Reklam
Bugun...


ÖZTÜRK YILMAZ: 30 YILDIR STK BAŞKANI OLANLAR 'DEĞİŞİM OLMALI' DİYOR!
**VEYSEL KARATAY AMELİYAT OLDU.. Kurduğu partisinin kongrelerini yapmaya devan eden Ardahan Bağımsız Milletvekili, Yenilik Partisi Genel Başkanı, Büyükelçi Öztürk Yılmaz ülkenin ana sorunlarından birinin de sivil toplum kuruluşlarının başında bulunanların olduğuna dikkat çekti.

ÖZTÜRK YILMAZ: 30 YILDIR STK BAŞKANI OLANLAR 'DEĞİŞİM OLMALI' DİYOR!

MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 
Yenilik Partisi Genel Başkanı Öztürk Yılmaz, 'başta TOBB olmak üzere Ziraat Odalar, Esnaf Odaları, Şoförler Odaları olmak üzere birçok stk'nın 20-30 yıldır aynı başkan ve yönetimlerle idare edildiği ülkede yine bunlar kalkıp, yenilik istemeleri gülünç bir durum değil mi?' diye sordu.
Son olarak partisinin İstanbul Başakşehir İlçe Başkanlığı Kongresine katılan ve burada bir konuşma yapan Ardahan Bağımsız Milletvekili Öztürk Yılmaz burada yaptığı konuşmada 'eskilerin yenilik, değişim isterken kendilerinin ne kadar yeni olduklarına baktığımızda karşımıza 20 yıldır, 30 yıldır başkanlık yapan birçok stk başkanı çıkmakta. Peki sormazlar mı be kardeşim sen yenilik isterken kendin yenimisin. Gelene ağam, gidene paşam diyen sen değil misin?' demezler mi?' dedi.
Partisinin kimseyle ittifak yapmayacağını ve parlamenter sistemi geri getirip, iktidar olacağını da belirten Yılmaz gerçek yenilikten yana herkesi partisine davet etti.
 İstanbul/Kartal İlçe Kongresi sonrası Batman Hasankeyf ilçesinde de teşkilatlanan ve kongresini yapan Öztürk Yılmaz'ın Genel Başkanlığını yaptığı Yenilik Partisi yurt genelinde teşkilatlanmasına da devam ediyor.
**VEYSEL KARATAY AMELİYAT OLDU..
 
Öte yandan yine bir Ardahanlı olan Tay Sürücü Kursları Yönetim Kurulu Başkanı, Gelecek Partisi İstanbul Esenyurt İlçe Başkanı Veysel Karatay geçirdiği bir rahatsızlık sonucu ameliyat oldu.
Ameliyattan sorunsuz çıkan Karatay sanal ortam da şu açıklamayı yaptı.
'Pazartesi Günü Çam ve Sakura Şehir Hastahanesinde Robotik Cerrahi  ile Operasyonumu Gerçekleştiren Başta Doktorum Prof. Dr. Abdulmutalip  Şimşek hocam olmak üzere Emeği Geçen tüm sağlık Emekçilerine çok teşekkür ediyorum. Hepsinden Allah Razı olsun  Tüm dostlara Sağlıklı Günler diliyorum. Veysel Karatay'
GAZETECİLER HABER AJANSI..

Sarıyer Posta adlı yerel gazete ve internet haber sitesini incelerken dikkatimi çeken bir yazıda aralarında siyasi görüşümüz uyumlu olmasa da gazetesinde bir yıl boyunca baş yazarlık yaptığım Gebze Gazetesinin Sahibi abim İsmail Kahraman ile Doğu Anadolu Bölgesinde birlikte ulusal gazetelerde onca haberi manşet ve sürmanşete çektiğimiz Macit Gürbüz abimin de bulunduğu ve uzun zamandır güzel çalışmalara imza atan ve kısa adı TİMEF olan  Tüm İletişim ve Medya Federasyonunun sanalda düzenlediği çalıştayında bir araya gelen gazetecilere sunduğum önerimin haklılığını bir kez daha anladım

Çünkü, Sarıyer Posta'da yazan meslektaşım Levent Pehlivanoğlu'nun '
Yerel gazeteler ve sorunları' başlıklı yazısında yakındığı konu ve benim gibi gazetecilerinde sıkça yazılarına taşıdığı gazetecilerin ana sorununun okur diye hizmet ettiklerimizin biz gazetecilere, 'satılık basın' derken kendilerinin değil, günlük bir gazete satın almak, abone olup, bir reklam vermeyi akıllarına getirmediklerini en iyi bilen gazetecilerdenim.
Evet, meslektaşım Pehlivanoğlu'nun 'Gazeteci arkadaşlar genelde halkın sorunlarını, yazıp çizdikleri için kendi sorunlarına çok fazla eğilemezler. Halkımızda gazetecileri hiç sorunu olmayan, para içinde yüzen bir kesim olarak görür.' diye başlayan yazısında 'gazetecilerin sorunlarını kim yazacak?' anlamına gelen satırlarına bakınca buradaki eksikliğin gazetecilerin kendilerinde olduğunu anlamayan biz gazeteciler olduğunu da bir kez daha hatırlıyor ve kendimize yani gazetecilere üzülüyordum.
'Oysa gerçek hiç de öyle değildir. Gazete bayisinde görüp de merak etmek için bile birçoğunuzun bakmadığı yerel gazeteler, bayiye gelinceye kadar bin türlü zorluk yaşar. Sahibinden muhabirine, köşe yazarından, dizgicisine kadar sizin sorunlarınızı, dertlerinizi anlatmak için uğraş verirler. Çoğu, para olmadığı için zamanında parasını alamaz. Çoğu matbaa parasını ödeyemez. Bazen öğlen yemekleri zeytin ekmekle geçer. Bütün bu sıkıntılara rağmen ellerinden geldiği kadar iyi bir gazete çıkartmaya çalışırlar.' diye devam eden meslektaşımın bu satırlarında dikkat çektiği ise yeri geldiğinde kamuoyu yani halk, diğer adıyla okuru için canını ortaya koyan gazeteciyi anlamayan, derdine ortak olmayanların halk olduğunu ima eder ve onlara sitem eder gibiydi, aşağıdaki satırları ile devam ettiği yazısında..
'Siz değerli halkımız ise kulaklarınızı ve gözlerinizi bu sıkıntılara kapatıp ağzınızı her açtığınızda gazetecileri eleştirirsiniz. Mahallenizde, sokağınızda, okulunuzda yaşadığınız her haberi yazıp çizmelerini istersiniz. Hem yerel gazetelerin güçlü olması için katkı koymazsınız hem de bazen satılık basın dersiniz.'
Evet, Sarıyer Posta başta olmak üzere tüm yerel gazetelerin nasıl hazırlanıp, çıktığını anlamayan büyük halkımızın sadece yerele değil, ulusal basın ve dizilerini izlerken araya giren reklamlara kızdığı medyayı da sahiplenmediğini anlatmaya çalışan meslektaşımın 'Satılık basın yok mudur? Elbette kalemini para ve çıkar için satanlar vardır. Ama bu mesleği aşkla, şevkle yapan birçok arkadaşımız vardır.' satırlarının da bir o kadar anlamlı ve anlaşılması gereken sitemler olduğunu bana değil, sevgili şu an bu yazıyı okuma zahmetinde bulunan sana yani okura, halka, büyük milletimize hatırlatır gibiydi..
'Ulusal basın okuma alışkınlığımız bir türlü yerelleşememiş. İşte sorun budur. Oysa mahallendeki, sokağındaki sorunları her zaman haberleştiren, bu konuda daha duyarlı olan yerel basındır.' diyen sevgili meslektaşımın burada bir soru daha sorması gerekirdi.
Oda halktan, siyasilerden önce biz ulusal ya da yerel diye ayırmaması gereken bu meslektaşın ana dinamoları olan gazetecilerin birbirlerinin yazılarını ne kadar okuduğu ve birbirlerine ne kadar destek olduğunu sorup, gazetecinin gazeteciye attığı köstekleri de sıralamalıydı diye düşünenlerdenim.
'Kentlerde yerel basını genellikle siyasiler takip ediyor. Belediyeler toplu alım yaparak bayramlarda reklam vererek destek olmaya çalışıyorlar. Bütün bu çabalar yerel basını güçlü kılamaz. Taşıma su ile değirmen döndürmeye benziyor bu durum. Aynı zamanda yerel basının özgürlüğüne, muhalefet yapmasına da engeldir bu uygulama. Bunun örnekleri çoktur, bilenler bilir.' diye yazısına devam eden meslektaşımın bu satırlarına bakınca da o siyasilerin, belediyelerin destek değil, aslında gazetecileri, gazeteleri esir almak için bu taktikle post içinde ki dostlar olduğunu da bildiğini düşünüyorum.
Çünkü gazetecilikte asıl diğer bir sorunun 50 kuruşluk katkının aslında tembelliğe, al/yapıştırla haberciliğe alıştırdığı da diğer önemli bir konu..
Ve; 'Yerel gazetelerin güçlenmesi için yerel yönetimlere daha başka görevler düşmektedir. Belediyelere ruhsat için başvuran her işletmeye bir veya iki yerel gazeteye abone olma şartı getirilebilir. Çay bahçeleri, kahvehaneler, lokantalar hepsi bir veya iki yerel gazeteye abone olabilir. Ekonomik olarak güçlenen yerel basın yaşamak için birilerine yaslanmak zorunda kalmayacak ve özgürleşecektir. Özgürleşen basında daha güzel gazete çıkartmaya başlayacaktır. Birbiriyle kalite için rekabet edecektir.

Birbirimizi anlamaya çalışarak bu konuda fikir üretmeye ne dersiniz? Gelin her şeyi bir kenara bırakıp Sarıyer yerelinde bu konuyu tartışalım çok orijinal fikirler ortaya çıkacaktır. Gazeteler artık arkasındaki güçlerin varlığıyla değil, kalitesiyle ve birbiriyle yarışmalıdır.' diyen meslektaşımın bu önerisini desteklerken benim de ona ve diğer tüm yerel bir teklifim, bir teklifim, önerim olacak..

Gelin daha özgür bir basın için kendi ajansımızı kurup, BİP'in daha çok biplemesi için önce Corona, sonra Covit-19 ardından pandemi ama aslında sadece bir gripal olay olan saçmalık gibi merkezden bir emir ile bir anda öcü ilan edilen whatsap ve diğer sanal ortamlarda bir birimizin haberlerini, yorumlarını, yazılarını bir birimizin gazetelerinde de yayınlayalım.
Yani Sarıyer'in haberini Ardahan, Tekirdağ'ın haberini, yorumunu Antalya, Diyarbakır, Kayseri, Hatay, , Konya, Sinop, Çanakkale, İzmir, Rize'deki siyasi de, belediye de, okur da görsün, okusun ve Ankara üzerinde gerçek anlamda bir baskı ve o çok dillendirilen ama hayata geçirilemeyen 4. Kuvvet olsun, basını oluşturan biz gazetecilerin kendilerine ait Gazeteciler Haber Ajansı..

 

https://www.parcabox.com

ALO PARÇA: 0 532 485 62 56 Firmamız, oto tamir servisinden elde ettiği deneyimlerle 2006 yılındaEsenyurtFatih Oto Sanayii’nde ilk şubesini açarak yedek parça sektörüne giriş yapmıştır. İhtiyaç duyulanRenault, Citroen, Peugeot, Fiat, Opel, Bmw, Audi, Volkswagen, Volvo, Mercedesmarka otomotiv yedek parça ürünlerini kısa zamanda müşterilerine sunarak, sektördeki yerini hızla almıştır. 256 Bit ödeme altyapısı ve %100 güvenli ve doğru parça sloganıyla müşteri odaklı hizmet veren firmalarımız, hizmetteki faydanın  her iki tarafın yararına olması gerektiğini prensip edinmiştir. Müşterisinin memnuniyetini ve yedek parça çeşitliliğini daha üst seviyeye çıkarmak için 2. Şubesini de 2016 tarihinde  açmıştır. 

Kurulduğu günden bu yana yenilikçiliğe, teknolojiye ve inovasyona önemli ölçüde yatırım yapan İlke Otomotiv, sürdürülebilir ve çevreci bir anlayışla işletmelerinde otomasyon sistemini kurarak koşulsuz müşteri memnuniyeti prensibiyle e-ticaretle de müşterisine yedek parça hizmeti sunmaya başlamıştır. Binek ve hafif ticari araç gruplarındaki oto yedek parça satış hizmetini Müşterisine en uygun fiyat ve kaliteli hizmetle sunmayı ilke edinmiştir. 

İlke otomotiv, ‘Müşteri şikâyete değil teşekküre gelmelidir!’ Sloganıyla sürdürülebilir ve sosyal sorumluluk anlayışıyla hareket ederek geleceğe kendini yenileyerek giren bir işletmedir. 

Vizyonumuz: Perakende oto yedek parça sektöründe teknolojik değişimlere ayak uydurarak müşteri değeri ve tatminini sağlamaktır.

Misyonumuz: İhtiyaç duyulan yedek parçayı sürekli çeşitlendirerek müşteriye en kısa zamanda en uygun fiyatta ve en iyi hizmetle sunmaktır. 

arşiv haber 25/03/2017 tarihli haber/yorum
Yenilikten Yanayız Dediler,
Yine Eskiyi Seçtiler!..
Bir çok Ardahanlının yaşadığı ama Ardahanlılar anlamında siyasal ve sosyal olarak en zayıf ilçelerden olan İstanbul'un Esenyurt ilçesinde bulunan Ardahan Kültür Evi Derneği Kongresi büyük bir katılımla gerekleşti. 780 Delegenin yarısından çoğunun katılıp, oy kullandığı kongrede 'Yenilenmeli' denilen ve sıkça eleştirilen mevcut yönetime evet denildi. Veysel Karatay'ın ekibiyle birlikte yaklaşık iki aylık yoğun çabası sonucu olağanüstü bir katılımla yapılan kongrede Diaspora'nın etkisi büyüktü.

**Demediklerini bırakmadıkları yönetimi seçtiler..

Dün yapılan ve 462 oyun kullanıldığı Ardahan Kültür Evi Kongresinin Kazananı 314 Oyu Alan Efrail Çiftçi'nin Listesi oldu.

Geçtğimiz hafta yapılmsı gereken ancak çoğunluk sağlanmadığı için bir hafta ertelenen kongreye büyük ilgi gösteren Ardahanlılar düğün salonunda yapılan kongrede sıkça eleştirp, yerden yere vurdukları yönetimi yeniden seçerlerken sonucu görenler durumu 15 yıldır eleştirilen ancak her seçimide kazanan AK Parti'nin seçim kazanmasına benzettiler.

Başta Damal ve Hanaklılar olmak üzere bir ço sol orjinli olan isimlerinde AK Partili Necmi Kadıoğlu'nun ekibi olduğu ileri sürülen ekibe desetek verdikleri görülen kongreye bölgede olduğu gibi İstanbul genelinde Ardahnlıların önünü kesip, kendi önlerini açan Diaspoaranın damgası vuruldu.

CHP'li, AK Partili siyasilerinde mevcut yönetimden yna çalışıkları görünen kongre sonra sı bir açıklama yapan Ardahanlı İşadamı, Tay Sürücü Kursları Sahibi Veysel Karatay yaotığı açıklamada, Ardahan Kültür Evi başkanlığına aday olmamın temel sebebi başkan olmak değil; hazırlamış olduğum projelerin tartışılıp konuşulmasını sağlamaktı. Seçim süreci boyunca bunu da başardığımı düşünüyorum. Yeniden seçilen başkanı tebrik etmekle birlikte bu projelerin hayata geçirilmesi konusunda yanındaki en büyük destekçisi olacağım. Ardahanlılara hizmet etmek benim en büyük prensibimdir bu doğrultuda çalışmalarımı sürdüreceğim. Desteklerini benden esirgemeyen ekibime ve hemşehrilerime teşekkür ederim...' dedi.

**UEFA CORE KAMPI için​ MHK'den Yılmaz'a davet..

*25/03/2017 Haberi

MHK'nin Türkiye geneli 6 hakemi davet ettiği kampa Doğu Yılmaz'ı da davet etti.

Ardahanlı hakemimiz Doğu Yılmaz, MHK'nin organize etmiş olduğu UEFA konvansiyoneli hakem kampına davet edildi. 

6 hakem 12 yardımcı hakem, UEFA hakem konvansiyonun belirlediği ve standart olarak her ülkede hakemlerin aldığı kursu alacaklar.
 
Salı günü temel eğitim alacaklar, Çarşamba günü maç yönetecekler ve Perşembe günü yönettiği maçların videosunu izleyecekler ve bunun üzerine bir eğitim olacak.
 
Bu kursu MHK üyeleri ve Eğitimciler Sürhat Müniroğlu, Sabahattin Şahin ve Muammer Tokat takip edecek.
  Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var
fakiryilmaz323@hotmail.com

Kadıoğlu Ardahanlıları Tehdit mi Etti?

Ardahan Dernekler Federasyonun ortaya koyduğu çabalar ardından diğer Ardahan derneklerinde de olağanüstü bir hareketlenme olduğu artık görünen bir gerçektir.
Her Ardahan Derneğinin kendilerince, karınca kararınca mücadele edip, çalışmalarını arttırıp, bizde ARDA/FED ile birlikte varız. Derneklerimizin ‘Gerektiğinden ARDA/FED’den daha iyi çalışırız’ dediği bir sıra da yapılacak olan Ardahan Kültür Evi Seçimi de büyük önem taşıyor.
Çünkü yarın kongresi yapılacak olan İstanbul Esenyurt'ta ki Ardaha Kültür Evinin seçiminin İstanbul’da ki Ardahanlıların uyanışı olarakta değerlendirilmektedir.
Evet yarın yapılacak olan Ardahan Kültür Evi Kongresi öncesi çalışmalarını sürdüren Ardahanlıların birlikteliğinden rahatsız olmaya başlayan siyasi çevreler Ardahanlılar üzerinde etki yapmak için kendilerin yakın isimler üzerinde tehdit yollarına başvurmaya başladılar. 
Veysel Karatay’ın yanı sıra mevcut yönetimin yarıştığı Ardahan Kültür Evi’nin seçimi öncesi büyük bir hareket içinde eolan ve bu seçimle birlikte sağlanacağı açıkça görünen Ardahanlıların birlikteliğinden bir hayli rahatız oldukları görünen siyasilerin başında gelen AK Partili Esenyurt Belediye Başkanının Kültür Evi’n de kendisine yakın duranların toplantısına katıldı.
Toplantıda, ‘Bana bakın sükut durun yoksa sizi buradan atarım demesi’ Ardahanlıların tepkisine neden olduysa da asıl bu tepkinin yarın yapılacak olan Kültür Evi’nin seçiminde ortaya çıkacağına da inanıyorum
Çünkü yarın yapılacak olan kongre öncesi Ardahanlılar üzerinde hüküm sürdürmeye devam etmek isteyenler ile Ardahanlıların kendi kendilerini yöneteceği bir Esenyurt’ta korkulduğu ve bu görecek olanlarında bizzat Ardahanlılar ve Kültür Evi’nin seçiminde oy kullanacak delegenin kendisidir..
Haydi o zaman oyumuzu ve tepkimizi ortaya koyalım..

 

.

  • HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!

     

 
 



Kaynak: ARDAHAN HABER

Editör: Ardahan Haberleri

Bu haber 11122 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI