Ana Sayfa · Forum · Linkler · Resim Galerisi
Ana Menu
Ana Sayfa
Makaleler
Forum
İrtibat
Linkler
Arama
Ziyaretçi Defteri

ÜYELİK HİZMETLERİ

ÜYE KAYIT
ŞİFREMİ UNUTTUM

Sitenize Ekleyin
Resim Galerisi
Telefonlar
Konuk Yazarlar

ARŞİVLERİMİZ
2003 YILI
2004 YILI
2005-2006 YILI
Ulusal Haberler
Misafir
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla



Kayıt Ol
Kayıp Şifre ?
Site Durumu
Kayıtlı Üyeler : 12996
Misafirler : 20
En Yeni Üyemiz : pojbr

Kayıtlı Üye :
Fakir
yilmaz akinci 03:47:37
CEVAT COSKUN 1 Gün Önce
kollo kemal 1 Saniye Önce
baris dursun 1 Saniye Önce
ferhat-hos 2 Gün Gelmedi
TELAT 2 Gün Gelmedi
katalay 2 Gün Gelmedi
koralibayram 2 Gün Gelmedi
nunoglu 3 Gün Gelmedi
Forum Başlıklari
En Yeni Başlık
Ardahan Köyleri ve İ...
hoçvanın genel iradesi
Sitemizi Dostlarınız...
Bize ulaşın..
Haber Arşivimiz
Ardahan Görüntüleri
Ardahan Fotoğrafları
Kürdistan Komşunuz O...
KORKAKLARA MEYDAN OK...
Teşvik Ardahan’a Uğr...
Ardahan da Devlet mi...
İMRALI’DAKİ GÖ...
Ardahan ARDAHAN
APE FEZO’NUN A...
O benim Babam..
En Yoğun Başlıklar
YALÇIN TAŞTAN HAK... [51]
TRT bölücülük mü ... [35]
KAFATASÇILAR-ARD... [34]
COCUK ÖLDÜRMEYİ K... [30]
YAZARLARIMIZIN YO... [28]
YAZICIOĞLU'NU KAY... [24]
DTP'li vekillerde... [21]
Ardahan TV [19]
kürde fırsat verm... [18]
ANADİLİMİZ KÜRTÇE... [18]
23 NISAN IRKCI C... [17]
UGAR TÜRKLRI [16]
Bim Marketlerine ... [16]
KÜRT SORUNU DEĞİL... [15]
ARDAHAN LI OLMAKT... [15]
HİT
İstek Parça
reklam
Facebook'ta PaylaşTwittirda Paylaş Pinterest'te Fakir adlı kullanıcının profilini ziyaret edin.
Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

01/31/30/29/28/27/26/25-09-2007 Günlerinin Haberleri
Yazar Fakir
SİTEMİZE VERECEĞİNİZ BİR REKLAMLA DESTEK VEREBİLİRSİNİZ!!
SİTEMİZE VERECEĞİNİZ BİR REKLAMLA DESTEK VEREBİLİRSİNİZ!!
Gazeteci İstanbul'da../Foto: www.kuzeyanadolugazetsi.com
SİTEMİZE VERECEĞİNİZ BİR REKLAMLA DESTEK VEREBİLİRSİNİZ!!
YAZIYORSAM SEBEBİ VAR/Fakir YILMAZ
İstanbul İstanbul ..

Fakir Yılmaz Tatil için Ardahan’dan çıkıp, kentleri teker teker arkada bırakıp geldiğimiz dünya kenti İstanbul’da bir türlü çıkamadık, daha çok bekleyen yollarımızın olmasına karşın ..
Ardahan denen sınır kentinden çıkıp, Çoruh nehri ile yarışarak, Karadeniz’in o güzelim dalgalarını da aşarak ulaştığım İstanbul’da GAZETECİ isimli arcımla dolaşmadık, gitmedik yer bırakmamak gerçekten de zor, bir o kadar da üzücü bir durum ..
Çünkü, gezdikçe, gördükçe bu kentin neden o kadar önemli, neden o kadar istenilir, neden o kadar güzel bir kent olduğunu anlıyor insan ..
Konstantin’in insanın gezerek, görerek doyamadığı bu kenti Osmanlı’ya bırakmak istememesinin nedenini , Osmanlının ise tüm Hıristiyan dünyasına karşın dağlarda aşırdığı gemilerle kalbine girip, sahiplendiği İstanbul’a doymak gerçekten de zor ..
Şimdi ki başbakan Erdoğan’ın, ‘İstanbul, İstanbul’ adlı O beni annem .. şiirinde ki satırlarında ki anlam yüklü İstanbul’u görmek, duymak gerçekten mümkün değil üç günde, beş günde ..
Kaldı ki benim gücüm ve hayatımın bundan sonraki zamanı bile yetmez İstanbul’u anlatmaya, üç güzelim günümü feda etmeye değer gördüğüm bu kent’te yaşadıklarım da bir İstanbul’a değer derken ..
Başta Ardahan olmak üzere, ‘benim ülkemin her yanı birer İstanbul’ deyip ayrılmak için hazırlandığım o çok sevdiğim doyamadığım İstanbul’da çıkmaya hazırlanırken, ‘Dur gitme, dağ gülüm’ şarkısı ardından, ‘Gel artık yeter’ türküsü sıraya girer her ne kadar, ‘İstanbul, İstanbul’ desem de ..
fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535. 418 32 58
Barış gününde savaşlar sürüyor ..

Yetmez mi? İkinci Dünya Savaşı’nda yaşanan vahşetin ve trajedinin bütün insanlığa ders olması için Birleşmiş Milletler tarafından “Dünya Barış Günü” olarak ilan edilen 1 Eylül, bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de çeşitli etkinliklerle kutlanmaktadır. Bizler emek ve meslek örgütleri 1 Eylül Dünya Barış Günü nedeniyle çeşitli düşünce, kaygı ve istemlerimizi sizin aracılığınızla parlamentoda bulunan siyasi partiler ve parlamenterlerle paylaşmak istiyoruz.
İçinde bulunduğumuz günlerde dünyanın bir çok bölge ve ülkesinde yaşanan çatışmalar, savaşlar insanlığın geleceğini tehdit etmekte ve insanın en temel evrensel hakkı olan “yaşama hakkı”nı elinden almaktadır. Küresel eşitsizliğin ve sömürünün yarattığı yoksulluk, yoksulluğun getirdiği açlık, açlığa eklenen savaş ve çatışmalar, yaşamı çekilmez kılmaktadır.Bunun en yakın ve canlı örneği komşumuz Irak’ta ve ülkemizde yaşanmaktadır.

**Irak cehennem gibi

ABD ve müttefikleri, “nükleer silah arama” bahanesiyle ve “özgürlük getirme” iddiası ile Irak’ı cehenneme çevirdiler. İnsanlığın bütün değerleri ve kazanımları bütün dünyanın gözleri önünde, ayaklar altına alındı. Şimdi bütün dünyada terör bahanesiyle, anti- terör yasaları, kısıtlamalar ve anti demokratik uygulamalar hayata geçirilmekte. Bir çok ülke devleti, neredeyse polis devletine bürünme aşamasında.

***Silahlar sussun

Ülkemizde de yıllardır süren ve çözülmeyen sorunlar; yeniden çatışmanın ve toplumsal gerilimin yükselmesine yol açmaktadır. Yirmi yıla yakın süredir devam eden çatışma ortamının, sorunun çözümünü zorlaştırıcı bir işlev gördüğü de bir gerçektir. Bir an önce silahların susması gerekir. Çatışmalar sonucunda oluşan intikam duygusu ve linç girişimlerinin önü alınmalıdır.
Biz bu sorunun çözümünün daha fazla demokrasi ve daha fazla özgürlükten geçtiğini düşünmekteyiz. Bu anlamda başta TBMM olmak üzere, siyaset ve siyaset kurumları üzerinde vesayet kurma girişimlerinin engellenmesi ve sorunun siyaset platformunda ve toplumsal uzlaşı ile çözümlenmesinden yanayız. Son günlerde çeşitli çevrelerce bu doğrultuda yapılan girişimleri, atılan adımları anlamlı ve önemli bulduğumuzu belirtmek isteriz. Bu yönde atılacak adımların destek ve takipçisi olacağız.

**Çözüm demokratikleşmede

Türkiye’nin bütün sorunları gibi, adına ister “Kürt Sorunu” diyelim, ister “Güneydoğu Sorunu” diyelim, bu sorunun da toplumsal diyalog ve empatik bakış açısıyla barışçıl ortamda demokratik yöntemlerle çözümünden yanayız.
Bizler 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla, bütün ülke insanımızın en temel talebi olan çatışmaların sona ermesi, temel hak ve özgürlüklerden ödün vermeden sorunun çözümü için demokratik ve somut adımların atılması isteğini bir kez daha dile getirmek istiyoruz.
Toplumun bütün kesim ve kurumlarının benzer duyarlılığı göstermesi durumunda sorunun çözümünün kolaylaşacağı açıktır. Sorunun barışçıl çözümü için emek ve meslek örgütleri olarak bizler üzerimize düşen her türlü sorumluğu yerine getireceğiz.

**TBMM’ye görev

Silahların susması, kalıcı barışın sağlanması için Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne büyük görev ve sorumluluklar düşmektedir. Türkiye Büyük Millet Meclisi bu doğrultuda çalışma yürütmek için daha fazla çaba göstermek durumundadır. “Toplumsal barış ve kardeşçe bir arada yaşama” için Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin rol ve sorumluluğunun önemine inanıyoruz. TBMM’yi göreve çağırıyoruz.
www.kuzeyanadolugazetesi.com
Ardahan'da bin 723 adet otomobil var ..

Biride O... Türkiye'de trafiğe kayıtlı taşıt sayısı, bu yılın haziranda 12.5 milyonu aştı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye'de 1992 yılında 4 milyon 584 bin 717 olan toplam taşıt sayısı 1993 yılında 5 milyonu, 2000 yılında 8 milyonu, 2004'te 10 milyonu, 2006 yılında da 12 milyonu aştı. Buna göre taşıt sayısı son 15 yılda yüzde 174.6 arttı.
Taşıt sayısı 1992 yılında 4 milyon 584 bin 717, 1997 yılında ise 6 milyon 863 bin 462 adet idi. Haziran itibarıyla 12 milyon 590 bin 92 adet olan toplam taşıtın, 6 milyon 289 bin 612 adedini otomobiller oluşturdu. Taşıt sayısı açısından otomobilleri, 1 milyon 906 bin 73 adetle motosikletler, 1 milyon 786 bin 933 adetle kamyonet (arazi taşıtı dahil), 1 milyon 308 bin 800 adetle traktörler, 717 bin 206 adetle kamyonlar, 364 bin 559 adet ile minibüsler, 180 bin 682 adetle otobüsler ve 36 bin 227 adetle özel amaçlı taşıtlar izledi.

**En çok İstanbul'da

Bu arada, Türkiye'de en fazla taşıt, 2 milyon 489 bin 887 adet ile İstanbul'da yer alıyor. Verilere göre, Ankara'da 1 milyon 112 bin 7, İzmir'de 838 bin 652, Antalya'da 579 bin 788, Bursa'da 458 bin 133, Adana'da 369 bin 638, Konya'da 397 bin 704, Mersin'de 318 bin 585, Manisa'da 341 bin 28, Balıkesir'de 268 bin 453, Muğla 263 bin 635, Hatay'da 262 bin 268, Aydın'da 245 bin 435, Denizli 230 bin 467, Gaziantep'te 247 bin 553, Kayseri'de 198 bin 939 adet trafiğe kayıtlı taşıt bulunuyor. Türkiye'de en az kara taşıtı ise Tunceli, Hakkari ve Bayburt'ta bulunuyor.

**5-6 kişiye bir taşıt

Tunceli'de 3 bin 875 adet, Hakkari'de 5 bin 942 adet, Bayburt'ta da 7 bin 467 adet taşıt kullanılıyor. Tunceli, 1350 adet ile en az otomobilin bulunduğu il olurken, en az otomobile sahip ikinci il 1723 adet ile Ardahan, üçüncü il de 2 bin 377 adet ile Hakkâri oldu.
Söz konusu ay itibarıyla, 2007 yılı programında yer alan ortalama 73 milyon 875 binlik tahmini nüfus üzerinden, Türkiye'de yaklaşık olarak her 5-6 kişiye bir motorlu taşıt, her 12 kişiye de bir otomobil düşüyor.
Haber ekleme saati: 15.06-01/09/2007
Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com
Bıçakların konuştuğu köyde gerginlik sürüyor ..

Köye giriş-çıkışlar jandarma kontrölünde yapılıyor .. Ardahan merkeze bağlı Yaylacık köyünde yaşanan ve bir kişinin öldüğü 4 kişinin yaralandığı olay ardından gerginlik sürüyor.
Birçok ev ve ot yığının da yakıldığı köye girişler yasaklanırken, taraflar birbirini suçlamaya devam ediyorlar.
Bilindiği gibi geçtiğimiz gün yaşanan ve iki aile arasında, kı kruyuculuğu ücreti dolaysıyla çıktığı ileri sürülen bıçaklı kavgada, 1 kişi hayatını kaybetmiş, 4 kişi de yaralanmıştı.
Olayla ilgili son aldığımız bilgilere göre Ardahan merkeze bağlı 2 kilometre uzaklıktaki Yaylacık köyünde meydana gelen olayda Hoçuvan/Hasköy’den Ardahan merkeze bağlı Yaylacık köyüne yerleşen ve burada yaşayan Lale ailesi ile Avcı ve Turbancı ailleri arasında kır koruyuculuğu ücreti dolaysıyla olduğu ileri sürülen tartışma ardından kavga çıkmış, olay da bıçaklar kullanılmış, köy muhtarı Bilal Lale’nin kardeşi olan Yasin Lale olay yerin de ölmüştü.
Yasin Lale’yi bıçaklayarak öldürdüğü ileri sürülen Necati Avcı’nın oğlu Umut Avcı, Yasin Lale tarafından bıçaklanarak ağır şekilde yaralandığı ve Ardahan Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alındığı olay ardından taraflar köydeki evlerinde bulunan ev ve otları ateşe vermiştiler.
Olayla ilgili 5 kişinin gözaltına alındığı, köye giriş-çıkışların jandarma kontrolünde yapıldığı ve soruşturmanın sürdürüldüğü bildirildi.
Haber ekleme saati: 14.08-01/09/2007
Haber: S. Doğu Yılmaz-Foto Deniz Başlı
BUDA KÖY ARDAHAN!..

Bu gerçek Ardahan!.. ***Giresun’da ki Ardahan’dan haberdarmısınız!

Mersin Vali Yardımcısı Ardahan Totuk gibi bir çok insana ismini veren Türkiye’nin sınır kenti Ardahan’ın isminin bir köye verildiğini de biliyor muydunuz.
1962 yılında vilayetlik unvanı alınarak, Artvin’e verilen ve daha sonra 1992 yılında yeniden İl olan Ardahan’ın ismi Giresun’un bir köyünde de yaşıyor.
57 nüfuslu Giresun’un Bulancak ilçesine bağlı Ardahan isimli köy’de 75. vilayet Ardahan gibi Giresun köyleri arasında en çok göç veren köy olma özelliğini taşıyor.
Haber ekleme saati: 13.34-01/09/2007
Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com
Eğer patlamış olsaydı büyük bir felaket olurdu!..

Kars Vali Vekili Mustafa Özkaynak Kars Vali Vekili Mustafa Özkaynak, 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlama törenleri sırasında Merkez Mahallesi’nde bir sokağa bırakılan bombanın tahrip gücünün oldukça yüksek olduğunu söyledi. Özkaynak, “Eğer bomba patlamış olsaydı, büyük bir felaket olurdu. Hepimize çok büyük geçmiş olsun.” dedi. Bomba olayının çok yönlü olarak araştırıldığını ifade eden Vali Vekili Özkaynak, “Sanıyorum düzenekteki bozukluk nedeniyle bomba patlamamış ve böylece bu bombayı koyanlar da kirli amacına ulaşamamışlardır. Ama, kimin koyduğu, ne amaçla konulduğu yönünde henüz bir bilgimiz yoktur. Hedef, 30 Ağustos kutlamalarının yapıldığı tören alanı mıydı, buraya koyma fırsatı olmadan diğer tarafa mı koyuldu, başka bir amaç mı vardı bilmiyoruz. Tek bildiğimiz, bombanın tahrip gücünün çok yüksek olmasıdır. Her kim yapmış olursa olsun, amaç da Kars’ta var olan huzuru bozmaktır. Olay üzerinde hassasiyetle duruluyor. Faillerin en kısa sürede yakalanacağına olan inancım tamdır.” diye konuştu. Bilindiği gibi, Hükümet Konağı önündeki 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları sırasında alandan uzakta bulunan Merkez Mahallesi İstasyon Caddesinde bir patlama sesi duyulmuş, tören alanında bulunan emniyet ekipleri, olay yerine seferber edilmişti. Yapılan ilk incelemede inşaat alanı yakınındaki tuğla yığınları arasında bomba düzeneği bulunan bir paketin patlatıldığı öğrenildi. Emniyet ekipleri daha sonra iki ayrı patlamamış paket daha buldu. Bomba düzeneği yerleştirilmiş paketler ayrı ayrı fünye ile patlatılmıştı. Olaydan sonra Emniyet Müdürlüğü'nden yapılan yazılı açıklamada ise, "30 Ağustos saat 10.35 sıralarında 155 Polis İmdat telefonuna, İstasyon Caddesi ile Yeni Pazarcık Sokağın kesiştiği 25 numaralı adreste bulunan inşaat malzemeleri satan bir dükkânın önünde patlama olduğu ihbarı üzerine, ekiplerimiz olay yerine intikal etmiş ve gerekli çevre güvenliği alınarak bomba uzmanına bilgi verilmiştir. Patlama sırasında herhangi bir yaralanma, can ve mal kaybı meydana gelmemiş, kısmen patlayan düzenek üzerinde gerekli çalışmalar sürdürülmektedir" denilmişti.
Haber ekleme saati: 13.02-01/09/2007
Haber/Foto: Gümüşpala Kortağ/Kars
CHP İL YÖNETİMİ GÖREVDEN ALINDI

CHP Kars İl Yönetimi, CHP Genel Merkezi tarafından görevden alındı. CHP Genel Merkezi, il yönetimini oluşturmak için Mustafa Aras’ı yeniden İl Başkanı olarak atadı.
Ankara’da bulunan CHP İl Başkanı Mustafa Aras, Pazartesi gününden itibaren yeni il yönetimini oluşturmaya başlayacağını bildirdi.
İl yönetiminin partiye her koşulda çalışacak kişilerden oluşturacağını ifade eden Aras, “Daha dinamik bir kadroyla yola çıkıp, kısa sürede Kars’ta CHP’yi eski gücüne kavuşturacağız.” dedi.
Haber ekleme saati: 13.00-01/09/2007
Haber: Gümüşpala Kortağ/Kars
KARS’TA 5 YILDA 105 AİLEYE KÖMÜR

Mühendisi Tuncay Atakuru Kömür İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nden Maden Mühendisi Tuncay Atakuru, katı atıklarla ilgili bilgi vermek üzere geldiği Kars’ta katıldığı toplantıda, Kars’ta son 5 yıl içerisinde Türkiye Kömür İşletmeleri tarafından 105 bin 650 yoksul aileye 16.381.660 YTL değerinde 91 bin 379 ton kömür yardımı yapıldığını bildirdi. Atakuru, bu yıl için de 30 bin aileye dağıtılmak üzere 20 bin ton kömür talebinde bulunulduğunu, talep edilen kömürün yakında sevkiyatının başlayacağını söyledi. TKİ Tuncay Atakuru, toplantı sırasında yaptığı açıklamada, daha sonra şu bilgileri verdi: “Anayasamızın ve KİT Yasası’nın ilgili hükümleri doğrultusunda; Valilikler aracılığı ile bedelleri Hazine’den karşılanmak üzere, Ülkemizde ki fakir ailelerin yakacak ihtiyacının karşılanmak üzere ilk olarak Bakanlar Kurulu’nun Sivas’ta yaptığı toplantıda gündeme gelmiş ve 22.09.2003 tarih, 2003/6154 sayılı kararı ile fakir ailelere 500 kg bedelsiz kömür verilmesi kararlaştırılarak bu işin koordinasyonu da TKİ görevlendirilmiştir. 2003 yılında Bakanlığımız Genelgesi ve Valiliklerce yapılan protokoller çerçevesinde 81 İl’den gelen talepler doğrultusunda 687.764 ton kömür dağıtılmak suretiyle 1.098.411 fakir ailenin yakacak ihtiyacı karşılanmıştır 2004 yılında Bakanlar Kurulu’nun 2004/ 7298 sayılı kararı ile 2003 yılından elde edilen deneyimle ve aksaklılıklar dikkate alınarak aynı uygulama gerçekleştirilerek 1.503.899 aileye yakacak ihtiyaçlarını karşılamak üzere 1.056.927 ton kömür dağıtılmıştır. 2005 yılında Bakanlar Kurulu’nun almış olduğu 2005/8770 sayılı kararı ile fakir ailelerle kömür dağıtma uygulaması Kurumumuz koordinatörlüğünde yapılmış olup, 2005 yılında 1.329.330,019 ton kömürün 1.875.247 aileye dağıtımı tamamlanmıştır. 2006 yılında da Bakanlar kurulunun almış olduğu 2006/10195 sayılı karı ile fakir ailelere kömür dağıtma uygulaması Kurumumuz koordinatörlüğünde yapılmış olup, 2006 yılında 1.769.084 aileye 1.273.266 ton kömürün dağıtımı gerçekleştirilmiştir. Kars iline bu kapsamda Merkez ve Akyaka, Arpaçay, Digor, Kağızman, Sarıkamış, Selim, Susuz olmak Üzere yedi ilçeye; 2003 yılında 15.000 aileye 15.000 ton “ KDV dahil bedeli 2.237.384 YTL “ 2004 Yılında 17.400 aileye 15.119 ton “ KDV Dahil bedeli 2.391.785 YTL ” 2005 Yılında 22.600 aile için 20.600 ton “ KDV dahil bedeli 3.881.673 YTL “ kömür teslimatı gerçekleştirilmiştir. 2006 yılı için 20.600 aileye 20.600 ton “ KDV dahil bedeli 3.970.818 YTL Kömür teslimatı gerçekleştirilmiştir. 2007/116222 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı kapsamında; 2007 yılım için 30.050 aileye 20.050 ton kömür talebinde bulunmuş olup sevkıyatların en kısa zaman da başlatılabilmesi için çalışmalarımız devam etmektedir.”
Haber ekleme saati: 12.59-01/09/2007
Haber/Foto: Gümüşpala Kortağ/Kars
TIP’A TIRPAN!..

AKP Kars Milletvekili Mahmut Esat Güven ***ARAŞTIRMA HASTANESİ, İKİ MİSLİ PROJEYE TAKILDI

5 yıl önce kurulan ve öğrencileri halen Erzurum Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde eğitim gören Kars Tıp Fakültesi’nin geleceği belirsizliğe düştü. Bu yıl temeli atılması beklenen Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi’nin yapımı da, DTP’nin ödeneğini aşan yanlış proje nedeniyle tehlikeye girdi. Edinilen bilgilere göre, temeli bu yıl atılmak üzere Devlet Planlama Teşkilatı (DTP) tarafından Kafkas Üniversitesi Tıp Fakültesi için 33 trilyon ödenek ayrıldı. Rektörlüğe, bu paraya uygun olarak 200 yataklı proje hazırlanması ve DTP’ye gönderilmesi bildirildi. Ancak Kafkas Üniversitesi Rektörlüğü tarafından, DTP’nin “33 trilyonluk proje” uyarısını dikkate alınmadı ve 60 trilyonluk proje hazırlardı. DTP’ye gönderilen proje şaşkınlık yarattı ve bu projenin uygulanmasının mümkün olamayacağı bildirildi.
GÜVEN: İPE UN SERİLİYOR DTP yetkilileriyle görüşen AKP Kars Milletvekili Mahmut Esat Güven, “Araştırma Hastanesi için DTP’den sağlanan ödenekle, Kafkas Üniversitesi Rektörlüğü tarafından hazırlattırılan proje arasında bir-iki trilyon fark etseydi, bunu geçirmek kolay olurdu. Ama, şimdi iki katı bir proje var.” dedi. 33 trilyonluk ödeneğe karşılık 60 trilyonluk proje hazırlanmasının “ipe un sermek” olduğunu vurgulayan Güven, “Bu resmen aymazlıktır. Araştırma Hastanesi’nin yapımını sabote etmektir. DTP Kars için 200 yataklı bir Araştırma Hastanesi öngörmüş ve bunun bedeli olarak da 33 trilyon ödenek ayırmış. Doğal olarak hazırlanan proje de bu meblağa uygun olmalıdır. Gerçi bir-iki trilyon oynayabilirdi ve biz bunu kabul ettirebilirdik. Ama, hazırlanan proje ayrılan ödeneği iki katı olunca, elimiz-kolumuz bağlandı. Bunu kabul ettirmemiz çok zor. Eğer Kars’a Araştırma Hastanesi yapılması isteniyorsa, projenin ayrılan meblağa uygun olarak yeniden ihale edilip, yapılması gerekir.” diye konuştu. BU YIL KALDI Haddini aşan projenin bu DTP’de kabul edilmemesi nedeniyle, Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi’nin bu yıl atılması gereken temelinin de yetişemeyebileceği öğrenildi. Araştırma Hastanesi’nin temeli için söz konusu ödeneğin yüzde 10’luk dili bu yıl için serbest bırakılmıştı. Eğer proje kısa sürede, ödeneğe göre düzenlenmezse, ayrılan ödenek geri gidecek ve Karslıların, Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi’nin yakın zamanda yapılması özlemi de suya düşmüş olacak.
Haber ekleme saati: 12.53-01/09/2007
Haber/Foto: Gümüşpala Kortağ/Kars
YAŞAM SATRANÇTIR/Gümüşpala Kortağ

Gümüşpala Kortağ Hayvanların değişmez görünen (ya da çok uzun süreçlerde değişen) nitelikleri vardır.
Tazı hızlı koşar…
Deve kin tutar…
Tavşan ürkektir…
Köpek iyi koku alır…
Kedi nankördür…
Maymun taklitçidir…
Tilki kurnazdır…
Katır inatçıdır…
Yılan soğuktur…
Akrep zehirlidir…
Koyun aptaldır…
Kaplumbağa yavaştır…
Sırtlan leş yer…
Yarasa ışıktan kaçar…
At duyarlıdır…
Köpek sadıktır…
Papağan konuşur…
Leopar yırtıcıdır…
Bülbül güzel şakır…
Karga uzun yaşar...
***
Yıllar önce İran’a giden bir dostum anlatmıştı:
“1961 yılında İran’a gitmiştim. Tahran’ın büyük bir lokantasında yemek yiyecektik. Bizi ağırlayan Azeri Türkü, garsonu çağırdıktan sonra sordu:
-Ne yiyelim?
-Siz seçin?
Azeri garsona döndü:
-Beye bir bukalemun…
Şaşırmıştım:
-Aman ben bukalemun yemem.
-Bizim buradan hindiye bukalemun denir.
-Peki bizim bukalemuna ne denir?
-Makyevelsıfat.
Vaktiyle bir politikacı varmış, zamanına, yerine göre renk değiştirirmiş; bakarsın sabah liberal, akşam sosyalist, ertesi gün kapitalist, sonra faşist… adamın adı Makyavel’miş.
Bukalemunda yerine ve zamanına göre renk değitirdiğinden biz bu hayvana Makyavelsıfat adını vermişiz” açıklamanın biçimi Makyavel’i tanımlama bakımından doğru olmasa bile niteliği ilginçtir.
***
İnsanları anlatırken kestirmeden tanımlamak için hayvanlara başvurduğumuz olur:
“Kaz gibi adam.”
“Av köpeği gibidir.”
“Sırtlan gibi kadın.”
“Manda yürekli.”
“Aslan cesaretli.”
Ne var ki, böyle vurgulamalar yetersiz kalır.
Çünkü insanoğlu yaşam sürecinde değişebilir.
Kimi “hayat kadını” tövbe estehafurullah edip yeni yaşama başlayabilir, manastıra kapanabilir.
Kimi inatçı insan, yolunu değiştirip zındiklaşabilir.
Bu belirli yaştan sonra bilinçlenen ve aklını başına toplayan insanlara çok rastlanır ya da tersi olabilir.
Gizli kalmış kötü yanları eline geçiren ilk fırsatta dışa vuran kimseler çevremizde az mıdır?
Kedinin nankörlüğü, köpeğin bağlılığı, devenin kini binlerce yıllık deneyimlerle kanıtlanmış, insanın belleğine yerleşmiştir. Buna karşılık hangi insanın yürekli, hangisinin kindar, hangisinin nankör, hangisinin korkak olacağı doğuştan saptanamaz.
Beşikte uyuyan bebeğin kimliği yaşadıkça ortaya çıkacaktır.
Atalarımız, “Adam olacak çocuk bokundan belli olur” demişlerdir, ama şu karmaşık dünyada kimin ne olacağını saptamak her zaman kolay değil.
***
Çeyrek yüzyılladan beri çarkantılı bir siyasal süreç içinde yaşıyoruz. Böyle dönemlerde kimin ne olacağı ya da ne yapacağı sorusunun çengeli daha da büyüyor.
Her fırtınalı dönüşümde “mim akrepleşecek, kim tavşanlaşacak, kim papağanlaşacak, kim köpekleşecek, kim öküzleşecek, kim sırtlanlaşacak, kim eşekleşicek” diye sorular ortaya çıkıyor.
Ve bir kesimiyle toplum, insanlıktan çıkıp büyük bir hayvanat bahcesine dönüşüyor ya da çeşitli hayvan türlerinin geliştirdiği ulusal parklara benziyor.
***
Siyasal dengeler tepetaklak edildiğinde toplumsal yaşamda altüst olur.
Böyle dönemlerde sağda olsun, solda olsun, kimileri karakterlerinin saatini ayarlıyıverirler. Bakarsınız ki yelkovanla akrep bir elde yer değiştirmiş.
Sakın şaşmayın.
Bu gibiler ne koyundur ne yılandır ne kertenkeledir ne de köpektir.
Nedir?
Bunlar birer Makyavel sıfattır…
Bunlar eşek, ördek, beygir, öküz olabilecek kadar bile karakterden yoksun insan kılıklılardır.
gumuspala_36@hotmail.com

YAZIYORSAM SEBEBİ VAR/Fakir YILMAZ
Kavuşmak ..

Fakir Yılmaz İnsan yaşamı boyunca uzanıp kavuşmak istediklerinin, hep elinin altında bulunduğunu bilmeden istediğini arayıp durmasıyla bir ömür gelip geçirir, dağ, taş, yol, ova demeksizin ..
Sen yada ben! Yani insan oğlunun bir ömür boyunca arayıp durduğu hayatın, GAZETECİ isimli aracımla çıktığım tatil yolu kadar uzun, bir o kadar da kısa olduğunu fark etmemesi de ilginç, o kadar da düşündürücüdür ..
Kimi aşkına, kimi işine kimi ise hayatı boyunca yaşamak isteyip te yaşayamadığı arzuları için bir ömür harcar, kavuşmadıklarının kendisine çok yakın olduğunu bilmeden ..
Benim gibi nicelerinin bunun farkında olmasına karşın ısrarla ne olduğunu bilmeden bir hayat boyunca arayıp, kavuşmak istediğini bir türlü bulamaması da acı bir durumdur ..
Bazen, ‘Tamam işte aradığımı buldum’ diyerek sevindiğimiz anların bile istenenin olmadığını kısa süre de anlayıp, yeniden arayışa girdiğimiz bir hayatın bugün İstanbul’da yarın ise başka yerde olduğunu yada her an kara toprakta bittiğini fark edemeyiz kavuşmak isteyip te kavuşamadığımızı arayıp, durduğumuz bir yaşam boyunca ..
Ancak diğer önemli bir faktör ise kavuşmak isteyip te, kavuşamadığımızın hayatın anlamı ve de yaşama kaynağı olduğunu da unutmamak gerekir ..
Çünkü bunun adı kimine göre umut, kimine göre ise hayaldır ..
Ama yaşamın tadı da, anlamı da bir hayat boyu taşıdığımız umutlardır, kurduğumuz hayallerdir ..
Ben de bu arayışıma devam edeceğim, kavuşmak istediğime ..
Hem de büyük bir umutla ve de güzel hayallerimle ..
Belki de aradığımın, elimin altın da, hemen yanı başım da yada evimin için de veya da ömrümün büyük bölümünü geçirdiğim kentte olduğunu fark etmesem de ..
fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535. 418 32 58
Ağrı'ya tırmanış başladı ..

Haydi bir iki .. 8.Uluslar arası Ağrı Dağı Zafer Tırmanışı 87 yerli yabancı dağcının katılımı ile başladı
Iğdır'dan hareket eden 87 dağcı Ağrı dağının 2100 metresinde bulunan Korhan yaylasında ilk kamplarını kurdular. Yarın sabah saat 7.00 de 3200 metreye tırmanacaklar.
Türkiye dağcılık federasyonu başkanı Alaattin Karaca ,2100 metrede bulunan Korhan yaylasındaki kamp yerinde gazetecilere yaptığı açıklamada " Uluslar arası zafer tırmanışı başladı. Tırmanış 26 Ağustos - 01 Eylül 2007 tarihleri arasında gerçekleşecektir. Tırmanışa 20 den fazla yabancı dağcı katılıyor..30 Ağustos zafer bayramının tarihimizde büyük önemi var 7 kez Ağrı dağınına 30 Ağustos zafer bayramı için çıktık ilk defa Iğdır tarafındna çıkıyoruz. 30 Ağustos günü zirvede olacağız istikal marşımızı söyleyecek Bayrağımızı ve Atatürk resmini açacağız. Bu büyük zaferi Ağrı Dağının zirvesinde kutlayacağız " dedi.Dağcılar Ağrı dağının girişinde bulunan Nuhun gemisi maketinde gezerek hatıra fotoğraf çektirdiler.
Haber ekleme saati: 02.49-31/08/2007
Haber/Foto: Halit Öztürk/Iğdır
Kars Haberleri!

***TARİHİ ESER GETİR, PARASINI AL!..

Kars Müze Müdürü Nejmeddin Alp, evinde, çevresinde veya tarlasında tarihi eser bulan ve yetkililere teslim edenlere, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında, eserin değeri kadar para ödendiğini bildirdi. Kars Müze Müdürü Alp, yaptığı açıklamada, tarihi eserlerin, ülkenin en önemli kültür varlığı olduğunu belirterek, bu bilinci aşılamak için yoğun çaba gösterdiklerini söyledi. Milli servet olan tarihi eserleri herkesin korumasını isteyen Alp, bu kapsamda vatandaşların müzelere güvenmesi ve çekinmeden buldukları eserleri getirmeleri, gördüklerini de bildirmeleri gerektiğini vurguladı. Alp, tarihi eserleri kaçırıp suçlu olmaktansa değerinin tamamını alarak milli servete de katkıda bulunulabileceğini ifade ederek, şunları söyledi: “Kaçakçılar rant elde edecekleri için elinde Getir, gtür ... tarihi eser bulunan vatandaşları, 'müzeye gitmeyin, sizi hapse atarlar' gibi aldatıcı söylemler ile ikna edip suça ortak ediyor. Vatandaşların çoğu 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında, tarihi eserleri bulup müzelere getirenlere eserin değerinin yüzde 100'ünün verildiğini, görüp kendilerine haber verenlere ise yüzde 40'ının ikramiye olarak ödendiğini ne yazık ki bilmiyor.” ESER BULANLARA VERİLEN İKRAMİYELER Alp’in verdiği bilgiye göre, uygarlıklar beşiği Türkiye’de, eser kaçakçılığının önüne geçmek ve kültür varlıklarını korunmak için çıkarılan 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nda, kültür varlığı bulanlara çeşitli ödemeler yapılıyor. Kanunda, taşınır ve taşınmaz kültür-tabiat varlıklarını bulan veya eserden yeni haberdar olanlar, en geç üç gün içinde en yakın müze müdürlüğüne, köyde muhtara, diğer yerlerde de mülki idare amirlerine durumu bildirmekle mecbur tutuluyor. Buna göre, ülkede yer altı, yer üstü ve su altında bulunan taşınır kültür varlıklarını yetkililere haber verenler çeşitli ikramiyeler alıyor. Kanun'un 64. maddesinde düzenlenen ikramiyeler özetle şöyle: -Kültür ve Turizm Bakanlığı, kendi mülkü içinde eser bulanlara, eserin değerini ödeyerek satın alabiliyor. Ayrıca ikramiye verilmiyor. -Milli Mücadele, Türkiye Cumhuriyeti Tarihi ve Atatürk'e ait korunması gerekli taşınır kültür varlıkları, Kültür ve Turizm ve Milli Savunma bakanlıkları ile Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumunca satın alınabiliyor. -Eser başkasının mülkü içinde bulunmuşsa, Bakanlık “varlığın belirlenen bedelinin” yüzde 80'ini, bulan ile mülk sahibi arasında ikramiye olarak yarı yarıya paylaştırıyor. -Vatandaş, devlete ait arazide kültür varlığı ortaya çıkarırsa da “eserin takdir olunacak bedelinin” yüzde 40'ını ikramiye olarak alıyor. -Nerede olursa olsun yeni bulunup da üç gün içinde haber verilmediğinden dolayı gizlenmiş sayılan kültür varlıklarını haber verenler ile bunları yakalayan kamu görevlilerine ise 1905 sayılı Menkul ve Gayrimenkul Emval ile Bunların İntifa Haklarının ve Daimi Vergilerin Mektumlarını Haber Verenlere Verilecek İkramiyelere Dair Kanun'da, taşınır mallar için gösterilen oranlarda tespit edilen bedel, ikramiye olarak veriliyor. -Eğer kültür varlıklarını bulan, haber veren veya yakalayan kişi sayısı birden fazla olursa, ikramiyeler kişiler arasında eşit paylaştırılıyor.

***SARIKAMIŞ VE ARDAHAN YOK OLACAK

Akademisyenlerce hazırlanarak AKP'ye sunulan yeni anayasa taslağında, AKP hükümetinin daha önce rafa kaldırmak zorunda kaldığı orman arazilerinin satışına (2B) ilişkin düzenlemeyi daha da genişleten hükümler yer alıyor. Sözkonusu değişikliğin Anayasa’da yer almasıyla, Kars’ın turizm cenneti ve akciğeri olan Sarıkamış ormanları ile Ardahan’ın akciğeri olan ormanlar yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak. Orman arazisi vasfını kaybetmiş araziler için "31 Aralık 1981 yılından önce olması" koşulu kaldırılarak son dönemde yanan orman arazilerinin de talan edilmesinin önü açılıyor. Bilkent Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ergun Özbudun 'un başkanlığındaki komisyon tarafından hazırlanarak AKP'ye sunulan yeni anayasa taslağında, AKP hükümetinin geçen yasama döneminde gündeme getirdiği, ancak Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer 'in veto ettiği, kamuoyunda 2B olarak bilinen orman niteliğini kaybetmiş arazilerin satışı da yer alıyor.
**Kapsam genişliyor
Taslakta, AKP'nin bu kapsamdaki arazilerin satışına ilişkin önerisinin yanı sıra "31 Aralık 1981 yılından önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tamamen kaybetmiş yerler" ifadesi kaldırılarak kapsam daha da genişletiliyor. Buna göre, son dönemde yangınlar nedeniyle orman niteliğini kaybeden orman arazileri de satış kapsamına alınabilecek. AKP hükümeti, geçen yasama döneminde orman arazilerinin satışına ilişkin anayasa değişikliği yapmış, ancak Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer paketi veto etmişti. AKP, söz konusu satışla ekonomiye 25 milyar dolar kazandırılacağını ileri sürmüştü. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, geçen hafta milletvekillerine Sezer'in söz konusu paketi veto etmesiyle ekonominin 50 milyar dolar zarar ettiğini savunmuştu. Söz konusu paketin TBMM'deki görüşmeleri sırasında Maliye Bakanı Kemal Unakıtan 'ın İstanbul Beykoz'da 2B olarak anılan orman arazisine sahip olduğu ortaya çıkmıştı. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ise paketi veto gerekçesinde, orman arazilerinin satışının "orman yağması" nı artıracağını vurgulayarak yağmalanan araziler üzerindeki kaçak yapılar için "yeni imar affı umudu" doğuracağını belirtmişti. Sezer, "Orman sayılan alanlar, uzun yıllardan bu yana yürütme erkini ellerinde bulunduranlarca politik amaçlarla kullanılmıştır. Son değişiklikle de gelir sağlanması amacıyla eylemli duruma anayasal düzeyde yasallık kazandırılmak istenmektedir" demişti.

***KARS’A 80 TUVALETLİ SPOR SALONU!

Türkiye’nin en çok tuvaletli spor salonu Kars’ta yapılıyor. Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu’nun ricası üzerine Karslı işadamı İsmail Aytemiz tarafından yapılan ve yakında bitirilerek Kars Belediyesi’ne devredilecek olan ve 6 bin metre kare kapalı alanı bulunan İsmail Aytemiz ve Kars Belediyesi Spor ve Sergi Sarayı’nda 80 tuvalet bulunuyor. Bitmek üzere olan ve bittiğinde de işletmesi Kars Belediyesi’ne ait olacak İsmail Aytemiz Spor ve Sergi Sarayı’nda incelemelerde bulunan Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu, “Burası Türkiye’nin en büyük ve en modern spor ve sergi komplekselrinden biririr ve Doüğu Anadolu Bölgesi’nde tektir.” dedi. 6 bin metrekare kapalı alan üzerinde kurulan ve 300 araçlık park alanı bulunan İsmail Aytemiz Spor ve Sergi Sarayı’nda bir anda 5 bin kişinin ağırlanabileceğini ifade eden Alibeyoğlu, “Bir anda 5 bin kişiyi ağırlayacak olan spor salonunda her şey en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş. Bunların en önemlisi de tuvalet sayısıdır. Burada, Kars il genelindeki spor, eğlence gibi halka açık yerlerdeki tuvaletlere eşdeğer sayı olan 80 tuvalet vardır.” dedi. Bittiğinde Kars Belediyesi’ne devredilecek olan dev spor ve sergi sarayının yaklaşık olarak 8 trilyona malolduğunu ve bunun tamamını işadamı İsmail Aytemiz’in karşıladığını ifade eden Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu, şunları söyledi: “Aşırı derecede saygı duyduğum ve abi diye hitap ettiğim değerli hemşehrimiz, büyüğümüz İsmail Aytemiz’den, Kars’ımızın önemli bir ihtiyacı olan kapalı spor salonu yaptırmasını rica ettim. Sağolsun beni kırmadı ve 2 bin 500 kişilik kapalı spor salonu yaptırma sözü verdi. Ancak daha sonra benim İsmail Aytemiz ağabeyime ricamla, burası kapalı spor salonu ve sergi sarayı olarak projelendirildi. Türkiye’de örneği olmayan bir yapı çıktı ortaya. Öyle bir saray ki, aynı anda 2 bin 500 kişilik kapalı spor salonu, aynı salon içerisinde konser standı, konferans ve sinema salonları, oturma alanları, masa tenisi, boks ringi, voleybol ve basketbol alanları, kafetaryası ile Türkiye’de örneği olmayan bir yapı çıktı. Aynı anda 5 bin kişinin bulunabileceği bir yapı. O kadar ciddi bir proje ki, aynı anda ağırlanabilecek 5 bin kişinin, konferans, sinema, spor, dinlenme gibi ilgi alanlarına hitap eden sarayda, ihtiyaçlar da unutulmamış ve bina içerisinde 80 tuvalet yapılmış. Her şeyiyle modern bir yapı ortaya çıktı.” Bir aya kadar tamamlanacak spor ve sergi sarayının Belediye’ye devredileceğini de vurgulayan Belediye Başkanı Alibeyoğlu, “Burası halka açık bir alan olacak. Gençlerimiz, çocuklarımız, modern bir mekanda her türlü spor yapma imkanına kavuşarak, kötü alışkanlıklardan uzak duracaklardır. Sadece kötü alışkanlıklardan kurtulmaları için, burada spor yapmak isteyenlerden her hangi bir ücret alınmayacaktır. Bu da, değerli büyüğümüz İsmail Aytemiz ağabeyimizin, Belediyemiz aracılığıyla Kars’a armağanıdır.” diye konuştu. İsmail Aytemiz’in, Güzel Sanatlar Lisesi, Kafkas Üniversitesi Konservatuarı ve yurttan sonra yaptırdığı Türkiye’nin en modern ve en büyük spor kompleksinin Kars’a karşı ilgisinin bir ifadesi olduğunun da altını çizen Belediye Başkanı Alibeyoğlu, “Kars’a karşı yaptıklarından ve bundan sonra da yapacaklarından dolayı, değerli büyüğümüz, saygı değer işadamı amcamız İsmail Aytemiz’in heykelini dikmek bile, yaptıkları karşısında az gelir. Kendisine Kars halkı olarak teşekkür ediyoruz.” dedi.

***HAVA KİRLİLİĞİ İÇİN TOPLANTI

Kars İl Mahalli Çevre Kurulu, Kars’ın hava kirliliği ve GSM baz istasyonları konusunda alınacak önlemleri görüşmek üzere toplandı. Toplantıda, Kars’ın birinci derecede kirli iller arasında yer aldığı belirtildi. Vali Vekili Musatafa Özkaynak başkanlığında Valilik Toplantı Salonu’nda yapılan ve başta il çevre müdürlüğü olmak üzere çeşitli kuruluşların yetkililerinin katıldığı toplantıda, kış döneminde katı yakıtta ve sıvı yakıtta Kars’ta uygulanması gereken önlemler ve GSM baz istasyonları ilgili konular değerlendirildi. Toplantının açılış konuşmasını yapan Vaki Vekili Mustafa Özkaynak, kış aylarına girmeden önce amaçlarının temiz bir toplum olduğunu belirterek, “Kış ayına girmeden önce il mahalli kurulu toplantısını düzenledik. Önümüzdeki dönemde hem katı yakıtta hem sıvı yakıtta ilimizde uygulanması gereken kriterlerin neler olacağını kamuoyuna duyurmaktır. Amacımız daha temiz bir çevrede yaşamak. Kars’ta hava kirliliği yaşanmaktadır. Vatandaşların duyarlı olmalarını diliyorum. Çevre Müdürlüğü kontrollerini sık sık yaparak kurallara uymayan vatandaşlara gerekli müdahaleleri yapıyor. Amacımız temiz bir çevrede yaşamaktır.” dedi. Daha sonra Çevre ve Orman Müdürü Memet Şahin, Kars’ın kirlilik oranından 1. derecede iller arasında olduğunu belirterek, bu konuda hem vatandaşların hem de kurumların dikkatli olmaları gerektiğini belirtti. Dikkat edilmesi gereken önlemler konusunda konuşan Çevre ve Orman Müdürlüğü Şube Müdürü Nevingül İlbars ise, hava kirliliğinin esas kaynağının yanma olayı olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi: “Isınma amaçlı kullanılmasına izin verilen kömürlerin temini, kaçak kömür kullanılmasının önüne geçilmesi, kömür üreticisi ve satıcısının bilinmesi, denetlenmenin etkili uygulanması, kömürlerin açıkta satışının önlenmesi, kömürlerin taşınması, doldurulması ve boşaltılması sırasında kömür kaybını ve oluşacak tozları önlemek için ithal ve yerli kömürlerin yönetmelik ekinde yer alan torba kömürlerin satışa sunulmasının sağlanması gerekmektedir.” Toplantıya katılan Türkiye Kömür İşletmeleri Genel Müdürü Tuncay Atakur da, Kars’a 2006 yılı içerisinde 15 bin aliye 15 bin ton kömür teslimi yapıldığını bildirerek, şunları söyledi: “Anayasamızın ve KİT yasasının hükümleri doğrultusunda valilikler aracılığı ile bedelleri hazineden karşılamak üzere ülkemizdeki fakir ailelerinin yakacak ihtiyacının karşılanması konusu ilk olarak Bakanlar Kurulunun Sivas’ta yaptığı toplantıda gündeme geldi. Bu kararla fakir aileye 500 kg bedelsiz kömür verilmesi kararlaştırıldı. 81 ilden gelen talepler doğrultusunda 687.764 ton kömür dağıtılmak suretiyle 1.098.411 fakir ailenin yakacak ihtiyacı karşılanmıştır. Bu kapsamda Kars iline 2006 yılı içerisinde 20.600 aileye 20.600 ton kömür teslimi gerçekleşmiştir” Atakur, yaşanan sorunların en aza indirilmesi için kömür yıkama tesislerinin kurulacağını ifade ederek, “ Tavsiyemiz, çevreye zarar vermeden yerel kömürü kullanmaktır. Bakanlığın genelgesi doğrultusunda tüm kömürler torbalara konularak bayiler aracılığı ile satışa sunuluyor.” diye konuştu.

***AŞK İNTİHARI!

Erkan Ekinci adlı 24 yaşındaki bir genç, aşkına karşılık bulamayınca kendini asarak intihar etti. Ekinci’nin cebinden, sevgilisine yazılmış aşk mektubu ile telefonunda ismi açıklanmayan birisine gönderilmiş “intihar edeceğim” mesajı çıktı. Askerden yeni gelen oğlunun intihar ettiğini öğrenen acılı baba ise sinir krizleri geçirdi. Dün sabah saatlerinde Yeni Pazar Caddesi’ndeki çalıştığı işyerine gelen Erkan Ekinci, işyeri sahibinden anahtarı alarak içeri girdi. İşyerinde yalnız olan Ekinci, tavana bağladığı iple intihar etti. İntihar sırasında ardında bir mektup bırakan Ekinci’nin son günlerde bunalımda olduğu öğrenildi. İntihar eden Ekinci’nin yakınları, “Kendi halinde, sakin ve ailesinin maddi durumu iyi olmayan Erkan Ekinci yeni askerden gelmişti ve son günlerde bir kıza aşık olmuştu. Ancak, maddi durumlarının düşük olması nedeniyle sevdiği kızı vermediler ve birkaç aydan beri de kızı sokağa bile çıkarmadılar. Bu nedenle son günlerde durgun ve düşünceli bir haldeydi.” dediler. Genç yaşta intihar eden Erkan Ekinci’nin, daha önce patronuna ve traş olduğu berbere, sevdiği kızın ailesinin evliliğe sıcak bakmadığını ve sevdiği kızı bile kendisine vermediklerini, bundan dolayı intihar etmeyi düşündüğünü söylediği öğrenildi. İntihar olayından sonra olay yerine gelen polis ise Ekinci’nin cebinden sevdiği kıza yazılmış mektup ile daha önce ismi öğrenilemeyen birine “intihar edeceğim” mesajı çektiğini belirledi. Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü bildirildi.
Haberleri ekleme saati: 01.42-31/08/2007
Haberler: Gümüşpala Kortağ/Kars
Ot kavgası kanlı bitti: 1 ölü!

Ardahan merkeze köylerinden Yaylacıkta yaşanan ot tartışması kanlı bitti.
Alınan bilgilere göre ot alacağı yüzünden çıktığı öne sürülen olay bir anda büyük bir bıçaklı kavgaya dönüştü.
Meydana gelen kavgada tarafların akrabaları ve yakınları da olaya karışınca kavga bir anda bütün köye yayıldı. Olay da Yasin Lale (20) isimli bir kişi bıçaklanarak hayatını kaybederken bir çok kişi de yaralandı. Ölüm ve yaralanmaların yanı sıra 4 ev ve tonlarca otta yakıldı. Askeriye ve belediye itfaiye ekiplerinin gece boyunca müdahaleleri çıkarılan ot ve ev yangınları zorlukla kontrol altına alırken, her iki tarafın evlerinde büyük ölçüde maddi hasar meydana geldi. Kavganın ot yüzünden meydana geldiğini belirten köylüler, tarafların akrabaları da olaya müdahale edince meydan kavgasına dönüştüğünü söylediler. Jandarma ekipleri gece boyunca köye girişleri yasaklarken, her iki taraftan da bir çok kişi gece boyunca göz altında tutuldukları ve olayla ilgili tahkikatın sürdüğü öğrenildi.
Haber ekleme saati: 01.20-31/08/2007
Haber: Saddam Doğu Yılmaz/Ardahan
Ardahan ihracat yapılmayan tek il oldu.

Herşey de ya yok ya son .... Ayrıca ilk 6 ay itibariyle Türkiye'nin 38 bin 821 ihracatçısı, 46 bin 422 ithalatçısı bulunuyor.

Bu arada Ocak-Haziran döneminde 81 ilden değişen miktarlarda ithalat gerçekleştirilirken, Ardahan ihracat yapılmayan tek il oldu. Türkiye'deki ihracatçı firma sayısı geçen yılın aynı dönemine göre, yüzde 12,5 artışla 34 bin 501 adetten, 38 bin 821 adete yükseldi. İthalatçı firma sayısı da yüzde 9,7 artışla 42 bin 308 adetten, 46 bin 422 adete ulaştı.
Haber ekleme saati: 00.51-31/0//8/2007
Haber/Fotu: www.kuzeyanadolagazetesi.com
Sevilmemiş Sevilmiş İl’den İlçeye tayin oldu ..

Zaten Sevilmemişti .. Önce Göle Ziraat Bankası, ardından Ardahan Ziraat Bankası’nda görev alan Ardahan Ziraat Bankası Müdürü Bahadır Sevilmiş Aydın’ın Sultanhisar ilçesine tayin oldu.
Göle ve Ardahan’da görev yaptığı sırada Ziraat Bankası ile çalışan esnaf ve çiftçilerle yıldızı barışmayan ve bu nedenle görev yaptığı iki yıl boyunca istenmeyen adam ilan edilen Sevilmiş’in İl Müdürüyken İlçe müdürü olarak başka bir yere tayin edilmesi dikkat çekti.
Bilindiği gibi Ziraat Bankası Müdürü Bahadır Sevilmiş Göle ve Ardahan’da görev yaptığı süre içinde bir çok kez şikayet edilmiş ve bu grevden el çektirilmesi istenmişti.
Haber ekleme saati: 05.15-30/08/2007
Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com
100 balık'a karşı 100 bin balık ..

Benekli Balık Ardahan Çevre ve Orman İl Müdürü Faruk Köksoy, derelerde topladığı kırmızı benekli 100 adet anaç balığı Trabzon'a göndererek 100 bin adete ulaştırmayı planlıyor.
Ardahan derelerinde topladığı 100 adet kırmızı benekli balığı Trabzon'da bulunan tesislere gönderen Köksoy, bu amaçla derelerde azalan kırmızı benekli balık ırkını artırmaya çalışacak. Köksoy yaptığı açıklamada, anaçları Trabzon'daki tesislere göndererek yavru olmasını sağlayacaklarını ifade ederek, "Yavrulaşan bu balıkları Ardahan derelerine bırakarak doğal dengeyi sağlamaya çalışacağız." diye konuştu
Haber ekleme saati: 23.31-29/08/2007
Haber: Sezgin Uygar Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com
Askerlere yıldırım çarptı

Dün Ardahan'da aniden bastıran yağmur vatandaşı hazırlıksız yakaladı. Yaklaşık 1 saat gök gürültülü yağan yağmur ile birlikte yıldırım çarpması meydana geldi. Bu sırada 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları kapsamında şehir stadyumunda hazırlık çalışmalarında görevli 2 asker, yıldırım çarpması sonucu yaralandı. Askeri Hastane'ye kaldırılan erlerin sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenilirken, isimleri açıklanmadı.
Haber ekleme saati: 23.29-29/08/2007
Haber: Sezgin Uygar
KARS VE ARDAHAN AB SINIFINI GEÇEMEDİ

AB'de de geride kaldık Avrupa Birliği'nin (AB) gelişmekte olan ülkeler için hazırladığı 'Bölgesel Kalkınma Hibe Programları' çerçevesinde Erzurum, Erzincan ve Bayburt illerinde hazırlanan 270 projeden 110'u onaylandı. Erzurum, 66 proje için alacağı 3.3 milyon euro ile bölgeler arasında bir rekora imza attı. Aynı haklara sahip olan Kars ise, talep konusunda sınıfta kaldı. Kars’ta şu ana kadar hibeden Akyaka, Arpaçay ve Dağpınar Belediyeleri ile Kars Kent Konseyi yararlanabildi. Ardahan’ın ise bu yardımdan yararlanamadığı gözlendi.
Programa eğitim desteği veren Doğu Anadolu Kalkınma Programı (DAKAP) Proje Koordinatörü Prof. Dr. Ziya Yurttaş, "AB, Türkiye için 2007 yılına kadar 1 milyar euroluk hibe kredisi ayırdı. Bu kredilerden yararlanabilmek için proje üretme ve yürütme kapasitemizi artırmamız gerekiyor." dedi.
Avrupa Birliği'ne üye ülkelerle, üye olmayan ülkeler arasındaki gelişmişlik farkını azaltmak için uygulanan hibe kredi programları kapsamında Erzurum, Erzincan ve Bayburt'un yüzü güldü. Geçtiğimiz yıl 'Çankırı, Kastamonu, Sinop', 'Amasya, Çorum, Samsun, Tokat' ve 'Erzurum, Erzincan, Bayburt' illerini kapsayan bölgelerin katıldığı 'Bölgesel Kalkınma Hibe Programı' çerçevesinde Erzurum, Erzincan ve Bayburt'tan gönderilen 270 projenin 110'u kabul edildi. Erzurum, Erzincan ve Bayburt için 6.3 milyon euroluk kredinin geçtiğimiz günlerde ödendiği belirtilirken, 'Bölgesel Kalkınma Hibe Programı'na eğitim desteği veren DAKAP Koordinatörü Prof. Dr. Ziya Yurttaş, program içinde Erzurum, Erzincan ve Bayburt'un proje sayısı bakımında kendi çapında bir rekora imza attığını söyledi. Erzurum'un 66 projesi ile 3.3 milyon euro alacağını kaydeden Prof. Dr. Yurttaş, çoğu eğitim amaçlı olan projelerde kullanılacak olan kredilerin her sektöre büyük katkı sağlayacağını ifade etti.
Avrupa Birliği'nin projeleri, kurumsal kapasite, tematik ilgililik, metadoloji, sürdürülebilirlik, bütçe ve maliyet etkinliği kriterlerine uygun olarak seçtiği ve bunların bölgenin kalkınması açısından bir hayli önem taşıdığını anlatan Prof. Dr. Yurttaş, Erzurum, Erzincan ve Bayburt'ta kredi alabilen KOBİ'ler, belediyeler ve sivil toplum örgütlerinin büyük iş başardığını kaydetti.
AB'nin hibe programlarından yararlanabilmek için proje yapma ve yürütme kapasitesinin artırılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Ziya Yurttaş, Türkiye'nin bu işte başlangıç noktasında olduğunu vurguladı. Türkiye'nin özellikle proje üretiminde ciddi adımlar atması gerektiğini bildiren Prof. Dr. Yurttaş, "AB, Türkiye için 2007 yılına kadar 1 milyar euroluk hibe kredi ayırmış durumda. Öyle ki, AB ile ilişkilerin iyi gitmesi halinde bu rakam 2007'den sonra 11 milyar euro olacak. Bu fırsatları kalkınma adına çok iyi değerlendirmeliyiz. Sürekliliği olan projeler AB'de büyük ilgi uyandırıyor ve hibe krediler hiç sorun olmadan ödenebiliyor." diye konuştu.
Haber ekleme saati: 11.10-28/08/2007
Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com
TARİHİ TABYALAR BAŞKANI ŞAŞIRTTI

Oda bilmiyordu!.. İlk kez sitemizde gündeme getirilen Kars tabyalarına Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu da hayran kaldı. Akçayöz ve Öztürkkan’la birlikte Gemli, Karadağ ve Arap Tabyaları’nı gezen Başkan Alibeyoğlu, “Burada turizm açısından bulunmaz bir değer varmış da bundan habersizmişiz.” dedi.
Akçayöz ve Öztürkkan’la birlikte tabyaları gezen Belediye Başkanı Alibeyoğlu, bunların en kısa sürede turizme kazandırılması gerektiğini söyledi. Gördükleri karşısında şaşkınlığını gizleyemeyen Başkan Alibeyoğlu, “Bu tabyalar turizm açısından Kale’yi geçer, Ani’yle eşdeğer durumda. Buralar şu ana kadar nasıl keşfedilmemiş? Buralar Kars’a turist yağdırır.” diye konuştu.
Gördüğü tarihi manzaralar karşısında zaman zaman duygulandığı gözlenen Başkan Alibeyoğlu, bu tabyaların turizme kazandırılması için gereken her şeyi yapacağını belirterek, şunları söyledi:
“Doğrusu, buraların bu kadar turizm değeri taşıdığını ve turizm açısından ilimizin hazinesi olduğunu bilmiyordum. Görünce şaşırdım. Meğer ne kadar tarihi zengin bir ilimiz varmış. Resmen Ani’ye eşdeğer durumda bu tabyalar. En kısa sürede turizme kazandırılması ve turizm broşürlerinde yer alması gerek. Belediye olarak ne gerekiyorsa yapacağım. Bu değerlerimizin ortaya çıkarılmasında Vedat Akçayöz ve Yıldırım Öztürkkan’a gerçekten teşekkür ediyorum. Kars turizmi için bir hazine bulmuşlar. Yerel yönetim olarak bizim görevimiz de buraları turizme kazandırmaktır. Doğrusu, bu değerleri gördükten sonra gözüm yaşardı.”
Şaşırdı .. ***“VALİLİK VE TUGAY DA EL ATSIN”

Bir süredir tabyalar konusunda araştırma yapan ve buraların turizme kazandırılması gerektiğini dile getiren Vedat Akçayöz ve Yıldırım Öztürkkan da, Belediye Başkanı Alibeyoğlu’na duyarlılığından dolayı teşekkür ederek, “Ama, buraların turizme kazandırılması konusunda yalnızca Belediye Başkanı’nın çabası yetmez. Buralar, askeri mekanlardır. Askeri birlikler uzun yıllar bu tabyalarda kalmışlardır. Buraların, yolunun yapılması, temizlenmesi, çevre düzeni konusunda, duyarlılıklarına inandığımız Valimiz ve Tugay Komutanımızın da ilgi ve desteğini bekliyoruz. Eğer bu tabyaları, temizler, ulaşımını kolaylaştırır ve çevre düzenini yaparak tanıtırsak, Kars turist zengini oluru.” dediler.
Haber ekleme saati. 10.51-28/08/2007
Haber/Fotolar: Gümüşpala Kortağ/Kars
Ardahanlılar Azer Bülbül ile Çoştu, Çoşturdu …

Beykoz''da bir araya geldiler Alaattin Kılıç gibi Beykoz’un en renkli ve hareketli Sivil Toplum Temsilcilerinden olan bir ismin başkanlığını yaptığı Ardahanlılar Kültür-Yardımlaşma Derneğinin gecesi güzel anların yaşanmasına vesile oldu. Hafta sonuna denk gelen programda yoğun kalabalık dikkatlerden kaçmazken kendine has özelliği ile dikkatleri çekmesini bilen Azer Bülbül’ün verdiği konser görülmeye değerdi. Sadiye Yılmaz ve Akın Bozkaya ikilisinin sunduğu programda yerel sanatçıların geçidi vardı. Özkan Aras, Ozan Arif Gülcan, Ozan Vahit Köroğlu, Ozan Orhan Üstündağ, Güven Demir, Mehmet Kılıç’ın seslendirdiği eserler çayırı dolduran kalabalık tarafından ilgi ile karşılandı. Günün en güzel görüntülerinden biri Kızılay Zeynep Kamil Kan Merkezinin kam toplama kampanyasına gösterilen ilgi idi. –Kanımızla can verelim, Ardahan’a haz verelim-sloganında anlam bulan pankartın açılması bir başka güzellik idi. Grup Corsa’nın eşlik ettiği yöre sanatçılarının konserleri müzik ziyafeti yaşatırken yapılan konuşmalarda Dernek yönetimine övücü cümlelerin sarf edilmesi dikkatlerden kaçmadı. Beykoz Belediye başkanı Muharrem Ergül şenliklerin ikinci günü de alanda bulunmaz iken kendisi adına konuşan Başkan Yardımcılarından Ali Bilir, selamını iletirken kendisinin de Ardahanlı komşuları ile aynı mahallede büyüdüğünü bu sebeple onları yakından tanıdığını ifade ederek, “ Farklı kültürleri en iyi şekilde gösteriyorsunuz. Bir sonraki program için bir önerim olacak, o da yöresel yemeklerinizi vatandaşlara tanıtmanız. Ayran çorbasını, gevreğini, etli mantınızı tattırmanızı istiyoruz.“ dedi.
Haber ekleme saati: 10.15-28/08/2007
Haber/Foto: www.koprulubeldesi.com
Kaymakam'dan al haberi!..

Bir süre önce hackerler atfındançkertilen Ardahan iline bağlı kaymakamlık sitesi yeniden yayına girdi.
www.posof.gov.tr adlı internet sitesini yeniden devreye sokan Kaymakamlık, sitenin dış görünümünde yenilettti.
İlçe kaymakamının etkinlikerini profesyonel bir habercilik anlayışıyla veren www.posof.gov.tr isimli site ilçenin değişik yerlerinden çekilmiş manzara resimleriylede süslenmiş.
Haber ekleme saati: 10.06-28/08/2007
Haber: www.kuzeyanadolugazetesi.com
Çiğdem Ardahan'a mı kaçırıldı?!.

Çiğdem Ardahan'da mı? 10 Ağustos’tan beri kayıp olan 14 yaşındaki kızını kaçıranları bulup evlerine giden baba, kürekle dövüldü. Kızına kavuşamayan ve başına 8 dikiş atılan baba, "Kızımın Ardahan’a kaçırıldığı söylendi. Yetkililere yalvarıyorum, onu bulun" dedi.
ÜSKÜDAR’da oturan Atbaş Ailesi’nin 14 yaşındaki kızları Çiğdem, 10 Ağustos’ta "Markete gidiyorum" diyerek evinden ayrıldı. İbrahim Atbaş’ı yaklaşık iki saat sonra tanımadığı bir kişi cep telefonundan arayarak, "Kızınla internette tanıştık. Beraberiz. Gebze’deyiz. Geri gelmeyeceğiz" dedi. İbrahim Atbaş, kızının Dilovası’nda oturan C.A.’nın oğlu T.A. (25) tarafından kaçırıldığını belirledi. Atbaş, telefonla ulaştığı C.A. tarafından evlerine davet edildi. Bir akrabasını da yanına alarak Gebze’deki eve giden Atbaş, kızını göremeyince C.A. ile tartıştı. Atbaş’ı kürekle döven C.A. ve yakınları, akrabasını da kolundan bıçakladı. Atbaş’ın başına sekiz dikiş atıldı. Polise giderek şikáyetçi olan Atbaş, yaşadıklarını şöyle anlattı: "Savcılıktan arama izni çıkarttık. Polisle eve gittiğimizde kızımızı bulamadık. O aileye yakın bazı kişiler, kızımızı memleketleri Ardahan’a götürdüklerini söylediler. Yetkililere yalvarıyorum, kızımı bulsunlar." Gözü yaşlı anne Nurcan Atbaş ise "Kızımızın ve oğlumuzun derslerine yardımcı olması için bilgisayar aldık. İnternetin bu kadar tehlikeli olacağını tahmin edemezdik. Burası dağ başı değil ki. Çocuk yaştaki kızımı kaçıranların cezalandırılmasını istiyoruz" dedi.
Haber ekleme saati: 03.02-28/08/2007
Haber/Foto: ajanslar
Genç kız yaylada intihar etti!..

Ardahan’a bağlı Nebioğlu köylü genç bir kız girdiği bunalım sonucu intihar ederek hayatına son verdi.
Alınan bilgilere göre dün saat 11.00 sıralarında Nebioğlu yaylasında bulunan Filiz Demirbaş (14) yayla evinde girdiği bunalımdan çıkamayınca babasına ait olduğu öğrenilen av tüfeğiyle kendisini vurdu. Genç kızın neden bunalıma girdiği anlaşılmazken cesedinin otops

Yorumlar
Alim Han - Eylül 01 2007 - 13:05:18
Cok sayin Fakir Bey, bu seyahat yazinizda cok seyleri ne kadar güzel dile getirmissiniz! Gazeteciler icin verilecek bir Nobel ödülü olsaydi, size layiktir! Güzel tatiller ve unutulmaz anilar yasamanizi candan dilerim. Sonsuz mutluluklar , En derin saygilarimla
Yorum Gönder
Yorum yapmak icin giriş yapmalısınız.
Oylama
Sadece üyeler oylayabilir.

Lütfen Giriş Yapın.

Henüz oylanmamış.
Köşe Yazarları
Copyright © 2003 - 2008 Ardahan kuzeyanadolugazetesi.com
Tel: 0478 - 211 43 31 - 211 45 00
Adres: İnönü Cad. No:50 Ardahan