Reklam
Bugun...


Şemsettin Şenel: Kim Bölücü?
'23 Şubat Gecesi ARDAFED'indir' diyen Ardahan Merkez Bağdeşen (Kinzodamal) Köyü Dernek Başkanı ve Ardahan Dernekler Federasyonu Başkan Yardımcısı Şemsettin Şenel'den önemli açıklamalar. Kendi köy derneğinin de aralarında bulunduğu ARDAFED'in kuruluşundan bu yana verilen Ardahan Birlikteliği mücadelesinin birileri tarafından engellenmek istendiğini belirten Şenel, çok tartışılacak bir soru sordu.

Şemsettin Şenel: Kim Bölücü?

Gerek, ARDAFED'i kuranlara gerekse ARDAFED'in oluşturmaya çalıştığı 'Güçlü Bir Ardahan Lobisi' ne engel olanların ası bölücüler olduğunu belirten Bağdeşen Köyü Dernek Başkanı Şemsettin Şenel, 'bugün ihanet içinde olanların başında gelenlerin benim de için gururla bulunduğum Ardahan Dernekler Federasyonunun başındakiler değil, Ardahan kamuoyunda beceriksizleri ile tanınan, kendi işlerinde oldukları gibi toplumsal çalışma anlamında da başarısızlar olanlardır' dedi.

Şenel ARDAFED'i ellerinden kaçıranlar, son yıllarda olağanüstü bir çıkış yakalayan ve bugün çatısı altında 55 Ardahan İl, İlçe, Köy Derneğini toplamayı başaran ARDAFED'i çökertmeye çalıştıklarını da belirtti.
**23 Şubat Gecesi ARDAFED'in dir..
'Güçlü Bir Lobi' oluşturma çabası içinde olan Ardahan Dernekler Federasyonun bu önemli çabasını engellemek, zayıflatmak isteyenlerin oynadıkları ayak oyunlarının başında ARDAFED'in tüm Ardahan toplumu yararına ortaya koyduğu çalışmaları engellemekten öte bir şey olmadığını belirten Bağdeşen Köyü Derneği Başkanı, emekli öğretmen Şenel Ardahan'ın Kurtuluş etkinliğini aynı gün düzenledikleri paralel geceler ile yapanların bilmesi gerekenin bu önemli günün Ardahan Stk'larının en üst çatısı olan Ardahan Dernekler Federasyonundur.
Ardahan'da Valilik ve Belediye nasıl yapıyorsa İstanbul'da da Ardahanlının en güçlü lobisi ARDAFED yapar. Bu son 10 yıldır böyle. Bunu bilmezden gelenler, ARDAFED'in düzenlediği 23 Şubat gecesini engellemek için aynı gün aynı saatte paralel gececileri bilmelidirler ki asıl bölücü onlardır. Bu kentin güçlü bir lobiye kavuşmasını engelleyenlerdir' dedi.

**Bülbilan Birliğine ŞENEL Başkan..

*22/10/2017 Tarihli Haber

Ardahan'ın Bağdeşen (Kinzodamal) Köyünün İstanbul Derneği Başkanlığına aynı derneğinin kurucu başkanı olan Şemsettin şenel yeniden getirildi.

Bir çok ileri gelen Bağdeşenli iş adamı ve ileri geleninin de yönetiminde yer aldığı Ardahan İli Bağdeşen Derneği Başkanlığına yeniden getirilen Ardahanlı emekli Öğretmen Şemsettin Şenel aynı zaman da Ardahan Denekler Federasyonu Genel Başkan Yardımcılığı ve ARDAFED Eğitim Komisyonu Başkanlığını da yapıyor.

Ardahan Merkeze bağlı Başdeşen (Kinzodamal) köyünün yanı sıra İstanbul'da ki Ardahanlıların yakından tanıdığı Şemsettin Şenel yeniden başkan olduğu köyünün derneğinin kongresinde yaptığı açıklamada ilk hedefinin Bülbilan Birlikteliği adı altında köyünün diğer dernekleri ile diyaloga geçip, güçlü bir dernek anlayışını oturtmak olduğunu söyledi.

BİLBİLAN YOLUNU BİTİREMEYİP, KAPATTILAR!

*05/11/2016 Tarihli Haber

Ardahan'ı Karadeniz'e bağlayacak olan ancak 25 yıla yakındır bir türlü bitirilemeyen Bilbilan yolu 6 ay trafiğe kapatıldı.

Ardahan-Ardanuç Karayolu 6 Ay Trafiğe Kapatıldı !..

Ardahan'da yapımı süren Ardahan-Ardanuç Karayolu, kışın bir olumsuzluk yaşanmaması için yaklaşık 6 ay süreyle trafiğe kapatıldı.

Karayolları 183. Şube Şefliğinden yapılan açıklamada, yapımına devam edilen karayolunun herhangi bir olumsuz durum yaşanmaması amacıyla her kış mevsiminde olduğu gibi bu kış da trafiğe kapatıldığı bildirildi.
Karayolunun nisan ayına kadar trafiğe kapalı kalacağı belirtilen açıklamada, "Ardahan-Ardanuç Karayolu'nun Artvin sınırı tarafı henüz bitirilememiş. Bu nedenle kışın açılmaması uygun görülmüştür." bilgisi aktarıldı.
Karayolu, Ardahan kent merkezine bağlı Bağdeşen köyü mevkisinden itibaren levha ve yola dökülen malzeme ile araç geçişlerine kapatıldı.
Vatandaşlardan Fehmi Bozkurt ise yolun açık tutulmasını istediklerini belirterek, "Bu yol bizim için çok önemli. Hem Artvin'in Ardanuç ilçesine bağlantı kuruyoruz hem de Bilbilan yaylasına geçiş sağlıyoruz. Bir an önce yolun bitirilmesi ve her mevsim hizmete girmesini istiyoruz." dedi.

**Çevre Yolu Tarihi Çökertti!

25 Yıldır Turizm ve Kültür Müdürlüğünün Vekilinin Vekili ile idare edildiği Ardahan'da tarihi eserler, evler, kale ve kuleler tek tek kayıp oluyor.
Son olarak Ardahan Yeni Mahalle, Sanayi Sitesi yanında bulunan ve yanı başında bölünen çevre yokunun geçtiği tarihi Şapel yanı başına getirilen yolun sarsıntılarına daha fazla dayanmayarak yerle bir oldu.

**İLGİSİZLİKLERİNE YAĞMURU ŞEMSİYE ETTİLER!..

Ardahan´da Atatürk Mahallesi´ndeki tarihi şapelde tamamen yıkıldı.
 Alınan bilgilere göre yıllardır ayakta kalmayı başaran ancak ilgi ve alaka görmeyen tarihi Şabel (Küçük Kilis) nin zaten yarım kalan ayaktaki diğer bölümüniğn de yıkıldığı öğrenildi.

Konu hakkında bir açıklama yapan Ardahan İl Turzim ve Kültür Müdürlğü yetkililer, 'Ardahan´da birkaç gündür aralıklarla devam eden sağanak, Atatürk Mahallesi´ndeki tarihi şapelin (küçük kilise) doğu cephe duvarının tamamen yıkılmasına yol açtı.' dediler.
Hasar oluşan şapelde İl Kültür ve Turizm Müdür Vekilinin V ekili Efsal Alantar, Kars Müze Müdürlüğünden gelen ekiple incelemelerde bulundu.
Alantar,  yaptığı açıklamada, yağışlar son yıllarda ildeki tarihi yapılara ciddi zararlar verdiğini ama bunun bu yıl biraz daha güçlü olduğunu ifade etti.
Atatürk Mahallesi´ndeki Ermenilerden kalan tarihi şapelin de yağışlar dolayısıyla doğu cephesinin tümüyle yıkıldığını ve Kars Müze Müdürlüğü´nden teknik ekip isteyerek inceleme başlattıklarını dile getiren Alantar, "Kars Müze Müdürlüğünden gelen uzman ekip, yıkımın neden olduğu, diğer bölümlerin yıkılma ihtimalinin olup olmadığına bakacaklar. Ayrıca rekonstrüksiyonu için çalışmamız olacak." diye konuştu.
Kars Müze Müdürlüğünden inceleme için gelen teknik ekip sorumlusu arkeolog Hakim Aslan ise ilk aşamada doğu cephesinin temelinin boşalmış olması sonucu yıkımın meydana geldiğini tespit ettiklerini belirterek, teknik incelemelerin ardından yapılacak çalışmaya karar vereceklerini söyledi.

 

**Yakalamak, Yasaklamak, Kesmek..

Nereye doğru gittiği hala anlaşılamayan, önüne gelenin yakalanıp içeri atıldığı, yasakların ard arda ilan edildiği, yaşananların görülmemesi, izlenmemesi için yayınların, internetin kesildiği bir ülkede yaşamak her geçen gün biraz daha zorlaşıyor.
Zorlu bir süreçte geçiyoruz deyip, Kanun Hükmünde Kararname ve Olağanüstü Hal ilanları ile ülkeyi idare ettiklerini belirtip, kendilerine karşı olduklarını düşündüklerini yakalayıp hapse atan, çoğu insan haklarına aykırı olan yaptıklarının görülüp, izlenmemesi, okunmaması için yasaklamaya sık sık başvuran ve yayınları, interneti kesmekle iş yaptıklarını sananları yarattığı kaos ekonomiyi de alt üst etmiş halde..
Çünkü ülkenin çokta iyi idare edilmediğini ortaya koyan bu davranışları ile iş yaptıklarını sananların şöyle bir çarşıya çıkmasını ve başta esnafın olmak üzere bu ülkede yaşayanların nasıl burunlarından solduklarını göreceklerdir.
Çünkü gidiş hiçte iyi değil.. 

**Atalay’da biz anlamalı..

Dünkü Sözcü Gazetesi’nin manşetini görünce bizim ARDA/FED olarak anlatmaya ve oluşturmaya çalıştığımız ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ çabamızın hiçte boş bir çaba olmadığını bir kez daha anladım..
Çünkü Sözcü Gazetesinin manşetine konu olan AK Parti Ardahan Milletvekilin de içinde olduğu bazılarının anlamak istemediği lobinin olmayışı yeri ve zamanı geldiğinde hepimizi harcıyor..
Evet, Sözcü’nün dünkü ‘Feto’den tutuklu hakimin itirafları’ başlığı ile gündemi alt üst eden haberi okuyunca Ardahanlı, Karslı veya Doğulu birinin bakan olmasının yada ülke de etkili olmasının batıdakilerini ne derece etkilediğini ve haranmaları için fırsat arandığını bir kez daha ortaya koymakaydı..
Bunun diğer bir örneği de Diyarbakırlı Fenrbahçe Başkanına yönelik kampanyadır..
İşte burada görülmesi gerekenin bizlerin bu ülkede siyasette, ticarette güçlü olmasının tek yolunun el le verip, güçlü bir lobi çatısı altında yan yana durmamızdır ki gelde bunu Atalay ve diğerlerine anlat..
Dünkü manşetin altında yatan asıl meselenin bir araya gelmememiz olduğu kadar bizlerin bir yerlere gelmesidir..
Bunu nereden anlıyorsun diye soranlara Atalay destekli birinin bakan olmasını içine sindiremeyen lobinin attırdığı manşetti o manşet derim..

**Tahrik olmamak, sabır etmek..

Ortadoğu’da yaşanan gelişmelerin gölgesinde kalan Güneydoğu’da ki gelişmelerin en son noktası Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin eş başkanlarının gözaltına alınması ile devam ediyor.
Başkan Erdoğan’ın başkanlıktan öteye geçip, savcı ve hakimlerin görevini de üstlenmeye başladığını ‘Onları da tutuklarız’ dediği günlerin hemen akabinde yaşanan bu gelişme ardından HDP’de halkın iradesine sahip çıkmasını istedi.
Ülkenin gergin günler yaşadığını ve bu gerginliğin başta ekonomide olmak üzere hemen her alanda yarattığı olumsuzluğun bir anda iç karışıklığa dönüşebileceğinin korkusu ise gün geçtikçe daha da ağırlaşmakta.
Bir taraftan tahrik diğer taraftan tahrik denebilecek gelişmelerin ard arda yaşandığı şu günlerde insanların siyasilerden daha sabırlı daha sakin olması gerekir..
Çünkü halkın bir biri ile sorunu olmadığını yine yıllardır kardeşçe yaşayan halklar biliyor..

**Recep Aydemir..

Ölüm döşeğinde, acı çeken insanı anlamadan ‘Hele gel bir selfie yapalım’ diyen sanal ortamın bu kadar popüler olmadığı süreçte Ardahanlı denildiğinde akla gelen ilk isimlerdendi Recep Aydemir..
Ardahan’ın Kocaköyü’nden çıkmış, başta İstanbul’da olmak üzere Ankara ve Ardahan’da bir çok önemli işe el atmış, Ardahan’ın ilk temizlik firmasını kurmuş, onlarca insana ekmek vermiş, bal festivalinin ilk ağası olmuş renkli biri isimdi Recep Aydemir abim..
Ankara’ya giden her Ardahanlının ilk aradığı, yediği, içtiği, bol bol güldüğü isim olan Recep Aydemir iş sahasında elde ettiği başarısını benim gibi hiç bir karşılık beklemeden, saf saf başta siyasetçilere olmak üzere birilerine akıl danışmanlığı yaparken kendisinin hiç bir beklentisinin olmadığını ve en önemlisi önüne her gelene Ardahan sevdasını aşıladığını en iyi bilenlerdenim.. 
Her inanın olduğu gibi onunda çıktığı yerden iniş dönemi başlayınca önce kanser denen illetin verdiği acıları bile hisetmeyip, onunla selfi çekenler daha sonra dost bildiklerinin kendisini terk etmeye başlamış, yanlız kalmıştı..
Kısacası ve üzülerek tüm ağrılarına karşın yanına gidenle yine ilgilenmek, elinde, avucunda kalanı paylaşmak isteyen adam gibi adam olan Recep Aydemir ağabeyi de yolcu ettik, bugün yarın hepimizin gideceği yere.
Rahmetle uyu abi..

**FETO ÇAMURU ONLARA DA BULAŞTI!

'FETÖ'den tutuklu hakimin itirafları:

Bir bakan ve iki AKP'li vekilin adını verdi..

Dershaneler KCK'dan daha tehlikeli çıkışıyla gündeme gelen AK Partili Ardahan Milletvekili ile şu an bakan olan Kars Milletvekillerinin Feto davasında yargılanan bir hakime yardım ettikleri ileri sürüldü..

Yargıdaki FETÖ soruşturmasında tutuklanan ve itirafçı olan hakim “Mülakatlarda Bakan Ahmet Arslan, vekiller Orhan Atalay ve Yunus Kılıç ile Danıştay üyesi Hicabi Ece referans oldu” dedi.
Hakim-savcı sınavlarına FETÖ evlerinde hazırlandığını belirten hakim Cihangir U., 2011'de 1 ay arayla yapılan idari ve adli yargı sınav sorularının FETÖ tarafından ele geçirildiğini anlattı. 
Sözcü gazetesinden Asuman Aranca'nın haberine göre, Ankara Başsavcılığı'nca yargıdaki FETÖ yapılanmasına ilişkin soruşturmada tutuklanan Sakarya Hakimi Cihangir U., savcıya ikinci kez ifade vererek itiraflarda bulundu. Üniversite yıllarında örgüt evlerinde kaldığını söyleyen Cihangir U. özetle şunları anlattı:

SORULARI GETİRDİM
2011 Ağustos'ta hakim adayı olan Bahadır benimle irtibat kurdu ve Keçiören'de bir evde hakimliğe çalışmaya başladım. Adını Burak diye bildiğim hakim adayı bu evi idare ediyordu. Bu yapıya ait evde hakimlik sınavına çalışmaktayken 25 Kasım 2011 gecesi idari hakimlik sınavından bir gün önce gece saat 04.00'te evimizle ilgilenen Burak'ın abisi olan hakim adayı Bahadır geldi, “Size soruları getirdim” dedi. Önce bunun bir şaka olduğunu düşündüm.

YEMİN ETTİRDİLER
Daha sonra ciddi olduğunu anlayınca ağlayarak, ben böyle bir haksızlığı yapıp adalet dağıtacağım makama haksızlık yaparak gelemeyeceğimi söyledim. Beni ikna etmeye çalıştı. Dindar insanların bu makamlara girmesi gerektiğini söyleyerek iknaya çalıştı.
Kararımda ısrarlı olduğumu görünce bu durumun gizli kalması gerektiğini söyleyip, evde bulunan Kuran-ı Kerim'i getirterek üzerine el bastırdı. Bu yaşanılan soru verme olayının anlatılmaması üzerine yemin ettirildim.
AKP'LİLER REFERANS:
2012 yılında yapılan idari yargı hakimlik sınavını 82 puan, adli yargı hakimlik sınavını da 83 puan alarak kazandım. Daha sonra mülakat sürecinde bana şu anda Ulaştırma Haberleşme ve Denizcilik Bakanı ve Kars Milletvekili olan hemşehrim Ahmet Arslan, Danıştay Üyesi Hicabi Ece, (AKP) Ardahan Milletvekili Orhan Atalay ve (AKP) Kars eski Milletvekili Yunus Kılıç referans oldular. Bakan Ahmet Arslan'a babamın hayvan sattığı Karslı işadamı Metin Durmuş aracılığıyla mülakat sürecinde diğer belirttiğim kişilere de akrabalarım vasıtasıyla ulaştım.

Ardahan'a Havaalanını Çok Görenler

Bolu'ya bir değil, iki havalimanı birden geliyor..

Yayın organlarımızca ısrarla gündemde tutulmaya çalışılan ama bazı yalakaların sadece biz dedik diye karşı çıktığı Ardahan'a Havaalanı isteğimizin devam ettiği bir süreçte 'Ardahan'a Havaalanı gerekmez' diyenler bu haberi biz değil, Bolu'lu Ulaştırma ve Denizcilik Bakan Yardımcısı yaptığı açıklama ile kamuoyuna duyururken gözleri gülüyordu..
Çünkü Ardahanlının çok istediği. ama bazı anlamazlar yüzünden gerçekleşmeyen Havaalanından birinin değil, ikisinin birden Bolu'ya yapılacağını duyuruyordu..

Geçtiğimiz gün Ardahan'a gelen ve Ardahanlıların 'Bizde uçmak istiyoruz' diyerek Havaalanı istediği ancak, 'Size havaalanı değil, protokol yolu yapacağım' diyen Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanının Bolu'lu Bakan Yardımcısı Yüksel Coşkunyürek, Bolu merkeze stol tipi ve Abant Tabiat Parkı mevkisine ise  küçük uçakların inerek park yapabileceği 2 havalimanı projesi üzerinde  çalıştıklarını bildirdi.

Bolu'lu Coşkunyürek, Bakanlığının bünyesinde faaliyet gösteren Karayolları  Genel Müdürlüğü'nün Boluve ilçelerinde yaptığı çalışmaları yerinde inceledi.

Daha sonra Bolu Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Başkanı Türker Ateş'i  ziyaret eden Coşkunyürek, yönetim kurulu üyeleriyle bir araya geldi.

Burada yaptığı konuşmada, bakanlık olarak 14 yıldır yoğun bir şekilde  ulaştırma alanında sürdürdükleri faaliyetlerini devam ettirmeyi ve onlara  yenilerini eklemeyi planladıklarını anlatan Coşkunyürek, "Bizler ekibimiz ve  arkadaşlarımızla beraber bunun için gayret edip çalışıyoruz. Bizler işin  altyapısını, geleceği olan çalışmaları zenginleştirecek yollarımızı, ağlarımızı,  lojistik merkezlerimizi kurduğumuz zaman ticarete de sanayiye de büyük katkı  vereceğimiz inancındayız. Çünkü ulaştırma sektörünün en önemli katkısı insanları  bir yerden bir yere nakil olarak götürüyor ama asıl önemlisi ticari olarak sosyal  olarak turizm olarak kültürel olarak insanları ve toplumu kaynaştıran ve onları  birleştiren bir yol ağından oluşuyor." diye konuştu.

Türkiye’de son 14 yılda yol konusunda ciddi mesafeler alındığını  belirten Coşkunyürek, bunun yanı sıra hem demiryolu hem de havayolu alanlarında  Türkiye'nin beklentilerinde üzerinde büyük hedeflere doğru adım adım  ilerlediklerini ifade ederek bunun göğüs kabartan bir iş olduğunu söyledi.

Konuşmasında Almanya’da gerçekleşen bir toplantıda 36 tane ülkenin  ulaştırma bakanlarıyla bir arada bulunduğunu anlatan Coşkunyürek, "Orada o 36  ülkenin bakanları ile yaptığımız toplantılarda bizim ulaştırma alanında  yaptığımız çalışmaların gündeme gelmiş olması konuşulması benim göğsümü kabarttı.  Bizim projelerimizi soruyorlar merakla takip ediyorlar. Bu, şunu gösteriyor.  Türkiye’de son 14 yılda ulaştırma alanında yapılamaz denilen birçok eserin ortaya  konması ve sonuçlanması hem ülke olarak bizim özgüvenimizi artırdı. Hem  çalışmalarımızı daha da zenginleştirdi. Hem yerli imalatçı olan sanayicilerimizi  iş adamlarımızı müteahhitlerimizi desteklemiş olduk bu arada hem de göğsümüzü  kabartan bir şekilde bunları dünya ile paylaşma imkanı bulduk." ifadelerini  kullandı.

Bakanlığının Bolu projeleri hakkında da bilgiler veren, Bolu'nun  ticaret ve sanayisine en büyük katkıyı verecek proje olarak gördükleri demiryolu  çalışmalarını anlatan Coşkunyürek, "Bolu’yu ilgilendiren en önemli konulardan bir  tanesi ticaretimizi ve geleceğimizi ilgilendirdiği için demiryolu çalışmaları.  Hem Türkiye'nin ikinci en büyük ticari liman projesi olan Filyos projesi  kapsamında lojistik merkez olarak bu hattın kullanılması hem de ilimizi demiryolu  ağı ile diğer bölgelere bağlama açısından da çalışmalarımıza start verdik."  değerlendirmesini yaptı.

Coşkunyrek, Arifiye-İsmetpaşa demiryolu hattının Bolu'dan geçeceğini  belirterek, şöyle devam etti:

"Şu anda proje etüt çalışmasına doğru adım atıyoruz. İnşallah  önümüzdeki günlerde sondajlar başlayacak. Hangi güzergahtan nasıl geçeceğimiz  konusunda. Arifiye-İsmetpaşa arasında bir demiryolu hattı olacak. Yine Bolu  merkezden bir ayrımla da Zonguldak’a bağlanan bir hattımız olacak. Böylece  Bolu’yu hem Karadeniz’e, Hem de Karadeniz’den Ankara’ya doğru bağlantı noktasında  biz bir lojistik üst olmak için çalışma sergiliyoruz. Bu hayali bir proje değil.  İnşallah 2023 vizyonuna bunu biz yetiştirmeyi umut ediyoruz."

 **Bolu ve Abant'a havalimanı yapılacak..

 Öte yandan Bolu'da havalimanı yapımı adına bazı çalışmalar  yaptıklarını dile getiren Yüksel Coşkunyürek, "Bolu'muza düşündüğümüz stol tipi  bir havalimanını sayın başbakanımız talimat buyurmuştu. İnşallah onu da Bolu'muza  kazandırmayı düşünüyoruz. Şu anda hem Altyapı Genel Müdürlüğü, hem Sivil  Havacılık Genel Müdürlüğü, hem de Devlet Hava Meydanları Genel Müdürlüğünden  arkadaşlarımız iki defa geldiler Bolu’ya incelemelerini yaptılar. Bir iki yer  tespiti yapılmış ama biz 'daha iyi bir şekilde çalışın' dedik. Önümüzdeki  günlerde belediyemizle de irtibata geçecekler." ifadelerini kullandı.

Herkesin kullanabileceği stol tipi bir havalimanını Bolu’ya  kazandırmanın en büyük arzularından bir tanesi olduğunu vurgulayan Coşkunyürek,  şunları kaydetti:

"Yine hava parkı olarak kullanabileceğimiz Abant üzerindeki  karayollarına ait bir yerimizi de hava trafiği için orada bir pist yapıp özelikle  küçük uçakların inip kalkabileceği veya park edilebileceği bir yer de planlarımız  dahilinde çalışmalarımızı yürütüyoruz. Tabii ki bunlar şu anda ham çalışmalar  olduğu için tarih ve zaman veremiyoruz ama bunlar için önümüzdeki günlerde daha  net ifadeler kullanmış olacağız. Bakanlık olarak Bolu merkezde yapacağımız stol  tipi havalimanı ile Abant'ta yapacağımız ve küçük uçakların ineceği hava park  alanı ile Bolu'muza 2 tane havalimanı yapmayı planlıyoruz."

Coşkunyürek, ziyaretinin ardından Mudurnu ve Göynük ilçelerinde yapımı  devam eden yol çalışmalarını incelemek için ilden ayrıldı.

**DUYGUSAL OLMAYACAĞIM, DİRENECEĞİZ..

Ülkenin gerçek gündeminin havuz medya tarafından MHP’nin artık komediye dönen kongresine, onca ölüme, gözyaşına duyarsız ve sanki hipnotize edilmiş toplumca reytingler kırdırılan Survivor gibi saçma sapan tv programlarına çevrildiği ülkemde yalandan kardeş denen bir toplumun fertleri saçma sapan suçlamalar ile tek tek toplanıp, içeri atılmaya devam ediliyor.

Ajan takımının sızdırıldığı bir partinin yine bu ajanların yardımıyla çökertildiği bir sürecin adeta yeniden yaşandığı bugünlerde bir Kürt olarak duygusal davranıp, yaşananlara kızmayacağım, hatta şimdi ki gibi dişlerim gıcırtarakta olsa gülümseyip, daha çok direnilmesi gereken bir zaman diyeceğim..

Evet, CHP’yi kendisine benzeten, MHP’yi tar mur ettiren, hatta benim gibilerine MHP’yi bile arattıran bir anlayışın önünde ki tek engelin HDP’nin olduğunu anlayıp, bu partiye sızdırdıkları ajanları ile DEP ve diğerleri gibi HDP’yi de bitirme planlarını adım, adım hayata geçirenler daha önce bir çok kez izlediğimiz ve bayatlaşan oyunları yeniden vizyona koysa da her filimin bir sonu olduğunu Menderes, Demirel, Özal ve Çillerlerin reyting yaptığı dönemlere bakarak anladıklarında trenin Kars-Tiflis-Bakü Demir yolundan çoktan gelip, geçtiğini anlayacaklar..

Ha unutmadan bugün iktidarım diyenler sanmasın ki bunları kendilerinin yaptığını..

Çünkü iktidarı elinde tuttuğunu sananlar, ömür uzatma hayali ile ellerinde olduklarını sandıkları iktidar iplerini her gün ve yeniden ulusalcılara, 90 yıllık rejimde nemalanan ve kendilerinden başka bir düşünceye izin vermeyenlere kaptırdıklarını ve bugün HDP, yarın sıranın kendisine geleceğini anlamıyorlar..

Anlasalar daha dün ‘barış masası’ adı verilen masayı yıkmaz, ‘süreç buzdolabında demez’, diz çöktüklerine paralel demez, demokrasinin düşmanı olan birilerinin korkutmasıyla herkesi kendisine düşman ilan etmezdiler..

Ama dediğim gibi toplumları ayrıştırarak, seçilenlere dokunarak, onlara oy vermeyenleri ajanlarının yardımı ile tutuklatanlar ve rejimi değiştireceklerini sananların son bir kaç yıldır attıkları geri adımla aslında kendilerinin değişmeye, eskilere benzemeye başladığını anladıklarında kendilerine de nefes veren demokrasi deliğinin kapandığını ve onlarında nefesiz kaldığını anlayacaklar..

Ve direnenlerin, diz çökmeyenlerin yine bizlerin olduğunu ve bu ülkenin güzel geleceği için gerçekleri yazmaya, söylemeye devam ettiğimizi duyup, görüp, konuşacaklar..

Tabi bugün ki gibi sağır, kör ve dilsiz kalmamışlarsa..




Kaynak: ARDAHAN HABER

Editör: Ardahan Haberleri

Bu haber 6268 defa okunmuştur.

Reklam

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI