Reklam
Bugun...


Ulgar Dağının Kapısı Kuruldu!..
30 Yıla aşkındır ısrarla gündemde tuttuğumuz Posof Ilgar Tüneli nihayet yapılmaya başlandı.

Ulgar Dağının Kapısı Kuruldu!..

1992 Yılında yeniden vilayet olan Ardahan'ın sınırları içinde bulunan ve dün Cumhurbaşkanının ziyare edip, yeni binalarını incelediği Sarp Gümrük Kapısının ardından Türkiye'nin Kafkaslara açılan 2. Gümrük Kapısı olan Türkgözü (Badele) Gümrük Kapısına giden yolu kısaltacak ve daha ulaşır hale sokacak olan Ulgar Dağı Tüneline ilk kepçe vuruldu.
08.07.1995 tarihli 22337 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan yönetmelikte fiilen 25.11.1995 yılında faaliyete geçen Posof Türkgözü Gümrük Kapısının önünde ki en büyük engel olan 2 bin 918 rakımlı dağı aşmak için yapımına karar verile Ulgar Tüneli'ne giriş için hazırlıklar aralıksız devam ediyor.
Ardahan'ın Gürcistan'a komşu olan Posof ilçesinin yanı sıra 24.000m² alan üzerinde kurulu bulunan ve yolcu ve yük taşıtlarının giriş-çıkışlarına açık olan Türkgözü Gümrük Kapısına giden yolu kısaltacak ve ağır kış şartlarına rağmen ulaşıma yol verecek olan Ulgar Tüneli'i için delinmeye başlanan Ulgar Dağı bölge ekonomisinin önünde ki en büyük engel bir dağ.
Tünel bittiğinde Gürcistan, Azerbaycan, Rusya, Kazakistan, Türkmenistan, Kırgızistan, Tacikistan, Özbekistan Ülkelerinden gelmekte veya bu ülkelere gitmekte olanlar daha rahat bir yol güzergahına kavuşacaklar.
İhale bedeli yaklaşık 428 Milyon TL olan bu yolun içinde yer alacak olan Tünel’in giriş ve çıkışı, sol tüp uzunluğu 4957 m ve sağ tüp uzunluğu 4812 m olan iki tüpten oluşan tünelle ulaşımın daha hızlı ve güvenli sağlanması amaçlanıyor. İhale edilen yolun bünyesinde 28,70 m uzunluğunda Bağırsak Deresi Köprüsü, 277 m uzunluğunda Kura Nehri Viyadüğü ve 87.30 m uzunluğunda Çayağzı Köprüsü bulunmakta.
**Posof Ulgar Tünelinin  Temeli Atıldı..
*Fotolar: Şanlıbey Alabey/Ardahan

*11/03/2017 Tarihli Haber

Havaalanı bekleyen Ardahanlılar Çıldır'da yapımları devam eden iki tünelin ardından 3. tünelin temelinin atılmasıyla güzel bir hafta sonu yaşadı.

Başta yerel gazetelerimiz olmak üzere Posofluların yıllardır gündemden düşürmedikleri Posof Ulgar Tüneli için Ardahan'a gelen iki bakan bölge için büyük önem taşıyan 4. tünel olacak olan Sahara Tünelinin projesinin bitme aşamasında olduğunu da müjdelediler. 

2016/2017 Eğitim/öğretim Sezonunu İl Milli Eğitim Müdürü olmaksızın geçiren Ardahan'a gelen Milli Eğitim Bakanın da Çıldır ilçesindeki Çıldır Anadolu İmam Hatip Lisesinin Öğrenci yurdunun açılışını gerçekleştirdi.
ULAŞTIRMA Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan ile Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Ardahan'ın Çıldır ilçesinde Hanak-Damal-Posof Yolu Ilgar Dağı tünelinin temelini attı, okul açılış yaptı.
Ardahan'da Havaalanı olmadığı için Kars'dan Ardahan'a kara yolu ile gelen Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan ile Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz'ı Ardahan Valisi İbrahim Özefe,Ardahan AK Parti Milletvekili Orhan Atalay, AK Partili Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy, Kaymakamlar, İlçe Belediye Başkanları, çevre illerin Milletvekilleri ve çok sayıda vatandaş tarafından coşkuyla karşılandı.
ATALAY. ''ULGAR BİZİM SEVDAMIZ..!''
İlk konuşmayı yapmak üzere kürsüye gelen AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay yaptığı tarihi ve coşkulu konuşması Ardahan insanın içindekileri Ulgar dağı gibi doruğa taşıdı. Atalay; Ardahan, Posof hasretini bitiren vuslatı gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, Başbakan Binalı Yıldırım'a, beraber olmaktan ve aynı saflarda birlikte olmaktan gurur duyduğum soy ismi le musama olan Aslan yürekli Bakan Ahmet Arslan'a, bizlerle birlikte bu tarihi anı paylaşan Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz' Ardahan adına teşekkür ettiği konuşmasında tarihsel bir değerlendirme yaparak Ardahan halkına '' bu gününüz kutlu olsun, bu coğrafyanın olumsuz talihini değiştiren tarih olsun. Dünyaya söz geçiren Türkiye'nin önüne engel koyuyorlar ama yeter ki biz aşk ile sevda ile yaşamaya, yeter ki bir ayrılığa izin vermeden kardeşçe yaşayarak ayrılığa prim vermeyelim. Türki, Kürdü, Lazı, Çerkezi ile kardeş kavgasının yaşanmadığı ender şehiriz.
Dışarıda yaşayan Posoflularada seslenen Atalay, ''Olanaksızlar ile terk edip gittiğiniz bu Posof artık o Posof değil, gelin her köşesi bir cennet olan Posaf'ta babadan kalan evlerinizi yeniden inşa edin.
ÖĞRETMENLERE BÜYÜK İMKAN TANIDIK
Yaklaşık 250 araçla kentin girişinde karşılanan bakanların ilk durağı Hanak İmam Hatip Ortaokulu oldu. Burada konuşan Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, AK Partihükümeti olarak bütçeden en büyük payı eğitime ayırdıklarını söyledi. Bakan Yılmaz, "Savunmada, Sağlıkta diğer konularda hepsi eğitimden sonra gelir. 2002 yılında eğitime ayırdığımız pay bütçenin yüzde 10'nuydu. 11 milyar ayırmıştık. Şimdi ise 122 milyar ayırdık. Bu da bütçenin yüzde 20'sine tekabül ediyor. Öte yandan Suriye'den bize gelmiş misafirlerimizi kendi evlatlarımız gibi, öğrencilerimize hangi eğitimi veriyorsak, kendi okullarımıza kendi sınıflarımıza ders verme ilkesini benimsedik ve 200 bine yakın Suriyeli öğrenci okullarımızda okuyor, 300 bine yakın öğrenci ise geçici eğitim merkezlerinde okuyor. Eğitimin kilidi öğretmenlerdir. Bu bakımdan öğretmenlerimize büyük imkanlar tanıdık. Öğretmen sayısını artırdık. Mali durumlarını da geçmişe kıyasla çok artırdık. 2002 yılında bir öğretmene ayda ek dersleri ile birlikte 400 dolar ödeniyordu. Şimdi ise 940 dolar ödeniyor" diye konuştu.
**ILGAR DAĞI TÜNELİNİN TEMELİ ATILDI..
Buradaki törenin ardından Ardahan Çıldır Ayrımı Hanak-Damal-Posof Yolu Ilgar Dağı tünelinin temel atma töreni yapıldı. Damal İlçesi Seyitveren köyü çıkışında düzenlenen temel atma töreninde konuşan Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan şunları söyledi.
"Bu proje asılında hayal ötesi bir proje. Posof, Hanak Damal, Ardahan elbetteki Ilgar tüneli ile ve bununla birlikte yapacağımız 41 kilometrelik bölünmüş yolla ulaşımı kolaylaşacak. Ama şüpheniz olmasın ki Posof sonrası Posof-Türkgözü arası 21 kilometrelik projede bitti. İhalesini yapıyoruz. Orada da Gümüşkavak tüneli var. 4900 metrelik Ilgar Dağı tünelinin dışında Gümüşkavak tünelini de yapacağız. İkisi birlikte 62 kilometre bölünmüş yol, yaklaşık 8.5 kilometre bir gidiş bir geliş çift tünel ve inşallah bu bölgenin hayatını kolaylaştıracağız. Bu bölgenin ticaretini, ekonomisini güçlendireceğiz. Serhat şehirleri olarak Türkiye'nin Orta Asya'ya açılan kapısı olarak, bu konumuzdan yararlanacağız. Bu bölgeler canlanacak. Bu bölge göç veren değil, tam tersine göç alan bir bölge olacak. Ardahan tüneller şehri olarak anılacak. Sebebi Ardahan-Şavşat arasında Sahara tüneli var. O tünelinde projesi bitiyor. Böylece bölgemizi Karadeniz'e kısa mesafede, kısa sürede erişir hale getireceğiz. Sahara tünelinin uzunluğu 13 kilometre. Ülkemizin en uzun üçüncü tüneli olacak."
16 Nisanda yapılacak Referanduma değinen Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, "Eğer iki başlılık olmazsa, eğer tek merkezden bu ülke yönetilirse, eğer vesayet odakları olmazsa, bürokratik oligarşi olmazsa, biz çok daha hızlı gelecek hedeflere yürürüz. Biz bu ülkeyi çok daha hızlı muasır medeniyetler seviyesine götürürüz. Biz ülke olarak bulunduğumuz coğrafyada daha fazla mağdurun mazlumun hamisi oluruz. Dünyanın ne istediği umrumuz da olmaz. Bu sıkıntıları yaşamamak için, Terör örgütlerinin bu kadar hortlayarak başımıza bela olmaması için, köklerinin kazınması için bizim bu değişikliğin arkasında durmamız ve daha güçlü olmalıyız" dedi.
Konuşmalar ardından Ilgar tünelinin açılışına yapan bakanlar daha sonra Çıldır İlçesindeki Çıldır Anadolu İmam Hatip Lisesi ve 200 kişilik pansiyonun açılışını yaparak ilden ayrıldılar.
**AK Partiler Dışında Kimse Yoktu!..
Ilgar Dağı'nda yapılacak olan Ilgar Tüneli temel atma törenine, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Aslan, Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, AK Parti Ardahan Milletvekili Prof: Dr. Orhan Atalay, Karayolları Genel Müdürü İsmail Kartal, Ardahan Valisi İbrahim Özefe, Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy, Ak Parti İl Başkanı Yunus Baydar, AK Partili olan Göle, Posof , Çıldır Belediye Başkanı , Göle Ak Parti İlçe Başkanı İlhan Gültekin, Damal Ak Parti İlçe Başkanı Nevriye Derdiyok, Ak Parti Kadın Kolları Başkanı Leyla Kargı, AK Parti Gençlik Kolları, Ticaret ve Sanayi Oda Başkanları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çoğu AK Partili olmak üzere bazı vatandaşlar katıldılar.
Mücadele bizim, şov onların ..
Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var
fakiryilmaz323@hotmail.com

Başta Çıldırlılar olmak üzere Ardahan kamuoyunun unuttuğu bir sırada gidip Çıldır'a Çıldır'ın ilk gazetesini kuran ve Gürcistan ile Ermenistan'a komşu Çıldırlıyı yerel gazete ile tanıştıran, bununla yetinmeyip, Çıldır için olduğu gibi bölge ve ülke için çok ama çok önemli olan Çıldır Aktaş Kapısı Artık Açılsın' sloganını Çıldır Gazetesi'nin logosuna koyan ve 3 yıl bıkmadan, usanmadan Aktaş diyen bir ekibin başında ki isim olarak bugün temeli atılacak olan Posof Ulgar Dağı Tünelinin de Posoflulara hayırlı olsun derim..
Evet bundan önce çoğu Ardahanlının adını bile bilmediği Mozoret tepesin de açılmaya başlanan tünelden önce Demir İpekyolu olarak bilinen Bakü-Tiflis-Kars Demir yolunun üzerinde ki Çıldır-Gürcistan tüneli de bitmek üzere..
Türkgözü Gümrük Kapısı açılsın diye feryat ettiğimiz sırada Posofluların 'Baba ne yazıp duruyorsunuz, kapı açulursa tırlar mısır tarlalarımız yok eder' dediği günleri de bilen bir gazeteci olarak bölgede atılan temellere, yapılan yatırımlara en çok sevinen Ardahanlıların başında gelen bir insanım diyebilirim..
Çünkü Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol ve Doğalgaz Boru hattının temeli atıldığı sırada Ardahan'a da doğalgaz isteriz dediğimizde de birileri başımıza gülüyordu..
Çünkü Ardahan'a da üniversite açılsın derken birileri haydi orada diyordu..
Gerçi aynı kişiler ve de anlayış Ardahan Vilayet Olsun dediğimizde de aynı diyordu..
Ama gelin görün ki; başta Vilayet kaymağını olmak üzere Ardahan'a yapılan her yatırım için mücadele edenler değil, 'Ardahan'a Havaalanı' gibi istem ve bu yatırımlarım olacağına inanmayanların işin kaymağını yeyip, şov yaptılar hep bugün Posof Ulgar Dağı Tüneli'nin temelinde şov yapacaklar gibi..

**Sıra size de gelecek...

Tuttuğunu içeri atan bir anlayışın hüküm sürdüğü ülkede devam eden operasyonların başını fetoculara yönelik operasyonlar devam ederken önemli bir ayrıntı hep dikkatimi çekiyor..
O da Güneydoğu'yu boşaltmış olan ve Suriye'ye geçmiş YPG'ye destek veren PKK'lıları boş arazilerde arayan hükumet ve sarayın 17/25 Aralık Yolsuzluk Operasyonlarından bu yana ayrıldığı, 15 Temmuz'da düşman ilan ettiği Fetocuların onca baskı ve tutuklmalarına karşın hala dimdik ayakta duruşu ve dışarıda olanların kendilerine düşmanlık edenlere parmak sallayıp, 'Sıra size de gelecek' demeye devam ettiğidir..
Evet, yeniliyorum..
Fetocular hala parmak sallamaya devam ettiği bir sürecin referanduma doğru yol aldığı ülkede çokta değişen bir şey yok gibi..
Çünkü PKK'nın Barış sürecinde yapmadığını yani ülke sınırları içinde çekilmeyip, HDP'nin zayıflamasına neden olduğu ama 1 Kasım seçimleri ardından ve Suriye'de ki gelişmeler sonrası sınır ötesine çekildiğini de görmeyen hükumet ve saray bitti, bitirdik dediği fetocular tarafından hala tehdit edildiği bir gerçektir..
'Yok canım' demeyin çünkü sizde gittiğiniz, ziyaret ettiğiniz ve fetocu diye bildikleriniz yaptıkları sohbette bana dedikleri gibi sizde demiyorlar mı, 'Durun hele daha süreç tamamlanmadı, sıra sizde gelecek' demiyorlar mı?

 
 

**TÜNELİN UCU GÖRÜNDÜ!..

Ardahan'dan en son haberleri okumak için sitemizi ziyaret ettiğiniz için teşekkürler..

**VALİ ÖZEFE, ÇILDIR İLÇESİNDE

MUHTARLARLA TOPLANTI YAPTI, YATIRIMLARI DENETLEDİ.. 

*16/02/2016 Tarihli Haber
Vali İbrahim Özefe, Çıldır ilçesinde muhtarlarla toplantı yaptı, Bakü-Tiflis-Kars (BTK) Demir İpekyolu ile Mozeret Tüneli inşaatlarını denetledi.
 
Beraberinde ki kurum müdürleriyle birlikte Çıldır’a giden Vali Özefe, İmam Hatip Lisesi Konferans Salonunda köy ve mahalle muhtarları ile toplantıda bir araya geldi. Muhtarların sorun ve taleplerini yerinde dinlemek için toplantılar yaptığını söyleyen Vali Özefe, söz alarak konuşan muhtarların kendisine ilettiği sorun ve talepleri dinleyerek notlar aldı. Sorun ve taleplerin çözümü noktasında kurum müdürlerine talimatlar veren Vali Özefe, bu sorun ve taleplerin hızlı bir şekilde değerlendirilmesini istedi.
 
Toplantının ardından, Bakü-Tiflis-Kars (BTK) Demir İpekyolu’nun geçtiği güzergaha giden Vali Özefe, müteahhit firma yetkilisinden demir yolunda ki çalışmaların durumu ve gidişatı hakkında bilgi aldı.
 
Vali Özefe daha sonra Aktaş Sınır Kapısı’na ulaşımı sağlayacak olan Mozeret Tüneli inşaatını denetledi. Kazı çalışmaları devam eden tünelde incelemelerde bulunan Vali Özefe, müteahhit firma yetkilisinden çalışmaların durumu hakkında bilgi aldı.
Vali İbrahim Özefe,
Özel Harekat polisleriyle akşam yemeğinde bir araya geldi.

Polis Özel Harekat’ın, kurulduğu günden bu yana  devletin bekası için, terörle mücadele başta olmak üzere vatanın içeride ve dışarıda savunulmasında kutsal bir görev üstlendiğini ifade eden Vali Özefe, birlikte yemek yediği Özel Harekat polislerine görevlerinde başarılar diledi.

**Kars Valisi Ardahan Sınırları İçinde

Ata Binip, Balık Tuttu

*16/01/2017 Tarihli Haber

Kars Valisi Rahmi Doğan eşi ile birlikte Çıldır Gölü'nde Eskimo usulü balık tutanları izledi, eşi ile birlikte atlı kızakla buz tutan göl üzerinde kaydı.

Kars ve Ardahan il sınırları içerisinde kalan ve 123 kilometre alanı ile Doğu Anadolu Bölgesi'nin en büyük tatlı su ve en büyük ikinci gölü olma özelliğine sahip Çıldır Gölü yaz ve kış aylarında ziyaretçilerine unutulmaz anlar yaşatıyor.

Tamamen donan Çıldır Gölü'nde bir taraftan balıkçılar Eskimo usulü balık tutarken, bir taraftan da yerli ve yabancı turistlere köylüler tarafından göl üzerinde atlı kızaklarla turlar düzenleniyor.

Eşi Gülden Gülizar Doğan ile birlikte hafta sonunu Çıldır Gölü'nde atlı kızağa binerek geçiren Vali Rahmi Doğan, atlı kızakla Çıldır Gölü'nde kaymanın keyfini çıkardı.

Atlı Kızakla gezerken, yaklaşık bir metre kalınlığında buzun kırılarak aynalı sazanların yakalanışlarına da şahit olan Vali Doğan, "Doğa harikası Çıldır Gölü. Bu doğa harikasını tam ziyaret etmeniz gereken zaman. Doğu Anadolu Bölgesi'ndeki en büyük 2. göl. Kalın bir buz tabakası, üzerinde atlı kızaklar, Eskimo usulü ile balık tutmak çok güzel" dedi.                            www.kuzeyanadolugazetesi.com

**Rektörden Çıldır Kitabı..

16/08/2016 Tarihli Haber

**Rektör’den yeni kitap..

Çıldırlı olan Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz ‘Çıldır Folklor ve Etnografyası’ adlı yeni bir kitap yayınladı.
Kitabı hakkında bir sunu ele alan Rektör Prof. Dr. Ramazan Korkmaz kitabıyla ilgili şunları söyledi.

SUNU

Otuz yılın hesabını nasıl vereceğim bilemiyorum... Elinizdeki eser, yayınlanmak üzere tam otuz yıl bekledi. Bu süre içinde adeta dünya yeniden kuruldu. İlk metni, 1984 yılında, Erika marka küçük bir masa daktilosu ile pelür kağıtlara yazmıştım. Şimdi süper hızlı bilgisayarlar, yazıcılar, çok kaliteli kağıtlar var... O zaman derleme yaparken köylere yol/araba olmadığı için at sırtında giderdim; şimdi bütün köylerin yolları, servisleri, arabaları var... Köylerde elektrik olmadığı için (1981-84) ses kaydetmek için teyp ve ona pil almam gerekti; Tanrım, o piller ne çabuk biterdi ve ne kadar pahalı idi... Öğrenci bütçesi ile en çok da pil ve kaset için zorlanırdım...
Bazen, derleme yaptığım evde kaset biterdi; gece sabaha kadar onu metne geçirip üzerine yeni kayıt alırdım... Ah şimdiki kayıt cihazları, telefonlardan biri o zaman olsaydı...

Fakat sevgili dostlar, o zaman başka büyülü bir dünya vardı; insanlar türkü söylemesini, masal anlatmasını, oyun oynamasını biliyorlardı. Derlediğim tek bir masal bazen iki gün sürerdi... Şimdi o masalları iki paragrafta derlenmiş buluyorum; özünden, ruhundan, ana düşüncesinden uzak iki paragraf...

Möbet Nene, Hamza Dayı, Şevket Dede, Hede, Sona Aba, Gülbeyaz Bibi, Kodamıhlı Famil Amca, Alesker Dayı, Hacı Osman Dede, Godaslı Piri Emmi, Aşık Şeref Taşlıova, Sobacı Aslan Usta, Koravelli Husrev Amca, Aşık İrfani’nin torunu Marangoz Zabit Kuzey ve Babam; Hepsi dünyamızdan uçup gittiler...
Söyleyeceklerini söyleyip, uçup gittiler sevgili dostlar... Keşke onların söylediklerini daha çok derleyebilseydim ve keşke bu kitabı onlar sağ iken yayınlayabilseydim... Binlerce yıllık kültürümüzün hazinelerini bize açan bu ve isimlerini sayamadığım onlarca güzel insanı saygıyla, rahmetle anıyorum.

Ama ne iyi ki, derleme yaptığım yıllarda çok yararlandığım Sedayi Baba’nin torunu Terzi Ziya, Sebahat Halam, Şamama Ablam, Aşık Dursun Durdağı, Aşık Mehmet Oktay, Aşık Şenliğin Torunu Aşık Yılmaz ve masal ve mani derlemelerinde ilk asistanım/danışmanım olan sevgili Yenigül Ablam hala hayattalar. Onlara sağlık ve esenlik diliyorum...

O zamandan bugüne çok şeyler değişti değerli dostlar, çok şeyler değişti; şimdi her şey var; araba, kaset, pil, kayıt cihazı, derleme yapacak elemanlar... Ama bir şey eksik; geçmişin büyülü sözcüleri...

Binlerce yıllık kültürün taşıyıcısı bu büyülü sözcüler, bildiklerinin yüzde birini ancak verebildiler. Kenarbelli Hamza Dayı, okur yazar olmayan,bugünkü süper hızlı bilgisayarlardan daha derin ve canlı bir hafızaya sahipti. Alyonculuk yapardı. Çıldır’ın köylerini bahar ve güz olmak üzere iki kere gezerdi. Birincide; köyde en çok ihtiyaç duyulan maşraba, ayna, tarak, pilaç, lastik ayakkabı, sakız, basma, masat, şeker, çocuklar için fışırık, mızıka, balon gibi -o zaman çocukluk hafızamın büyülü nesneleri- ürünleri şehirden at arabasıyla getirir veresiye satar, güzün de gelir toplardı. Hamza dayı, para almazdı, zaten o zaman köylüde para da olmazdı; elindeki ürünleri bir bakıma köylünün elindeki yağ, peynir, tahıl, yumurta, deri gibi ürünlerle takas ederdi. Lakin Hamza Dayı’nın bir defteri, herhangi bir kayıdı yoktu; kime ne vermiş ve ne alacaksa güzün gelir; alyoncu sergisini açtığı aşağı çeşmenin harmanından bir bir kim ne almışsa adını, aile adını ünler ve ne getirmesi gerektiğini söylerdi; “Mıstogillerden Celo’nun hanımı Anahanım, iki kelef çeçil, üç kilo tereyağı getireceksin; Dedogilden Esme Hanım, iki kilo yün, iki kod arpa getireceksin...”, “Müşür’ün Hanımı Dudu Gelin.....” Böyle devam eder giderdi. Herkes ona itimat eder, kimse söylediğine itiraz etmezdi; çünkü onun hafızası yanılmazdı... Hamza Dayı belki de yaşayan son Meddahtı. Çocukları olmamıştı; hanımı Gülbeyaz’ı da birkaç yıl önce kaybettiğinden son yıllarda hayata küsmüş gibiydi; kimseyle konuşmuyor, alyonculuk yapmıyor ve borçlarını toplamıyordu... Onu son gördüğümde; evinde hasta yatıyordu; başında hoca Kur’an okuyor, köylümüz Şahan Amca onu takip ediyordu. Kur’anı Kerim’i ağlayarak dinliyordu. Kur’an okuması bitince bir süre sessizlik oldu... Göz yaşlarını sildi; “Yedi yaşımdan berin bir vakit namazımı kaçırmadım. Şimdi 83 yaşındayım, namaz kılamıyorum. Allahım affetsin.” dedi ve yine ağlamaya başladı. Hüzün yağmur gibi üzerime yağdı.

Güz gelmek üzereydi ve üniversite son sınıfı okumak üzere gidecektim. Rahmetli babamın tarlalarını biçmiş, yığmış ve şimdi onları taşıyıp köye yığmak işiyle meşguldüm. Ona; “Hamza Dayı, üç dört gün sabret, işleri bitirmeme az kaldı, seni Erzurum’a hastaneye götüreyim?” dedim. Başını hafifçe kaldırıp gülümsedi ve “Ben o kadar yaşayamam!” dedi. O haliyle bana bir şeyler ikram etmek için gayret ediyordu. Vedalaştık...

İki gün sonra; gün doğmadan kapımız çalındı. Kenarbel’den amcasıoğlu Ertuğrul’u görünce hemen anladım; “Başımız sağolsun dedi.” Son meddah, kimsesizliğiyle göçüp gitmişti. Keşke o gün bir devlet binası yapılmasaydı da onun parası ile Hamza Dayı tedavi edilip derlenseydi... Şimdi bütün Çıldır’daki anlatıcıları toplasanız Hamza Dayı’nın hafızasındakilere ulaşamayız. Türkçenin serveti, kültür dünyamızın gizli kodları bu tür anlatıcıların hafızasında idi ve onlar derlenmeden toprağa yani karanlığa gidiyordu. Keşke 30 yıl önce doğsaydım...

İşte elinizdeki eser, böylesine imkansızlıklar içinde, geçmiş zaman bahçelerinden derlenmiş küçücük bir bukettir. Otuz yıl önce derlendi ama sonsuza kadar yaşamasını arzu ettiğim bir buket... Bu arada o kadar çok insan dünyasını değiştirdi ki, şimdi karıştırıyorum; gidenlerle kalanların dünyasını karıştırıyorum. Seslensem duyacaklar gibi...

Çıldır Folklor ve Etnoğrafyası’na otuz yıl sonra yeni bir sunu yazarken; halk kültürüne ait değerlerin yüzlerce yıl yazıdan nasıl dışlandığını ve derlemelerde çok geç kalındığını da gördüm. Çoğu zaman eleştirdiğimiz Rusya, Sibirya’daki en ücra köylerin bile derlemesini yüz yıl önce başlatmış ve sistematik bir biçimde derleme ve tarama çalışmaları yapmıştı. Demek ki, bu işe gönül vermek öncelikle yüksek bir farkındalık düzeyi gereksiyordu. Türk aydınının ve üniversitelerinin bu farkındalığa hala ulaşamadığını üzülerek müşahade etmekteyim.

Şimdi Ardahan Üniversitesi’nin Kurucu Rektörlüğünü yapmaktayım. Yaptığım ilk işlerden biri de Halk Kültürü Değerlerini Derleme Projesi’ni hayata geçirmek oldu. Viraneden kalıntıları toplamaya çalışıyoruz. Eski metinlerin onda birini derlediğimizde seviniyoruz. Halk kültürü değerleri bakımından böylesine yoksullaştık...

Üzerinde yaşadığımız topraklara borcumuz var; her zaman... Bu borcu, bir nebze olsun ödeyebilmek en büyük bahtiyarlığım olacak.

Metinlerin ikinci defa yazıya geçmesinde ve kontrolünün yapılmasında değerli katkıları için Fatih ŞAYHAN, Gürhan ÇOPUR ve Ferhat UZUNKAYA’ya; kapak resmini çizme nezaketinde bulunan -gençlik dönemlerinde çizgilerini hayranlıkla takip ettiğim- Doç. Dr. Ahmet Ali Aslan (Garip Kafkasyalı)'a teşekkür ediyorum.                   

 Ramazan KORKMAZ

**Özgürce yazmak..

Ulusal gazetelerin ve televizyonların bile özgürce yazmak ve yayınlamak istediği ancak gerek hükumet, gerekse mahalle baskısı sonucu onca haberi yazamadığı bir ülke de yazılması gerekeni bedelini ödeyerek, çekinmeden yazan, yazdığının altına cesurca imzasını koyan ve yazdıktan sonra ‘ele oldu, bele oldu’ demeden, haberi yada yorumu kaldırmadan, silmeden haberlerinin arkasında duran bir ekibin başında olan bir gazeteci olarak bu gazetemizde, bu köşemizde yazmaya devam edeceğim..
Günlük bir gazete almadan gazete ve gazetecileri ‘Satılık Basın’ suçlamasıyla suçlayan bir topluma rağmen 30 yıla aşkındır kesintisiz gazete çıkaran, yazan bir gazeteci olarak yazmaya, yazdıklarımız yayınlamaya devam edeceğimiz bir süreçte birleşime, bir olmaya ve birlikte diri olmaya da istenen katkıyı sunmaya devam edeceğim..
Benim olsun, tek olsun, bir gözüm olsun onun olmasın diyenlere inan hepimizin olsun, birlikte olsun anlayışıyla bugüne kadar bir çok insanı gazeteci yapan, gazete çıkarmasına destek olan biri olarak bugün yaşanan birlikteliğe de evet diyerek destek olmanın hazzıyla ‘Haydi Hayırlısı’ deyip, yazmaya, gazete çıkarmaya devam ederken, bugüne kadar, bundan sonra da daha özgürce yazacağımız dan kimsenin şüphesi ve korkusu olmasın sakın..




Kaynak: ardahan haber

Editör: ardahan haberleri

Bu haber 4842 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI