Reklam
Bugun...


Sahada Kalp Krizi Geçirip, Hayatını Kayıp Etti..
Ardahan'ın Göle İlçesine bağlı Köprülü (Goreveng) Beldeli Gürsel Çakmak halı sahada geçirdiği kalp krizi sonucu hayata göz yumdu. Alınan bilgilere göre geçtiğimiz akşam iftardan sonra arkadaşları ile birlikte halı sahada top oynamak için gittiği topun ardından koştuğu esna da bir anda yere yığılan 2 çocuk babası Çakmak geçirdiği kalp krizi sonucu hayata göz yumdu.

Sahada Kalp Krizi Geçirip, Hayatını Kayıp Etti..

Sahada Kalp Krizi Geçirip, Hayatını Kayıp Etti..

*Arşiv Haber 13/05/2019 Tarihli Haberlr

İstanbul Fındıklı'da meydana gelen olay ardından hayata göz yuman Gürsel Çakmakçı'nın Ardahan'a getirilerek Köprülü Beldesinde toprağa verileceği alınan bilgiler arasında oldu.VALÄ° DENÄ°Z, TIP BAYRAMINI KUTLADI

VALİ DENİZ, TIP BAYRAMINI KUTLADI.. 

Bu işte bir terslik var...“Türkiyevari” bir ziyaret...

*15/03/2015 TARİHLİ HABER

Vali Ahmet Deniz, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla İl Sağlık Müdür Vekili İsak Askeroğlu ve sağlık çalışanlarını makamında kabul etti. Sağlık çalışanlarının bu ziyareti kamuoyuna adeta “bu işte bir terslik var” dedirtti. Ardahan Valisi Ahmet Deniz’den önce davranıp 
kendilerinin Valiyi makamında ziyaret etmesi, “Valiler Bayramı” 
kutlanıyormuş izlenimi verdi.

Tıp bayramı nedeniyle İl Sağlık Müdür Vekili İsak Askeroğlu, beraberinde Devlet Hastanesi Baş Hekimi Güneş Genç, Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi Baş Hekimi Burcu Demir, Halk Sağlığı Müdürlüğü Şube Müdürü Pakistan Çelik ve İl Sağlık Müdürlüğü Şube Müdürü Mehmet Özgül ile birlikte Vali Deniz’i makamında ziyaret etti.

Sağlık çalışanlarına teşekkür eden Vali Deniz, “Kutsal bir meslek olarak nitelendirdiğimiz sağlık çalışanlarının sundukları sağlık hizmetleri çok daha fazla fedakarlık ve özveri gerektiriyor. Ülkemizin sağlık alanında yaşadığı büyük atılımlarda şüphesiz sağlık çalışanlarımızın büyük emekleri olmuştur. Üzerlerine düşen görevleri büyük özveri ile yapan sağlık çalışanlarımıza teşekkür ediyorum. Bütün sağlık çalışanlarımıza sağlıklı ve mutlu yaşamlar diliyorum” dedi.

Boğaların antremanını izledi

Vali Ahmet Deniz, antrenmanlarını sürdüren Serhat Ardahan Spor’u sahada ziyaret ederek, yarın oynayacakları Trabzon Beşikdüzüspor karşılaşmasında başarılar diledi.
Beraberinde Emniyet Müdürü Selami Hüner ile birlikte gittiği Halilefendi Sentetik Halı Saha’da futbolcularla görüşerek, her zaman için yanlarında olduklarını söyleyen Vali Deniz, futbolculardan, yüreklerini ortaya koyarak, ellerinden gelen performansı gösterip, Ardahan’a galibiyetle dönmelerini istedi.
Ligin ilk 21’nci haftasında başarılı bir performans gösteren takımın, ligin sonuna kadar bu başarıyı devam ettireceğine inandıklarını ifade eden Vali Deniz, “Serhat Ardahan Spor’un BAL Ligi’nde şampiyonluk mücadelesi vermesi tüm Ardahanlıları mutlu etmektedir. Ligin bitmesine az bir süre kala bu başarının devamı açısından Ardahanlı hemşehrilerimizin imkanları ölçüsünde şehrimizin takımına sahip çıkması, destek olması gerekmektedir. Ayrıca, “Burası Ardahan, burada küfür yok” sloganıyla başlattığımı küfürsüz maç kampanyası ile küfüre ve kötü tezahürata karşı koyan ve spor camiasında örnek bir tavır sergileyen taraftarlarımıza sonsuz teşekkür ediyorum. Takımımızın bu hafta Salı günü oynayacağı Beşikdüzü maçını da kazanarak şampiyonluğa biraz daha yaklaşacağına inanıyorum” diye konuştu.

Günü yazmak ve yaşamak..

İnsanın zaman zaman kendi kendisi ile mücadele ettiği anların yaşandığı bir anda günlük yazımı ele almaya çalıştığım bir sırada gelen bir haberin, 6. denen hislerimin verdiği duygularla zaten iyi olmayan bir günün atmosferinde kayıp olup, gidilen bir gün ve duygular içinde olursunuz.
İşte bende 34 yıla yaklaşan gazetecilik hayatımda her gün yazdığım yazılarımdan bir yenisini yazmak dahil bugün hiç bir şey yapmadan öyle yerim de kala kalıp, bulunduğum atmosferin için de kayıp olmayı seçmeyi tercih ederken, 6. his denilen duyguların hareketi ile iyiden iyiye gerilip, kopma noktasına geldiğimi fark ediyorum..
Anneler Günü dolaysıyla önce anneleri mi ardından annem kadar sevdiklerimi arayıp kutlamayı seçip, onlarla yaptığı telefon görüşmeleri ile biran olsun rahatlasam da içinde olduğum psikolojinin nedenini de düşünüp, iyiden iyiye yorulduğumu fark edip, bu yorgunluğun beni bir hayli gerdiğini de düşünüyor, teselli arıyorum.
Aslın da yaşında, yaşadıklarımızın sizi olduğu gibi beni de bir hayli yorduğunu, insan denen hepimizin hayatın gel-git dalgaları arasında kayıp olduğu da bir gerçektir. Ve bu dalgalanmaların getirdiği stresin sardığı bedeni yorduğunu da bilsekte, bilmemezlikten geliriz..
Ve son olarak kimin çocuğu olduğu bilinmeyen ama ülkelerini terk edenlerin, bir hayattan kaçıp, diğer hayata umut bağlayan insanların bindiği salın batması ardından boğulup, ölen bebeğin dalgalar tarafından attığı sahilde yaşama mücadelesi veren biz insanların günü yazmak, yaşamak aslında büyük bir mücadele içinde olduğu ve stres başta olmak üzere bir çok tusinamiler de boğulmamaya çalıştığı da bir geçek.
Evet, günü yaşamak ve yazmak için umutla uyuyup, resetlenmiş bir halde yeni bir güne merhaba demek için attığınız ilk adımdan itibaren gün için de aldığınız haber ve his ettiklerinizle bir anda tipi, boranlı bir atmosferin içinde kayıp olmamaya çalıştığınızı anlar ve bir an önce bu alanda, bu hislerin içinden çıkmaya çalışırken güzel olacak dediğiniz gününüzün yarısının gelip geçtiğini fark edersiniz.
İşte o halde olduğunuz anları aşmak ve rahatlamak için bir anda çektiğiniz of ile hep yıkılacak diye beklenen o dağlara yine güvenip, bir daha ki gün eder kendinizi endeksler, geride kalan günlerde olduğu gibi hiçte güzel olmayacağı dünkü yaşadıklarınızdan belli bir güne merhaba demek için kendinizi kandırırsınız.
Ve yeni bir günü yazmak, yaşamak için yeniden o artık feri kalmamış kolları sıvamak isteseniz de teslim olmanın daha mantıklı ve o bebeği boğan dalgalara kendinizi teslim eder, ne olacaksa olsun, nereye gidecekse gitsin diyerek teselli ararsınız.
Ve bir pazar gününü yaşarken yaklaşan pazartesi sendromunun zaten şimdiden sizi teslim aldığını anlayıp, gün boyu yaşadığınız o atmosferin şiddetli bir fırtınaya döneceğini tahmin etmenin gülümsemesiyle yaşamanın aslında yazı yani kader denenin olduğunu da hatırlar, haydi yeniden, bir daha diyerek bir çok sevdiğiniz terk edip, gittiği hayata esen şiddeti fırtına da tutunulan bir ağaç dalına el atar gibi yeniden yenileri ile yapışmaya çalışırsınız..
Zaten hayat denen de de yaşamak ve onu yazmak değil mi ki?!..



Kaynak: Ardaha Haberleri

Editör: Ardahan Haber

Bu haber 3420 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI