http://www.google.com/analytics
Reklam
Bugun...


Mutlu Kerimoğlu: Gölleri aşıp, Denizlere açılmalıyız.
Yaz tatilini Ardahan'da geçiren hemşirelerimiz arasında buluna İstanbul Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu'nun kardeşi Mutlu Kerimoğlu'ndan önemli açıklamalar.

Mutlu Kerimoğlu: Gölleri aşıp, Denizlere açılmalıyız.

Tatil için geldiği Ardahan'da başta Damal Şenliği olmak üzere bölgede yapılan yaz etkinliklerine de katılan Mutlu Kerimoğlu Çıldır gölünde yüzdürülmeye başlanan tekne de bir araya geldiği Ardahanlı gazeteciler Fakir ve Selmi Yılmaz'a Ardahan ve Ardahan dernekleri konusunda da sohbette bulundu.

Yaklaşan 2019 Seçimlerin de değerlendiren Kerimoğlu başta İstanbul'da olmak üzere yurt genelinde el ele vermesi gerektiğinde dikkat çekti.
Ulaştırma Bakanı Ahmet Arslan'ın Çıldır Gölüne hediye ettiği teknenin ve bölgede yapımı devam eden yatırımların çok önemli ve değerli adımlar olduğunu belirten bölge insanı olan birinin önemli bir yerde olmasının nimetlerini görmenin mutluluğunu yaşadığını belirten Mutlu Kerimoğlu bu durumun bölge halkı tarafından iyi değerlendirilmelidir dedi.
 
**2019 Seçimleri ve İstanbul..
 
Aynı zaman da Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı da olan Gazeteci Fakir Yılmaz'ın 'Güçlü bir Ardahan Lobisi' çalışmalarının da göz ardı edilmemesini isteyen Mutlu Kerimoğlu 2019 Seçimlerinde başta İstanbul'da olmak üzere siyasette, ticarette, sosyal hayatta yani hayatın tüm alanlarında yani yurt genelinde daha güçlü bir Ardahan mesajının verilebileceğini bununda el ele, sırt sırta vermekten geçtiğine dikkat çekti.
Çıldır Gölün de yüdürlmeye başlanan bu teknenin denizleri aşacak bir güçlü Ardahan lobisinide işaret ettiğini belirten Kerimoğlu, İstanbul Büyükşehir, sayıları artmış Ardahanlı İstanbul Milletvekilleri, Belediye Başkanları, Belediye Meclis Üyeleri demek daha gelişmiş, söz sahibi olan bir Ardahan demek olduğunun unutulmaması gerektiğine dikkat çekti.
Kerimoğlu Ardahan Damallı Mutlu Kerimoğlu derneklerin bu yönde çalışmalarının göz ardı edilmemesi gerekliğinin altını da önemle çizdiğini belirtti.

*Damallıları kendisine getiren başkan BÜLENT KERİMOĞLU

*30/03/2015 Tarihli Haber

Ardahan’da olduğu gibi İstanbul’da da yoksulluğun pençesinden kurtulma çalışan Damallılara Kerimoğlu cesareti geldi.

Uzun yıllardır gerek ekonomik yönde gerekse sosyal yönde bir adım öne çıkamayan Damalıların hemşehrileri Dr. Bülent Kerimoğlu’nun İstanbul’un önemli ilçeierinden olan Bakırköy’de belediye başkanı olması adrından kıpırdamaları dikkatlerden kaçmıyor.
**Dernekler federasyonlaştılar..

İstanbul’da bulunan bir milyona yakın Ardahanlı arasında ekonomik ve sosyal yönde zayıf kaldıkları görünen ancak son bir iki yıldır bir toparlanmanın olduğu görünen Ardahan’ın Alevi İlçesi Damal’ın İstanbul’da bulunan hemşehrilerimiz İstanbul Bakırköy’den de aldıkları cesaretle son 6-7 aydır kendilerinden bahsettir-dikleri dikkat çekerken, Damal derneklerinin de gözle görülür çalışmalara imza attıkları görülüyor.
İstanbul’da bulunan Damal Derneklerini bir çatı altında toplayıp, Damal Dernekleri Federasyonun kuran Damallılar, kısa sürede bir çok başarıya imza atan Damal Federasyon Başkanı Cem Aynalı Başkanlığında Damal Futbol Turnuvası, Damal Kadın ve Gençlik Merkezi ardından Ardahan Kültür Ein de aldıkları yerle Damallıları daha da yüreklendirdi.       

Haber:  www.kuzeyanadolugazetesi.com

 

 

**ASALIM MI, KESELİM Mİ?..

Ülkeyi karanlık bir süreçte geri çeviren tüm dünyaya örnek olan bir halk direnişi ile son bulan 15 Temmuz darbe kalkışmasının ardından 'Demokrasi Nöbetleri' adı altında yapılan eylemlerinin birisini daha izliyor ve dinliyorum..
Gazetemizin yanı başında bulunan Ardahan Belediyesinin önünde kurulan U masanın etrafındakiler Kur'an dinletisi ardından söz alıp, tek tek konuşuyorlar..
Masanın başında bir hukukçu olan AK Parti Ardahan İl Başkanı, etrafında bazı kurum amirleri ve çoğu belediye çalışanı yada belediyeden, resmi kurumlardan işleri olanlar..
Yaz olmasına karşın hava soğuk, 15 Temmuz'dan bu yana bu nöbetlere önderlik yapan başkan bu gece olmazsa da hazırlattığı çorbası bardaklardan dağıtılıyor, çorba ve sohbetlerle gün geçtikçe sayıları azalanların biraz daha nöbette kalmasını sağlamaya çalışılmakta..
Güzel sesli Merkez Cami İmamının Kur'an'dan sonra İl Başkanı eline aldığı mikrofonla konuşmaya başlıyor..
Konu 15 Temmuz'dan ve sonrasında yaşananlar..
Ve konu dönüp, dolaşıp, darbeye kalkışan paşalara ve onların destekçilerine geliyor..
Şu an bir çoğu hapiste olan, bir o kadarının da kaçak olduğu belirtilen darbecilere ne yapılması gerektiği konusunda fikrini açıklayan hukukçu AK Parti İl Başkanı Av. Yusuf Demirci bir hukukçu olarak bunların asılmaktansa ömür boyu 4 duvar arasında kalmasının daha iyi bir ceza olacağını belirtiyor..
Çünkü idamın onlar için ödül olacağını belirten Avukat İl Başkanı bir de 13 gündür devam eden bu nöbetler dolaysıyla gece ile gündüzü karıştırdığını bu nedenle; 'O kadar yoruldum ki, çocuğumun doğum gününe bile katılamadım' diye de sitem edip, darbecilerin ülkenin olduğu gibi kendisinin de huzurunu alt üst ettiğini elinde tuttuğu yüksek sesli mikrofonda dertlenerek söylüyor..
14 Güne gelen demokrasi nöbeti için nice insanların ömür boyu beklediğini, hatta işkencehanelerden geçtiğini, hatta, 12 Mart, 12 Eylül Cuntasının ezip, geçtiği onca insanın nasıl olup demokrasi için hayatlarını hiçe saydığını unutan İl başkanının hemen ardından eline mikrofon alanlar şu an içeride olanlara ne yapılması konusunda fikirlerini belirtiyorlar..
Hemen hepsinin dün neler yaptıklarını iyi bildiklerim ve 15 Temmuz gecesi ve sonrasında ki birkaç gün içinde nereye kaçtıklarını bilemediğim bunların hemen hepsinin darbecilerin asılıp, kesilmesinden yana olduğunu yüksek sesle bağırdıklarına hem gülerek, hem de üzülerek şahit oluyordum..
Çünkü birde karanlık dönemlerin hukuku olan kısasa kısas deyip daha da ileri gidiyordular..
Bunları dinlerken gözüme Belediye Başkanından sonra 15 Temmuz'dan bu yana ayakta olan Belediyenin Özel Kalem Müdürü Erol Özer gözüme çarpıyor, yanına gidip, 'Erol bey idam sehpasını getir, yolun ortasına koyup hepsini asalım bunları' diye gülüyorum.
Çünkü konuşmacıların hemen hepsinin daha şurada birkaç yıl önce badem bıyığı yarışı içinde olduklarını bir ben biliyordum, birde kendileri..
Suçlu olan daha çok bağırır misali devam eden sohbetin dakikalar geçtikçe raydan çıktığını anlayan hukukçu İl Başkanı, 'Bu iş biraz karıştı' diyerek, kendisinin açtığı konuyu yine anlattığı ama sadece kendisinin güldüğü bir örnekle yine kendisi kapatıyor.
Evet, dün akşam yaşadığım bu manzara karşısında, 'darbeciler gelseydi hukuk, insan hakları, demokrasi nöbeti diye bir şey kalmazdı' diye kendi kendime mırıldarken, benimde içinde bulunduğu halkın direnciyle gelmeyen darbenin yerine, 'kendilerine demokrasi nöbetçisi' adını koyanların insan hakları, hukuku unutup, 'Asalım, keselim. Kısasa kısas yapalım' diyerek nöbeti beklerlerken, bizlerinde 15 Temmuz'dan bu yana iki arada bir derede kalanlar gibi hangisine şükür edeceğimizi şaşırdığını bir kez daha anlıyordum..
Sonuç mu?
Benimle demokrasiyi bekleyenleri dinleyen kızım Nazlıcan'a, 'Haydi kızım, evimize gidelim demokrasimiz emin ellerde' diyerek, demokrasi kelimesinin içinde geçmediği bu eylemlerin bir şeyi daha ortaya koyduğunu, bununda hayırlı olduğunu düşünüp, evin yolunu tutuyordum..
Çünkü demokrasiyi yok etmek isteyenlere karşı verilen mücadele beyinciklerin altında ki asıl düşünceyi de ortaya koyuyor, bizlerin bir şeylerin garkına varmamızı sağlıyordu..
Ne diyelim..
15 Temmuz gecesi, cep telefonu ekranında 'Bundan da bir hayır var' diyen Başkan Erdoğan'dan öte..

 



Kaynak: ardahan haber

Editör: ardahan haberleri

Bu haber 2393 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Ahmet KAÇMAZ
30-03-2015 03:17:00

.......Ne

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI