Reklam
Bugun...


ÇILDIR'DA AHIR SOYGUNU! GÖLELİ ASKER GÖZ YAŞLARIYLA KARŞILADI..., ÇILDIRLI SPORCU BEYİN KANAMASI GEÇİRDİ..
Ardahan'da hayvan hırsızlarının önüne bir türlü geçilemiyor. Vicdansızlar, yine bir ailenin emeğine göz dikti. Olay geçtiğimiz pazartesi günü yaşandı. HIRSIZLAR BİR AN ÖNCE BULUNSUN! Edinilen bilgilere göre, Çıldır ilçesinde yaşayan Kamil Bayraktar'a ait 15 adet büyükbaş hayvan, Pazartesi gecesi ahıra giren kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce çalındı. Olay sonrası adeta kahrolan Kamil Bayraktar ve aile üyeleri, hayvanlarının bir an önce bulunması için güvenlik güçlerinden yardım bekliyor.

ÇILDIR'DA AHIR SOYGUNU! GÖLELİ ASKER GÖZ YAŞLARIYLA KARŞILADI..., ÇILDIRLI SPORCU BEYİN KANAMASI GEÇİRDİ..

SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..

Gazeteci Fakir Yılmaz Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV'de 

Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..

MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle.. 

GÖLELİ ASKER GÖZ YAŞLARIYLA KARŞILADI...
Vatani görevini yaptığı Hakkari/Şemdinli'de nöbet esnasında geçirdiği belirtilen ve ağır yaralı olarak kaldırıldığı Ankara yaşamını yitiren Ardahan Göleli Enes Yıldız'ın cenazesi baba ocağı Göle'ye getirildi.
Annelerin çığlıkları içinde Göle Devlet Hasta hanesi önünde karşılanan Şehit Enes Yıldız'ın Naaş'ı asker arkadaşlarının omuzunda hastahane morguna kaldırıldı.
Göle kadınlarının ağıtları herkesin gözlerini yaşartan duygulu anların yaşandığı o anlar de yürekler ağlarken yavrusunu kaybeden bir ceylan gibi annenin feryatları herkesi ağlattı.
Askeri Tören birliğinin omuzlarında taşınan Göle Şehidini; Göle Kaymakamı Haluk Koç, Cumhuriyet Savcısı, Göle Belediye Başkanı İlhan Gültekin, Emniyet Müdürü Mehmet Yüksel, Göle Müftüsü Gökhan Kıdak, Askeri Komutanlar, Ak Parti İlçe Başkanı Sinan Karatay, Baba Resül Yıldız, Göle Gazi Ve Şehit Aileleri Başkanı Adnan Tatlı, Göle Zabıta Birimi, Hastane yetkilileri, Komşuları ile çok sayıda Göle halkı karşıladı.
Göleli Asker Enes Yıldız, düzenlenecek resmî tören ile Göle Merkez Camide Cuma Namazı sonrası kılınacak Cenaze Namazının ardından kendi köy mezarlığında topağa verilecek.
ÇILDIRLI SPORCU BEYİN KANAMASI GEÇİRDİ..
 
Ardahan Çıldırlı İstanbul/Tuzla Yelken ve Su Sporları Kulübü sporcusu Bengi Ceren Akılı geçirdiği Beyin kanaması sonucu hayatını kaybetti.
Alınan bilgilere göre hayatının baharına dünyaya veda eden Bengi Ceren Akılı'nın  İstanbul'da Ataşehir İnönü Mahallesi, Ebubekir Camisin de kılınacak cenaze namazından sonra toprağa verilecek.

 

SAĞDA ATALAY,
SOLDA ATALAY!
CHP İLÇE BAŞKANLARINDAN ATALAY AİLESİNE TAM DESTEK!.. Yıllarca Ardahan siyasetinin iki yakasında yer almayı başaran ve uzun yıllardır sağ yakada bulunan Atalay ailesi bu kez sola oynuyor. Sırrı Atalay ile başlayan Atalay ailesinin siyaset sahnesindeki sol veya sağ rüzgâra göre hareketine bazı CHP'liler rüzgâr tuttukları görülmekte.
 
Orhan Atalay'ın 4 dönemdir AK Parti Ardahan Milletvekili olduğu Ardahan'da muhalefetin başını çeken ve 'yapılırsa seçimi alabilir' denen CHP'yi de 'yan cebime koy' dercesine sanalda ve Atalay ailesine yakın kişilerce siyasete ısıtılan yine bir Atalay olması dikkatlerden kaçmıyor.

Atalay'dan sonra sol yakadan uzun yıllardır ortalıkta görünmeyen Atalay ailesinin eski milletvekillerinden Avukat İsmet Atalay'ın ilçesi Göle'de ve Ardahan'da görünmeye başladığı dikkatlerden kaçmazken şu an sağ yakada milletvekili temsilcisi olan Atalay ailesinin anketlerde önde çıkmaya başladığı ileri sürülen CHP içinde bu kez bir doktor Atalay'ı kamuoyuna sunmaya, ısındırmaya başladığı görülürken bu ateşe CHP Göle İlçe Başkanı ile CHP Ardahan Merkez İlçe Başkanının sanalda beğeni ve paylaşımlar yaparak üfürdükleri dikkat çekti.

GÖLELİ ASKER KAZA SONUCU HAYATINI KAYBETTİ!

Ardahan- Göle Dölekçayır (Pilemor) köylü asker Enes Yıldız, Şemdinli de nöbet tuttuğu nöbetçi kulübesinde düşme sonucu hayatını kaybetti.

Alınan bilgilere 15 gün önce meydana gelen kaza sonucu Ankara GATA'ya kaldırılan Resul Yıldız'ın oğlu Enes Yıldız tüm müdahalelere rağmen kurtarılmayarak hayatını kaybetti.

Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay'ın köylüsü olan Şehit Asker Enes Yıldız'ın Ankara'dan yola çıkan Cenazesini Ardahan/Göle ilçesi Dölekçayır köyünde toprağa verileceği öğrenildi.

Bacağı kopan Ardahan'lı şoför öldü...

Afyon'un Sandıklı ilçesinde yolcu otobüsünün TIR'a arkadan çarpması sonucu meydana gelen kazada, bacağı kopan Ardahanlı ikinci şoför Nurbay Irmak (44), kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.

Kaza, dün saat 19.00 sıralarında Sandıklı Organize Sanayi Bölgesi yakınlarında meydana geldi. İstanbul- Alanya seferini yapan Sakaryalı bir firmaya ait Salih Çan'ın kullandığı 34 VIB XXX plakalı yolcu otobüsü, aynı yönde ilerleyen Ahmet Erbaş idaresindeki 03 ACI XXX plakalı TIR'a arkadan çarptı.

Kazada otobüsteki 10 yolcu ile birlikte şoför Salih Çan ve ikinci şoför Ardahan'lı Nurbay Irmak yaralandı. Yaralılardan Ardahanlı Nurbay Irmak'ın sağ bacağı koptu. Yaralılar ambulanslarla çevredeki hastanelere götürüldü. TIR şoförü Ahmet Erbaş ise ifadesine başvurulmak üzere jandarma karakoluna götürüldü.

7 yolcu taburcu oldu

İkinci şoför Ardahan"'lı Nurbay Irmak, Sandıklı Devlet Hastanesi'nden Afyon Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hastanesi'ne sevk edildi. Burada doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamayan Irmak'ın cenazesi, morga kaldırıldı. Kazada yaralanan yolculardan 7'sinin taburcu olduğu, diğerlerinin ise tedavisinin devam ettiği belirtildi.

KENTLERİ GÖRMEYEN OTOYOL!..

'Deprem paralarını ne yaptınız?. Ya 128 milyon doları?.. Hatta daha ileriye de gidilip, 'kırmızı, mavi yeşil kategoride aranan ve başına 5 milyon, 3 milyon, 1 milyon ödül konan "etkisiz hale getirildi" denilerek 40 yıldır bitmeyen ama hep biten, terörü bitiriyoruz' denilip, buraya ayrılan paraların hesabı  sorulduğunda "yol yaptık, köprü yaptık, siz bir kurşunun kaç lira olduğunu biliyor musunuz?' savunması yapan 20 yıllık iktidarın hakkını yememek gerek..

Her ne kadar yapılanların 5 müteahhit aracılığıyla hem de torunumun torunu borçlanırken Marmaris'e giden yollara köprülere bakmak yeter artar bile.
'Ne demokrasisi, insan hakları, adalet onlar bahane siz bilmiyorsunuz terör bölecek' dediği ama kimsenin bölmediği, bölmek istemediği ülkenin bölünmüş denilen yollarının bir türlü bitmediğini yazarken kendimi yoldan çıkmış olarak paralı otobanda bulu veriyorum.
Kafkasya'ya açılan yolun üzerinde bulunan Ulgar gibi tünellerinin açılmadığı bir zamanda ve bir tren istasyonu kurulamayan, havaalanı yapılmayan, Gürcistan ve Ermenistan'a komşu, iki ülkeye sınır kentinden kalkıp  düştüğümüz yollarda yaşanacak bir depremle %70 inin yerle bir olacağı iddia edilen gecekondu metropolu İstanbul'a geldik o yollardan.
Yetmedi her geçişi bir uçak bileti parası olan Osmangazi köprüsüne ulaşmak için ya bedava denen ama onların da paralı olduğu marmara boğaz köprülerinden, olmadı, deniz altından geçip  tatil kenti Marmaris'e, yani deniz sezonunun kapandığı bir zamanda Ege'ye doğru yol almaya başladık kesintisiz ama çok paralı otoyoldan.


Bir türlü yapılamayan yerli araba gibi  yaşanan orman yangınlarından önemini anlayıp, aradığımız, kiraladığımız uçakların pist olarak kullanabileceği genişliği ve güzelliğindeki yolların kep batıya yapıldığını gördüğüm İstanbul-İzmir yolu boyunca isimleri oksijen olan tesisler dışında ne bir şehir, ne bir kasaba nede bir belde ya da köyle karşılaşmamanın üzüntüsünü yaşıyorum, '80 yıl boyunca yoktu, 20 yıldır yani bugün var.. Nankörler şükredin' diyerek..
En çok üzüldüğüm de Çıldır gölü gibi batı yakasını özlediğim körfezi saran Gölcüğü, babamın son yıllarını geçirdiği Yalova'yı  yetmedi 4. metropol Uludağ'ı Bursa'yı, siyasi cinayetlerin işlenebileceği söylenen bir zamanda hala karanlıkta kalan kamyon cinayetinin yaşandığı Çatlarcasına ayranını içemediğim Susurluğu göremedim..
Kentleri, kasabaları öteleyen Balıkesir'i es geçen  kömürü ile ünlü Soma'yı, ihtiyacını hissettiğim bir yaşta Osmanlı padişahlarını ayakta tutan mesir macununu tatmadan geçtiğim Manisa'yı, 'gavur var' diyerek adı ağızlara alınmak istenmeyen İzmir'e "ileri marş marş" şarkısıyla el sallattıran paralı otobanda delik cebimin içine incir ağacı dikilmiş halde Aydın'a yaklaşmıştım. Ve adının başında Türkiye olmasına karşın üye sayısı bir elin beş parmağını geçmeyen Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Gazeteciler Federasyonu, Basın Konseyi, başında bulunduğum Ardahan Gazeteciler Cemiyeti gibi İzmir Gazeteciler Cemiyeti, Basın İş Sendikası Ekonomi Muhabirleri Derneği gibi kuruluşların ve CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun da katılacağı ve fikir teatisinde bulunacağını düşündüğüm toplantıya katılmak için kentleri görmeyen yollara düştüğümü anladım. Ambulansların bile durdurulup, para alındığına da şahit olurken..


Aynı manzaranın birisini de kominist denen terzi Fikri’nin memleketi olan Fatsa’da, sahil yolunda el sallayarak, hızla geçen araçları durdurmaya çalışanların 50 TL. karşılığında gemileri limana olmasa da, yangınla gündemde olan orman içlerine çektiklerini görmüştüm...
Yani kısacası; Ekonomik krizden mi, çok gelişmişlikten mi, 60 yıldır kapısına dayanıp, içine giremediğimiz Avrupa kültüründen mi bilmem ama, bu memlekette güzel kadınların, hatta onları sollayan erkek / kadınlar ada manzaralı kaldırımda gelen, geçeni durdurmaya çalışırken, belediyelerinde o kaldırımlarda park yeri arayanlara yer satma derdinde olduğunu görüyordum, ekonomik sorun yok, enflasyon gelecek ay düşecek denen ülkenin en büyük metropolünde...

HDP, AK Parti ve CHP'yi Solladı..
arşiv haber 22/05/2015 tarhli haber
TÜRK BAYRAKLI HDP MİTİNGİ!
**7 Haziran'da AKP değil yeni yaşam iradesi konuşacak.. CHP ve AK Parti Mitingleri ardından Ardahan'da miting düzenleyen halkların Demokrasi Partisinin mitingine 4 bin kişiye yakın insan katılırken, bu mitingin CHP ve AKP mitinglerini gölgede bıraktığı değerlendirmeleri yapıldı. Partisinin Ardahan mitinginde konuşan HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, halkların yeni yaşama kavuşmasının önündeki tek engelin AKP olduğunu söyledi.

**TÜRK BAYRAĞI DA VARDI..

Halkların Demokratik Partisi (HDP) tarafından Ardahan Kongre Caddesi'nde düzenlenen mitinge HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, Artvin, Rize, Kars HDP milletvekili adayları, HDP, DBP il ve ilçe yöneticileri, sivil toplum örgütü temsilcileri ve Alevi, Terekeme, Azeri, Türk ve Kürt halkından oluşan binlerce kişi katıldı. Miting alanına, "Ekoloji doğa katliamına hayır", "Kadının özgürlüğü toplumun özgürlüğüdür", "Din istismarına son" "Taşeron sistemine son" pankartları ve PKK'nin öncü kadrolarından Kemal Pir, Hayri Durmuş, Akif Yılmaz ve Ali Çiçek'in posterleri asıldı.

HDP'nin Ardahan'da ki mitinginde Türk Bayrağının yanı sıra 'Orman Katilamına Son', 'Din Tüccarlığına Son' şekilnde pankartların açıldığı dikkat çekerken, aynı mitingte Posof, Hanak, Damal, Çıldır ve Göle İlçe Teşkilatarı olarak 'Hepimiz Meclise' döizlerinin açıldı.

Saygı duruşunun ardından konuşan HDP Ardahan Milletvekili adayı Arzu Moco, 12 Eylül karanlığında direnen Akif Yılmaz'ı ve 105 yaşında Kenan Evren'e "Bana oğlumu verin" diyen Berfo Ana'yı selamlayarak konuşmasına başladı. HDP'nin kadın partisi olduğunu dile getiren Moco, Eşbaşkanlık sisteminin sadece HDP'de olduğunu belirterek, "Ben Ardahan'ın tek kadın adayıyım. Ardahan kadınlarını temsil etmekten onur duyuyorum. İktidarları yıkacak olan kadınlardır. Kadınlar onların sultanlıklarını başlarına yıkacaktır ve 8 Haziran'da Ardahan'a güneş doğacak" dedi.

Adaylardan Taşkın Aktaş da Ardahan halkının samimiyetine duyduğu güveni dile getirerek, "Kardeşlik ve demokrasi inancı olan HDP, meclise sizlerin destekleriyle gidecektir. Biz bu topraklarda gökkuşağı misali, ortak kültürel değerlerle ayrım gözetmeden huzur içinde yaşadık. HDP çatısı altına tüm Ardahan halkını davet ediyoruz" diye konuştu.

'Ardahanlılar artık sırtını HDP'ye yaslayacak'

Adayların ardından konuşan HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, 13 yıl boyunca "Edirne'den Ardahan'a kadar bizimdir" diyen AKP Hükümeti'nin Ankara'dan öteye geçemediğini dile getirerek, "Ardahan'a yüzyıldan beri yol yapamadılar. Ardahan'ı arka bahçe olarak gördüler. Türkiye'nin bir uç sınırdan başka bir uç sınıra dayayıp iktidar olanlar, gücüne güç katanlar, bunu sınır halkıyla paylaşmadılar. Ardahan'a sahip çıkmadılar. Size sırtını dayayanlar sizin sırtınızdan iktidar olanlar artık olmayacak. Artık yeni bir siyasete, HDP'ye sırtınızı dayayacaksınız" ifadesinde bulundu.

'Edirne'den Ardahan'a tüm halklar HDP'de kucaklaştı'

HDP'nin insanlık kucaklaşmasının ne demek olduğunu herkese gösterdiğini ifade eden Yüksekdağ, "Bizleri Edirne'den Ardahan'a kadar bölmeye çalışan çetelere karşı, özgürlük ve demokrasinin gelişmesine engel olmaya çalışanlara karşı, siz direnenler, en güzel cevabı verdiniz. Şunu çok iyi bilsinler ki biz daha bu yola yeni başladık. HDP iki ay boyunca nasıl da Türkiye'nin coşkusu, umudu oldu. Geleceğine güven duymayan umudunu yitirmiş Türkiye insanlığı yeni bir heyecanla buluştu. Seçeneksizliğe mahkum olduğunu düşünen halklar artık kazanacağını çok iyi biliyor" dedi.

'

Rojava ve Kobanê kahramanları sayesinde bizim için kaybetme bitti'

Rojava ve Kobanê direnişlerinin sayesinde HDP projesinin yaşam bulduğunu söyleyen Yüksekdağ, "Bizler bütün karanlık güçlere DAİŞ 'e karşı direnmeye başladık ya, işte Kobanê'deki o kahramanlarımız Rojava'da büyük bir zafer armağan etti ya, bizim için kaybetme dönemi bitti. Kobanê ve büyük insanlığın kazanma dönemi başladı. Onurlu ve direniş yolumuzun peşinde yaşamını yitiren bütün şehitlerimiz ve değerlerimizi saygıyla ve minnetle anıyorum. Davasından ve halklarımızdan vazgeçmeyen kahramanlar olmasaydı biz bu günlere gelemezdik. Onlara söz olarak 7 Haziran'da zafer kazanacağız ve hiçbir barbarlık asla ve asla bizi zaferden uzaklaştıramayacak" ifadelerinde bulundu.

'Yeni yaşamın önündeki tek engel AKP'

AKP Hükümeti'nin Türkiye halklarının ve halkların yeni yaşama kavuşmasının önünde tek engel olduğunu söyleyen Yüksekdağ, "7 Haziran'da AKP'nin değil, halklarımızın istediği yeni yaşam iradesi konuşacak. Zafere gürül gürül ilerlediğimizi çok iyi görüyorlar. Bu yüzden saldırı, provokasyon, kirli savaş hileleri ve oyunlarıyla karşımıza çıkıyorlar. Türkiye halklarına vaatte bulunamıyorlar. Tarihe ibret ve utanç örneği olacak saldırılardan medet umuyorlar. Bu halka ettiğinizi yarın karşınızda bulacaksınız. Hala her yerde partimizin barajı aşmaması için Cumhurbaşkanı ve Başbakan çok uğraşıyor. Bu oyun başlarına patlayacak. Keskin sirke küpüne zarar. Partimizi hedef göstererek, kurduğunuz iktidar asla sizin olamayacak. Savaş politikasıyla kurdukları saraylarda nasıl oturamadılarsa bu kirli siyasetleriyle asla ve asla iktidar kuramayacaklar" diye konuştu.

'HDP'ye yapılan saldırıların sorumlusu AKP'dir'

HDP'ye yönelik Adana ve Mersin'de gerçekleşen saldırıları kınayan Yüksekdağ, bir buçuk ay boyunca HDP'nin 114 binasına ve yüzlerce çalışanına saldırıldığını hatırlattı. Cumhurbaşkanı'nın tarafsızlık ilkesine aykırı davranarak, HDP'yi hedef gösterdiğini söyleyen Yüksekdağ, "Cumhurbaşkanı sorumsuz söylemler sarf ediyor. Eğer Cumhurbaşkanı ve Başbakan iseniz çıkın seçim güvenliğini sağlamak için bu saldırıları kınayın dedik. Ancak her gün meydanlarda bizi hedef gösterdiler. Adana ve Mersin'de bir katliam ile karşı karşıya kaldık. Bu katliam girişimlerinde bulunan sorumlularının bulunması için halka verecek cevapları kalmamış. HDP'nin barajı geçmemesi için A ve B planları var. Kürt sorununu çözemeyen Erdoğan B planını yani HDP'nin barajı geçmemesi üzerine B planını devreye koydu. C planı ise saldırı ve provokasyon, yani savaş planıdır. Bizler 7 Haziran'da en güçlü bir şekilde çıktığımızda devlet hükmüyle yönetimi ele almaya çalışanlar yenilecekler ve başkan olamayacaklar. HDP'ye yönelik saldırıları AKP ve Cumhurbaşkanı azmettirdi dedik. Bir buçuk ay boyunca 114 seçim büromuzu yaktılar, yüzlerce arkadaşımız yaralandı. Seçim mitinglerimiz yasaklandı. Sağduyuya davet ettik" diye konuşturdu.

'AKP kontra çeteleriyle yeni anlaşmalar yaptı'

Bingöl, Tendürek gibi provokasyonlarını gerçekleştirenlerin Türkiye halklarını zehirlediğini söyleyen Yüksekdağ, " 8 Ay önce Bingöl'de yine yalanla Türkiye halklarını zehirlediler ve buna benzer yalanlarla kanlı saldırılar gerçekleştiriyorlar. Saldırının sorumlusunun PKK olmadığın çok iyi biliniyordu. Bu saldırıyı gerçekleştirdiği iddia edilen kişiler değildir denildi. Mersin, Adana saldırılarının failine ilişkin yapılan açıklamaların büyük bir yalan olduğunu söyleyen Yüksekdağ, "Aradan zaman geçmesine izin vermeden failleri bulacağız. Başbakan yalan söylüyor. Mersin ve Adana saldırılarının arkasında çok net bir şekilde AKP vardır. AKP kontra ve ergenekon çeteleriyle işbirliği içerisindedir. AKP hükümetinin kontra gerilla çeteleriyle yeni anlaşmalar yaptığını biliyoruz ve bu çeteleri açığa çıkaracağız. Özel saldırı birimlerinin derhal açığa çıkarılmasını istiyoruz. 7 Haziran seçimlerinden önce iktidarı güvence altına almak için her türlü saldırıyı devreye koyabilirler. Savaş kışkırtıcılığına ve provokasyonlara izin vermeyeceğiz. Bunlara demokratik siyaset dersi vereceğiz" ifadesinde bulundu. AKP Hükümeti'nin Türkiye'yi bir kaosa sürüklediğini ve PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın teminatıyla yürüttüğü çözüm sürecini kendi hırsı için harcadığını sözlerine ekleyen Yüksekdağ, şöyle devam etti: "Demokrasinin, barışın ve çözümün güvencesi bizleriz. İşte bütün Türkiye halklarının barışını ve demokratik geleceğini hep birlikte savunacağız. Sayın Öcalan nasıl ki tecritle ve savaşla tehdit edilirken savaşın değil barışın güvencesi olarak dimdik ayakta duruyorsa, biz de onların provokasyonlarını, savaşa, çözümsüzlüğe ve faşizmine karşı sandıktan demokrasiyle çıkacağız. Ardahan'a uygulanan ayrımcılığa hep birlikte 7 Haziran'da en güzel cevabı vereceğiz."

Miting, "Bizler HDP, Bizler Meclise", " Yaşasın halkları kardeşliği" sloganları ve çekilen halaylarla sona erdi.

 

 

REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ

VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..

REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..

ki...

11/12/01/2007 tarihli Günlerinin Haberleri
www.sonvilayet.net
adlı sitemizde günün en son haberlerini okudunuz mu?!.. www.sonvilayet.net

 

Aktör mü, Figüran mı?..

MİT'in kuruluş yıl dönümü ardından alevlenen yeni tartışmanın ardından düşen uçağın kara kutusuna el koyduğu öne sürülen Amerika'nın Ortadoğu'da gerçekleştirmek istediği Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) adım adım uygulanıyor olması başta Türkiye'de olmak üzere bölge ülkelerde paniğe neden olmaya başladı.

Gerçi, biz solcuların yıllar önce anlatmaya çalıştığı bu durum dolaysıyla komünist ilan edilip, cezaevlerine, işkence hanelerde süründüğünü de biliyoruz ya neyse burayı bugün sıkışanlar anlasın diyerek geçelim diyorum.

Amerika'nın bölgede bulunan ülkelerin başına çektiği çuvallarla göz dağı verdiği bir süreci yaşayan Türkiye'nin MİT aracılığıyla vermek istediği mesajın altında yatan diğer bir gerçek ise yine gelip, Kürt meselesine, akabinde PKK’ye takıldığını yakından izliyoruz.

Türkiye'nin her kızdığında sınır operas yonu konusunu gündeme getirip, PKK'yi vurma adı altında Kerkük'e sıçrama hesapları, dün yine Bush'un açıklamasıyla engellendi gibi.

Ancak, o yaka da gelişenler karşısında bir hayli tedirginleşen ve de bir o kadar da paniklenen Türkiye'nin atacağı adımları ön plana çıkmaktadır. Çünkü, atılacak adımla birlikte uzun süredir huzurlu olan iç politikayı da yeniden alevlendireceği gibi, yeni çatışmaları da kendisiyle beraber getireceği unutulmamalıdır. Bu nedenle Amerika'nın bölgede oynadığı oyunlara gelinmeden ve en önemlisi kardeşi kardeşe kırdırmanın hesabını bozacak politikalar ortaya konulmalıdır.

Aksine, Amerika'nın oynamak istediği oyuna ancak ve ancak birer figüran olur kalırız. fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535.418 32 58

İki Çılgın Çıldırlı sınırdan AB'ye girdiler ..

 

Ardahan'ın Gürcistan ve Ermenistan'a komşu olan ve Aktaş sınır kapısının bulunduğu bölgeye komşu olan Çıldır'ın Aşık Şenlik beldeli iki kafadar, Türkiye'nin yıllardır beklediği AB'ye kendi hazırladıkları iki projeyle girmeyi başardılar. Ardahan’ın sınır ilçesi olan Çıldır ilçesine bağlı Aşıkşenlik Beldesinde yıllar önce iş kurmak amacıyla batıya göç eden Necdet Kanbir ve Ufuk Karaçay, bu gün beldelerine iki önemli proje geliştirerek Avrupa Birliğine girdiler.Necdet Kanbir ve Ufuk Karaçay adlı iki Çıldırlı hemşerilerimiz, hayallerini geçekleştirmek için yıllar önce Ardahan’ın Çıldır ilçesine bağlı Aşıkşenlik Beldesi’nden İstanbul’a göç ettiler. İş yapma umuduyla gittikleri metropolde umduklarını bulamayan iki kafadar, doğdukları yere geri döndüler. Necdet Kanbir, baba mesleği olan Un ve Yem fabrikasının başına geçerken, Ufuk Karaçay ise Askeroğlu Süt Sanayi fabrikasını kurdu.İki kafadar kurmuş oldukları iş alanlarını daha iyi geliştirip istihdamı artırmak ve yöremizin geleneksel olarak üretilen ürünlerin endüstriyel boyuta taşımak için Avrupa Birliği hibe fonlarından yararlanmak için proje hazırladılar.İki Çılgın Çıldırlının hazırlamış olduğu projeler Avrupa Birliği Hibe Fonlarından kabul görünce iki Çıldırlı çılgınlar gibi sevindi. Projelerin kabul edilmesiyle Ardahan adına mutlu olduklarını dile getiren Necdet Kanbir ve Ufuk Karaçay, konu hakkında yapmış olduğu açıklamada şöyle konuştular. Un ve Yem fabrikası sahibi Necdet Kanbir, “Ben Gazi Üniversitesi İşletmecilik bölümünü bitirdim. Fabrikamı daha üst düzeye ve Avrupa standartlarına göre hazırlamak, Kafkaslara ve Avrupa ülkelerine daha kaliteli un ve yem satmak amacıyla Avrupa Birliği Hibe Fonuna, Un ve Yem Fabrikası Modernizasyon ve Kapasite Geliştirme Projemiz 173 Avro tuttu.Bu projenin yarısını biz karşılarken diğer yarısını da Avrupa Birliği hibe fonlarından karşılanacaktır” dedi. Askeroğlu Süt Sanayi fabrikası sahibi Ufuk Karaçay ise yapmış olduğu açıklamada, “Aşıkşenlik Beldemizde 360 metrekare alan üzerinde kapalı, 124 Bin Avro’nun %50’sini ve alt yapısını biz karşılayacağız. Fabrikamı daha üst düzeye ve Avrupa standartlarına göre hazırlamak ve geliştirmek için, Askeroğlu Süt Kapasitesini Geliştirme ve İyileştirme projemiz Avrupa Birliği tarafından kabul edildi. Bizim buradaki amacımız Aşıkşenlik Beldesinde 20/30 aileye iş imkanı sağlamaktır” dedi. Haber ekelme saati: 14.59 - 12/01/2007 Haber/Foto: Özkan Karakaya/Ardahan Jandarma karışınca eylem komediye döndü!..

 

Ardahan'da yaşanan ilginç bir olay gazeteciler ile jandarmanın arasında yarışa dönüştü. Alınan bilgilere göre dün gazetecileri arayarak, üretimini yaptıkları sütün ucuza alınmasını ve stopaj paralarının verilmediğini öne sürüp süt dökme eylemi yapacaklarını belirten bir grup Bayramoğlu (Kora) köylünün eylemi jandarma tarafından duyulunca köy resmi ve sivil jandarma ekiplerince ablukaya alındı. ***Eylem yapılmadan sonuç verdi! Eylemin yapılacağı ve gazetecilerin köye geleceğini duyan jandarmanın köy merkezine giderek kamp kurması ve yapılacak eylemin yasal olmayacağını köylülere bildirmesi üzerine eylemden vazgeçen köylüler yeniden gazetecilere arayarak, 'Köy'de jandarma var gelmeyin, eylemden vazgeçtik' demeleri üzerine gazeteciler de, eylem haberini engellenmesine içerlenip, jandarmaya inat olarak köylülere, 'Biz yola çıktık geliyoruz, jandarma olsun daha iyi haber olur' diyerek köylülerin gelmeyin çağrısına geliyoruz deyip, ısrar edince köylüler bir birine girdi. Eylemin yapılmadan il genelinde günün konusu olması ve köylülerin köy kahvesinde bulunan jandarmanın yanında bir birleriyle , 'Eylem fikri seninde, Gazetecileri sen çağırdın, o çağırdı' tartışmasına girip tartışan köylüleri, eylemi duyup, köye giden jandarmalar tarafından kavgaya dönüşmeden sona erdirildi. Haber ekleme saati: 14.15 - 15/01/2007 Haber: Fakir Yılmaz/Ardahan TURBOLU HİZMET ULUSALDA!
Bir çok köyünün yol ve suyu olmayan ve bir o kadar da sorunu olan Ardahan’da kaymakamların 4x4 Turbolu lüks, milyarlık araç sevdaları ulusal gazete sayfalarında geniş yer buldu. Gazeteci Fakir Yılmaz’ın yaptığı ve gazetelerimiz ile sitelerimizde de yayınlanan haberi geniş şekilde veren ulusal gazete BİRGÜN bugünkü sayısında haberi, ‘Ardahan’ın köylerine 4x4’le turbo hizmet!’ başlığıyla ülke gündemine taşıdı. Gazetenin altıncı sayfasına manşet olan haberimiz diğer ulusal basının dikkatinde de kaçmazken, Ardahan valisinin Köylere Hizmet Götürme Birliklerine gelir olsun diye makamının emrine olan iki aracı satışa çıkarması, ardından Gümüşpala Kortağ’ın yaptığı haber ardından bu kentte de gündemin birinci sırasına yerleşen, yöneticilerin 4x4 sevdası tartışılmaya devam ediyor. Kars İl Genel Meclisi’nin Kars valisinin kendisine almak istediği araca karşı çıkması ve de Kars Eğitim Türk-Eğitim Sen’in Kars Milli Eğitim Müdürünün öğretmenlerin parasıyla aldığı aracı davalık edip, kazanmasıyla yeniden gündeme gelen devletin imkanlarını kendi babalarının imkanı gibi kullanan yöneticilerin yüzünü kızartır mı bilinmez ama kamuoyunda tepkinin ölçüsü ölçülemeyecek derecede yüksek olduğu kesin.

***TASARUF EDİYORUZ diyen hükümet temsilcileri su-pus!

Yaşanan her türlü gelişme karşısında sus-pus olan iktidar temsilcilerinin bu gelişme karşısında da suskunluklarına devam ettiği gözlenirken, hükümetin tasarruf genelgelerinin de devletin yetkilerince hiçe sayıldığı görülmektedir.

***VALİYE RED!..

Kars İl Genel Meclisi, Vali Mehmet Ufuk Erden’in araç istemini kabul etmedi. İl Genel Meclisi, Vali Mehmet Ufuk Erden’in, Özel İdare’nin bankadaki parasına karşılık promosyon olarak alacağı iki binek otomobilin kendi korumalarına tahsis edilmesini görüşmek üzere toplandı. Muzaffer Yağcı Başkanlığı’nda yapılan toplantıda, Vali mehmet Ufuk Erden’in, araçların korumalarına tahsisi konusundaki yazılı talebi okundu. Talep yazısı üzerine söz alan İl Genel Meclisi Üyeleri, araçlara kendilerinin daha fazla gereksinmesi olduğunu belirterek, Vali’nin talebinin reddedilmesini istedi. Daha sonra yapılan oylamada, Vali Mehmet Ufuk Erden’in, bankadan promosyon karşılığı olarak Özel İdare bünyesine alınacak olan iki binek otomobilin korumalarına tahsisi talebi oybirliğiyle reddedildi.

Toplantıda, araçların İl Genel Meclisi Üyeleri’ne tahsis edilmesi ve bunun hizmet amaçlı kullanılması kararlaştırıldı. Böylece, Kars tarihinde ilk kez bir Vali’nin talebi reddedilmiş oldu.

***4X4 TEHLİKEDE

Türk Eğitim-Sen’in açtığı, personelin maaşı karşılığında bankalardan alınan veya alınacak olan promosyon paralarının en az yüzde 70’inin personele dağıtılması yönündeki dava sonuçlandı. Mahkemenin, sendikanın talebini haklı bulması üzerine, Kars’ta günlerden beridir tartışılan Milli Eğitim Müdürlüğü’nün 4x4 makam aracının satılması gündeme geldi. Bu arada, Kars’ta önceki yıldan devirle birlikte bulunan 380 milyar liralık promosyon parasının 210 milyarının harcandığı öğrenildi. Türk Eğitim-Sen’in açtığı, promosyon paralarının en az yüzde 70’inin çalışanlara dağıtılması, yüzde 30’unun da eğitim gereksinmesi için harcanması yönündeki davanın, sendika lehine sonuçlanması üzerine, Türk Eğitim-Sen Kars Şube Yönetimi, başta 4x4 makam aracı olmak üzere alınan iki aracın durumunu ve kalan paranın ne kadar olduğunu öğrenmek üzere İl Milli Eğitim Müdürü Cevdet Aydın’la görüştü. Toplam 380 milyar olan promosyon parasının 210 milyarının harcandığını öğrenen sendika yönetimi şok oldu. 210 milyarın nereye ve hangi amaçla harcandığının listesini isteyen sendika yönetimi, başta 4x4 olmak üzere alınan iki aracın durumunun ne olacağını sordu. Milli Eğitim Müdürü Cevdet Aydın ise, söz konusu araçların mahkeme kararından önce alındığını belirterek, bunların satılıp veya satılmaması konusunda Milli Eğitim Bakanlığı’na yazı yazacaklarını, buradan gelecek yanıta göre hareket edeceklerini bildirdi. Milli Eğitim Bakanlığı’ndan, “satılması” konusunda yanıt gelirse, araçlar satılacak ve bekleyen para üzerine eklenerek, yüzde 70’i öğretmenlere ve diğer personele dağıtılacak. Bakanlıktan “satılmasın” yanıtı gelmesi durumunda ise şu anda bankada bekleyen 170 milyarın yüzde 70’ine tekabül eden 117 milyarı öğretmenler ve personele dağıtılacak. Kalanı ise okulların ve milli eğitimin zorunlu harcamaları için kullanılacak.Haber: Gümüşpala Kortağ/Fakir Yilmaz **Seçimler öncesi Dernek ve Vakıflarda büyük değişik yaşanıyor .. **DERNEK VE VAKIFLAR YİNE SATIŞTA! Genel seçimler öncesi bir hayli hareketlenen Ardahan-Kars ve Iğdır dernek ve vakınfların son günlerde hızla yönetim değişikliği yaşaması dikkatlerden kaçmıyor. Her seçim bitiminde, başta İstanbul ve Ankara’da olmak üzere bir çok metropolde bulunan dernekleri ve de vakıfları terk eden siyasilerin yeniden dernek ve vakıflara ilgi gösterdiği gözlenirken, bir çok dernek ve vakfın başına aynı isimlerin getirilmesi ise akıllara, ‘siyaset kurnazları yine devrede, kendilerine başkan dedirtip, aday olma yolunu açma heseplarını getiriyorlar’ fikrini getiriyor. **SEÇİMDEN SEÇİME HEMŞEHRİ SEVDALISI OLUYORLAR! Seçimden seçime hemşeri sevdalısı kesilip, seçimlerin ardından dernek ve vakıfların kapılarını açmayanların bu tavrı tabandan büyük tepki gelirken, seçimlerin yaklaştığı her süreçte yerlerini bu siyaset kurnazlarına bırakanların, dernek ve vakıfları menfaat karşılığında sattıkları önü sürülmektedir. Haber: Fakir Yılmaz/Gazeteci ARSİAD BAŞKANI GÖKMEN ÇAPAN: ‘Bölge özel teşviklerle desteklenmelidir’

Gazeteciler günü dolaysıyla matbaamızı ziyaret eden Ardahanlı İş Adamları ve Sanayiciler Derneği Başkanı Gökmen Çapan'dan ilginç açıklamalar geldi. Gazetecilerin zor bir görev üstlendiklerine dikkat çeken ARSİAD Başkan Çapan, bu zorluğun Ardahan gibi yerlerde daha da zor olduğunu iyi bildiklerini, bu nedenle büyük özverilerle gazetecilik yapan tüm basın mensuplarının Gazeteciler Gününü kutladığını söyledi. Çapan, bölgede yaşamın gün geçtikçe zorlandığını, bu nedenle bölgenin kalkınmasında büyük rol oynayan basının hükümetler ve kamuoyu üzerinde baskı kurup, bölgeye özel teşvikler sağlanmasını istemelidirler dedi. Ardahan'ın her geçen gün hızla boşaldığına dikkat çeken ARSİAD Başkan Gökmen Çapan kendilerinin her plâtformumda buna dikkat çektiklerini belirtirken, hükümetlerin bölgeye özel teşvikler sağlayıp, yaşanan hızlı göçü durdurmamaları halinde nüfusu her geçen gün azalan Ardahan'ın boşaldığını ve göç edenlerin başında bölgede irili ufaklı yatırımları olan işadamlarının olduğunu söyledi. Açılacağı söylenen fakültenin bir an önce açılması gerektiğine de dikkat çeken Çapan, bölgede uygulanacak olan teşviklerle kış ve yayla turizmine destek verilmesi gerektiğine belirtirken, sınır ticareti, doğal gaz, köylerin yol ve su sorunun çözümü gibi bir çok önemli soruna bir an önce el atılması gerektiğini söyledi. Yaklaşık bir yıldır başında bulunduğu ARSİAD'ın bunların gerçekleşmesi için sürekli olarak kamuoyu oluşturmaya ve hükümetler üzerinde baskı kurmaya çalıştığına da dikkat çeken Gökmen Çapan, bu yönde hazırladıkları projeleri bağlı bulundukları diğer işadamı dernekleriyle birlikte siyasilere ve de kamuoyuna sunduklarını ve gerçekleşmesine uğraş verdiklerini sözlerine ekledi. Haber ekleme saati: 11.54 - 12/01/2007-Haber: www.sonvilayet.net

ARDAHAN GÖÇE TEŞVİK EDİLİYOR!

 

Ardahan piyasalarında yaşanan ekonomik durgunluk Kurban Bayramı sonrası da devam etti. Aylardır piyasalarda yaşanan durgunluk kurban bayramı sonrası atlatılır hesapları yapılırken beklenen olmadı. Ardahan esnafı çoğu gün siftah yapamadan kepenk kapatırken işyeri masraflarının zor çıkardığını belertiyorlar. ***Durgunluğun sebebi esnafın küçük olması Ardahan'da her dönem yaşanan durgunluğun başında esnafın ve iş adamların küçük sermayelerle iş yapmasından kaynaklanıyor. Ardahan'da en büyük yatırımlar kamu tarafından yapılırken bu işleri genelde il dışından gelen müteahhit firmalar alıyor. Yabancı firmalar yaptıkları çalışmalarda kullandıkları malzemelerin büyük bölümünü de il dışından temin edince Ardahan piyasalarına yansıması gereken para şehirden çıkıyor. Yakın zamanda yapılan KÖY-DES ihaleleri ise bu durumu daha açık bir şekilde gösteriliyor. 19 Trilyonun üzerinde ki ihalenin yapıldığı Ardahan'da, işleri alan firmalar akaryakıtlarını bile il dışından getirdiler. Ardahan'da bıraktıkları tek para ise bakkallardan yaptıkları alışveriş oldu. Onun da bir çoğunu ödemediklerini duyuyoruz.. ***Ardahan Memur maaşı ile geçiniyor. Türkiye'nin en küçük ili olan Ardahan'da ekonomik sorunlar hat safhaya ulaşırken esnaf ise memur maaşlarıyla ayakta duruyor. Ardahan'da faaliyet gösteren esnafların geneli işlerinin sadece maaş günlerinde iyi oldukları belirtiyorlar. Ocak-Şubat ayları işlerin en durgun olduğu zaman olduğunu belirten esnaflar bu aylarda havanın soğuk olmasının insanları evlerine kapattığını bu yüzden de kimsenin harcama yapmadığını belirttiler. ***Sorunu hükümet çözer.. Ardahanlının sürekli sıkıntı yaşaması insanları zoraki bir göçe zorluyor. Ekonomik durumu iyi olanlar daha fazla büyümek, iyi olmayanlar ise iş bulmak umudu ile başka şehirlere göç ediyorlar. 50 yılı aşkın bir zamandır devam eden bu göç Ardahan'da telafisi mümkün olmayan zararlar verdi. Ardahan'ın gelişmesi ve kendi iş gücüyle ayakta durması için hükümet bazında bölgesel bir ekonomi programı uygulanması uzun yıllardan beri dile getirilerken bu yönde bir çalışma yapılamaması Ardahan'ı her gün sefalete sürüklüyor. Ak Parti Hükümeti tarafından çıkarılan ve 11 ili kapsayan teşvik yasası ilk başta sorunları çözer gibi görünse de daha sonra bu illerin sayısı 35 in üzerine çıkması yatırımcıları daha avantajlı illere çekti. 11 geri kalmış ilin karşısında Düzce, Aydın, Afyan, Adıyaman, Burdur gibi büyük şehirlere yakın illerin teşvik kapsamına girmesi bir anda yatırımcıları bu bölgelere çekerek bu şehirleri sanayi bölgesi haline getirdi. Ardahan gibi -30 derece soğuk altında yaşayan iller ise bu teşviklerden yararlanamadı. Ardahan ve Ardahan gibi illerin gelişmesi için hükümet bazında ciddi bir çalışma yapılması gerektiğini belirten ekonomistler Ardahan ile Düzce'ye aynı ekonomik programı uygulamanın Ardahan'daki insanları o bölgelere göç etmeye zorlamak olduğu dile getiriyorlar. Haber/Yorum: Bülent Kılıç

Kurtkale bölgesi muhtarlarından cevap geldi..

Bize kimse onu söyleyemez, söylememiştir de ..

 

Geçtiğimiz günler içinde Ardahan'a gelerek Çıldır'ın Kurtkale bölgesi köylerini gezen CHP Ardahan Milletvekili ile köy muhtarlarının Kurtkale'de seçim pazarlığı yaptıkları haberine bölge muhtarlarından açıklama geldi. Toplantının olduğunu, tartışmanın yaşandığını belirten bölge köyleri muhtarları, yaşanan tartışma da gazete haberinde geçtiği gibi bir söz söylenmediğini, söylenemeyeceğini belirtirlerken,kendilerinin bu yönde ki haklı talebinin CHP'lilere olduğu gibi her partiye olduğuna da dikkat çektiler. Biz onlar gibi siyasetçi olsaydık bugün Ensar'ın, yarında başkalarının arabasına biner, her seçim döneminde başka partili olurduk diyen Kurtkale bölgesi köylerinin muhtarları, bizler bölgenin sorunlarını dile getirecek, sorunlarını merkeze taşıyacak bir adayın da bölge köylerinde olmasını istedik. İstiyoruz da. Bu bizim en doğal hakkımız. Çünkü bölge yıllardır göz ardı edildiği gibi bu gibi kişilerin bölgeyi ve bölge insanlarını aşağılamış ve hakaret etmiştir. Biz onlar gibi dönek olsaydık bugün sınırını beklediğimiz ülkenin en popüler siyasetçisi olurduk. Ki buna benzer bir çok isim bugün meclislerdedir. Ama biz dik durup, onurlu bir şekilde sınırımızı koruduğumuz gibi fikrimizi, görüşümüzü, seçim dönemlerinde öyle bir arabadan inip, diğerine binmeden bugüne kadar taşıdık dediler. Konu hakkında bir açıklama yapan Sabaholdu (Gotas) köyü Muhtarı Binali Kaya, gazetede haber konusun olan olay günü kendisi ve muhtar arkadaşları bu konuyu açıklarını ve halkında bu yönde ki talebimize büyük destek verdiğini, ancak öyle gazete bahs edildiği gibi kimsenin bir şey söylemediği gibi, söyleyemeyeceğini belirtti. Biz gazeteye gelip, bu açıklamayı yapanın kim olduğunu ortaya çıkıp kendisini açıklasın. Kaldı ki böyle bir söz ve kelime kullanılmadı. Kullanılamazda. Bunu söyleyenleri kınıyor, yapılacak ilk seçimde buna gereken cevabın oylarımızla verileceğinin bilinmesini, çünkü biz bu haklı talebimizi yaparken onurumuz ve şerefimizle temiz siyaset yapması gerekenlerin aday olmasını istedik. Bu talep sadece CHP'ye değil tüm partilere yapılmakta. Bunu yapanların da sadece biz muhtarlar değil, bölge halkı olduğunu sözlerine ekledi. Öte yandan gazetemizi telefonla arayan Kurtkale köyü muhtarı Yaşar Bingöl,'o toplantıda ağızlarını açıp, fikir söyleyemeyenlerin gazetelere gidip, hava atmalarına şaşırdım. Halbuki orada böyle bir söz söylenmemiş, aksine bölgenin talebi karşısında başta vekil olmak üzere tüm CHP'liler susup, yutkunmuşturlar. Çünkü, bölgeye her seçim döneminde gelerek, bugüne kadar talepsiz oy alıp gidiyordular, buna alışmıştılar. Bundan sonra yok öyle gel oyu al git ve bölgeyi unut. Bizim talebimiz bölgeyi temsil edecek bir isimin bölgeden seçilmesidir.' dedi. Sabaholdu ve Kurtkale köylerinin muhtarları gibi Baltalı (Tatlet) köy muhtarı Başar Vural'da iki muhtarın açıklamalarına katıldığını, CHP'lilerin böyle bir açıklama yapmasını kınadıklarını ve üzüldüklerini dile getirirken, bunun kendilerinin değil CHP'nin kaybı olduğunu sözlerine ekledi. Haber ekleme saati: 10.01-12/01/2007 Haber: www.sonvilayet.net Foto: www.kurtkale.com Bir iğne sonucu Hayatı kararan Filiz yeniden yeşermek isityor!

 

 

Ardahan'ın Göle ilçesinde bebekken yanlış iğne yapılan Filiz Gültekin (21) zor şartlar altında hayatını sürdürmeye çalışıyor. Göle'nin Salimbey mahallesinde yıkık bir evde hayatını sürdüren Filiz Gültekin, bebekken aşırı şekilde ağlaması üzerine annesi tarafından doktora götürülmesiyle birlikte zor bir yaşama adım atmış oldu. Yanlış iğne vurulması sonucu belinden aşağı felç olan Filiz'in beyin fonksiyonları da zayıflamış. Doktorların fizik tedavi ile tekrar yürütülebileceğini söyledikleri Filiz Gültekin maddi imkansızlıklar dolaysıyla 21 yaşına gelmesine rağmen tedavi edilememenin sıkıntısını yaşıyor. Çocukluğundan beri elleri üzerinde yürümeye çalışan Gültekin ailesinin sekiz kardeşinden biri olan Filiz kendisine uzatılacak ve hayata yeniden bağlayacak bir yardım elini bekliyor. Şu anda babası ve abisi ile birlikte kalan Filiz babasının emekli maaşiyle geçinmeye çalışan aileye kaymakamlık ve komşuları yardımcı oluyor. Annasi ölünde Filiz’e bakması için iki kez evlenen baba Cemil Gültekin eşlerinin ailesini terk edip gitmesi üzerine ailenin bakımını kendisinin yaptığını söylerken, 21 yaşında ki Filiz kızının yeniden filizlenmesi için yardım severlerden destek beklediğini söyledi. Haber ekleme saati: 09.28 - 12/01/2007 Haber/Foto: Tuğba Yılmaz/Göle EVLER KAR ALTINDA KALDI!..

 

 

Ardahan’a komşu olan Artvin iline bağlı Şavşat ilçesinin Sahara dağında bulunan yayla evleri kar altında kaldı. Ağır kış şartlarının yaşandığı bölgede yağan kar ardından gelen tipinin yayla evlerini adeta teslim aldığı gözlenirken, aynı bölgede bulunan ve Ardahan’ı Karadeniz’e bağlayan Sahara karayolunda Karayolları ekiplerinin karla büyük mücadelesi dikkat çekiyor. ***KAR SAVAŞÇILARI GÖREV BAŞINDA! Kış aylarında karayollarında yaşanan sorunlardan sürücüler büyük ölçüde etkilenirken yolları açık tutmak için karayolları ekipleri gece gündüz demeden çalışıyorlar. Yazın yol yapım ve bakım işlerinde kışın ise karla mücadele de karayolları ekipleri gece gündüz demeden 24 saat bakım evlerinde yolda kalan vatandaşların yardımına koşuyorlar. Ardahan merkezde bulunan Karayolları 126. Şube Şefliği ekipleri kışın gelmesi ile birlikte, zorlu bir çalışma maratonunun startını günler öncesinde verdiler. Karayolları 126. Şube Şefliği kendi sınırlarındaki yollarda karla mücadelesini, 50 kişilik çalışma ekibi, 10 kamyon, 5 greyder, 3 rotatif ve 2 yükleyici araçla gece gündüz demeden etkili kar yağışları, fırtına ve tipiye karşı veriyor. 126. Şube Şefliği sınırlarında en yüksek rakıma sahip Ardahan-Şavşat Karayolu'nun Sahara Mevkii bu yıl 6 kez ulaşıma kapandı. Karayollarının en yüksek kesimini oluşturan Ardahan-Şavşat Karayolu'nun Sahara Bakım Evi sorumlusu Katip Ayık, Ardahan-Şavşat Karayolunun Karadeniz'den gelen fırtınalardan etkilendiğini belirterek, her fırtına sonrası yol birkaç saat içerisinde ulaşıma kapanıyor. Görüş açısı olduğu zaman yol açma çalışması hemen başlar ve yol ulaşıma açık tutulmak için sürekli çalışılır. ***En büyük sorun dikkatsiz sürücüler .. Uyarılara uymayan sürücülerin çok sorun yarattığını belirten Ayık; Kış aylarında yola çıkanlar bu yolun sürekli riskli olduğunu biliyorlar, ama çoğu zaman fırtınaya aldırış etmeden yola çıkan vatandaşlar Sahara Mevkiinde yolda kalıyorlar, buda bizim işimizi zorlaştırıyor. Görüş açısı hiç olmadığı günlerde yolda kalan vatandaşları kurtarmak için çalışma yapıyoruz. Bu çalışmalar bizim açımızdan da çok zor oluyor her an yoldan düşme tehlikemiz var. Bunun için havanın kötü olduğu günlerde sürücülerin yol durumunu öğrenmeden yola çıkmamasını tavsiye ediyoruz. Kötü havlarda yola çıkanlar hem kendilerini hem de kurtarma ekiplerinin hayatlarını riske atıyorlar. dedi. Haber ekleme saati: 09.09-12/01/2007 Haber: Fakr Yilmaz Foto: GünayNuh Taktıkları milyarlık kameralarda işe yaramadı!

KİMİ İZLİYORSUNUZ?

 

 

Hırsızlıkları önleyeceğiz deyilerek Ardahan'ın Göle ilçesinin caddelerine takılan milyarlık kameralara rağmen ilçede hırsızlıklar devam ediyor.

Bir çok tartışmaya nedens olan kameraları aşan hırsızlar son günlerde yine kolları sıvarlarken, vatandaşlar, ilçe merkezine takılan milyarlık kameralarla kimin izlediğini soruyor.

Hırsızlıkların önüne geçeceğiz denilerek alınan kameraların bile işe yaramadığı Göle'de son olarak iki hırsızlık olayı daha yaşandı.

Göle Salimbey mahallesinde bulunan Hasan Eryıldırım'ın evine giren hırsızlar evin uydu cihazını çalarlarken,. Geçen günde yine aynı mahallede bulunan Selim Karakula(ın odunluğuna giren hırsız yada hırsızlar 13 torba kömü çaldıkarı öğrenildi. Göle'de kalaycılık yapan Hasan Eryılıdırım "önceki günlerde komşumun odunluğuna giren hırsızlar, bugün de benim evime girdiler.

Bu nasıl iş, Halbu ki kaymakam beg hırsızlıkları önleyeceğiz diyerek ilçenin her tarafına kamera taktırmıştı. Peki bu memlekette polis ne iş yapar?' diye sormadan edemedi.Haber ekleme saati: 11.37 -11/01/2007

Haber: www.sonvilayet.net

Haber/Foto: www.sonvilayet.net

Öğüt'den Vekillere makam aracı talebi

 

 

CHP Milletvekili Öğüt hem seçmenle konuşup hem araç kullanan vekillerin risk altında olduğunu belirterek özelleştirmeyle açığa çıkan araç ve şoförlerin vekillere tahsisini istedi.

CHP'li Nezir Büyükcengiz'in ölümü milletvekillerine makam aracı ve şoför tahsisini yeniden gündeme taşıdı. Bir süre önce kaza geçirerek aylarca omuzluk askısıyla dolaşan CHP Ardahan Milletvekili Esnar Öğüt, Büyükcengiz'in ölümünün ardından şoför ve araba isteğini tekrarladı. Öğüt vekillerin hem cep telefonuyla seçmenle görüşüp iş takibi yaptığı, hem de araba kullanmak zorunda kaldığı için büyük risk altına girdiğini söyledi.

Milletvekillerine özelleştirmeden açığa çıkan şoför ve makam arabalarının tahsis edilmesi önerisini getiren Öğüt 'Meclis Başkanı Sayın Bülent Arınç bu durumu göz önünde bulundurarak milletvekillerine araba ve şoför tahsisi yapmalı' dedi.

Ardahan'da geçirdiği kazada aracıyla dört takla atan ve bir kaç kırıkla ucuz kurtulan Ensar Öğüt milletvekillerinin can güvenliği için bunun gerekli olduğunu vurguladı.

Öğüt, şöyle konuştu: 'Özelleştirmeden açığa çıkan birçok şoför var. Bunlar maaş alıp oturuyorlar. Yine özelleştirmeden dolayı açığa çıkan ve çürümeye terk edilmiş yüzlerce araba var. Bunlar milletvekillerine tahsis edilebilir. Hem de hiçbir bir para gerekmeden. Ayrıca tasarruf da sağlanmış olur. Çoğu kez arabayı kendimiz kullanıyoruz, bir yandan da seçmenin istekleriyle uğraşıyoruz. Bir hastane işi için 4-5 yeri aramak gerekiyor. Meclis Başkanı'yla görüşerek bunu gündeme getireceğim. Bütçeden ekstra paraya da gerek yok. Tadilat ve tamiratlara o kadar para veriliyor. Milletvekillerinin can güvenliği konusunu da önemsemek gerekli.'Haber ekleme saati: 11.29-11/01/2007

Haber/Foto: www.sonvilayet.net

KARSTAN HABERLER..

***AKP BORAZANCISI BÜROKRAT

Milli Eğitim Bakanlığı'nın ARGE çalışmaları kapsamında okul idarecilerine yönelik bilgilendirme ve değerlendirme Toplantısı için Kars'a gelen Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğrenim Burs ve Yurtlar Dairesi Başkanı Halis Koyuncuoğlu, AKP borazancılığı yapıyor. Dün Kültür Müdürlüğü Konferans Salonu'nda düzenlenen ve okul idarecilerinin katıldığı toplantıda konuşan Koyuncuoğlu'nun AKP mitingindeymiş gibi konuşması dikkat çekti. Konuşmasında AKP'nin iktidar olduğu zamana kadar Milli Eğitim'de bir şey yapılmadığını ve her şeyin 4 yıllık bu iktidar döneminde yapıldığını söylemesi, toplantıya katılanlar arasında şaşkınlık yarattı. Koyuncuoğlu'nun konuşmasıyla kendilerini adeta AKP mitingindeymiş gibi hissettiklerini ifade eden eğitimciler, "Son dört yılda bu iktidarın yaptıklarının, Cumhuriyet tarihi boyunca yapılmadığını söylemek, bir bürokrata düşmez. Eğer bu bürokrat AKP'den milletvekili adayı olmayı düşünüyorsa, o zaman görevinden istifa edip, siyasete girsin." dediler. Eğitimciler, "Bizler, Milli Eğitimle ilgili bir toplantı için çağrılmıştık. Ama, kendimizi bir anda AKP'nin toplantısında bulduk. Toplantıya Ankara'dan gelip katılan Daire Başkanı Koyuncuoğlu, toplantının amacıyla ilgili bilgi vereceğine AKP iktidarının icraatlarını anlattı. Adeta AKP'nin reklamını yaptı." diye konuştular. Daire Başkanı Koyuncuoğlu'nun konuşması karşısında şaşırdıklarını ifade eden çok sayıda eğitimci, önce toplantıyı terk etmeyi düşündüklerini belirterek, "Ancak, hakkımızda işlem yapılacağı endişesiyle mecburen sonuna kadar dinlemek zorunda kaldık. Çünkü biliyoruz ki, bu iktidar döneminde iktidarın propagandasını yapmak serbest, ama propagandayı dinlememek suçtur." dediler.

***KAŞININ ÜZERİNDE KARA VAR' CEZASI

Kars'ta trafiğin plakaya ceza kesmesi sürücüleri çileden çıkardı. Sürücüler, plakaya ceza kesme uygulamasından vazgeçilmesini istediler. Kars'ta tarihin en yoğun trafik cezasının kesildiği bildirildi. Sürücüler, hemen her gün trafik cezası kesilen araç olduğunu kaydederek, "Kavşağa 5 metre kala park edildiği için bile ceza kesiliyor. Kars'ın cadde genişliği ve uzunluğu kapasitesi belli değil mi?" diye sordular. Daha çok plakaya ceza kesilmesi uygulamasından yakınan sürücüler, "Önceki yıllarda trafik polisi, sürücünün yüzüne karşı ceza keserdi. Şimdi artık o uygulama kalkmış. Bir bakıyoruz ki, aracımıza ceza kesilmiş. Nerde ne yapmışız, hangi hatayı işlemişiz bilmiyoruz." dediler. Yeni bütçede trafik cezalarına ağırlıklı yer ayrıldığını, bunun için yoğun bir cezai işleme gidildiğini ileri süren sürücüler, "Belli ki talimatla ceza kesiliyor. Eğer böyle olmazsa plakaya ceza kesilir mi? Artık öyle bir durumdayız ki, neredeyse 'kaşının üzerinde kara var' denilip ceza kesilecek. Bu resmen soygun." diye konuştular. İllerdeki araba sayısına göre, en fazla trafik cezasının Kars'ta uygulandığını da idda eden sürücüler, "Yetkililerden biraz daha esnek davranmalarını ve plakaya ceza kesme uygulamasının kaldırılmasını istiyoruz. Bu isterken de Kars'ın ekonomik yapısının gözönünde bulundurulmasını bekliyoruz. Çünkü, geri kalmış Kars'ta yaşam şartları oldukça ağırdır. Buna bir de trafik cezaları işlendiğinde altından kalkılmaz bir yük altına girmiş oluyoruz." dediler.

***BORÇLUYA SON UYARI

AKP Kars Milletvekili Selahaddin Beyribey, Tarım Kredi Kooperatif borçlarının yeniden yapılandırılmasına yönelik çıkartılan aftan en az Kars'ın yararlandığını bildirdi. Kars'ta 3 bin 500 çiftçinin Tarım Kredi Kooperatifleri'ne borcu bulunduğunu ifade eden Beyribey, bunlardan ancak 500'ünün borçlarının yeniden yapılandırılması için başvuruda bulunduğunu belirtti. Yeniden yapılandırma için verilen sürenin 31 Aralık 2006 günü dolduğunu, ancak yapılan girişimler sonucu bu sürenin bu hafta sonuna kadar uzatıldığını vurgulayan Beyribey, "Yeniden yapılandırma, ödeme güçlüğü içinde bulunan özellikle Kars için önemli bir fırsattı. Çünkü, yeniden yapılandırma için başvuruda bulunanların borçlarından yüzde 45 indirim uygulanacağı gibi, kalanı da taksitlendiriliyor." dedi. Yeniden yapılandırmadan yararlanmayanların Doğrudan Gelir Desteği gibi teşviklerden yararlanamayacağını ve borçlarının katlanarak artacağını dile getiren Beyribey, "Hemşehrilerimiz eğer bu hafta sonuna kadar yeniden yapılandırma için Tarım Kredi Kooperatifleri'ne başvurmazsa, borçları katlanarak artacağı gibi, hem icralık olacaklar, hem de hiç bir teşvikten yararlanamayacaklar. Bunun için bu haftayı iyi değerlendirmeleri gerekmektedir." diye konuştu. Hemen hemen bütün illerde borçlu olan çiftçinin ağırlıklı olarak Tarım Kredi Kooperatifleri'ne başvuruda bulunarak yeniden yapılandırmadan yararlandıklarını altını çizen AKP Kars Milletvekili Selahaddin Beyribey, şunları söyledi: "En çok borçlu Kars'tan olduğu halde, en az başvuru da Kars'tan olmuş. Bu üzücü bir olaydır. Hemşehrilerimiz bu fırsatı neden değerlendirmiyorlar? Halbuki borçlarını, yeniden yapılandırmadan yararlanarak, Doğrudan Gelir Desteği gibi teşviklerle rahat ödeyebilecekler. Eğer yeniden yapılandırmadan yararlanmazlarsa sıkıntı çekerler. Bunun için borçlu hemşehrilerimiz ellerini çabuk tutup, bu hafta sonuna kadar bu haktan yararlansınlar. Yeniden yapılandırmadan yararlananların borçları yüzde 45 indirileceği gibi, kalan kısmı da taksitlendirilecek."

***Eğitim-iş Kars Şube Başkanı Ersin Özbey ; ŞİDDETE DUR DENİLMELİ VE AYDINLIK YARINLARA SAHİP ÇIKILMALIDIR

Son dönemlerde artan şiddet olaylarına tepkiler büyürken bir tepkide Eğitim-İş Kars Şube Başkanı Ersin Özbey'den geldi.Özbey, okullarımızda ve sokaklarda şiddetin hızla arttığı, çocuklarımızın ve insanlarımızın sokağa çıkma korkusu yaşadığı, can güvenliğimizin kalmadığı, töre cinayetlerinin olağan hale geldiğini vurğulayan Özbey, Emeği ile geçinmeye çalışan memur, işçi, köylü, esnaf ve emekli gibi toplumun geniş kesimlerinin aleyhine her gün yeni yasal düzenlemelerin yapıldığını söyledi.Özbey açıklamasında ayrıca, Yoksulluğun, yolsuzluğun ve gelir dağılımı adaletsizliğinin en üst düzeye çıktığı, ülkemiz yer altı ve yer üstü kaynaklarının bir avuç mutlu azınlığa peşkeş çekildiği; içinde bulunduğu sıkıntılardan dolayı demokratik tepkisini dile getiren insanlarımıza hakaret edildiği, azarlandığını, Ülkemizi yöneten AKP iktidarının kendi siyasal yandaşlarını yasa ve kural dışı yöntemlerle bütün kamu kurum ve kuruluşlarına yerleştirdiği, bu kadrolaşmaları yaparken İmam Hatip Lisesi, İlahiyat Fakültesi mezunları ve din kültürü öğretmenlerinin tercih edildiği, tarikat ve cemaat liderlerinin referans alındığı ve belirleyici olduğu; sadece son bir yılda 650 Diyanet İşleri Başkanlığı personelinin kurum değişikliği ile Milli Eğitim Bakanlığı'nın önemli kademelerine getirildiğini belirterek,Kendi varlıklarının temeli olan hukuk sistemini bin yıllar öncesine döndürmeye çalışan zihniyetin temsilcilerinin, yargıyı siyasallaştırmaya çalıştığı,Cumhuriyetimizle özdeşleşmiş kurumlarımızın ve sanayi kuruluşlarımızın özelleştirme adı altında yabancı ve onların yerli iş birlikçilerine pazarlandığı ve yağmalandığı;Ulusal sınırlarımızın, bağımsızlığımızın ve cumhuriyetimizin tapusu olan Lozan Antlaşmasının tartışılır hale geldiği, değişik platformlarda ülkemiz ile ilgili yeni haritaların gösterildiğini söyleyen Özbey açıklamasına şöyle devam ett. Kuruluşuna, onurlu ve şerefli bir duruşu dayanak etmiş olan Türkiye Cumhuriyetini bugün yönetmekte olan siyasal iktidarın, ekonomik anlamda Dünya Bankası ve IMF'nin, siyasal anlamda AB ve ABD’nin tüm dayatmalarına sessiz kaldığı bir süreçten geçmekteyiz. Ulusumuzun, çocuklarımızın ve ülkemizin geleceği için kaygıları, umutları, hedefleri, coşkuları ve sevinçleri aynı veya yakın olan; bu tehdit ve tehlikelere karşı bir arada, omuz omuza, daha güçlü durabilme ve kararlılığımızı ortaya koyabilme bilincinde davranan ve "TEHLİKENİN FARKINDA OLANLARI", emeğimize, demokrasimize, cumhuriyetimize, ulusal bağımsızlığımıza ve ulusal bütünlüğümüze sahip çıkmak için birlikte davranmaya ve güçlerimizi birleştirmeye çağırıyoruz dedi. HABER / SERHAT ERYOLCU / KARS

Ardahan'lı Saddam ulusal gezetelerde..

 

 

Bir süre önce idam edilen ve idamı tartışmalara neden olan eski Irak lideri Saddam Hüseyin’in isim adaşı Ardahan’lı Saddam bugün kü ulusal gazetelerde geniş yer buldu.

Gazetemiz Muhabiri Barış Yıldırım’ın kendisiyle yaptığı röportajdan sonra bir kez daha gündeme gelen Ardahan’lı Saddam’la görüşen Anadolu Ajansı Ardahan Muhaberi Günay Nuh’un haberi bugünkü bir çok ulusal gazetede yer aldı.

“Bu da Ardahan'lı Saddam” başlığıyla bir çok ulusal gazetede yer alan Ardahanlı Saddam Doğu Yılmaz ile çıkan haber şöyle; ‘Ardahan'da Irak'ın devrik lideri Saddam Hüseyin'in ismini taşıyan lise öğrencisi Saddam Doğu Yılmaz, isminden memnun olduğunu söyledi.

Ardahan Lisesi 11. sınıfta öğrenim gören 16 yaşındaki Saddam Doğu Yılmaz'ın ismi, birinci Körfez Savaşı sırasında dedesi tarafından konulmuş. Arkadaşlarının, ismini değiştirmesi için mahkemeye başvurması yönünde telkinleri olduğunu ifade eden Saddam Doğu Yılmaz, "İsmim eskiden de ilgi çekiyordu ama Saddam Hüseyin'in asılmasından sonra daha fazla ilgi çekmeye başladı. 2004 yılında da yurtdışına çıkışımda ismim hava limanındaki güvenlik elemanlarının dikkatini çekmişti. Ama tüm telkinlere rağmen ben ismimden memnunum ve değiştirmeyi düşünmüyorum" dedi. Haber ekleme saati: 10.30 - 11/01/2007

Haber: www.sonvilayet.net-Foto: Günay Nuh

Göleli Sadrettin Özen İstanbul’da vefat etti

 

 

Ardahan’ın Göle ilçeli genç hemşerimiz Sadrettin Özen (40) geçtiğimiz günlerde İstanbul'da geçirdiği tarfik kazası sonucu ağır yaralanıp, koma halinde kaldırıldığı hastenede vefat etti. Alınan bilgilere göre, İstanbul’da çalıştığı işyerinde geri geri gelen yük kamyonun duvara sıkıştırdığı Sadrettin Özen ağır yaralı olarak yattığı hastanede 22 gündür koma halinde yaşatılmaya çalışılıyordu.

Tüm çabalara karşın komadan çıkarılıp, kurtarılamayan Özen geçtiğimiz gün vefat etti. Dün, İstanbul/Esenyurt Beldesi Sonevler camisinde kılınan ikindi namazından sonra toprağa verilen Özen’in cenasesine bir çok yakını ve Göleli hemşerisikatıldılar.

***Gölspor’lu Gökan’da Gölespor gibi yardım bekliyor!

Bir süre önce bitin Ardahan 1. Amatör Lig Şampiyonu Göle Belediyespor futbol takımı Ardaühan’ı temsil edeceği 3. Lig Amatör Maçları öncesi maddi ve manevi sıkıntı yaşadığı bir saüreçte, geçtiğimiz yılın sonlarında geçirmiş olduğu trafikkazası sonucu felç olan ve tedavi için Ankara’ya giden Gölesporlu Gökan Daş maddi imkansızlık dolaysıyla tedavi olmaktan bir hayli zorluk yaşadığı öğrenildi.

Genç yaşında geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu hayatı kararan ve tedavi olmak için Ankara’da kendisine uzanacak yardım elibekleyen Gökan Daş’ın yoksul ailesi bir hayliyüksek olan tedavi ücretlerini karşılamaktan bir hayli zorda olduğu öğrenilirken, kendilerine el atacak yardım severlerin yanı sıra Ardahan valiliği, Göle kaymakamlığı ve belediyeden destek bekliyorlar.

***Köprülülü Polat vefat etti

Ardahan’ın Göle ilçesi sakinlerinden Kazım POLAT tedavi için geldiği İstanbul'da vefat etti... Teoavi gördüğü İstanbul/Bakırköy Devlet Hastanesinden vefat eden POLAT'ın cenazesi Köprülü'ye getirilerek geçtiğimiz gün defin edildi. Haberleri ekleme saati: 10.30 - 11/01/2007

Haberler: www.sonvilayet.net

İKİ SINIR KAPISI OLAN ARDAHAN 1 MİLYON DOLARLIK İHRACAAT BİLEYAPAMADI!

 

 

Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın verilerine göre, Karadeniz’deki her bir firma yaklaşık 2 milyon 23 bin dolar ihracat gerçekleştirirken , Marmara Bölgesi’ndeki firmaların ortalama ihracatı 1 milyon 903 bin dolar oldu.

Türkiye’de bu yıl ekim sonu itibarıyle 40 bin 936 ihracatçı firma, 49 bin 903 ithalatçı firma bulunuyor. Firmaların ortalama ihracatı 1 milyon 656,7 bin dolar olurken, ortalama ithalatları 2 milyon 250,8 bin dolar. Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın ocakekim verilerinden yapılan hesaplamalara göre, İstanbul Türkiye ihracatının yüzde 54,7’sini, ithalatının da yüzde 57,8’ini gerçekleştiriyor. Türkiye’nin 7 ilinin ihracatı 1 milyon doların altında kalırken, Tunceli’den hiç ihracat yapılmıyor. Türkiye’deki illerin ihracatı incelendiğinde, İstanbul’un liderliğini koruduğu görülüyor. İstanbul’da 22 bin 291 ihracatçı firma, 37 milyar 82 milyon 48 bin dolarlık ihracat gerçekleştiriyor. İstanbul’u 5 milyar 784 milyon 59 bin dolarlık ihracatla Bursa izlerken, bu ilde 2 bin 403 firma bulunuyor.

***Ardahan sondan birinci!..

İhracatı 1 milyon doların altındaki iller arasında Ardahan, Bayburt, Bingöl, Erzincan, Gümüşhane, Osmaniye ve Siirt bulunuyor. İthalat rakamları incelendiğinde de 29 bin 780 ithalatçı firmanın bulunduğu İstanbul’un 64 milyar 882 milyon 71 bin dolarlık ithalat gerçekleştirdiği görülüyor.

***DOĞU ANADOLU SONUNCU

Bölgeler itibariyle ihracat rakamlarına bakıldığında, Marmara Bölgesi’ndeki 26 bin 271 firma 50 milyar 11 milyon 698 bin dolarlık ihracat gerçekleştirirken, Ege’deki 5 bin 212 firma 6 milyar 850 milyon 734 bin dolar, İç Anadolu’daki 4 bin 256 firma 4 milyar 319 milyon 117 bin dolar, Akdeniz’deki 2 bin 714 firma 2 milyar 818 milyon 484 bin dolar, Güneydoğu Anadolu’daki bin 112 firma 1 milyar 760 milyon 903 bin dolar, Karadeniz’deki 782 firma 1 milyar 582 milyon 736 bin dolar, Doğu Anadolu’daki 589 firma da 475 milyon 367 bin dolarlık ihracat yaptı. Firma başına yapılan ihracatta ise Karadenizli firmalar ilk sırada yer alırken, Karadenizli her bir firma ortalama 2 milyon 23,9 bin dolarlık ihracat yaptı. Marmaralı firmalar 1 milyon 903,7 bin dolarlık, Güneydoğulu firmalar 1 milyon 583,5 bin dolarlık, Egeli firmalar 1 milyon 314,4 bin dolarlık, Akdenizli firmalar 1 milyon 38,5 bin dolarlık, Doğu Anadolulu firmalar ise 807,1 bin dolarlık ihracat yaptı.Haber ekleme saati:09.54 - 11/01/2007 DİĞER HABERLERİMİZ www.sonvilayet.net adlı sitemizde okunabilir ..




Kaynak: ardahan haberi

Editör: ARDAHAN ardahan

Bu haber 5994 defa okunmuştur.

YORUMLAR
3 Yorum

ahmet susmaz
26-05-2015 17:02:00

bu nasıl bir yorum ve sizlerde bunu onaylıyorsunuz.rnİfade özgürlüğü farklı bir durumdur sayın site yetkilileri.sanırım siz ifade ve düşünce özgürlüğünü anlamamıssınız ve ya yalakalık olsun diye hala kın ve nefret ve de kişkirticilik yapan saldırı yapın neden yapmadınız diyen hatta vekiller bu işe musade etmemeliydiler diıyen ırkçı faşist birini nasıl onaylarsınız.rnardahan halkı istediğini söyler.o halk savaş istemiyorki.bariş diye bağırdı.Rize adayı selda karafazlı "denizin çocuklarından dağların çocuklarına selam getirdim"derken bariş mesajlari getiryor o halka.ama siz onlara havlayan diyen insanın o aşağılık sözleine yer veriyorsunuz.rnasıl havlayan o zat.ınsanlıktan çıkmış hala savaş illede savaş diyor.rnlütfen yoruma bakın ve düşünce ifade özgirlüğünü aşmış bir ırkçıyı derhal kaldırın

mahmut demirkollllu
24-05-2015 14:43:00

Sn.Orhan Atalayın;ardahanda pkk nın yayılmasına ,hainleringösterilerine,bölücü katillerin ardahanda yaşamalarına havlamalarına anırmalarına önlem aldırmadığı için kınamak istiyorum.Ardahan gibi :(vatanına milletine bayrağına diline dinine kültürüne bağlı)bir ilde apocuların ne işi var?Kandilin sünepe siyasi kanadı orda ne geziyor?.PKK lıların ve yalakalarının ardehanda olması vekillerimizin eksikliğidir.

her biji
24-05-2015 03:01:00

tum halklara hitap ediyorsa eger turk bayraginin olmasinda da sakinca yoktur her ne kadar milliyetciler sahiplense de ...

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI