüler. Necdet Kanbir, baba mesleği olan Un ve Yem fabrikasının başına geçerken, Ufuk Karaçay ise Askeroğlu Süt Sanayi fabrikasını kurdu.İki kafadar kurmuş oldukları iş alanlarını daha iyi geliştirip istihdamı artırmak ve yöremizin geleneksel olarak üretilen ürünlerin endüstriyel boyuta taşımak için Avrupa Birliği hibe fonlarından yararlanmak için proje hazırladılar.İki Çılgın Çıldırlının hazırlamış olduğu projeler Avrupa Birliği Hibe Fonlarından kabul görünce iki Çıldırlı çılgınlar gibi sevindi. Projelerin kabul edilmesiyle Ardahan adına mutlu olduklarını dile getiren Necdet Kanbir ve Ufuk Karaçay, konu hakkında yapmış olduğu açıklamada şöyle konuştular. Un ve Yem fabrikası sahibi Necdet Kanbir, “Ben Gazi Üniversitesi İşletmecilik bölümünü bitirdim. Fabrikamı daha üst düzeye ve Avrupa standartlarına göre hazırlamak, Kafkaslara ve Avrupa ülkelerine daha kaliteli un ve yem satmak amacıyla  Avrupa Birliği Hibe Fonuna, Un ve Yem Fabrikası Modernizasyon ve Kapasite Geliştirme Projemiz 173 Avro tuttu.Bu projenin yarısını biz karşılarken diğer yarısını da Avrupa Birliği hibe fonlarından karşılanacaktır” dedi. 

Askeroğlu Süt Sanayi fabrikası sahibi Ufuk Karaçay ise yapmış olduğu açıklamada, “Aşıkşenlik Beldemizde 360 metrekare alan üzerinde kapalı, 124 Bin Avro’nun %50’sini ve alt yapısını biz karşılayacağız. Fabrikamı daha üst düzeye ve Avrupa standartlarına göre hazırlamak ve geliştirmek için, Askeroğlu Süt Kapasitesini Geliştirme ve İyileştirme projemiz Avrupa Birliği tarafından kabul edildi. Bizim buradaki amacımız Aşıkşenlik Beldesinde 20/30 aileye iş imkanı sağlamaktır” dedi.   

Haber ekelme saati: 14.59 - 12/01/2007

Haber/Foto: Özkan Karakaya/Ardahan

 

Jandarma karışınca eylem komediye döndü!..

 

 

 

 

Ardahan'da yaşanan ilginç bir olay gazeteciler ile jandarmanın arasında yarışa dönüştü.

Alınan bilgilere göre dün gazetecileri arayarak, üretimini yaptıkları sütün ucuza alınmasını ve stopaj paralarının verilmediğini öne sürüp süt dökme eylemi yapacaklarını belirten bir grup Bayramoğlu (Kora) köylünün eylemi jandarma tarafından duyulunca köy resmi ve sivil jandarma ekiplerince ablukaya alındı.

***Eylem yapılmadan sonuç verdi!

Eylemin yapılacağı ve gazetecilerin köye geleceğini duyan jandarmanın köy merkezine giderek kamp kurması ve yapılacak eylemin yasal olmayacağını köylülere bildirmesi üzerine eylemden vazgeçen köylüler yeniden gazetecilere arayarak, 'Köy'de jandarma var gelmeyin, eylemden vazgeçtik' demeleri üzerine gazeteciler de, eylem haberini engellenmesine içerlenip, jandarmaya inat olarak köylülere, 'Biz yola çıktık geliyoruz, jandarma olsun daha iyi haber olur' diyerek köylülerin gelmeyin çağrısına geliyoruz deyip, ısrar edince köylüler bir birine girdi.

Eylemin yapılmadan il genelinde günün konusu olması ve köylülerin köy kahvesinde bulunan jandarmanın yanında bir birleriyle , 'Eylem fikri seninde, Gazetecileri sen çağırdın, o  çağırdı' tartışmasına girip tartışan köylüleri, eylemi duyup, köye giden jandarmalar tarafından kavgaya dönüşmeden sona erdirildi.

Haber ekleme saati: 14.15 - 15/01/2007

Haber: Fakir Yılmaz/Ardahan

TURBOLU HİZMET ULUSALDA!

 

 

Bir çok köyünün yol ve suyu olmayan ve bir o kadar da sorunu olan Ardahan’da kaymakamların 4x4 Turbolu lüks, milyarlık araç sevdaları ulusal gazete sayfalarında geniş yer buldu.

Gazeteci Fakir Yılmaz’ın yaptığı ve gazetelerimiz ile sitelerimizde de yayınlanan haberi geniş şekilde veren ulusal gazete BİRGÜN bugünkü sayısında haberi, ‘Ardahan’ın köylerine 4x4’le turbo hizmet!’ başlığıyla ülke gündemine taşıdı.

Gazetenin altıncı sayfasına manşet olan haberimiz diğer ulusal basının dikkatinde de kaçmazken, Ardahan valisinin Köylere Hizmet Götürme Birliklerine gelir olsun diye makamının emrine olan iki aracı satışa çıkarması, ardından Gümüşpala Kortağ’ın yaptığı haber ardından bu kentte de gündemin birinci sırasına yerleşen, yöneticilerin 4x4 sevdası tartışılmaya devam ediyor.

Kars İl Genel Meclisi’nin Kars valisinin kendisine almak istediği araca karşı çıkması ve de Kars Eğitim Türk-Eğitim Sen’in Kars Milli Eğitim Müdürünün öğretmenlerin parasıyla aldığı aracı davalık edip, kazanmasıyla yeniden gündeme gelen devletin imkanlarını kendi babalarının imkanı gibi kullanan yöneticilerin yüzünü kızartır mı bilinmez ama kamuoyunda tepkinin ölçüsü ölçülemeyecek derecede yüksek olduğu kesin. 

 

 

***TASARUF EDİYORUZ diyen hükümet temsilcileri su-pus!

 

 

Yaşanan her türlü gelişme karşısında sus-pus olan iktidar temsilcilerinin bu gelişme karşısında da suskunluklarına devam ettiği gözlenirken, hükümetin tasarruf genelgelerinin de devletin yetkilerince hiçe sayıldığı görülmektedir.

 

 

***VALİYE RED!..

 

 

Kars İl Genel Meclisi, Vali Mehmet Ufuk Erden’in araç istemini kabul etmedi.

İl Genel Meclisi, Vali Mehmet Ufuk Erden’in, Özel İdare’nin bankadaki parasına karşılık promosyon olarak alacağı iki binek otomobilin kendi korumalarına tahsis edilmesini görüşmek üzere toplandı.

Muzaffer Yağcı Başkanlığı’nda yapılan toplantıda, Vali mehmet Ufuk Erden’in, araçların korumalarına tahsisi konusundaki yazılı talebi okundu. Talep yazısı üzerine söz alan İl Genel Meclisi Üyeleri, araçlara kendilerinin daha fazla gereksinmesi olduğunu belirterek, Vali’nin talebinin reddedilmesini istedi.

Daha sonra yapılan oylamada, Vali Mehmet Ufuk Erden’in, bankadan promosyon karşılığı olarak Özel İdare bünyesine alınacak olan iki binek otomobilin korumalarına tahsisi talebi oybirliğiyle reddedildi.

 

Toplantıda, araçların İl Genel Meclisi Üyeleri’ne tahsis edilmesi ve bunun hizmet amaçlı kullanılması kararlaştırıldı. Böylece, Kars tarihinde ilk kez bir Vali’nin talebi reddedilmiş oldu.

 

 

***4X4 TEHLİKEDE

 

 

Türk Eğitim-Sen’in açtığı, personelin maaşı karşılığında bankalardan alınan veya alınacak olan promosyon paralarının en az yüzde 70’inin personele dağıtılması yönündeki dava sonuçlandı. Mahkemenin, sendikanın talebini haklı bulması üzerine, Kars’ta günlerden beridir tartışılan Milli Eğitim Müdürlüğü’nün 4x4 makam aracının satılması gündeme geldi. Bu arada, Kars’ta önceki yıldan devirle birlikte bulunan 380 milyar liralık promosyon parasının 210 milyarının harcandığı öğrenildi.

Türk Eğitim-Sen’in açtığı, promosyon paralarının en az yüzde 70’inin çalışanlara dağıtılması, yüzde 30’unun da eğitim gereksinmesi için harcanması yönündeki davanın, sendika lehine sonuçlanması üzerine, Türk Eğitim-Sen Kars Şube Yönetimi, başta 4x4 makam aracı olmak üzere alınan iki aracın durumunu ve kalan paranın ne kadar olduğunu öğrenmek üzere İl Milli Eğitim Müdürü Cevdet Aydın’la görüştü. Toplam 380 milyar olan promosyon parasının 210 milyarının harcandığını öğrenen sendika yönetimi şok oldu. 210 milyarın nereye ve hangi amaçla harcandığının listesini isteyen sendika yönetimi, başta 4x4 olmak üzere alınan iki aracın durumunun ne olacağını sordu. Milli Eğitim Müdürü Cevdet Aydın ise, söz konusu araçların mahkeme kararından önce alındığını belirterek, bunların satılıp veya satılmaması konusunda Milli Eğitim Bakanlığı’na yazı yazacaklarını, buradan gelecek yanıta göre hareket edeceklerini bildirdi. 

Milli Eğitim Bakanlığı’ndan, “satılması” konusunda yanıt gelirse, araçlar satılacak ve bekleyen para üzerine eklenerek, yüzde 70’i öğretmenlere ve diğer personele dağıtılacak. 

Bakanlıktan “satılmasın” yanıtı gelmesi durumunda ise şu anda bankada bekleyen 170 milyarın yüzde 70’ine tekabül eden 117 milyarı öğretmenler ve personele dağıtılacak. Kalanı ise okulların ve milli eğitimin zorunlu harcamaları için kullanılacak.Haber: Gümüşpala Kortağ/Fakir Yilmaz

**Seçimler öncesi Dernek ve Vakıflarda büyük değişik yaşanıyor ..

**DERNEK VE VAKIFLAR YİNE SATIŞTA!

Genel seçimler öncesi bir hayli hareketlenen Ardahan-Kars ve Iğdır dernek ve vakınfların son günlerde hızla yönetim değişikliği yaşaması dikkatlerden kaçmıyor.

Her seçim bitiminde, başta İstanbul ve Ankara’da olmak üzere bir çok metropolde bulunan dernekleri ve de vakıfları terk eden siyasilerin yeniden dernek ve vakıflara ilgi gösterdiği gözlenirken, bir çok dernek ve vakfın başına aynı isimlerin getirilmesi ise akıllara,  ‘siyaset kurnazları yine devrede, kendilerine başkan dedirtip, aday olma yolunu açma heseplarını getiriyorlar’ fikrini getiriyor.

**SEÇİMDEN SEÇİME HEMŞEHRİ SEVDALISI OLUYORLAR!

Seçimden seçime hemşeri sevdalısı kesilip, seçimlerin ardından dernek ve vakıfların kapılarını açmayanların bu tavrı tabandan büyük tepki gelirken, seçimlerin yaklaştığı her süreçte yerlerini bu siyaset kurnazlarına bırakanların, dernek ve vakıfları menfaat karşılığında sattıkları önü sürülmektedir.

Haber: Fakir Yılmaz/Gazeteci

 

ARSİAD BAŞKANI GÖKMEN ÇAPAN:

‘Bölge özel teşviklerle desteklenmelidir’

 

 

Gazeteciler günü dolaysıyla matbaamızı ziyaret eden Ardahanlı İş Adamları ve Sanayiciler Derneği Başkanı Gökmen Çapan'dan ilginç açıklamalar geldi. Gazetecilerin zor bir görev üstlendiklerine dikkat çeken ARSİAD Başkan Çapan, bu zorluğun Ardahan gibi yerlerde daha da zor olduğunu iyi bildiklerini, bu nedenle büyük özverilerle gazetecilik yapan tüm basın mensuplarının Gazeteciler Gününü kutladığını söyledi.

Çapan, bölgede yaşamın gün geçtikçe zorlandığını, bu nedenle bölgenin kalkınmasında büyük rol oynayan basının hükümetler ve kamuoyu üzerinde baskı kurup, bölgeye özel teşvikler sağlanmasını istemelidirler dedi.

Ardahan'ın her geçen gün hızla boşaldığına dikkat çeken ARSİAD Başkan Gökmen Çapan kendilerinin her plâtformumda buna dikkat çektiklerini belirtirken, hükümetlerin bölgeye özel teşvikler sağlayıp, yaşanan hızlı göçü durdurmamaları halinde nüfusu her geçen gün azalan Ardahan'ın boşaldığını ve göç edenlerin başında bölgede irili ufaklı yatırımları olan işadamlarının olduğunu söyledi. Açılacağı söylenen fakültenin bir an önce açılması gerektiğine de dikkat çeken Çapan, bölgede uygulanacak olan teşviklerle kış ve yayla turizmine destek verilmesi gerektiğine belirtirken, sınır ticareti, doğal gaz, köylerin yol ve su sorunun çözümü gibi bir çok önemli soruna bir an önce el atılması gerektiğini söyledi.

Yaklaşık bir yıldır başında bulunduğu ARSİAD'ın bunların gerçekleşmesi için sürekli olarak kamuoyu oluşturmaya ve hükümetler üzerinde baskı kurmaya çalıştığına da dikkat çeken Gökmen Çapan, bu yönde hazırladıkları projeleri bağlı bulundukları diğer işadamı dernekleriyle birlikte siyasilere ve de kamuoyuna sunduklarını ve gerçekleşmesine uğraş verdiklerini sözlerine ekledi.

Haber ekleme saati: 11.54 - 12/01/2007-Haber: www.sonvilayet.net

 

 

ARDAHAN GÖÇE TEŞVİK EDİLİYOR!

 

 

 

 

 

Ardahan piyasalarında yaşanan ekonomik durgunluk Kurban Bayramı sonrası da devam etti.

Aylardır piyasalarda yaşanan durgunluk kurban bayramı sonrası atlatılır hesapları yapılırken beklenen olmadı. 

Ardahan esnafı çoğu gün siftah yapamadan kepenk kapatırken işyeri masraflarının zor çıkardığını belertiyorlar. 

***Durgunluğun sebebi esnafın küçük olması

Ardahan'da her dönem yaşanan durgunluğun başında esnafın ve iş adamların küçük sermayelerle iş yapmasından kaynaklanıyor.

Ardahan'da en büyük yatırımlar kamu tarafından yapılırken bu işleri genelde il dışından gelen müteahhit firmalar alıyor.  Yabancı firmalar yaptıkları çalışmalarda kullandıkları malzemelerin büyük bölümünü de il dışından temin edince  Ardahan piyasalarına yansıması gereken para şehirden çıkıyor. 

Yakın zamanda yapılan KÖY-DES ihaleleri ise bu durumu daha açık bir şekilde gösteriliyor. 19 Trilyonun üzerinde ki ihalenin yapıldığı Ardahan'da, işleri alan firmalar akaryakıtlarını bile il dışından getirdiler. Ardahan'da bıraktıkları tek para ise bakkallardan yaptıkları alışveriş oldu. Onun da bir çoğunu ödemediklerini duyuyoruz..

***Ardahan Memur maaşı ile geçiniyor. 

Türkiye'nin en küçük ili olan Ardahan'da ekonomik sorunlar hat safhaya ulaşırken  esnaf ise memur maaşlarıyla ayakta duruyor.

 Ardahan'da faaliyet gösteren esnafların geneli işlerinin sadece maaş günlerinde iyi oldukları belirtiyorlar. Ocak-Şubat ayları işlerin en durgun olduğu zaman olduğunu belirten esnaflar bu aylarda havanın soğuk olmasının insanları evlerine kapattığını bu yüzden de kimsenin harcama yapmadığını belirttiler.

***Sorunu hükümet çözer..

Ardahanlının sürekli sıkıntı yaşaması insanları zoraki bir göçe zorluyor. Ekonomik durumu iyi olanlar daha fazla büyümek, iyi olmayanlar ise iş bulmak umudu ile  başka şehirlere göç ediyorlar. 50 yılı aşkın bir zamandır devam eden bu göç Ardahan'da telafisi mümkün olmayan zararlar verdi.

Ardahan'ın  gelişmesi ve kendi iş gücüyle ayakta durması için hükümet bazında bölgesel bir ekonomi programı uygulanması uzun yıllardan beri dile getirilerken bu yönde bir çalışma yapılamaması Ardahan'ı her gün sefalete sürüklüyor.

 Ak Parti Hükümeti tarafından çıkarılan ve 11 ili kapsayan teşvik yasası ilk başta sorunları çözer gibi görünse de daha sonra bu illerin sayısı 35 in üzerine çıkması yatırımcıları daha avantajlı illere çekti. 11 geri kalmış ilin karşısında Düzce, Aydın, Afyan, Adıyaman, Burdur gibi büyük şehirlere yakın illerin teşvik kapsamına girmesi bir anda yatırımcıları bu bölgelere çekerek bu şehirleri sanayi bölgesi haline getirdi. Ardahan gibi -30 derece soğuk altında yaşayan iller ise bu teşviklerden yararlanamadı.

Ardahan ve Ardahan gibi illerin  gelişmesi için hükümet bazında ciddi bir çalışma yapılması gerektiğini belirten ekonomistler  Ardahan ile Düzce'ye aynı ekonomik programı uygulamanın Ardahan'daki insanları o bölgelere göç etmeye zorlamak olduğu dile getiriyorlar.

Haber/Yorum: Bülent Kılıç

 

 

Kurtkale bölgesi muhtarlarından cevap geldi..

 

 

Bize kimse onu söyleyemez, söylememiştir de ..

 

 

 

 

 

 

Geçtiğimiz günler içinde Ardahan'a gelerek Çıldır'ın Kurtkale bölgesi köylerini gezen CHP Ardahan Milletvekili ile köy muhtarlarının Kurtkale'de seçim pazarlığı yaptıkları haberine bölge muhtarlarından açıklama geldi.

Toplantının olduğunu, tartışmanın yaşandığını belirten bölge köyleri muhtarları, yaşanan tartışma da gazete haberinde geçtiği gibi bir söz söylenmediğini, söylenemeyeceğini belirtirlerken,kendilerinin bu yönde ki haklı talebinin CHP'lilere olduğu gibi her partiye olduğuna da dikkat çektiler.

Biz onlar gibi siyasetçi olsaydık bugün Ensar'ın, yarında başkalarının arabasına biner, her seçim döneminde başka partili olurduk diyen Kurtkale bölgesi köylerinin muhtarları, bizler bölgenin sorunlarını dile getirecek, sorunlarını merkeze taşıyacak bir adayın da bölge köylerinde olmasını istedik. İstiyoruz da. Bu bizim en doğal hakkımız. Çünkü bölge yıllardır göz ardı edildiği gibi bu gibi kişilerin bölgeyi ve bölge insanlarını aşağılamış ve hakaret etmiştir. Biz onlar gibi dönek olsaydık bugün sınırını beklediğimiz ülkenin en popüler siyasetçisi olurduk. Ki buna benzer bir çok isim bugün meclislerdedir. Ama biz dik durup, onurlu bir şekilde sınırımızı koruduğumuz gibi fikrimizi, görüşümüzü, seçim dönemlerinde  öyle bir arabadan inip, diğerine binmeden bugüne kadar taşıdık dediler.

Konu hakkında bir açıklama yapan Sabaholdu (Gotas) köyü Muhtarı Binali Kaya, gazetede haber konusun olan olay günü kendisi ve muhtar arkadaşları bu konuyu açıklarını ve halkında bu yönde ki talebimize büyük destek verdiğini, ancak öyle gazete bahs edildiği gibi kimsenin bir şey söylemediği gibi, söyleyemeyeceğini belirtti.

Biz gazeteye gelip, bu açıklamayı yapanın kim olduğunu ortaya çıkıp kendisini açıklasın. Kaldı ki böyle bir söz ve kelime kullanılmadı. Kullanılamazda.

 Bunu söyleyenleri kınıyor, yapılacak ilk seçimde buna gereken cevabın oylarımızla verileceğinin bilinmesini, çünkü biz bu haklı talebimizi yaparken onurumuz ve şerefimizle temiz siyaset yapması gerekenlerin aday olmasını istedik. Bu talep sadece CHP'ye değil tüm partilere yapılmakta. Bunu yapanların da sadece biz muhtarlar değil, bölge halkı olduğunu sözlerine ekledi.

Öte yandan gazetemizi telefonla arayan Kurtkale köyü muhtarı Yaşar Bingöl,'o toplantıda ağızlarını açıp, fikir söyleyemeyenlerin gazetelere gidip, hava atmalarına şaşırdım. Halbuki orada böyle bir söz söylenmemiş, aksine bölgenin talebi karşısında başta vekil olmak üzere tüm CHP'liler susup, yutkunmuşturlar. Çünkü, bölgeye her seçim döneminde gelerek, bugüne kadar talepsiz oy alıp gidiyordular, buna alışmıştılar. Bundan sonra yok öyle gel oyu al git ve bölgeyi unut. Bizim talebimiz bölgeyi temsil edecek bir isimin bölgeden seçilmesidir.' dedi.

Sabaholdu ve Kurtkale köylerinin muhtarları gibi Baltalı (Tatlet) köy muhtarı Başar Vural'da iki muhtarın açıklamalarına katıldığını, CHP'lilerin böyle bir açıklama yapmasını kınadıklarını ve üzüldüklerini dile getirirken, bunun kendilerinin değil CHP'nin kaybı olduğunu sözlerine ekledi.

Haber ekleme saati: 10.01-12/01/2007

Haber: www.sonvilayet.net Foto: www.kurtkale.com

Bir iğne sonucu Hayatı kararan Filiz yeniden yeşermek isityor!

 

 

 

 

 

Ardahan'ın Göle ilçesinde bebekken yanlış iğne yapılan Filiz Gültekin (21) zor şartlar altında hayatını sürdürmeye çalışıyor.

Göle'nin Salimbey mahallesinde yıkık bir evde hayatını sürdüren Filiz Gültekin, bebekken aşırı şekilde ağlaması üzerine annesi tarafından doktora götürülmesiyle birlikte zor bir yaşama adım atmış oldu. Yanlış iğne vurulması sonucu belinden aşağı felç olan Filiz'in beyin fonksiyonları da zayıflamış.

Doktorların fizik tedavi ile tekrar yürütülebileceğini söyledikleri Filiz Gültekin maddi imkansızlıklar dolaysıyla 21 yaşına gelmesine rağmen tedavi edilememenin sıkıntısını yaşıyor.

Çocukluğundan beri elleri üzerinde yürümeye çalışan Gültekin ailesinin sekiz kardeşinden biri olan Filiz kendisine uzatılacak ve hayata yeniden bağlayacak bir yardım elini bekliyor.

Şu anda babası ve abisi ile birlikte kalan Filiz babasının emekli maaşiyle geçinmeye çalışan aileye kaymakamlık ve komşuları yardımcı oluyor.

Annasi ölünde Filiz’e bakması için iki kez evlenen baba Cemil Gültekin eşlerinin ailesini terk edip gitmesi üzerine ailenin bakımını kendisinin yaptığını söylerken, 21 yaşında ki Filiz kızının yeniden filizlenmesi için yardım severlerden destek beklediğini söyledi.

Haber ekleme saati: 09.28 - 12/01/2007

Haber/Foto: Tuğba Yılmaz/Göle

EVLER KAR ALTINDA KALDI!..

 

 

 

 

 

Ardahan’a komşu olan Artvin iline bağlı Şavşat ilçesinin Sahara dağında bulunan yayla evleri kar altında kaldı.

Ağır kış şartlarının yaşandığı bölgede yağan kar ardından gelen tipinin yayla evlerini adeta teslim aldığı gözlenirken, aynı bölgede bulunan ve Ardahan’ı Karadeniz’e bağlayan Sahara karayolunda Karayolları ekiplerinin karla büyük mücadelesi dikkat çekiyor.

***KAR SAVAŞÇILARI GÖREV BAŞINDA!

Kış aylarında karayollarında yaşanan sorunlardan sürücüler büyük ölçüde etkilenirken yolları açık tutmak için karayolları ekipleri gece gündüz demeden çalışıyorlar.

Yazın yol yapım ve bakım  işlerinde kışın ise karla mücadele de karayolları ekipleri   gece gündüz demeden  24 saat bakım evlerinde yolda kalan vatandaşların yardımına koşuyorlar. 

Ardahan merkezde bulunan Karayolları 126. Şube Şefliği ekipleri kışın gelmesi ile birlikte, zorlu bir çalışma maratonunun startını günler öncesinde verdiler. 

Karayolları 126. Şube Şefliği kendi sınırlarındaki yollarda karla mücadelesini, 50 kişilik çalışma ekibi, 10 kamyon, 5 greyder, 3 rotatif ve 2 yükleyici araçla gece gündüz demeden etkili kar yağışları, fırtına ve tipiye karşı veriyor. 

126. Şube Şefliği sınırlarında en yüksek rakıma sahip Ardahan-Şavşat Karayolu'nun Sahara Mevkii bu yıl 6 kez ulaşıma kapandı. Karayollarının en yüksek kesimini oluşturan Ardahan-Şavşat Karayolu'nun Sahara Bakım Evi sorumlusu Katip Ayık, Ardahan-Şavşat Karayolunun Karadeniz'den gelen fırtınalardan etkilendiğini belirterek, her fırtına sonrası yol birkaç saat içerisinde ulaşıma kapanıyor. Görüş açısı olduğu zaman yol açma çalışması hemen başlar ve yol ulaşıma açık tutulmak için sürekli çalışılır. 

***En büyük sorun dikkatsiz sürücüler ..

Uyarılara uymayan sürücülerin çok sorun yarattığını belirten Ayık; Kış aylarında yola çıkanlar bu yolun sürekli riskli olduğunu biliyorlar, ama çoğu zaman fırtınaya aldırış etmeden yola çıkan vatandaşlar Sahara Mevkiinde yolda kalıyorlar, buda bizim işimizi zorlaştırıyor. Görüş açısı hiç olmadığı günlerde yolda kalan vatandaşları kurtarmak için çalışma yapıyoruz. Bu çalışmalar bizim açımızdan da çok zor oluyor her an yoldan düşme tehlikemiz var. Bunun için havanın kötü olduğu günlerde sürücülerin yol durumunu öğrenmeden yola çıkmamasını tavsiye ediyoruz. Kötü havlarda yola çıkanlar hem kendilerini hem de kurtarma ekiplerinin hayatlarını riske atıyorlar. dedi.

Haber ekleme saati: 09.09-12/01/2007

Haber: Fakr Yilmaz Foto: GünayNuh

Taktıkları milyarlık kameralarda işe yaramadı!

 

 

KİMİ İZLİYORSUNUZ?

 

 

 

 

 

 

 

 

Hırsızlıkları önleyeceğiz deyilerek Ardahan'ın Göle ilçesinin caddelerine takılan milyarlık kameralara rağmen ilçede hırsızlıklar devam ediyor.

 

 

Bir çok tartışmaya nedens olan kameraları aşan hırsızlar son günlerde yine kolları sıvarlarken, vatandaşlar, ilçe merkezine takılan milyarlık kameralarla kimin izlediğini soruyor.

 

 

Hırsızlıkların önüne geçeceğiz denilerek alınan kameraların bile işe yaramadığı Göle'de son olarak iki hırsızlık olayı daha yaşandı.

 

 

Göle Salimbey mahallesinde bulunan Hasan Eryıldırım'ın evine giren hırsızlar evin uydu cihazını çalarlarken,. Geçen günde yine aynı mahallede bulunan Selim Karakula(ın odunluğuna giren hırsız yada hırsızlar 13 torba kömü çaldıkarı öğrenildi.

Göle'de kalaycılık yapan Hasan Eryılıdırım "önceki günlerde komşumun odunluğuna giren hırsızlar, bugün de benim evime girdiler.

 

 

Bu nasıl iş, Halbu ki kaymakam beg hırsızlıkları önleyeceğiz diyerek ilçenin her tarafına kamera taktırmıştı. Peki bu memlekette polis ne iş yapar?' diye sormadan edemedi.Haber ekleme saati: 11.37 -11/01/2007

 

 

Haber: www.sonvilayet.net

 

 

Haber/Foto: www.sonvilayet.net

 

 

Öğüt'den Vekillere makam aracı talebi

 

 

 

 

 

 

 

CHP Milletvekili Öğüt hem seçmenle konuşup hem araç kullanan vekillerin risk altında olduğunu belirterek özelleştirmeyle açığa çıkan araç ve şoförlerin vekillere tahsisini istedi.

 

 

CHP'li Nezir Büyükcengiz'in ölümü milletvekillerine makam aracı ve şoför tahsisini yeniden gündeme taşıdı. Bir süre önce kaza geçirerek aylarca omuzluk askısıyla dolaşan CHP Ardahan Milletvekili Esnar Öğüt, Büyükcengiz'in ölümünün ardından şoför ve araba isteğini tekrarladı. Öğüt vekillerin hem cep telefonuyla seçmenle görüşüp iş takibi yaptığı, hem de araba kullanmak zorunda kaldığı için büyük risk altına girdiğini söyledi.

 

 

Milletvekillerine özelleştirmeden açığa çıkan şoför ve makam arabalarının tahsis edilmesi önerisini getiren Öğüt 'Meclis Başkanı Sayın Bülent Arınç bu durumu göz önünde bulundurarak milletvekillerine araba ve şoför tahsisi yapmalı' dedi.

 

 

Ardahan'da geçirdiği kazada aracıyla dört takla atan ve bir kaç kırıkla ucuz kurtulan Ensar Öğüt milletvekillerinin can güvenliği için bunun gerekli olduğunu vurguladı.

 

 

Öğüt, şöyle konuştu: 'Özelleştirmeden açığa çıkan birçok şoför var. Bunlar maaş alıp oturuyorlar. Yine özelleştirmeden dolayı açığa çıkan ve çürümeye terk edilmiş yüzlerce araba var. Bunlar milletvekillerine tahsis edilebilir. Hem de hiçbir bir para gerekmeden. Ayrıca tasarruf da sağlanmış olur. Çoğu kez arabayı kendimiz kullanıyoruz, bir yandan da seçmenin istekleriyle uğraşıyoruz. Bir hastane işi için 4-5 yeri aramak gerekiyor. Meclis Başkanı'yla görüşerek bunu gündeme getireceğim. Bütçeden ekstra paraya da gerek yok. Tadilat ve tamiratlara o kadar para veriliyor. Milletvekillerinin can güvenliği konusunu da önemsemek gerekli.'Haber ekleme saati: 11.29-11/01/2007

 

 

Haber/Foto: www.sonvilayet.net

 

 

KARSTAN HABERLER..

 

 

***AKP BORAZANCISI BÜROKRAT

 

 

Milli Eğitim Bakanlığı'nın ARGE çalışmaları kapsamında okul idarecilerine yönelik bilgilendirme ve değerlendirme Toplantısı için Kars'a gelen Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğrenim Burs ve Yurtlar Dairesi Başkanı Halis Koyuncuoğlu, AKP  borazancılığı yapıyor. 

Dün Kültür Müdürlüğü Konferans Salonu'nda düzenlenen ve okul idarecilerinin katıldığı toplantıda konuşan Koyuncuoğlu'nun AKP mitingindeymiş gibi konuşması dikkat çekti.

Konuşmasında AKP'nin iktidar olduğu zamana kadar Milli Eğitim'de bir şey yapılmadığını ve her şeyin 4 yıllık bu iktidar döneminde yapıldığını söylemesi, toplantıya katılanlar arasında şaşkınlık yarattı.

Koyuncuoğlu'nun konuşmasıyla kendilerini adeta AKP mitingindeymiş gibi hissettiklerini ifade eden eğitimciler, "Son dört yılda bu iktidarın yaptıklarının, Cumhuriyet tarihi boyunca yapılmadığını söylemek, bir bürokrata düşmez. Eğer bu bürokrat AKP'den milletvekili adayı olmayı düşünüyorsa, o zaman görevinden istifa edip, siyasete girsin." dediler.

Eğitimciler, "Bizler, Milli Eğitimle ilgili bir toplantı için çağrılmıştık. Ama, kendimizi bir anda AKP'nin toplantısında bulduk. Toplantıya Ankara'dan gelip katılan Daire Başkanı Koyuncuoğlu, toplantının amacıyla ilgili bilgi vereceğine AKP iktidarının icraatlarını anlattı. Adeta AKP'nin reklamını yaptı." diye konuştular.

Daire Başkanı Koyuncuoğlu'nun konuşması karşısında şaşırdıklarını ifade eden çok sayıda eğitimci, önce toplantıyı terk etmeyi düşündüklerini belirterek, "Ancak, hakkımızda işlem yapılacağı endişesiyle mecburen sonuna kadar dinlemek zorunda kaldık. Çünkü biliyoruz ki, bu iktidar döneminde iktidarın propagandasını yapmak serbest, ama propagandayı dinlememek suçtur." dediler.

 

 

***KAŞININ ÜZERİNDE KARA VAR' CEZASI

 

 

Kars'ta trafiğin plakaya ceza kesmesi sürücüleri çileden çıkardı. Sürücüler, plakaya ceza kesme uygulamasından vazgeçilmesini istediler.

Kars'ta tarihin en yoğun trafik cezasının kesildiği bildirildi. Sürücüler, hemen her gün trafik cezası kesilen araç olduğunu kaydederek, "Kavşağa 5 metre kala park edildiği için bile ceza kesiliyor. Kars'ın cadde genişliği ve uzunluğu kapasitesi belli değil mi?" diye sordular.

Daha çok plakaya ceza kesilmesi uygulamasından yakınan sürücüler, "Önceki yıllarda trafik polisi, sürücünün yüzüne karşı ceza keserdi. Şimdi artık o uygulama kalkmış. Bir bakıyoruz ki, aracımıza ceza kesilmiş. Nerde ne yapmışız, hangi hatayı işlemişiz bilmiyoruz." dediler.

Yeni bütçede trafik cezalarına ağırlıklı yer ayrıldığını, bunun için yoğun bir cezai işleme gidildiğini ileri süren sürücüler, "Belli ki talimatla ceza kesiliyor. Eğer böyle olmazsa plakaya ceza kesilir mi? Artık öyle bir durumdayız ki, neredeyse 'kaşının üzerinde kara var' denilip ceza kesilecek. Bu resmen soygun." diye konuştular.

İllerdeki araba sayısına göre, en fazla trafik cezasının Kars'ta uygulandığını da idda eden sürücüler, "Yetkililerden biraz daha esnek davranmalarını ve plakaya ceza kesme uygulamasının kaldırılmasını istiyoruz. Bu isterken de Kars'ın ekonomik yapısının gözönünde bulundurulmasını bekliyoruz. Çünkü, geri kalmış Kars'ta yaşam şartları oldukça ağırdır. Buna bir de trafik cezaları işlendiğinde altından kalkılmaz bir yük altına girmiş oluyoruz." dediler.

 

 

***BORÇLUYA SON UYARI

 

 

AKP Kars Milletvekili Selahaddin Beyribey, Tarım Kredi Kooperatif borçlarının yeniden yapılandırılmasına yönelik çıkartılan aftan en az Kars'ın yararlandığını bildirdi. Kars'ta 3 bin 500 çiftçinin Tarım Kredi Kooperatifleri'ne borcu bulunduğunu ifade eden Beyribey, bunlardan ancak 500'ünün borçlarının yeniden yapılandırılması için başvuruda bulunduğunu belirtti. 

Yeniden yapılandırma için verilen sürenin 31 Aralık 2006 günü dolduğunu, ancak yapılan girişimler sonucu bu sürenin bu hafta sonuna kadar uzatıldığını vurgulayan Beyribey, "Yeniden yapılandırma, ödeme güçlüğü içinde bulunan özellikle Kars için önemli bir fırsattı. Çünkü, yeniden yapılandırma için başvuruda bulunanların borçlarından yüzde 45 indirim uygulanacağı gibi, kalanı da taksitlendiriliyor." dedi.

Yeniden yapılandırmadan yararlanmayanların Doğrudan Gelir Desteği gibi teşviklerden yararlanamayacağını ve borçlarının katlanarak artacağını dile getiren Beyribey, "Hemşehrilerimiz eğer bu hafta sonuna kadar yeniden yapılandırma için Tarım Kredi Kooperatifleri'ne başvurmazsa, borçları katlanarak artacağı gibi, hem icralık olacaklar, hem de hiç bir teşvikten yararlanamayacaklar. Bunun için bu haftayı iyi değerlendirmeleri gerekmektedir." diye konuştu.

Hemen hemen bütün illerde borçlu olan çiftçinin ağırlıklı olarak Tarım Kredi Kooperatifleri'ne başvuruda bulunarak yeniden yapılandırmadan yararlandıklarını altını çizen AKP Kars Milletvekili Selahaddin Beyribey, şunları söyledi:

"En çok borçlu Kars'tan olduğu halde, en az başvuru da Kars'tan olmuş. Bu üzücü bir olaydır. Hemşehrilerimiz bu fırsatı neden değerlendirmiyorlar? Halbuki borçlarını, yeniden yapılandırmadan yararlanarak, Doğrudan Gelir Desteği gibi teşviklerle rahat ödeyebilecekler.  Eğer yeniden yapılandırmadan yararlanmazlarsa sıkıntı çekerler. Bunun için borçlu hemşehrilerimiz ellerini çabuk tutup, bu hafta sonuna kadar bu haktan yararlansınlar. Yeniden yapılandırmadan yararlananların borçları yüzde 45 indirileceği gibi, kalan kısmı da taksitlendirilecek."

 

 

***Eğitim-iş Kars Şube Başkanı Ersin Özbey ;

ŞİDDETE DUR DENİLMELİ VE AYDINLIK YARINLARA SAHİP ÇIKILMALIDIR

 

 

Son dönemlerde artan şiddet olaylarına tepkiler büyürken bir tepkide Eğitim-İş Kars Şube Başkanı Ersin Özbey'den geldi.Özbey, okullarımızda ve sokaklarda şiddetin hızla arttığı, çocuklarımızın ve insanlarımızın sokağa çıkma korkusu yaşadığı, can güvenliğimizin kalmadığı, töre cinayetlerinin olağan hale geldiğini vurğulayan Özbey, Emeği ile geçinmeye çalışan memur, işçi, köylü, esnaf ve emekli gibi toplumun geniş kesimlerinin aleyhine her gün yeni yasal düzenlemelerin yapıldığını söyledi.Özbey açıklamasında ayrıca, Yoksulluğun, yolsuzluğun ve gelir dağılımı adaletsizliğinin en üst düzeye çıktığı, ülkemiz yer altı ve yer üstü kaynaklarının bir avuç mutlu azınlığa peşkeş çekildiği; içinde bulunduğu sıkıntılardan dolayı demokratik tepkisini dile getiren insanlarımıza hakaret edildiği, azarlandığını, Ülkemizi yöneten AKP iktidarının kendi siyasal yandaşlarını yasa ve kural dışı yöntemlerle bütün kamu kurum ve kuruluşlarına yerleştirdiği, bu kadrolaşmaları yaparken İmam Hatip Lisesi, İlahiyat Fakültesi mezunları ve din kültürü öğretmenlerinin tercih edildiği, tarikat ve cemaat liderlerinin referans alındığı ve belirleyici olduğu; sadece son bir yılda 650 Diyanet İşleri Başkanlığı personelinin kurum değişikliği ile Milli Eğitim Bakanlığı'nın önemli kademelerine getirildiğini belirterek,Kendi varlıklarının temeli olan hukuk sistemini bin yıllar öncesine döndürmeye çalışan zihniyetin temsilcilerinin, yargıyı siyasallaştırmaya çalıştığı,Cumhuriyetimizle özdeşleşmiş kurumlarımızın ve sanayi kuruluşlarımızın özelleştirme adı altında yabancı ve onların yerli iş birlikçilerine pazarlandığı ve yağmalandığı;Ulusal sınırlarımızın, bağımsızlığımızın ve cumhuriyetimizin tapusu olan Lozan Antlaşmasının tartışılır hale geldiği, değişik platformlarda ülkemiz ile ilgili yeni haritaların gösterildiğini söyleyen Özbey açıklamasına şöyle devam ett. Kuruluşuna, onurlu ve şerefli bir duruşu dayanak etmiş olan Türkiye Cumhuriyetini bugün yönetmekte olan siyasal iktidarın, ekonomik anlamda Dünya Bankası ve IMF'nin, siyasal anlamda AB ve ABD’nin tüm dayatmalarına sessiz kaldığı bir süreçten geçmekteyiz. Ulusumuzun, çocuklarımızın ve ülkemizin geleceği için kaygıları, umutları, hedefleri, coşkuları ve sevinçleri aynı veya yakın olan; bu tehdit ve tehlikelere karşı bir arada, omuz omuza, daha güçlü durabilme ve kararlılığımızı ortaya koyabilme bilincinde davranan ve "TEHLİKENİN FARKINDA OLANLARI", emeğimize, demokrasimize, cumhuriyetimize, ulusal bağımsızlığımıza ve ulusal bütünlüğümüze sahip çıkmak için birlikte davranmaya ve güçlerimizi birleştirmeye çağırıyoruz dedi.

HABER / SERHAT ERYOLCU / KARS

 

 

Ardahan'lı Saddam 

ulusal gezetelerde..

 

 

 

 

 

 

 

Bir süre önce idam edilen ve idamı tartışmalara neden olan eski Irak lideri Saddam Hüseyin’in isim adaşı Ardahan’lı Saddam bugün kü ulusal gazetelerde geniş yer buldu.

 

 

Gazetemiz Muhabiri Barış Yıldırım’ın kendisiyle yaptığı röportajdan sonra bir kez daha gündeme gelen Ardahan’lı Saddam’la görüşen Anadolu Ajansı  Ardahan Muhaberi Günay Nuh’un haberi bugünkü bir çok ulusal gazetede yer aldı.

 

 

“Bu da Ardahan'lı Saddam” başlığıyla bir çok ulusal gazetede yer alan Ardahanlı Saddam Doğu Yılmaz ile çıkan haber şöyle; ‘Ardahan'da Irak'ın devrik lideri Saddam Hüseyin'in ismini taşıyan lise öğrencisi Saddam Doğu Yılmaz, isminden memnun olduğunu söyledi.

 

 

Ardahan Lisesi 11. sınıfta öğrenim gören 16 yaşındaki Saddam Doğu Yılmaz'ın ismi, birinci Körfez Savaşı sırasında dedesi tarafından konulmuş. Arkadaşlarının, ismini değiştirmesi için mahkemeye başvurması yönünde telkinleri olduğunu ifade eden Saddam Doğu Yılmaz, "İsmim eskiden de ilgi çekiyordu ama Saddam Hüseyin'in asılmasından sonra daha fazla ilgi çekmeye başladı. 2004 yılında da yurtdışına çıkışımda ismim hava limanındaki güvenlik elemanlarının dikkatini çekmişti. Ama tüm telkinlere rağmen ben ismimden memnunum ve değiştirmeyi düşünmüyorum" dedi.

Haber ekleme saati: 10.30 - 11/01/2007

 

     Haber: www.sonvilayet.net-Foto: Günay Nuh

 

 

Göleli Sadrettin Özen 

İstanbul’da vefat etti

 

 

 

 

 

 

 

 

Ardahan’ın Göle ilçeli genç hemşerimiz Sadrettin Özen (40) geçtiğimiz günlerde İstanbul'da geçirdiği tarfik kazası sonucu ağır yaralanıp, koma halinde kaldırıldığı hastenede vefat etti.

Alınan bilgilere göre, İstanbul’da çalıştığı işyerinde geri geri gelen yük kamyonun duvara sıkıştırdığı Sadrettin Özen ağır yaralı olarak yattığı hastanede 22 gündür koma halinde yaşatılmaya çalışılıyordu.

 

 

Tüm çabalara karşın komadan çıkarılıp, kurtarılamayan  Özen geçtiğimiz gün vefat etti.

Dün, İstanbul/Esenyurt Beldesi Sonevler camisinde kılınan ikindi namazından sonra toprağa verilen Özen’in cenasesine bir çok yakını ve Göleli hemşerisikatıldılar.

 

 

***Gölspor’lu Gökan’da Gölespor gibi yardım bekliyor!

 

 

Bir süre önce bitin Ardahan 1. Amatör Lig Şampiyonu Göle Belediyespor futbol takımı Ardaühan’ı temsil edeceği 3. Lig Amatör Maçları öncesi maddi ve manevi sıkıntı yaşadığı bir saüreçte, geçtiğimiz yılın sonlarında geçirmiş olduğu trafikkazası sonucu felç olan ve tedavi için Ankara’ya giden Gölesporlu Gökan Daş maddi imkansızlık dolaysıyla tedavi olmaktan bir hayli zorluk yaşadığı öğrenildi.

 

 

Genç yaşında geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu hayatı kararan ve tedavi olmak için Ankara’da kendisine uzanacak yardım elibekleyen Gökan Daş’ın yoksul ailesi bir hayliyüksek olan tedavi ücretlerini karşılamaktan bir hayli zorda olduğu öğrenilirken, kendilerine el atacak yardım severlerin yanı sıra Ardahan valiliği, Göle kaymakamlığı ve belediyeden destek bekliyorlar.

 

 

***Köprülülü Polat vefat etti

 

 

Ardahan’ın Göle ilçesi sakinlerinden Kazım POLAT tedavi için geldiği İstanbul'da vefat etti...

Teoavi gördüğü İstanbul/Bakırköy Devlet Hastanesinden vefat eden POLAT'ın cenazesi Köprülü'ye getirilerek geçtiğimiz gün defin edildi.

Haberleri ekleme saati: 10.30 - 11/01/2007

 

 

Haberler: www.sonvilayet.net

 

 

İKİ SINIR KAPISI OLAN ARDAHAN 1 MİLYON DOLARLIK İHRACAAT BİLEYAPAMADI!

 

 

 

 

 

 

 

Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın verilerine göre, Karadeniz’deki her bir firma yaklaşık 2 milyon 23 bin dolar ihracat gerçekleştirirken , Marmara Bölgesi’ndeki firmaların ortalama ihracatı 1 milyon 903 bin dolar oldu.

 

 

Türkiye’de bu yıl ekim sonu itibarıyle 40 bin 936 ihracatçı firma, 49 bin 903 ithalatçı firma bulunuyor. Firmaların ortalama ihracatı 1 milyon 656,7 bin dolar olurken, ortalama ithalatları 2 milyon 250,8 bin dolar. Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın ocakekim verilerinden yapılan hesaplamalara göre, İstanbul Türkiye ihracatının yüzde 54,7’sini, ithalatının da yüzde 57,8’ini gerçekleştiriyor. Türkiye’nin 7 ilinin ihracatı 1 milyon doların altında kalırken, Tunceli’den hiç ihracat yapılmıyor. Türkiye’deki illerin ihracatı incelendiğinde, İstanbul’un liderliğini koruduğu görülüyor. İstanbul’da 22 bin 291 ihracatçı firma, 37 milyar 82 milyon 48 bin dolarlık ihracat gerçekleştiriyor. İstanbul’u 5 milyar 784 milyon 59 bin dolarlık ihracatla Bursa izlerken, bu ilde 2 bin 403 firma bulunuyor.

 

 

***Ardahan sondan birinci!..

 

 

İhracatı 1 milyon doların altındaki iller arasında Ardahan, Bayburt, Bingöl, Erzincan, Gümüşhane, Osmaniye ve Siirt bulunuyor. İthalat rakamları incelendiğinde de 29 bin 780 ithalatçı firmanın bulunduğu İstanbul’un 64 milyar 882 milyon 71 bin dolarlık ithalat gerçekleştirdiği görülüyor.

 

 

***DOĞU ANADOLU SONUNCU

 

 

Bölgeler itibariyle ihracat rakamlarına bakıldığında, Marmara Bölgesi’ndeki 26 bin 271 firma 50 milyar 11 milyon 698 bin dolarlık ihracat gerçekleştirirken, Ege’deki 5 bin 212 firma 6 milyar 850 milyon 734 bin dolar, İç Anadolu’daki 4 bin 256 firma 4 milyar 319 milyon 117 bin dolar, Akdeniz’deki 2 bin 714 firma 2 milyar 818 milyon 484 bin dolar, Güneydoğu Anadolu’daki bin 112 firma 1 milyar 760 milyon 903 bin dolar, Karadeniz’deki 782 firma 1 milyar 582 milyon 736 bin dolar, Doğu Anadolu’daki 589 firma da 475 milyon 367 bin dolarlık ihracat yaptı. Firma başına yapılan ihracatta ise Karadenizli firmalar ilk sırada yer alırken, Karadenizli her bir firma ortalama 2 milyon 23,9 bin dolarlık ihracat yaptı. Marmaralı firmalar 1 milyon 903,7 bin dolarlık, Güneydoğulu firmalar 1 milyon 583,5 bin dolarlık, Egeli firmalar 1 milyon 314,4 bin dolarlık, Akdenizli firmalar 1 milyon 38,5 bin dolarlık, Doğu Anadolulu firmalar ise 807,1 bin dolarlık ihracat yaptı.Haber ekleme saati:09.54 - 11/01/2007

DİĞER HABERLERİMİZ www.sonvilayet.net adlı sitemizde okunabilir ..




Kaynak: Kdag

Editör: Kuzey Doğu Anadolu Gazetesi

Bu haber 13269 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI