Reklam
Bugun...


POSOFLU TAPU MÜDÜR VEKİLİNİ BİR KADIN DOLANDIRIP, ANCAK EMEKLİ ETTİ!..!
Yaşının sonuna kadar emekli olmayı düşünmeyenlerden bir olan Posoflu müdür vekilini dolandırıcı bir kadın emekli ettirdi. Ardahan'ın Posof ilçesinde Tapu Müdürlüğü'ne vekaleten müdür atandığı gün, bankadan aradığını söyleyen telefon dolandırıcısı kadın tarafından 220 bin lira dolandırılan 63 yaşındaki Ensar Kamacı, borcunu ödeyebilmek için 35 yıllık meslek hayatını noktalamaya karar verdi..

POSOFLU TAPU MÜDÜR VEKİLİNİ BİR KADIN DOLANDIRIP, ANCAK EMEKLİ ETTİ!..!

SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..

Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz'ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00'da TEMPO TV'de Sundukları Canlı Yayın Programı

Her Pazar günü saat:14.00'da 

Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..
MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 
Ardahan'da Hanak Tapu Müdürlüğü'nde şef olan evli ve 3 çocuk babası Ensar Kamacı, Posof Tapu Müdürlüğü'ne vekaleten müdür olarak görevlendirildi. Kamacı işe başladığı ilk gün olan 19 Temmuz'da vatandaşlarla ilgilenirken cep telefonundan arandı. İsminin 'Didem olduğunu, banka şubesinden aradığını söyleyen kadın, 'hesabınız ve cep telefonunuzda güncelleme yapacağız' dedi. Kadının yönlendirmesiyle telefonuna gelen mesajları onaylayan Kamacı, dolandırıcılara 220 bin lira kaptırdı. Bir süre sonra dolandırıldığını fark eden Kamacı, suç duyurusunda bulundu. Kamacı, olayın ardından adına bankadan çekilen krediyi ödeyebilmek için 35 yılını verdiği memuriyet hayatını noktayı koydu, emeklilik için dilekçe verdi.
220 bin lirayı taksitle geri ödeme imkanı olmadığını söyleyen Kamacı, şu ifadeleri kullandı:
"Vatandaşlarla ilgilenirken telefonum çaldı. Çalıştığım banka şubesinden aradığını ve isminin de Didem olduğunu söyledi. Hesabımda ve bir süre önce değiştirdiğim cep telefonumda güncelleme yapacağını belirtti. Ayrıca bankada bulunan hesabımdan yapmış olduğum EFT ve havaleleri bana belirtti. Ben de bunun üzerine doğru olduğunu anladım. Ayrıca bana EFT ve havale limitini 200 bin TL'ye çıkartayım mı diye sordu. Ben de memur olduğum için 50 bin TL'de kalsın dedim. Ek hesap limitimi kendi isteğim üzerine 25 bin liradan 59 bin liraya çıkardım. Bu onaylamaları cep telefonuma gelen mesajları onaylayarak yaptım. Bu gelen mesajlarda ayrıca kartımın şifresini girmem gerekiyordu. Banka maaş kartımın şifresini de bu hattan gelen mesajlara girdim. Bu arayan Didem isimli şahısla görüşmem aralıklı olarak aynı gün saat 15.00'den 16.30'a kadar sürdü. Banka görevlisi olduğunu söyleyen kadın bugün saat 18.00'den sonra hesapların normale dönecek, ondan sonra işlem yapabileceğimi belirterek mobil bankacılığı da o saate kadar kullanmam gerektiğini söyledi ve telefonu kapattı."
Kadının söylediklerinin doğru olup, olmadığını öğrenmek için bankayı aradığını belirten Ensar Kamacı, sözlerine şöyle devam etti:
"Telefonu açan kişiye başımdan geçenleri anlattım. Onlar da bir yanlışlık olmadığını belirtti. Daha sonra da banka hesabımda bloke olduğunu anladım. Çalıştığım bankanın Ardahan şube müdürü olan arkadaşımı aradım. O da Didem isimli bir çalışanlarının olmadığını ve dolandırılmış olabileceğimi belirtti. Tekrar bankamı aradığımda ek hesabımdan 118 bin lira kredi, açık avanstan da 92 bin lira olmak üzere toplam 220 bin lira para çekilmiş dediler. O anda dünya başıma yıkıldı. Nasıl böyle bir hata yaptım. Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulundum.
Çekilen bu parayı ödeme imkanım yok. Tek maaşla hem evimin geçimini sağlıyorum hem de yaklaşık 5 yıl önce 10 yıllık kredi ile bir ev almış onun taksitini ödüyorum. İcraya düşersem evim de elimden gider diye emekli olup alacağım toplu para ile dolandırıcılara kaptırdığım parayı yatıracağım."
Yetkililerden yardım isteyen Kamacı, "Kendimi hiç ama hiç affetmeyeceğim. Bir hata yaptım. Çok zor durumdayım. Devlet babamızdan yardım etmelerini istiyorum" diye konuştu.
Adım da Fakir Yılmaz...
Ben 1992 yılında yeniden vilayet olan ve her yıl ortalama bin kişinin göç ettiği ülkenin 75 plakalı Ardahanlısıyım.
Yani ülkemin Çıldır Aktaş ve Posof Türkgözü (Badele) Gümrük Kapıları ile Kafkaslara açılan kenti Serhat Ardahanlıyım...
Geleceğin Davos'u, Ahıska kültürü ile yoğrulan Posoflu,
Kışları yüzeyleri tamamen donan, yazları içilesi suyu olan gölleriyle Terekeme, Çıldırlı, ülkenin kurucusu Atatürk'ün siluetinin dağlarına yansıdığı Alevi Damallı, doğanın yeşil çamlarla donattığı Kürt Göleli, bin bir çiçekle donanmış yaylaları ile Hanaklı, Dadaşlara komşu Köprülü, yani Gorvengli, 3 bin 197 rakımlı, altı su kaynayan, bölgenin en büyük dağı Kısır dağı eteğindeki Hoçvanlı, balı, kazı, kışı, kaşarı, yaylası, kırmızı etiyle meşhur Türk, Kürt, Alevi, Sünninin kardeşçe yaşadığı 300'e yakın köyü olan kentliyim.
Gürcistan ve Emenistan'a yetmedi, Acara Özerk Cumhuriyeti sınır, Kafkasya'dan getirilip, dünya pazarlarına sevk edilen doğalgaz ve petrol boru hatlarını taşıyan Bakü-Tiflis-Ceyhan ve Tanap boru hatlarının geçtiği kentli, bir Serhatlı'yım...
Adım, Burdurlu yazar Fakir Baykurt’tan, rahmetli babamın teksir makinası ile çıkardığı “Fakir Dostu” adlı gazeteden isim hediyesi olmuş...
Ve 33 yıldır başta aşkım dediğim Ardahan'ımı olmak üzere, ülkemi ve dünyayı yazan bir gazeteciyim.
Evli, 6 Torunu, 5 çocuğu olan 1969'lu kent merkezine 13 km. uzaklıkta olan Şişka köyü doğumluyum...
53 yaşına adım atan bir gazeteci olarak ekmeğimi taştan olmasa da, gazetecilikte çıkarmış biriyim.
Tabi 7 yaşından beri ailemle birlikte ticarette yapmış, çekin, senedin, borcun, harcın ne olduğunu sizin kadar iyi bilen biriyim...
Ülkemin hemen her yerini gezmiş, ticaret ve gezmeye Gürcistan'a, Galatasaray maçını bir gazeteci olarak izlemek için Ermenistan'a giderken mesleğimde olduğu gibi ülke sınırları gibi bin bir zorluğu aşmaya çalışmış halada çalışan bir gazeteciyim...

Ve bu süre zarfında hep yollarda, gurbette, sıla özlemi ile yanan birisiyim.
Ve bu özlemimi, aşklarımı, sevdalarımı, şiirlerimi hep yazarak dile getiren bir gazeteciyim...
Kurşun harfleri dizerek adım attığım gazetecilik mesleğime Ardahan'da başladıktan sonra önce İstanbul Cağaloğlu'nda Kuzey Doğu Anadolu Gazetesi renkli olarak çıkardıktan sonra 99 depremiyle sarsılan ve hala yaralı olan Kocaeli'nde cep harçlığımla günlük olarak çıkarıp, üç yıl boyunca yayınladığım Siyah Beyaz adlı gazete ile yerelden metropolde gazete çıkarmışım...
Ardından 99'da yaşanan Marmara depremi ile Kocaeli gibi bende sarsılmış olarak ve doğduğum yerde yeniden doğup, yaralarımı sarmak, sarsıntıyı atıp, bir kez daha başlamak için o çok sevdiğim Ardahan'a mecburen geri dönmüş, sonra ara sıra yeniden metropol denen İstanbul ve diğer birçok kentte yeniden tutunabilir miyim diyerek direnmeye gayret eden biriyim.
Ülkemin en büyük metroplünden en zengin illerinden olan Kocaeli’nden yine ülkemin en yoksul memleketim Ardahan'a geri dönmek zorunda kaldıktan sonra, memleketime ilk ofset makinesini getiren, bununla yetinmeyip, şirin Ardahan’a ilk renkli tabloid boy gazeteyi kazandırdıktan sonra aynı kentte hala yayınlanan 1980 yılında yayın hayatına başlayan aile gazetemizde Anadolu Gazetesinde aktif gazeteciliğe başlamış Fakir Yılmaz'ım.
Ve daha sonra sahipliğin sonrasında Yazışleri Müdürlüğünü üstlendiğim Kuzey Doğu Anadolu adından ilk günlük, sonra Son Vilayet adında ikinci günlük gazeteler çıkaran, ardından ilçelerine de matbaalar kurup, Ermenistan ve Gürcistan'a sıfır sınır Çıldır ilçesinin ilk gazetesi Çıldır Gazetesi, Ardahan'ın ekonomik olarak Kocaeli ile İstanbul arasında sıkışmış ve büyükşehirli İl olmak isteyen Marmara bölgesinin sanayide en güçlü ilçelerinden  biri olan Gebze gibi baş harfi G ile başlayan ve bir dönem gazetecilik yaptığım Gebze'ye benzettiğim Göle'de Yeni Gözlem adlı ilk günlük gazeteyi çıkardım.
Devamında, ülkeyi ve dünyayı ısıtan doğalgaz boru hatlarının geçmesine rağmen hala doğalgazsız olan dakar, toprak, alan büyüklüğü anlamında Ardahan'ın en büyük ilçesi olan ve %38 i Alevi, geri kalanın Sünni olduğu Hanak ilçesinde Hanak/Damal Gazetesi gazeteler çıkaran, yaşım kadar gazeteci yetiştirmiş bir gazeteciyim.
Bugün hala kendi haber sitelerim ve gazetelerimin yanı sıra haber ve yorum yazdığım gibi birçok ulusal gazete de muhabirlik yaptım, manşet haberlerine imza attım. 
Ve onca ödülün, plaketin yanında Başbakanlık Basın yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü Jüri Özel Ödülü, Gazeteci Metin Göktepe Ödülü gibi bir o kadar da değerli ödül, plaket almış biriyim.
Ve hala gazetecilik yaparken toplum aydını, önderi denenlerin “Gazetecilerin” de sadece gazeteci olarak kalmaması gerektiğine inanan biri olarak Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığının yanı sıra “Güçlü Bir Ardahan Lobisi”  oluşturma iddiası ile kurulan ve bu yolda yol alamaya devam eden ve kısa adı ARDAFED olan Ardahan Dernekler Federasyonunda, gençliğe ve spora karınca, kararınca el atma arzusuyla Serhat Ardahan Spor Kulübünde görev alan ve bu üç önemli kuruma beş kuruş almadan tamamen gönüllü ve de kendimden vererek başkanlık yapan bir vatandaşım.
Yani kısacası son günlerde yazılarımla siz sayın okurlarının karşısına gelen ve onca badire atlatmış, köyünde yaşanan kan davası sonucu kurşunlanmış, trafik kazaları geçirmiş, delikanlı denen dönemde top oynarken bıçaklanmış, yoran özel hayatıyla zaman zaman sızlayan yaraları kabuklaşmış ve 35 yıl her gün onca davalık, tazminatlı olan ama her yazdığımın altındaki imzamı geri çekmediğim yeniden aynı imzayı atacak haberinin yanı sıra ülke, dünya, özel, tüzel yaşamla ilgili günlük yorum yazısını yazan bir gazeteciyim...
Ha unutmadan Tempo TV, YouTube ArdahanTV'de tv programcılığının yanısıra diğer sanal ortamlarda  canlı yayın yaparak yazan bir gazeteci olmakla Türkçe, Kürtçe'yi karıştırıp, konuşan gazetecilik boyunca sakallı birde sunucuyum...
Bilmem tanışabildik mi?
Neyse..
Kısacası; Bir gazeteci olarak, dayanışma adına bir zamanlar yazdığım ama şimdi ayrıldığım onca gazete, tv kanalı ve ajansın yanında şimdi, şu an siz Marmara'nın Sesi, kuzeynadolugazetesi.com, kocaelibakis.com, sonvilayet.com, butentv, sakinca.com, kuzeyteve, gazeteemek, doğubeyazıtgazetesine yazılar yazan, bölgenin ilk E-Gazetelerini çıkaran okurlarına yeniden merhaba diyerek bundan sonra da günlük yazılarımla ve zaman zaman haberlerimle hayatının son noktasına kadar sizlerle olmaya devam etmek isteyen bir insan, bir gazeteci ve dostum ben...
Adımda Fakir Yılmaz..
.
    arşiv haber 25/10/2020 tarihli haber/yorum
ÇILDIR'DA TAPU MÜDÜRÜNÜ,
ARDAHAN'DA MUHASEBECİYİ DÖVDÜLER!
Ardahan'da meydana gelen iki olay 'kentte birileri mafyavari ayaklar ile yönetim derdinde mi?' sorusunu sordurdu.

Alınan bilgilere göre ilk olay geçtiğimiz günlerde Çıldır'da meydana geldi. Bu olayda bazı kişilerin Çıldır İlçe Kaymakamının makamının da bulunduğu Çıldır İlçe Tapu Müdürlüğüne giderek İlçe Tapu Müdürü ile tartıştılar. Tapu müdürü ile aynı köylüler oldukları öğrenilen kişilerin Efkan Yücal'ı makamında darp ettikleri öğrenildi.

Olayla ilgili soruşturma başlatıldığı öğrenilirken İlçe Tapu Müdürünün yüzünden aldığı darbe dolaysıyla akraba oldukları ve olayın kadastro çalışmaları ardından arazilerin el değiştirmesinde yaşanan tartışmaların neden olduğu öğrenildi.

**2. Olay Ardahan'da yaşandı...

Diğer yandan Ardahan'da Muhasebecilik yapan Ömer Türkoğlu akşam gittiği bir restoranda yemeğini yedikten sonra evine gitmek üzere çıktığı sırada 3 kişinin saldırısına uğrayarak Çıldır Tapu Müdürü gibi yüzenden darbe aldığı öğrenildi.

Konu hakkında görüşlerine başvurduğumuz Ömer Türkoğlu kendisine saldıranların 3 kişi olduğunu ve bunların belediye de çalışanlar olduğunu ve saldırganlar hakkında şikayette bulunduğunu belirtti.

MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 
GÖKDELENLER SATILIYOR!..
 
Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntının ekonomiden sorumlu damat bakanın gözünden değerlendirdiğimizde her geçen gün daha da daralan bu sıkıntıyı dalgaya alarak aşabiliriz.
Yaşanan bu sorunun geçici olduğunu söyleyen bakan ve iktidarın sözcülüğünü üstlenen Bahçeli, adı gibi Devletin ve bu Devleti oluşturanların yani halkın gündeminde böyle bir şey olmadığını başta muhalefet olmak üzere dünyadaki ekonomi uzmanlarının gelişen Türkiye'ye kıskandıkları için iftira attıklarını belirtmelerinin biraz da haklı yönü var.
Çünkü gelişiyoruz diye bütün paramızı yerli üretime, tarıma, bilime, teknolojiye yatırmaktansa betonlaştırıp göklere çıkardığımız inşaat sektörünün birer eseri olan gökdelenlerdir asıl ekonomik sıkıntıyı yaşayanlar.
Orta direk diye anılan ve bir simide mahkûm olan halkın değil de bu halka iş, aş sağlayan iş adamlarıdır asıl ekonomik sıkıntıyı yaşayanlar. Bunun kanıtı da simit sarayını kurtarmaya çalışan devletin bankası olan Ziraattan sonra Halk Bankası da gökdelen kurtarmaya aday olmuş ve bu gökdelenlerin sahiplerini kurtarmaya çalışacakmış.
Şaka sanmayın simit sarayından sonra ülkenin ve Avrupa'nın en yüksek binası olan Safir gökdeleni girdiği ekonomik sıkıntıyı aşmak için satılığa çıktığı" biz devletiz" diyen Devletimizin büyükleri ise Ziraat ve Halk bankası aracılığıyla simit sarayı taktiği Safir'i de kurtarma yoluna gidip halkın parasıyla Safir'e talip olduğunu öğreniyoruz. Bunu duyan birçok gökdelenin de emlakçılara düşerek o muhteşem görüntülerinin üzerine "Satılıktır" levhaları astıklarını görüyoruz. 
Ekonominin iyi olduğu, kasanın dövizle dolu olduğunu, kur'un damat bakan tarafından dalgaya alındığı ülkemde "Evet ekonomik sıkıntı yok canım, simit sarayı gibi gökdelen de alırız ve sorun biter". 
Zira deprem olmasa da iyidir denen ekonominin orta direği yıkıp sıranın gökdelenlere geldiğini "Satılıktır" levhalarının asıldığı gökdelenlerden daha iyi anlıyoruz.

HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!

 

KIZLAR KAVGASI!
arşiv haber 27/11/2015 TARİHLİ HABER
Ardahanlı liseli kızlar yol ortasında kıyasıya kavga etti; yol trafiğe kapandı...
 

 

 

Ardahanlı liseli kızlar yol ortasında kıyasıya kavga etti; yol trafiğe kapandı...

 

Ardahan Anadolu Lisesi ile Ardahan Sağlık Lisesi kızları arasında yaşanan kavga yolu trafiğe kapattı.

 

Bugün öğle arasında Ardahan Anadolu lisesi önünde meydana gelen olay; Anadolu Lisesi kızları ile Sağlık Lisesi kızları arasında yaşandı.

 

Olayın hangi sebeple çıktığı öğrenilemezken; yaşanan olayda kavganın yanı sıra ağza alınmayacak küfürler eden kızlar, erkek öğrencilerin araya girmesiyle ayrıldı.

Kavganın yarım saat sürmesine rağmen herhangi bir polisin gelmemesi ise dikkat çekti.

 

Olay anında her iki okulun meraklı öğrencileri de gelip seyrettiği kavgayı ayırmak yerine telefonlarına çekmeleri gözlerden kaçmadı.




Bu haber 11399 defa okunmuştur.

YORUMLAR

biraz edep yahu
05-12-2015 22:13:00

bunlari doğuranin ağzina sıçem, ne abursuz kızmiş bunlar

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI