YAZIYORSAM SEBEBİ VAR/Fakir Yılmaz
Vali beyi dinlerken .. TRT’yi Çıldır’a getirip, Ardahan’ın en önemli dogal güzeliklerinden birinin tüm dünyaya bir kez daha tanıtılmasını sağlayan Ardahan Valisi Mustafa Tekmen’i Barış Bilgin arkadaşımızın çektiği görüntülerin eklendiği Ardahan TV’den izliyorum.
Çıldır’da balık yediktenten sonra Ardahan’da tanınmayan, üretilemeyen, çokta bilinmeyen Ardahan balını tadan valinin bu iki etkinlikte yaptığı konuşmada benim anladığım Vali Tekmen’in Ardahan için bir şeyleri gerçekleştirmek ve bu yönde ciddi çalışmalar yapılması gerektiğine inandığını anlıyor, seviniyorum ..
Söylenenleri dinlediği, uygulamaya koymaya çalıştığını da gördüğüm valinin tek sıkıntısının kendisine ayak uyduracak ekip..
Ki; Bu sorun geçmiş valilerimizinde en çok sıkıntısını çektiği önemli konudur ..
Ardahan'ın ilk Valisi Yener Ünlüer'e ayak uydurmayıp, kendi suçlarını kapatmak için Ünlüer'in aleyhinde oluşturdukları karşı kampanya ile kısa sürede valilikten alınmasını sağlayan aynı ekibin büyük bölümünün halen Ardahan'da olup, 'Gelenin ağzına, gidenin ağzına bal çaldığını' da unutmamak gerekir ..
Sadece Ünlüer mi?, İstanbul’u avucunun içinde tutup, buradaki lerle baş edemeyen Hasan Özdemir, hırsızlıkların, usulsüzlüklerin dosyasını açıp, durup durduk yerde başına iş açan hırsızların arı kovanına çomak sokmaya kalkan son Vali Selim Cebiroğlu’mu?..
Hemde öyle dün valinin gittiği Arıcılık müdürünün çam ağaçlarının dolu olduğu Ardahan’ı atlayıp, ağaçlarını memleketinde getirtip, yaptırdığı kovanlar değildi o kovanlar .. Diğerleride Vali Tekmen gibi Ardahan’a, Ardahanlılara bir şeyler katmaya çalıştı, haklarını yememek gerek ..
Evet; Yıllardır bir patent almayı beceremeyen ve kimsenin gitmediği gözden, ırak yere 'hangi ilanla, hangi duyuru ile kaça yapıldığı bilinmeyen 'misafirhane, yatakhane, toplantı salonu gibi çokta acil olmayan boş işlerle uğraşıp, yılda 200 ton kömür yakıp, 200 gram balın üretilmesini bir türlü sağlamayanlarla nasıl Ardahan'ı Kafkasların ve de bölgenin merkezini yapacağını kara kara düşündüğüm bir sırada, sadece yağcılık olsun diye, 'Bakanla görüştüm, bakan müdürü sordu, çok iyi çalışıyor dedim' diyen siyasilerle çalışmak zorunda kalan Vali Tekmen'in direnci yine de bana umut verdi.
Çünkü; Köylülerin kışın kardan, yazın çamurdan evlerinden çıkıp, şehirlere gelmesini bir türlü sağlayamayanların olduğu bir Ardahan'da, ayın 15 gününü sıcak makamında, 15 gününü Ankara'da ki evinde geçirenlerin Çıldır Gölü'nün etrafında yapılması gerektiğine işaret edilen turistik tesisleri için önerilen projeleri hemen kesip, kendisinin bile doğru dürüst okumadığı kanunlarla engel çıkaranlarla Ardahan'ın merkez olup olmayacağından benim halen şüphem var ..
Ortalama 1,5 yıl da bir valinin değiştiği, ama 20-30 yıldır değiştirilemeyen onca müdür ve idareci ile bunun gerçekleşip, gerçekleşmeyeceği yönünde ki şüphemin Ardahan Üniversitesi'nin kent'e kazandırdığı hareketlilikle aşılabileceğine inanan valinin bu yönde Rektörlükle hareket etmesi ise diğer bir umut verici gelişme ..
Çünkü hava durumunu valiye bile bildirmekten aciz, ama valinin konağından daha büyük ve de sıcak lojmanların bulunduğu alanları adeta çiftlik yapanların, yıllardır bir metre yeni bir asfalt atmayanların, bölge için çok önemli olan hayvancılığın her bahar ve yaz aylarında gerektiği gibi aşılanmadığı için hastalığın pençesinde kurtaramayanların, atadan, dededen kalma ahırlardan çıkartamayanların bu kente çok şey kazandırmadığını, her gelen valinin hayallerinin, projelerinin yarı kaldığını da bilen biri olarak yeni valinin umut ettiği, hayal kurduğu projelerinin gerçekleşmesi için adeta dua ediyorum ..
Bulunmaz birer Hint kumaşı gibi yıllardır başında tutuldukları kamu dairelerinin toplumun aktifleşip, harekete geçmesi için kurulduğunu ve burada alınan maaşların o toplumun vergileriyle ödendiğini bir türlü his edemeyen 'Dokunulmazların' bugüne kadar doğru dürüst bir çalışması görülmeyen ve hep cepten yiyen vakıf aracılığıyla dokudukları halıları valilere, bakanlara, bürokratlara hediye etmekten öteye geçmediği, bu yetmez Damal'da olduğu gibi var olanları, çalıp satmaya kalkıldığı bir Ardahan'da bir şeyler yapmak isteyenlerin işinin bir hayli zor olduğunu da kabul etmek, ama yine de direnip, yılmamak gerekir diye düşünürken valinin, 'olumsuzluklara güzel gözle bakıp, güzelleştirmek gerek' sözünü hatırlıyorum ..
Burada haklı olan valinin komşusu olan hastanede nelerin yaşandığını, neden onca malzeme, ekip, doktor olmasına karşın adeta ACİL bir sevk merkezi konumunda olduğunu da düşünüp, öğrenmesi ve de bu kangren olan sorunu çözmesi gerekir, Ardahan'ın hastanesiyle de Şavşat'a, İlçelere hatta Erzurum Oltu'ya merkez olması için ..
Bir Ambulanssın gireceği küçük garajı bile yaptıramayanların, hastanenin bahçesinde bulunan ve kamuoyunda, 'Tabut' olarak adlandırılan binanın niçin yapıldığını ve neden soruşturmaya alınıp, mahkemelik olduğunu da öğrenmesi, sorması gerekir ..
Yabani hayvanların kanunlarla çoğaldığı bölgemizde Çevre Müdürlüğünün neden bunları doyurmayıp, ilgilenmediğini, Göle'nin, Posof'un, Yanlıçam ve Çamlıçatak ormanlarından Bolu'da ki gibi bir ağaç kaşığın, bir çocuk oyuncağı beşiğinin neden yapılmadığını, ormanların sadece orman müdürlüklerince kesilip, ilansız, ihalesiz satılması için kurulmadığını da sorup, öyle hareket etmesi gereken valilerimizin iyi niyetlerini, samimiyetlerini ve de en önemlisi Vali Tekmen'in dediği gibi valiye ayak uydurulması isteklerinin bu güne kadar niye gerçekleşmediğini de sorgulanması gerekir diye düşünüyorum ..
Evet Vali Tekmen'de diğer valilerimiz gibi Ardahan'a bir şeyler katıp, kazandırmanın heyecanı içinde ..
Bu kentin talihsizliğinin kentin kendisinden olmadığını, kendisini yönetenlerden, idare edenlerden olduğunu görüyor, fark ediyor gibi ve bu yönde uyarıyor, 'Valiye ayak uydurmayanların benimle işi yok' derken ..
Haklı da .. Ama o ayak uydurması gerekenlerin bu memlekette bir çok şeyi kılıfına uydurup, başta valileri olmak üzere bakanları, milletvekillerini, halkı kandırdığını da unutmadan ..
Çünkü, bunların başbakanı bile kandırmaya kalktığını, ancak başbakanın bunların uydurmalarını anlayıp, fırçaladığını TOKİ konutlarını açmak için Ardahan'a geldiğinde valilikte başbakan Erdoğan’a verilen brifing görüntülerinde görülebilir ..
Yani kısacası Vali Tekmen'i Ardahan TV'de izlerken kendisinde gördüğüm enerjinin, isteğin, bir şeyler yapılması gerektiğine yönelik düşüncelerinin hayal kırıklığına uğramaması için bunları yazmak, sıralamak geldi içimden ..
Çünkü köy ve kent yollarının kapalı olduğu bir sırada yolu açık olan Kayak merkezini hafta içi açmaya erinenlerin sadece vali gittiğinde orada olup, çok çalıştıklarını ima ettiğini bir ben bilmem, Ardahan'ın hepsinin bildiğini söylerken ..
Bu memlekette 30 yıla yaklaşan bir sürede Ardahan-Ardanuç yolunu bitirtemeyenlerin birinci suçlularının Ankara'ya bir dilekçe bile yazmaktan aciz olanların olduğunu, sınır ticaretinin nasıl yapılacağını bir güne bir gün bir toplantı yapmayarak anlatmayanların, bu yetmez gibi devletin dünya bankasından borçlanıp, aldığı pravazitleri dağıtıp, başta AIDS olmak üzere bir çok hastalıkla ilgili konferanslar verdirmeyenlerin sınırdan girip çıkanların adına 'Nataşa' deyip, sınır kapısının temelden işlevsiz bıraktığını her Ardahanlı bilir ..
Resmi günlerde bile bakanlıkların milyonlar ödeyip, bastırdığı afiş, broşürleri bile dağıtmayıp, halka bilgi vermektense, 'sabah 9 mesai, akşam dört' eve diyenlerin çok olduğu bir kentte yaşadığımızı herkesin bilmesi ve de bildiğini biliyoruz ..
Eğitim/Öğretim'in neden yerlerde süründüğünü Perşembe pazarına gitmek için daireleri boşaltanlardan anlamak, 20-25 hatta bazı yerlerde 30 yıllara varan ve okul müdürümü, öğretmen mi, tüccar mı, arıcı mı olduğu bilinmeyen idarecilerimizle yönetildiğimiz bir Ardahan'da imamların bile ezan okuyacak vakit bulamadıkları Arılarını camilerin bahçesine kadar getirdiklerini biliriz, balı, sütü, suyu, havası ormanı, doğası, gölü, kışı, yazı, baharı, insanı bir başka olan memleketim Ardahan'da ..
İşte bundandır Vali Tekmen'i Ardahan TV'de dinlerken umutlanıp, aklıma gelenlerle umutsuzlaştığım ..
fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535.418 32 58
|