Reklam
Bugun...


Konsey de Seçim Var, Başkan Nerede?
Aynı zamanda Ardahan'ı Güzelleştirme ve Tanıtma Derneği Başkanı olan mevcut Başkan Burak Taştan ile Ardahan-Gürcistan İşadamları Derneği Başkanı Vural Badem'in yarışacağı Ardahan Kent Konseyi seçimlerine yönelik çalışmalarına devam eden adaylar 150'ye yakın delegeyi kendilerine oy vermeye iknaya çalışırken Kent Konseyinin oluşumuna yardım ve destek sağlayan Belediyenin başında bulunan Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir'in nasıl bir tavır alacağı merak konusu oldu.

Konsey de Seçim Var, Başkan Nerede?

Her iki adayın CHP'li olması yani Ardahan Kent Konseyinin mevcut başkanı Burak Taştan'ın Faruk Demir'in seçildiği partinin İl Başkanı Yalçın Taştan'ın oğlu, Vural Badem'in yine aynı seçimde CHP'li Ardahan Belediye Meclis Üyesi Mustafa Badem'in kardeşi olduğu Ardahan Kent Konseyi'nin 18 Haziran'da Ardahan Belediyesine ait toplantı salonunda yapılacak olan seçimlerinde Ardahan Beleidiye Başkanının hangi tarafta durduğu merak konusu oldu.
**Badem: Ardahan'ı Tahlil Edecek Bir Ekiple Hazırım..
Öte yandan Ardahan Kent Konseyi seçimleri için çalışmalarına devam eden ve Ardahan merkezde bulunan dernek, cemiyet, resmi kurum, sendikaların önerdiği ve 18 Haziran'da oy kullanacak olan yaklaşık 150 delegeye ulaşmaya çalışan Ardahan-Gürcistan İşadamları Derneği Başkanı, Kent Konseyi Başkan adayı Vural Badem kent konseyi yönetimi hakkında yönetim de olacak isimler için turizm alanında ilgili Doçent Doktor , Ardahan'da sağlık alanı ve sağlık politikalarına yön vermek için Doktor 
Eğitim alanı için Öğretmen, daha yaşanabilir bir kent için  İnşaat Mühendisi 
İlimizin en önemli ekonomik kaynağı olan hayvancılığa yönelik hayvancılık politikalarını belirlemek üzere Veteriner hekim ve teknolojik  yeniliklerden haberdar olmak üzere 

 elektrik elektronik tekniker inden oluşan bir yönetim ile kısa bir sürede size kent için çalışma arkadaşlarını kamuoyu ile paylaşacağını belirtti.

'Akıllı ol Soylu!..'   
 
Bayram tatili, Hakem oğlum Doğu'nun askerliğe hazırlığı, kızım Yaprağın düğün hazırlıkları tembelliği ve telaşı içinde bir taraftan da gündemi takip etmeyi de aksatmamaya çalışmaktayım. 
Ve bir gözümüz kendi özel hayatımız da, diğeri başta İstanbul seçimleri olmak üzere ülke ve dünyada ki gündemde.. 
Bu kadar sıkıntı içinde olan bir ülke de 9 gün gibi uzun bir tatilin getirdiği tembelliği aşıp, gündeme baktığımızda Soylu gibi Trabzonlu olan İmamoğlu ile Ardahan yolu üzerinde bulunan Erzincanlı Yıldırım'ın yarıştığı seçimde, kimin kazanacağı tartışmaları arasında başta devletin tüm imkanları olmak üzere iktidarın gücüyle kapı kapı dolaşıp, oy isteyenlerin de benim kadar gergin olduğunu görmekteyim..
Son olarak hemşehrisi İmamoğlu'nun 'Senin İstanbul'da ne işin var?' demesine içerlenip, hep Kato dağında yattığını ve tamda ülkenin sosyal, siyasal vede ekonomik sıkıntı içinde olduğu bir zaman da adına 'pençe operasyonu' denen ve başta ABD'nin eğitim ambargosu getirdiği F-35 uçaklarıyla Kandile gideceğini belirten İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun memleketi Trabzon'a giderken havalanın da karşılaştığı manzaraya şahit olduk. 
Aslında bana göre rahmetli Ecevit'in önüne atlan kasa olayından daha beter bir durum olan bu olay, Soylu üzerinden hükumete verilen 'son mesaj' olarakta algılanabilir. 
Öyledir de.. Çünkü devleti ve de onu oluşturan insanlarının huzur içinde olmasını, bilgi ve belgelerinin özel hayatları ile birlikte koruması gereken emniyet güçlerini elinde bulundurmasına rağmen, Soylu'ya 'Akıllı ol Soylu' demek her insanın harcı değil. 
Yani 'Güç bende, devlet bende 'diyen iktidarın 4., 5. yada bilemediniz 10. adamına bunu söylemek her baba yiğidin işi olmazsa da, milletin, 'Güç bende, ben hükümetim' diyenlere karşı yaşadığı sıkıntıların gerçek bir yansımasıdır, 'Akıllı ol Soylu' deme cesaretinde bulunan o insan..
Ve bu yaşananlarda sonra bir bakıyoruz ki başta Soylu olmak üzere birileri yani devleti elinde tutanlar, İBB seçimlerinde olduğu gibi 'Akıllı ol Soylu' diye toplumun yansımasını, Soylu üzerinden hükumete yansıtmaya çalışan kişi hakkında, devleti elinde bulundurma avantajı ile birileri, yine çok büyük bir araştırmaya, incelemeye girmişler!.. 
Yani 31 Mart seçimleri ardından yapılan itirazlara kaynak (!) bulmak için kişinin özel bilgilerinin çalındığı iddiası devam ederken yeni bir araştırma başlatılmış gibi!..
Nedir o gizli kalması gereken ama bir zarfta bulunan 4 oyun 3 nü kabul edip, biri çalındı diye ret ederek, seçimleri iptal etmek için kaynak arayanların çaldığı iddia edilen veriler, bilgiler? 
Bir bakalım mı?
Kişilerin ırkı, etnik kökeni, siyasi düşüncesi, felsefi inancı, dini, mezhebi veya diğer inançları, kılık ve kıyafeti, dernek, vakıf ya da sendika üyeliği, sağlığı, cinsel hayatı, ceza mahkumiyeti ve güvenlik tedbirleriyle ilgili verileri ile biyometrik ve genetik verileri özel nitelikli kişisel veridir. (2) Özel nitelikli kişisel verilerin, ilgilinin açık rızası olmaksızın işlenmesi yasaktır. (3) Birinci fıkrada sayılan sağlık ve cinsel hayat dışındaki kişisel veriler, kanunlarda öngörülen hâllerde ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir. Sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir. (4) Özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesinde, ayrıca Kurul tarafından belirlenen yeterli önlemlerin alınması şarttır. 
Yani Avukat olan Milletvekili Mehmet Tiryakioğlu'nun bu kanun maddesine rağmen 20 Bin zihinsel engellinin listesinin birilerince çalınıp, birilerine verildi iddiası vardı.. 
Peki bununla yetinildi mi? 
Hayır, yasak olmasına rağmen 5 bin 515 kişinin TC. noları Adalet bakanlığınca birilerine verildi.. 
Sandık kurulu başkanlarının 7 sülalelerinin listesini siyasi partilere veren kim? SGK ve Bağ-Kur'dan alınan bilgiler, özel hayatları birilerine aktarıldı.. 
Şimdi de 'Akıllı ol Soylu' diyen adamın 7 sülalesi araştırılmaya başlanmış ve bizzat 'Akıllı ol' denen Soylu'nun ağzından bir kaç gün içinde bu adamın nasıl bir terörist (!), fetocu (!), hatta vatan haini (!) olduğu ve belki de lisede ki aşkları dahi tüm özel hayatı ile kamıuoyuna ilan edilecekmiş! 
İnanmıyorsanız olayla ve konuyla ilgili habere bir bakalım..
'İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, kendisine havalimanında 'Akıllı ol' diyen kişi hakkında"Adamla ilgili araştırma yaptık. Adamın da kim olduğu ortaya çıktı. Nasıl kirli işlerin sahibi olduğunu, onu oraya onların nasıl gönderdiğini, nasıl orada bir tezgah içerisinde olduklarını Türkiye bir iki gün içerisinde anlar' dedi.
Vay be gayet normal bir tepki, bir o kadar da insan hakkı olan bu davranış içine giren bir insanı rencide etmeyle mi oy alınacak, İstanbul kazanılacak ve ülke yönetilecek?!
Bilmem ama bana soracak olursanız bende buradan, başta başkan Erdoğan'a olmak üzere tüm idareci ve 'Nasılsa devlet elimde' diyenlere derim ki; Gelin akıl ve yasa dışı bir şey yapmayıp, bu ülkenin güzel geleceği için aklı kayıp etmeden akıllı olalım..



Kaynak: Ardaha Haberleri

Editör: Ardahan Haber

Bu haber 1944 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI